Bilimsel Araştırma ve Yayın Teknikleri
       Prof.Dr. Nasip DEMİRKUŞ(2013)
   Öğretmenlik Uygulamaları
Prof.Dr. Nasip DEMİRKUŞ(2013)
          Okul Deneyimi II
Prof.Dr. Nasip DEMİRKUŞ(2013)
          Okul Deneyimi I
Prof.Dr. Nasip DEMİRKUŞ(2013)
          Toplum ve Çevre
Prof.Dr. Nasip DEMİRKUŞ(2013)
Evrimin Mekanizmaları ve Bilimsel Kanıtları
          Prof.Dr. Nasip DEMİRKUŞ(2013)
             Bilim Tarihi
Prof.Dr. Nasip DEMİRKUŞ(2013)
Biyolojide Önemli Konular (Seçmeli II)
       Prof.Dr. Nasip DEMİRKUŞ(2013)
  Biyolojide Önemli Kavramlar
Prof.Dr. Nasip DEMİRKUŞ(2013)

Öğretim Teknolojileri ve Biyolojide Materyal Geliştirme
                     Prof.Dr. Nasip DEMİRKUŞ(2013)

Öğrenme Öğretme Kuram ve Yaklaşımlar
        Prof.Dr. Nasip DEMİRKUŞ(2013)
   Özel Öğretim Yöntemleri II
Prof.Dr. Nasip DEMİRKUŞ(2013)
    Özel Öğretim Yöntemleri I
Prof.Dr. Nasip DEMİRKUŞ(2013)
          Fen Teknoloji ve Toplum
Prof. Dr. Nasip DEMİRKUŞ (2013)
 Fen Öğretimi Öğrenimi ve Eğitiminde          FTT, ÖÖYI, ÖÖYII, OMK, OTM, BÖKAV, BSKON, BT, EV, ÇEV, ODI, ODII, ÖUYG, BAYT BİK  FEL
Somut ve Doğal Matematiğin Uygulanışı     

(Doğal ve Evrensel Matematik Dersi)




 
Din, Siyaset, Devlet, Vahşi ve Doğal Laiklik, Rejim, Çevre, Demokrasi, Bilimsellik, Kavram ve Evrim ile İlgili Sorular Sorunlar ve Çözüm Önerileri.

Fen Teknoloji ve Toplumla İlgili Bazı Beyin Fırtınası-Nadası; Ödev, Soru ve Etkinlikleri (2005, 20062007, 2008, 2009, 2010, 2011, 2012, 2013, 2014, 2015)

Doğal ve Evrensel Matematik Ders Notu; Prof. Dr. DEMİRKUŞ ve Dilvin ALKAN 2020                                                 




DERS/COURSE TÜRKÇE ENGLISH
Dersin Kodu/ Course Code    
Dersin Adı/Course Name Fen Eğitiminde ve Öğretiminde Biyomatematiğin Kullanılması ve Uygulanması Using and Practicing  Biomathematics in Science 
Teaching and Education
Dersin Kredisi/ Course Credit 3  1  3   (teorik, tatbik/uygulayış  ve kredi) 3   1  3  (lecture, practice and credits)
Dersin ECTS/Kredisi ECTS Credit 12 12
Dersin Alındığı Birim /Owning Department Eğitim Fakültesi, Ortaöğretim Fen ve Matematik Alanları Eğitimi Bölümü/ Biyoloji Eğitimi Faculty of Education, Department of Secondary Science and Mathematics Education / Biology Education
Yüksek Lisans/Doktora
Master/Doctorate
Yüksek Lisans /Doktora Dersi Master/ Doctorate Course
Zorunlu/Seçmeli Required/Elective Seçmeli Elective
Dersin Sorumlusu/Çalış­tığı Birim/dâhili telefon Instructor/Department/ Internal Phone Prof. Dr. Nasip DEMİRKUŞ
Eğitim Fakültesi, Ortaöğretim Fen ve Matematik Alanları Eğitimi Bölümü/ Biyoloji Eğitimi
1789-1788-1757
Prof. Dr. Nasip DEMİRKUŞ
Faculty of Education, Department of Secondary Science and Mathematics Education/Biology Education 1789-1788-1757
Dersin On Koşulu Prerequisite  İlköğretim, Fen Bilgisi,  Ortaöğretim Fen ve Matematik Alanları Eğitimi  Öğrencileri Elementary, Science  Secondary Science and Mathematics Education   Students
Dersin Süresi /Length of Course 1 Yarıyıl (15 hafta)
1 Semester (15 weeks)
Dersin İçeriği/Course Subjects

1-Öğretim, Öğrenim, Eğitim ve Öğrenme Nedir? Aralarında Ne Fark Vardır? Öğretim, Öğrenim ve Eğitim;Süreç ve Programları

2-Fen Bilgisi, Biyoloji, Fizik, Kimya, Matematik  ve Okul Öncesi Eğitimi Nedir?

3-Kültür Lisanı Nedir?  Kültür Lisanları  İle Eğitim Ne Anlama Gelir?


4-Bilimsel(Biyomatematik)  Lisan NedirMatematik Lisanı İle Fen Eğitimi ve Öğretimi Yapmak Ne Anlama Geliyor?


5- Biyomatematik(Bilimsel) Lisanla  Fen Eğitimini ve Öğretimini  Doğru Gerçekleştirmek Ne Kadar Olasıdır?


6-Öğretim, Öğrenim ve Eğitimde Tüm Yaratık, Olay, Olgu, Süreç… Vb  Her Şeyi  Biyomatematik ve Kültür Lisanlarıyla İfade Etmek  Arasında Ne Fark Vardır?


7- Fen Öğretim, Öğrenim, Eğitim ve  İletişiminde; Kültürel ve Matematiksel Mantık, Semboller, Rakamlar ve Alfabeler   Arasında Ne Farklar Vardır?


8- Öğretim, Öğrenim, Eğitim ve  İletişimin Bazı Alanlarında; Biyomatematik  Lisanını (Semboller, Alfabe)  Kullanmak Kültürel  Lisanlardan (Semboller ve Alfabelerden Daha Avantajlıdır.

9-Öğrencilerde, Fen, Biyoloji ve Matematik Eğitimindeki; Örnekleri,  Yaratıkları, Sembolleri, Durumları, Modelleri, Görüntüleri, Resimleri, Olayları, Süreçleri.. Vb Liyakatli ve Doğru  Eşleştirmeyi Anlaşılabilir Kılmak.

10- Fen Eğitiminde; Örnekleri,  Yaratıkları, Sembolleri, Durumları, Modelleri, Görüntüleri, Resimleri, Olayları, Süreçleri… Vb Biyomatematik Lisanla  Eşleştirme Mantığı  ve Kuralları.


11-Fen Eğitiminin Uygun Alanlarında  Biyomatematik Lisanını Kullanmak  Belki  Daha  Evrenseldir.


12-Tüm Fen Eğitimi Alanlarında Kültür  Veya Biyomatematik Lisanlarını Kullanmanın  Sakıncaları ve Yararları  Nelerdir?

13-Neden matematiksel alfabede yani rakamların hemen her kombinezonun genel olarak mantıklı bir anlamı ve ifade sunumu varda lisan alfabesinde ve doğal canlı alfabedeki harflerin her kombinezonunda mantıklı bir anlamı ve ifade sunumu yoktur?
Sonsuz Nedir? 1
1-What Are Education And Teaching? What Is Difference Between Them?

2-What Are Science, Biology, Physics, Chemistry, Mathematics And Preschool Education?

3-What Is Cultural Language?  What Does “ To Realizing Education And Teaching With Cultural Languages” Mean?

4-What Is Biomathematical  Language?  What Does “ To Realizing  Science Education And Teaching Together With Mathematical Language” Mean?

5-How Much Possible That Realize Science Education And Teaching  Together With Mathematical Language

6-What Is Difference Between Biomathematical And Cultural Language  In Point Of Explaining Beings, Events, Fact, Process…Etc Everything In Education And Teaching? 


7-What Is Difference Between Biomathematical And Cultural; Logical,  Symbols, Numbers And Alphabets In Science Education, Teaching And Communication

8-To Use Biomathematical Language (Symbols, Alphabets) Facilitates Everything More Than  Cultural Language (Symbols, Alphabets) In Some Areas Of  Education, Teaching And Communication.

9-Truly And Clearly To Pair The Samples, Beings, Symbols, Cases, Models, Images, Pictures,  Events, Processes …Etc   In Science,Biology And Mathematic Education  On Students

10. The Logical Rules And Pairs Of The Samples, Beings, Symbols, Cases, Models, Images, Pictures,  Events, Processes …Etc Together With Biomathematical Language In Science Education.

11- It  May Be More  Universal That Using  Biomathematical Language In Convenient  Areas Of Science Education?

12-What Are Advantages And Disadvantages Of Using  Biomathematical Or  Cultural Languages 
In All  Areas Of Science Education? 
Dersin Amacı (Öğrenim
Çıktısı)/
Learning Outcomes
1- Öğrencilerde, Fen, Biyoloji ve Matematik Eğitimindeki; Örnekleri,  Yaratıkları, Sembolleri, Durumları, Modelleri, Görüntüleri, Resimleri, Olayları, Süreçleri.. Vb Liyakatli-Doğru  Eşleştirmeyi Anlaşılabilir Kılmak.

2-Okulöncesi, İlk ve Orta Öğretim Eğitiminde; Biyomatematik   Eğitiminin Anlatımı ve Tatbik/Uygulayış Mantığını Öğrencilerde inandırmak, İman ettirmek ve refleks haline Getirmek

3-Bu Mantığı İlgili Diğer  Fen Eğitimi Alanlara Uygulamak.

.
1- Truly-Clearly To Pair The Samples, Beings, Symbols, Cases, Models, Images, Pictures,  Events, Processes …Etc   İn Science, Biology And Mathematic Education  On Students


2-In Preschool, Primary And Secondary Education; To Realize That Reflexes The Logic Of Using And Practicing  Biomathematics Education  On Students


3-Using This Logic To Related Other Science  Education Area.
Önerilen Kaynaklar/ Indicative Readings Basılı literatür kaynaklarına ulaşılamamıştır.

"Biomathematics education"  ve  Biomathematical +  in science education"  anahtar  deyimler internette aramış ve bazı önemli internet siteleri ve  web sayfası adreslerine ulaşılmıştır.
There haven not been met   printing literature.

"Biomathematics education"  and Biomathematical + in science education" key idioms searched on internet and  there haven  been reach  some  important sites and  web pages addresses.
Öğrenme Yöntemleri/ Teaching and Learning Methods Anlatım, Sunu Hazırlama, Benzetim, Çoklu Eşleştirme,  Tartışma, Örnek Olay ve Durum, İnceleme… Vb Öğrenme ve Öğretme Yöntemleri Expression, Assignments, Class Presentations, Simulation,  Multi Pairing, Discussion,  Sample  Event and Case, Investigation… etc.  Teaching and Learning Methods
Değerlendiriş Yöntemi/ Assessment Method
Bir ara sınav (% 40) ve final sınavı (% 60)

Midterm Exam (40 %), (60 %), and final exam
Eğitim Dili/
Language
Türkçe Turkish
 


                                                    Matematikte Popüler ve Önemli MakalelerYük.Lisans Öğrencisi Dilvin ALKAN(Biyomatematik Dersi Ödevi)

 

Bilim ve insan daha genç;bilimle bedensel ve zihinsel duyulara ilave sanal dünyamız ve duyularımızla idrak edişimiz; eğitim, öğretim ve teknoloji ile pozitif
evrimleştirilmedikçe, bazı zihinsel, bedensel ve çevresel enerji hallerini açıklamak daha asırlar alabilir.Şu an zor, görmeze ışığı tarif etme misali.
-Her bilim dalını kuşatan mutlak matematiksel ilişkiler vardır. Demirkuş 2009
-Her bilim dalı matematik bilim dalının bir alt kümesidir. Demirkuş 2009
-Aslında matematik diğer bilimlerin iletişim dilidir. Kültürel ortak iletişim dili olarak diriltilirse kavimler arası var olan yari vahşi-doğal kültürel lisan-dil duvarları kısmen
yıkılmış olacaktır. Demirkuş 2009
-Her bilim dalının mutlaka dayandığı bir matematiksel ilişki hesabı varken matematiğin herhangi bir alt bilim dalına dayalı ilişkisel çok az hesabı vardır. Demirkuş 2009
-Sistematikmatematik tüm bilimlerin orkestra şefi gibidir;ne kadar liyakatli işletilir ve ilişkilendirilirse o kadar hayır görülür. Demirkuş 2009
-Matematiğin tüm bilim dallarında elçisi var, diğer bilim dallarının matematiğin külliyatında elçilerinin olmasına gereksinim vardır.Demirkuş 2009
-Tüm bilim dalları matematiğin havuzu içindedir, hiçbir bilimdalı havuzuna tüm matematik sığdırılamazken Matematik ancak ilim havuzu içinde konumlandırılabilir. Demirkuş 2009
-Matematik bütün bilimlerin ortak paydası her bilim dalı da matematiğin özgün Ya da geçişken birer payı gibidir.Demirkuş 2009
-Matematik neden hayatla içi içe değil de otistik ve izole nicel havuzunda bilim olarak yaşıyor?
-Matematiği hayatın içinde ilişkisel dirilten ve var olan otistik, soyut ve izole matematiğin farzlarını kırmak gerekir.
-Dirimsel yani biyotik matematik semboller, abiyotik(cansız) matematik semboller, sanal matematik semboller, sayısal-dijital(hesabi) matematik semboller size ne ifade eder?
-Ola ki evren matematiksel hesapların dirimsel ifadesidir. Demirkuş 2010
-Ola ki, kâinat matematiksel hesapların; nesnel, düşünsel, sanal ve hesabi (dijital/hesapsal) ifadesidir.Demirkuş 2010
-Çok şeyin bir matematik dili mantığı ve karşılığı vardır.
-Önemli olan şimdiye kadar düşünsel ve sanal dünyada asılı kalan yarı soyut somut nicel ve sembollerle ifade edilen denklemler-bağıntılar… Vb yığını halindeki matematik potansiyelini somut hayata liyakatli eritmektir.
-Nicel kuralların farzlarına bağlı düşünceyi aşarak doğada ki (nesnel, nitel, canlı, cansız, sanal, düşünsel, Bâtını, zahiri… Vb somut çeşitliliğin) çoğu şeyin matematiksel özgünlük, ortak payda, geçişken, ilişkisel, değişmez, değişken, değişen… Vb ifadelerini disipline ve formülize ederek somut, soyut, nesnel, doğal, dijital(hesabi), düşünsel doğalara ait matematikleri;bilgisayarları, sanal ve nesnel teknolojileri kullanarak ilişkilendirerek yaratmaktır. Yani doğadaki bu matematiksel dilleri, çeşitleri, kuralları bilgisayarlara verilerek kuralları disipline eden bilgisayar programları geliştirmek, şekilsel ifadeleri gerçekleştiren gerçek matematiksel programlar ve sanal araçlar geliştirilmelidir.
-Hemen hemen hiçbir bilim matematiksiz çalışamaz ancak matematik bilimsiz yaşayabilir.
-Matematik bilimin bedeninin kalbi ve iletişim sistemi gibidir. Matematik bilimim canı ve ruhu gibidir.
-Hedef; soyut matematikten somut matematiğe, yapay matematikten doğal matematiğe, düşünselden nesnel matematiğe geçiş için zihinlerdeki sayısal ve düzgün geometrik matematiksel farzlarını kırıp gerçek doğal ve gerçek düşünsel, nesnel, doğal-geometrik ve gerçek sayısal matematik kural ve bağıntıları disipline ederek "Doğal ve Evrensel Matematik" ve " Doğal, Yapay, Sanal ve Öklid Geometrileri" olarak hayatımıza uygulamaktır.
-Buda biyomatematik, kimya matematiği, fizikomatematik, jeo matematik… Vb canlı-cansız-geçişken-araform fen matematiği-doğa matematiği, gerçek düşünsel matematik… Vb yaratık, olay, olgu, süreç, eylemelerle matematiği ilişkilendirip disipline etmek, var olan kuralları ortaya koymakla "Doğal ve Evrensel Matematiği" ve " Doğal, Yapay, Sanal ve Öklid Geometrileri" diriltmekle doğru orantılıdır.
-Sonuçta insanların anlayabileceği dile bu matematik çeşitlerlerini sa deleştirmektir.
-Sanki Evren; "Doğal ve Evrensel Matematik" ve " Doğal, Yapay, Sanal ve Öklid Geometrileri" Alfabesinin ya da yapı taşlarının mantıksal örgüsüyle enerjinin geçici kişilik ve hayat bulduğu kaynaşık (mekân -zaman-eylem-hayat-çekim ve yaratıkları barındıran) kozmik bir sistemdir. Demirkuş 2010
-Doğa ve Ötesi; doğal, yapay ya da yarı doğal her türlü (düşünsel, nesnel , sanal… Vb ) yaratık, tefekkür, eylem, olay, süreç, olgu… Vb tabanlı her şeyin “Doğal Yapay ve Evrensel Matematiğin” gerçek yapı taşlarından (doğal ve yapay matematik alfabesi; doğal rakamlar-sayılar-doğal matematiksel kavramlar) düşünsel, sanal, şekilsel, yapısal, denklemsel ilişkilerlin düşünülebilir ve duyularla algılanabilir ifadesidir. Bilimin kefeni ya da metriksi içindeki tüm bilim dalları arasında doğal ve yapay matematiksel alfabenin ilişkilendirici ve tevhit edici özelliği vardır. Bilimde hemen her şeyin bir matematiği, matematiğinde bilimsel her şeyi olmalıdır. Her şeyin bir matematiğinin olduğunu yaşayarak öğreniyoruz ve biliyoruz. Ancak neden matematiğin bünyesinde her şeyi bir arda yok ya da ortada gerçekçi bir şekilde matematiğin her şeyi ifade edilmiyor?
-Zihinlerdeki nicel-nitel matematik ile doğadaki nesnel matematiğin konumları ve ifade edilişleri doğal ve evrensel matematik alfabesiyle ya da yapı taşlarıyla mantıksal örgüsün bilimdeki yerini henüz almamış gözüküyor. Ola ki bu durum; var olan yapay matematik alfabesinin; sadece yapay, eksik, tanımsız ve bazı matematiksel doğal kavramların tanımlarının eksik oluşu ya da bazı doğal rakam ve tanımların matematikte yer almayışından kaynaklanıyor olabilir.
-Düşünsel, zihinsel, sanal, dijital (hesabi), nitel, nesnel, muhakemesel, eylemsel… Vb "Doğal ve Evrensel Matematik" ve " Doğal, Yapay, Sanal ve Öklid Geometrileri" tabanlı düşünceler ya da tüm matematik çeşitleri (nesnel, doğal, yapay, yarı doğal, nitel, nicel, eylemsel, ilişkisel...Vb "Doğal ve Evrensel Matematik" ve " Doğal, Yapay, Sanal ve Öklid Geometrileri" alt çeşitleri) arasındaki iletişim fermuar dişlerini ilişkisel kapatmak için en büyük eksik ola ki matematiksel doğal alfabenin ya da yapı taşlarını oluşturan rakam ve matematiksel kavramların yeterince keşif edilip ve/veya doğru konumlandırılmayışından ve/veya kavram yanılgılarından kaynaklanmaktadır (ileri gelmektedir). Ör. sıfır, ilksiz ve sonsuz sayılarına ilaveten küme kavramı sınır ve ilişkileri; eksik ve/veya tanımsız oluşları nedeniyle kavram yanılgısına neden olmaktadırlar. Bu gün hala yeterince doğal ve net olarak tanımlanıp nesnelleştirilemedikleri diğer normal sayıların dört işlem kurallarına tam uymamaktadırlar.

 

Değer yargısı nedir? Kaç çeşit değer yargısı vardı? Niçin öğretim, öğrenim ve eğitimi değer yargılarıyla ilişkilendirerek sunmamız gerekir?
Canlı yaratıklarda en az değişen veya hiç değişmeyen yargılara değer yargısı denir. Fert, Toplum, Devlet, Kavim… Vb insani oluşumların: yapısal, düşünsel, zihinsel ve mantıksal olarak değişmez veya en az değişen; özgün (*), istendik/kabullendikleri (+), istenmedik/ret ettikleri (-), nötr/tarafsız/yansız/dengedeki/dokunamadıkları (0), geçişken/ değişik karar verdikleri (+,-), değiştirmeye gücünün yetmediği, iradesiyle hükmedemediği /aşılmaz/ aşamadıkları (!), öğrenemediği/anlayamadığı/bilinmeyen/ bilinmez (?)… maddi, manevi, düşünsel, davranışsal, eylemsel, kültürel... genellikle az değişen ya da değişmez dogmalar ve yargılarıdır. Değer yargıları düşünsel ve mantıksal bilinç mimarisinin/tasarımının ya da dizaynın değişmez ve/veya en az değişen yapı taşları ya da yapısal (fıtrati) değerleridir. Değer yargıları, bir sistemin/lerin, yaratığın/yaratıkların geri dönüşümsüz geri değiştirilemez veya zor değiştirilebilir yapı taşları, iskeleti (filtresi/süzgeci) ve nirengi noktaları durumunda olup onun özgünlüğünü belirleyici tercihleri yönlendirici yargılardır. Her değer yargısı dosdoğru değildir ancak en az değişen ve en doğru değer yargıları; İslam dini farzları, ayetleri, sünnetleri, doğal kanunlar, yapay kanunlar ve gerçeklerdir. Her zaman Atasal değer yargıları vecizeler tartışmaya götürebilir bunlara çok yönlü ayar yapılmalıdır. Hadislere ve ayetlere göre var olan sisteme değer yargılarına ayar çekilmelidir. Bilimin değer yargıları yapay ve doğal kanunlardır. Kanunlar üzerinden geçmişten geleceğe yürüyebiliriz.

Kaç Çeşit Değer Yargısı Vardır? Değer yargılarının farklı amaçlı ve köklü bir kategorize edilişe gereksinimi vardır. Buradaki sınıflandırış henüz emekleyiş aşamasındadır.

Bilimsel Değer Yargıları;
Bilimsel değer yargıları, Bilimsel Kurallara ve Bilimsel Mantık Filtresi/Süzgeci Anlamına Gelir. Bilimsel Değer Yargıları bilimsel çalışma ile bilimsel olmayan çalışma arasında ki farkı belirler. Bilimsel bilginin; kaynağı, konumu, tarihi, yeri ve kırmızı çizgileri (radikal tanımı) olmazsa bilimsel değeri şüphe götürür. Bilim ve bilimselliğin kurallarına ve yöntemlerine mutlak itaatin gerekliliğini kabulleniştir. Örneğin, Bilgi, Teknoloji Üretişin Bilimin Kurallarına ya da farzlarına dayalı üretiştir.

İnançsal Değer Yargıları; İnançsal değer yargıları , İnançsal Kurallara ve İnançsal Mantık Filtresi/Süzgeci Anlamına Gelir. İnancın farz ve/veya sünnetlerine değişmez mutlak itaati gerekliliği kabulleniştir. Örneğin, İslam'iyetin Farzlarına Dayalı İbadet Ediş.

Yapısal (Fıtrat) Değer Yargıları; Yapısal değer yargıları, Yapısal Kurallara ve Yapısal Mantık Filtresi/Süzgeci Anlamına Gelir. Yaratığın yaradılışı, eğitimi veya herhangi bir nedenle aşamadığı geri dönüşümsüz yapısal (fıtratı)... Vb değer yargılarıdır. Örneğin, İnsani Değer Yargıları, canlı yaratığın genlerinden ya da irsiyetten veya dünyaya gelir gelmez sahip olduğu ve değiştiremediği istendik, istenmedik her şeyden kaynaklanan; doğal değer yargıları, hayvani değer yargıları, insani ve/veya peygamberi değer yargıları. Örneğin, Ebucehil gibi fıtratı ve eğitim cahillerin değişmezliğe olan radikal bağlılıkları. Onlara göre her şey onların bildiği doğrulara endekslidir. Peygambere cahillerden (değişmez-bilmezlerden) uzak durulması önerilmiştir. Değişmek istemeyeni Allah (C.C) değiştirmezmiş RA'D (13) 11. ayet.
Kültürel Değer Yargıları;Kültürel değer yargıları , Kültürel Kurallara ve Kültürel Mantık Filtresi/Süzgeci Anlamına Gelir. Yaşadığı toplum ve çevresinden yaratığın aldığı eğitim, işittikleri, gördükleri, alışkanlıkları, anadilleri, örfleri, adetleri, zevkleri... Vb ilgili; yararlı, zararlı ya da yararsız kültürel... Vb değer yargılarıdır.

Kişisel, Özgün ve Özel Değer Yargıları; Kişisel, Özgün ve Özel değer yargıları, Kişisel, Özgün ve Özel Kurallara ve Kişisel, Özgün ve Özel Mantık Filtresi/Süzgeci Anlamına Gelir. Yaratığın bazı şeyleri tüm yapısal (fıtratı), inançsal, kültürel, kişisel, özel, özgün ... Vb değer yargıları örgüsünün süzgecinden geçirip kendine özgü değişmez prensipler ve değer yargıları geliştirmesidir ya da bu değer yargıları genlerinde/fıtratında vardır. Ör, istenmedik ifrat ve tefrit değer yargıları: özgün bazı değer yargıları yani değişmez ve az değişen; aşırı ifrat, tefrit, tiryakilikler ve tutkular derecesindeki; kıskançlık, kin, nefret, haset, kibir, ucup/gurur, cimrilik, bönlük, müsriflik, egoistlik, kaprisler, saplantılar, münafıklık (çok yüzlülük), siyonizm, şovenizm, siyoşovenizm, sigara içmek, içki içme alışkanlığı … Vb dir.

Diğer Değer Yargıları; Diğer değer yargıları , Diğer Kurallara ve Diğer Mantık Filtresi/Süzgeci Anlamına Gelir.Yukarıdaki kategorilerin dışındaki diğer değer yargılarıdır. Örneğin, İnsani Değer Yargıları, canlı yaratığın genlerinden ya da irsiyetten veya dünyaya gelir gelmez sahip olduğu ve değiştiremediği istendik, istenmedik her şeyden kaynaklanan; doğal değer yargıları, hayvani değer yargıları, insani ve/veya peygamberi değer yargıları. Ör. fert toplum, kavim, insanlık bazında aşılamayan ya da iç dünyasında çözümsel olarak liyakatli bir yere oturtulmadığı için aşılamayan bazı davranışlar (yavşak davranışlar, sakız çiğneyene derste tahammül edemeyiş), görüntüler (ör tiksindirici görüntüler), bilime liyakatsiz tepki (evrim bilimine liyakatsiz tepki), tabular (ör, böcek yiyen hayvani adama ya da çıplak dolaşmak isteyen hayvani dervişlere liyakatsiz tepki), bedensel hareketler (göbek atan erkeklere liyakatsiz tepki), liyakatsiz tepkiler (ör, cahil yalancılara, cahil köktencilere, cahil yenilikçilere...Vb aşırı tepki), sesleri kapris etmek (Ör, ağız şapırdatana liyakatsiz tepki) … Vb aşılmazlar birer özgün ya da bazı kültürler için aşılmaz veya değiştirilmesi zor değer yargılarıdır. Örneğin, İnsani Değer Yargıları, canlı yaratığın genlerinden ya da irsiyetten veya dünyaya gelir gelmez sahip olduğu ve değiştiremediği istendik, istenmedik her şeyden kaynaklanan; doğal değer yargıları, hayvani değer yargıları, insani ve/veya peygamberi değer yargıları. Örneğin,Ebucehil Çözüm; Bu değer yargıların inançsal, toplumsal ve bilimsel eğitimler açısında gerekçeleriyle öğrenicilerin zihinsel dünyasına doğru dozda aşı yapılarak liyakatli tepkiler geliştirilmelidir. Örneğin, evrim teorisinin evrim bilimini bağlayıcı olmadığını yani evrim biliminin gerekliliğini gerekçesiyle anlatırken, evrim teorisine isteyen katılmayabilir. Evrimi kabullenişin dinsizlik olmadığını vurgulayış için, insanların bazıları hayvanlardan evrimleşse bile hayvanları da Allah (C.C) yaratmıştır. Çıplak dolaşma hastalığını ya da tiryakiliklerini hayvanların çıplaklığıyla ilişkilendirmek. Böcek yiyen kişinin tüm böcek yiyenlerle ilişkisel düşünmek… Vb pratik zihinsel çözümler gerekçeleri ve kanıtlarıyla verilerek öğrenicinin zihinsel bağışıklık sistemi liyakatli güçlendirilmelidir.

Dünyadan Dinin Metriksine (Kefenine) Ve Dinin Metriksinden (Kefeninden) Dünyaya Geçiş
İSLAM;Sözlükte “kurtuluşa ermek, boyun eğmek, teslim olmak; teslim etmek, vermek; barış yapmak” anlamlarındaki silm (selm) kökünden türemiştir.Hazreti Muhammet AS'IN yaydığı ve Kuran’da kuralları bulunan din. Kurandaki tüm bilgilerin bazıları kodlanmış ve ziplenmiş gibidir. Kâinatın zerre nurdan çözülüşü ve / veya unzipleniş mantığı her geçen aşırı koşullara Kuran-ı kerimin doğru yorumlarla unziplenilşiyle paralel homolog ve analogluk vardır. Kökendeş ve kökendeş olmayan benzerlikler vardır. Ola ki Kâinattaki tüm yaratıklarla ilgili bilgiler Kuran-I Kerimde çok cüzi bir yer kaplamaktadır.
İslam Dini tüm ilahi ve yaratıksal ilmi bilgilerin ziplendiği (Kodlandığı) kurallar bütünü gibi gözükmektedir. Ola ki bu asır önemli olan tüm inançsal , beşeri, felsefi, bilimsel , yaşamsal, yaratıksal....Vb tüm bilgilerin Kuranı Kerim İçindeki konumlarını doğru ve liyakatli bir şekilde ilişkisel unziplenişidir ya da kodlarının doğru ve liyakatli çözümlenişi önemlidir. Bu unzipleniş ya da kodların çözümlenişinin Kuran-ı Kerim (C.C)'HUN Daki Değişmezlerle, Bilimselliğin, Felsefenin ve Diğer Alanlardaki (Örneğin, diğer geçici ilahi dinlerdeki değişmezleri) Değişmezler Arasında Doğru İlişkisel Değişmezlerin İstendik Omurgasının Otaya Çıkarılışı Çok Büyük Önem Taşır. Bu doğru eşleştiriş omurgası doğru bir şekilde bittikten sonra unzipleniş ve/veya kodların çözümlerine geçilmelidir. Değişmek istemeyenleri Allah (C.C) değiştirmez (Rad, 13/11). Ola ki değişen koşullarca değişime zorlanarak yönlendirilir.


Bunu Bir Reçete Gibi Okuyabilirsiniz.
1-Orada bir  uzay ve içinde bir dünya var. Üzerinde de insanlar, devletler  ve kavimler  yaşar.
-Bu kâinatta çok şey ya geçici, ya sihir ya illüzyon ya da yalan olup enerji ve tüm yaratıklar kalıcı değil enerji yaşamak için mutlaka hal değişmeye mecbur ve meyillidir.
Bilimsel olarak ta
A-Enerji ilk ilimdeki haline yaradılış önceki haline dönmeye meyillidir.
B-Kâinatta ki kütle çekimi ve özgün çekimleriyle enerji kâinatın iskeletinin tutkalı yani kâinat bedeninde bütünlük oluşturur .
C-Kâinat hala genişleyerek kontrollü büyüyerek potansiyel enerjini ilk yaradılış öncesini tersine bir genişlemektedir.
D-Tümleşik boyut zaman-mekân , eylem, hayat, yaratık ve diğer boyutlar.
E-Kâinattaki 3 dengelenen kuvvetin boyutu (genişleme/gelecek boyutu, kütle/hayatta kalış-bedensel ve ilk haline dönme eğilimi/ilme iniş boyutu) dışındaki diğer kural ve sıra dışı kuvvetler.
2-Yerküresi ve uzay olanakları var.
-Sizden istenen;liyakatli çalışarak bereketli hududlar içinde bu olanaklardan yararlanarak ortaya çıkan pastalardan; fert veya toplumların adil ve liyakatli yararlanma sistemini geliştirmenizdir.
-Kısaca orada besinler- pasta/lar veya olumlu olanaklar var. Herkesin(her ferdin ve ailenin!!) gereksinimleri, fıtratı... Vb oranında liyakati nemalanması gerekir!!
-Pastayı doğal koşulların bereketli hudutları içinde, her ferdin, ailenin … Vb insan unsurunun gereksinimleri, fıtratı, yetenekleri, zekâsı, akli… Vb öğrenmek için sınavlar düşünün-düzenleyin insanları ve çevreyi doğru tanıyın.Her kesi akıllı oluşları, yapabilecekleri, yetenekleri, zekâsı … Vb şeklinde gruplayın ancak fert ve aile bazında herkesi mutlak ve liyakatli gereksinimleri oranında; pastanın üretimine, bereketlendirilmesine ve tüketimine liyakatli konumlandırmaya çalışın.
-Bu paylaşımda hayvanlarda reKâbeti farz olarak, insanlarda diyet ve kısıtlı düşünün.
-İnsanlarda da  zarureti farz olarak, düşünün,
-Mecliste yönetime bedava, hobi olarak çalışmaya talip; akıllı+yetenekli+ zeki ve peygamber ahlaklı insanları düşünün,
-Meslek eğitiminde yeterlik sınavlarını düşünün,  
-Çeşitliliği ve zayıflarını yaşatmanın zaruret(rahmani-insani birliktelik) yemini ve bilincinde paylaşımcı peygamber ahlaklı toplumları eğitimle yetiştirmeyi düşünün,
-Sınavla;peygamber ahlaklı+ hem en yetenekli + en zeki olma özelliklerini taşıyan fertleri tepeye-yönetime getirirken ya da en üstün peygamber ahlaklı, bilgili ve yeteneklisi olunca bu tip insanların tiryakiliği para-Karunizm (kapitalizm) değil toplumu razı etmekten huzur duymak ve zevk almaksa ya da hümanizm olacağı için  yönetime cüzi bir paraya razı edebileceğinizi düşünün.
-En tepedekilerin veya yönetimdekilerin özellikleri sırasıyla;en peygamber ahlaklı, en bilgili, en zeki, en yetenekli... Vb olduğunu düşünün.1, 2, 3, 4, 5 Öğrenci Yanıtları

Mucitler, Büyük Sanatçılar, dâhiler ve Peygamberlerin Bilinç Sistemi Neyin ve Kimin Eseridir? -Fert, toplum, kavim ve devletin ya da insanların parayı aşan, paradan daha değerli ya da parasız değer yargıları yoksa parayı veren düdüklerini çalar anlamına gelir. -Bu mantıktan ya da çıkarsayıştan hareketle ; fert, topluma, kavime ve devlete ya da insanlara;öğretim, öğrenim ve eğitimle; bilimi-doğayı aşan, bilim , doğadan, tüm yaratıklardan, ilimden ve bilimden daha değerli ya da onları aşan düşünsel gerçek-hakiki değer yargıları öğretilmemişse, verilmemişse ya da yoksa doğal hayata ve bilime hâkim olanlar onların her türlü düdüklerini çalar anlamına gelir. -Bu iki çıkarsayıştan hareketle; öğretim, öğrenim ve eğitimde mutlaka insanların bilimi, doğayı ve ötesini aşan; gerçek-hakiki ölümsüz iman-i düşünsel değer yargıları geliştirilirse insanlar kalp ve zihinleriyle doğayı, kâinatları, bilimi/leri kuşatarak daha ulvi- yüce düşünebilirler. Değilse doğa ve bilimin hapishanesi, kefeni içinde kul ve köle olarak yaşayışa mecbur olurlar. Bir insanın değer yargılarını ne kuşatıyorsa o insanın onu aşma olasılığı zayıftır. Örneğin bir bilim insanın tüm değer yargıları bilimi aşamıyorsa ya da bir insanın değer yargıları bilimin kefenini aşamıyorsa her şeyi ile bilimin düşünsel hapishanesi içinde bir fert olmayı aşamaz. Bilimi doğa ötesiyle ilişkilendiremez ve bu doğaldır doğa ötesiyle ilgili ölümsüz ve/veya gerçek değer yargılarından mahrumdurlar. Örneğin, peygamberlerin Atasal ve doğal değer yargılarının yerini Allah (C.C) İlahi Hidayetle Kuran'ın değer yargılarıyla ilişkisellik belirler. Buna ilahi/peygamberi değer yargısı denir. Ancak Darwin'in değişim ile ilgili değer yargılarını, Einstein fizik ile ilgili değer yargılarını, büyük ressamların değer yargılarının iskeletini doğal hidayet ve doğal sistemi zihin ve genlerini işgal ederek belirler. İnsanlar düşünsel ve bedensel olarak doğa tarafından işgal edildiğinin farkındalığında değildir. Yani Einstein ve Darwin sistemin bir ürünüdür, peygamber ise ilahi/peygamberi hidayet gücünün bir sonucudur. O zaman doğanın işgal edişine karşı bilinçli eğitim ile önlem alınmalıdır. Hatta televizyon dizileri bile insanları işgal etmektedir. Bunun önüne bilinçli eğitimle geçilmelidir. Kısaca; insanların değer yargılarının iletişim sistemi ya ilahi/peygamberi ya da doğal hidayet ile şekillenir. Örneğin. Gautama Buddha, M.Ö. 563-483 doğal ahlak sofisiydi, Charles Robert Darwin (12 Şubat 1809 – 19 Nisan 1882) otistik doğa ve bilim sofisiydi, hatta birçok saha ve alandaki;19. ve 20. Yüzyılın bilim insanları; belli saha ve alanların otistik-özelleşmiş bilim sofisi ve/veya dehası, kaşifi, mucidi olmayı, siyaset ve demokrasi sisteminin siyasetçileri ve kapitalistleri, komünistleri… Vb tarafından güdülmeyi aşamamışlardır. Yani bilimle siyaset ve yönetim sistemlerinin demokrasi sofilerini (ermişlerini) aşamamış bilim sofileridirler. Hatta belki de siyasi demokrasi ermişleri (sofileri) tarafından dine karşı kullanılmaktadırlar. Yani siyasi ermişler (sofiler) bilimselliğin kefenini aşarak bilim ve dinin uyuşmazlığında bilim sofilerini (ermişlerini) kullanmaktadır. Yani bu otistik bilim sofileri kendi alanların kabuğunu kırıp diğer bilim alanlarıyla ilişkisel düşünerek bilim ortak paydasının havuzuna erişememişlerdir. Bu ortak payda ilişkisel diri bilgiye ve doğa ötesi gerçek değer yargılarına sahip olmadığı için; bilimde vardıkları sonuçları, yargıları ve edindikleri özgün bilimlerini doğa ötesiyle ilişkilendirmemişlerdir. Bu nedenledir ki liyakatsiz; öğretim, öğrenim ve eğitimle insanların tüm değer yargılarını bilimin metriksi içine doğrayıp paketleyip ya da otistikleştirip yerleştirmek insanların hür düşünce de zihinsel ve düşünsel âlemde tefekkür ediş yetenek ve güdülerini köreltir. Eğimdeki otizmi engelleyici olarak Bilim,Teknoloji Mühendislik, Matematik ve Din ilişkisinin bütünlük eğitimi / STEM-R (Science, Technology, Engineering, Mathematics and Religion Education, )geliştiriliyor. İnsan herhangi bir şeye bu 5 ve/veya daha fazla pencereden bir anda ilişkisel, farklı ya da tek tek bakabiliş yeteneğini geliştiren eğitimle kazandığı ve kazanacağı şeyler önemlidir. Kısaca matematiğin ilişkisel havuzunda bilim aracını kullanarak mühendislik icrasıyla teknolojileri üretim ve hayata uygulayışta inançsal değerlerle Dinle) peygamberi (Rahmani/insancıl/Hz. Muhammed AS’A Peygamberlik (S.A.V) gelmeden önceki 40 yıllık insani ahlakı/Hz. İbrahim dini olan hanîfliğe tâbi olmuş) ahlaki boyutlarla gerekçeli olarak ilişkilendiriş önemidir. http://www.nationalstemcentre.org.uk/what-we-offer/our-objectives Bu nedenledir ki insanların liyakatli ve bilimi, kâinatları aşan İslam'i inançsal değer yargılarını da liyakatsiz öğretim öğrenim ve eğitimle budayıp, doğrayıp zihinsel ve düşünsel tüm mimarisini bilimin içine sıkıştırmaya ve tıkıştırmaya çalışmak çok büyük bir talihsizlik ve bedbahtlıktır. Hâlbuki tam tersine bilimin her şeyini liyakatli inanç değerlerinin içine ilişkisel dizayn ediş daha liyakatlidir. Fert ve toplumların; doğayı, tüm yaratıkları, tüm düşünsellikleri aşan liyakatli değer yargıları(İslam'i inançsal) varsa o insan tüm yaratıklara tapınmaktan uzak ve onları liyakatli kavrayış düşünce sistemleriyle sağlıklı gelişmiş insanlar olarak yaşayabilirler. Örneğin, eş seçiminde, toplumsal ilişkilerde, eğitimde, siyasette… Vb alanlardaki faaliyette hedeflenen sosyal ilişkilerin uzun ömürlü ve sağlıklı olması için; hedef ya da ilişkisel olan fert, toplum, kitlelerin; istendik, istenmedik.. Vb tüm değer yargılarının çok iyi bilinmesi ve istenmediklerden etkilenilmemesi ya da en az etkileniş için alternatif çözümler geliştirilmesi gerekir. Değişmez aşırı ifrat ve tefritleri tiryakilikleri, tutkunlukları aşılmaz istenmedik aşırı alışkanlıkları !!! yani; kıskançlık, kin, nefret, haset, kibir, ucup/gurur, cimrilik, bönlük, müsriflik, egoistlik, kaprisler, saplantılar, münafıklık (çok yüzlülük), siyonizm, şovenizm, siyoşovenizm, sigara içmek, içki içme alışkanlığı, istenmedik toplumsal ve kişisel tiryakilikler … Vb istenmedik değer yargılarının çözümleniş alternatif listeleri çıkarılıp samimiyetle hedef fert, toplum kitle ya da örneğin, neden eş adayına açıklanması gerektiği ve alternatif çözümleriyle hangi istenmedik değer yargısının çözümsel alternatif ilacı gerekçesiyle sunulmak üzere listelenmiş çözümler yorumlarıyla ve gerekçeleriyle inandırarak samimiyetle yorumlatarak/yorumlatılarak/yorumlayarak eğitilen fert, toplum, öğrenci, öğrenici, kitle ya da örneğin; eş seçimi dersinde sunulmalıdır .Örneğin. eş seçiminde; ifrat ve tefritte ya da aşırı özgün istenmedik ;tutku (adrenalin… Vb), alışkanlıklar belli tanışma döneminden sonra aday eşe samimiyetle söylenmeli tepkiler nişanlılık, gerekirse imam nikâhlı nişanlılık döneminde denenmelidir. Çok konuşkansan ilacın dinletiyi seven, kıskançsan ilacın muhafazakâr ve istendik tutucu eşe, müminsen ilacın mümine eş… Vb mantık çıkartısından hareketle eş seçiminde istendik ve istenmedik değer yargıları arasında tamamlayıcı/birliktelik denkliği aranmalıdır yoksa istendik değer yargıları ile ilerleyen nişanlıkta önceden peşin ve öncelikle itiraf edilmeyen; istenmedik, bilinmeyen...Vb değer yargılarından biri evliliğe kara delik olur. İnsanın fert, toplum, kavim, devlet ya da insanlık bazında iradesiyle baş edemediği istenmedik; duygu, düşünce, niyet, her türlü değer yargıları, istenmedik alışkanlıklar… Vb her türlü iradeyi aşan nefsi alışkanlık ve nefsi değer yargılarının; Islahata, terbiye edişle, diyete, tedaviye ve terapiye gereksinimi vardır. Toplumun kişinin bu istenmediklerinden zarar görmemesi, kendisinin toplumdan zarar görmemesi ya da toplumdan yarar görmesi ve/veya topluma yararlı ve verimli konumlarda bulunması için iradesini aşan istenmediklerini, çok iyi tanıması ve gerekirse yapısal olarak en uygun tedaviye baş vurmalıdır. Kişinin fıtratı ve tedaviyi kabulleniş değer yargılarına bağlı olarak bir veya birkaç yolu denemesi belki daha hayırlıdır. Ör. İslam'da terbiye ve ıslahat için Allah (C.C) teslim olunur. Peygamber ahlakı ve fıtratı yapabilirlik konum ve diyetlerle tedavi edilir. Genetik olarak tıbbi tedavi, diyetler ve/veya eylemsel terapilerde kabullenilebilir. Çıkarsayış; Doğal insanlar, baskın doğal çevrenin mağdur cahil insanlarıdırlar. Örneğin doğal bazı Amerika, Avustralya ve Afrika kavimleri böyledir. İlkel ve Çağdaş insanlar çevresine baskınlığın mağdur insanlarıdır. Örneğin sanayileşmiş bazı batılı kavimler. Her üç durumda aşkın oluşun ürünü ve peygamberi (Rahmani/insancıl/Hz. Muhammed AS’A Peygamberlik (S.A.V) gelmeden önceki 40 yıllık insani ahlakı/Hz. İbrahim dini olan hanîfliğe tâbi olmuş) ahlak yaşantı stilinin mağduriyeti ürünüdürler. Vahşi insanlar; doğal doğa yaslarının ve doğal yaratıksal hemen her şeyin doğal /doğal olarak zihninde tecelli ettiği/ edebileceği ve bu tecelliyi benimseyerek hayata uygulayışı tercih eden insanlardır. Peygamberler ve Allah (C.C)'HUN alimleri Bâtını kalbinde ve zihninde Allah (C.C)'HUN tecelli ettiği Allah (C.C)'HUN insanlarıdır. Edison'un Teknolojik Buluşları, Karl Marks'ın, Leonardo Davinci … Vb dehaların, mucitlerin, kaşiflerin, teknologların, bilim insanları, yazarların… yapıtları nasıl ortaya çıkmıştır? Kişiliklerinin konumları ile ortaya çıkardıkları arasında nasıl bir evrimsel ilişki vardır? Örneğin, Ola ki Davinci dönemi civarı doğal doğanın insanda tecellisinin ürünü olan teknolojinin ve sanatın ortaya çıkışıyla özdeş dönemdir. Ör. Einstein'ın fizikle ilgili düşünsel deneyleri kâinatın göreceli kuramları ve ilgilendiği tüm fizik dünyası yasalarının onunu zihninde tecellisinin ürünüdür. Yani bu deha doğal doğanın ürünü doğal bir kaşif dehadır. Doğa doğal insanın düşüncesine ve bedenine evrimsel olarak baskındır. Ancak peygamberlerin kalbinde ve zihnide Allah (C.C) tecelli ederek ıslah etmiştir. Ola ki ilk ıslah edilen insan ve yaptıklarından sorumlu insanlık Âdem AS'LA başlar. Diğer bazı doğal insanlar halen doğanın tesirinde hayvanların yaptıkları kavga ve gürültü ile hayvani devlet kurmuşlardır. Peygamberler ve Allah (C.C)'HUN icabet ettiği insanlar ve peygamberlere samimi ve/veya net itaat eden ve taklit edenler istisnadır.

Niçin Değer Yargılarına-Dogmalarına Dayalı Dinamik Eğitim Sistemleri Geliştirmeliyiz? Değer Yargılarının; Öğretim, Öğrenim ve Eğitimle İlişkisi Neden Önemlidir? Değer Yargıları, Eşik Bilgileri ve Doğru Empati (Anlamlandırış/Anlam Veriş) Duyuşun, Öğretim Öğrenim Eğitimin Hedefleriyle İlişkisinin Önemi;
Düşünsel Filtre/Süzgeç/Kurallar ve Değer Yargılarıyla Doğru Adreste Duruş İçin Hedef Kitleyi Ve Değer Yargısını Tanıyış Arasındaki İlişkiyi Doğru Kurmak Önemlidir. Öğretim, Öğrenim ve Eğitimde; fert ve toplumlara bilgi sunulurken hedef kitlenin değer yargıları , eşik bilgileri ve kültürleri çekim alanına; girecek, itecek ve uyumlu; özgün (pay) ve ortak payda (benzerlik) yani algıda değişmezlik ilkelerine dayalı hazırlanmalıdır. Öğretim, öğrenim, eğitim ve yönetimlerde disipline edici kurallar geliştirilirken; fert ve toplumun çok hassas oluğu tüm değer yargıları liyakatli, uyumlu, vicdanlı ve peygamber ahlaklı yönlendirici olarak kullanım ustalığı çok büyük önem taşır. Bu açıdan laiklik özel haller hariç, insanları bildiklerini ve değer yargılarını ilişkilendirişte yalıtkan ve izole edici değil de liyakatli, sosyal ilişkilendirici olursa daha geçerli ve tutarlı olur. Öğretilen ve öğrenilen tüm bilgileri; kabullendiği ve çok iyi bildiği değer yargılarıyla ilişkilendirişi (Kültürel, inançsal, kişisel değer yargıları) alışık tepki (refleks) ve alışkanlık haline getirip hayat güncelleyip uyguladığı zaman öğrenim tamamlanmış kabul edilir ya da öğrenimin gerçekleyişine işaret ve kanıt kabul edilebilir. Öğrencinin öğretilen ve/veya öğrenilen bilgiyi ilişkilendirecek değer yargısı yok ya da eksikse mutlaka ya yaşatarak veya beş duyuya hitap eden beyinsel kayıt yöntemleriyle yeni değer yargısı kabullendirilmeli ya da var olan değer yargıları kümesi ve/veya tek bir tanesiyle dolaylı yoldan bilgi/bilgiler ilişkilendirilip öğrenciye verilmelidir. İnsanda genellikle bilgilerinin zihindeki karşılıkları değer yargılarıyla ilişkisel gerçekçi ve doğru olarak diri değilse o konuda cahildir ve ola ki genellikle sorumlu değildir. Bilenler sorumludur. Gözü var görmez kulakları var işitmez ayeti belki de bunu vurgular. Bu amacı gerçekleştirmek için hedef kitlenin; lisanının incelikleri, eşik bilgileri, kültürleri ve değer yargıları özgünlük grupları ya da çeşitleri çok iyi bilinmeli ve kusursuz duygudaşlık/eşduyum (empati/eşduyum) duyularak sunum hazırlanmalıdır. En az ana dil-lisan farklılığı kadar değer yargıları farklılığı da sunulan bilgiyi algılamada uyuma gereksinim duyar. Ör. Aynı konuyu: aşağıdaki; din, kültür ve anadili-lisanı, anadilde; öğretim, öğrenim ve eğitim almayan!!!… Vb farklı hedef kitleye neden farklı sunum hazırlamak zorunda olduğumuzun farkındalığını pekiştirerek kurgulayarak zihinsel uygulayın ve anlayın.
-Hıristiyan dinine mensup ve Japonya'daki Japon kökenliye
-İslam dinine mensup ve Japonya'daki Japon kökenliye
-İslam dinine mensup ve Almanya'daki Alman kökenliye
-Hıristiyan dinine mensup ve Almanya'daki Alman kökenliye göre hazırlayın.
      Kısaca ya da sonuç olarak; Özellikle eğitimde pozitif /kabullenilen/istenen değer yargılarına ilişkisel eğitim verilmeli yargısı çok önemlidir. Bunun için öğrenicinin anadiline ve sahip olduğu diğer değer yargıları çok iyi bilinirse verilmek istenen bilgi ya da konular istendik değer yargılarıyla ilişkilendirilerek (ret ettiği değer yargılarına göre ders verilirse filtreleyerek alır !). Yapısal(fıtrat), inançsal, kültürel, kişisel, özel, özgün ... Vb değer yargıları ve eşik bilgileri ait olduğu yaratığın; mantıken kabullenebilirlikleri, kabullenemezlikleri ve tercihleri örgüsünün; yapısal, beyinsel, düşünsel ve zihinsel yapıtaşları iskeleti, kementleri, geçitleri, düsturları… Vb mantık süzgeci örgüsü ya da mimarisi gibidir. Diğer bir deyişle insanların kişilikleri, öğrenim istemleri ve kabullenişleri değer yargılarının ilişkisel örgü kafesindedir. Fert, toplum, kavim, devlet... Vb insan kendi değer yargılarının kafesi içindedir. İnsanların öğrendiği bilgilerin kalıcı olabilmesi için öğretilen bilgilerin onun değer yargılarıyla bütünleştirici ve ilişkilendirici verilmelidir. Bu şekilde verilmiyorsa öğretilen bilgi dağarcıklarındaki diğer bilgilerden kopuk, hatırlanmakta ve hayata uygulamada tetikleyici değildir. Bir insanın bilimi ya da ilimi yani bildiği her şeyin çözmece (pazıl) çetelesi-çerçevesi onun sahip olduğu bilgi birimlerinin yapıtaşlarından oluşur. Bu yapıtaşları birbirini ne kadar ilişkisel hatırlatıcı konumdaysa o kadar hızlı hatırlanabilir ve hayata güncellenerek uygulanabilir dinamizme sahip olur. Bu açıdan hedef kitlenin değer yargılarıyla ilişkisel anlatılan ya da sunulan her şeyi özümseme olasılığı çok yüksektir. Belki de öğretim, öğrenme ve eğitim sistemimiz ülkemizdeki halkların; özgün (*), istendik(+), istenmedik(-), nötr(0), geçişken(+,-), aşılmaz(!), bilinmeyen(?) ve diğer; inançsal, yapısal, kültürel, kişisel... Vb değer yargılarıyla; uyumlu, bütünleşik, güncellenerek ve ilişkisel verilmediği için ülkemizin bereketli peygamber ahlaklı teknolojik-bilimsel orijinaliteleri diriltilmiyor ve dirilmiyor!!!
      İdam sehpasına çıkarılacak; bir kelime, deyim, atasözü, örf, adet, gelenek, bilgi, davranış, yaşam şekli… Vb her şeyin alternatifi çok yönlü düşünülüp bulunduktan sonra eğitimle istenmeyenler tedavül den/uygulanıştan kaldırılır. Örneğin Tükürdüğümüzü yalamayız!?? Yerine “ Yanlış yere tükürdüğümüzün bedelini ödemeye gayret ederiz/hatasız kul olmaz!!!” Demirkuş 2010 Beşer Zulmeder, Kader Adalet Eder??! Beşer bazen zulüm etse de Allah (C.C) her zaman adalet eder. Demirkuş 2010. İstenmedik, yanlış ya da eksik veya çok anlamlı-cinaslı...Vb; örf adet, vecize, deyiş, deyim, cümle ve ata sözleri için istişareli alternatifleri geliştirilerek gerekçeli uygulanıştan kaldırılırlar. Hatta bu mantık ve uygulanış kusursuz bilinç-düşünce mimarisi ve iletişim için; insanlığın tüm yazılı, sözlü, eylemli ve düşünsel her bilgi birimi için hayata güncellenişi gereklidir. Belki de, fert, toplum, kavim, devlet… Vb insanlık bazın da;geri dönüşümsüz değer yargıları insani ya da bilimsel olarak geçerli olsun olmasın var olan öğrenici potansiyeline(hedef kitleye) öğretilmek istenen bilgilerin; istendik-istenmedik tüm değer yargıların ortak payda ve özgünlükleriyle; bütünleşik, uyumlu ve ilişkisel olarak doğru örneklenmiş ve hayata güncellenmiş olarak sunulmalıdır. İstenmedik, bilimselliğe aykırı, geçersiz ve doğal değer yargılarını değiştirmek ya da ıslah etmek için kanunlar çıkartılarak çocuk yaşta öğrenicilere ayrıntılı alternatifleri gerekçeli sunulmalı ve öğretilip hayata uygulanmalıdır. Fert, toplum… Vb her insani bazda verilmek ya da öğretilmek istenen öncelikli acil bilgilerin kısa vade de hedef kitlenin inançsal, kültürel, özgün… Vb istendik ya da istenmedik değer yargılarına uyumlu ve ilişkisel hayata örneklendirilip güncellenerek verilmesi gerekmektedir. Yani Bâtının, kapitalizmin, komünizmin… izm, … istli yabancı-doğal rejimlerin, yönetimlerin ve eğitim sistemlerin istendik ya da istenmedik değer yargılarına ya da yararlı da olsa yabancı ya da farklı değer yargılarına endeksli verilmemelidir. Yani toplumsal etnik alt birimin değer yargısına/yargıları düsturlarına ters olduğu için kısa vade de verilmemelidir. En küçük özgün toplum birimlerinin (benzer ortak dili, kültürü, alışkanlıkları, zevkleri ... Vb paylaşan ailelerin bir üstü toplumsal özgünlükler kümesi ya da insan dokusu) özgün değer yargıları baz alınarak ona uyumlu öğretim, öğrenim ve eğitim sistemi/leri geliştirilerek verilmeli. İnsanın etnik azınlığı olmaz; bu doğa, bilim ve ilahi/peygamberi yasalara aykırıdır hem de bölücü ve tahrik edici bir kavramdır. Sizi kavimlere ayırdık ki tanışasınız (ayet). Dil, din, lisan, kütür azınlıkları çoğunluğa asimile ya da evcilleştirilsin diye değil. Böyle bir durum yaşama gücünü artıran evrimin çeşitlilik yasasına aykırıdır. Yaşadığı toplumdaki; din, dil, lisan, kültür, renk...Vb halk azınlıklarının birimlerindeki (özgün toplumsal birimlerdeki ya da özgün insan dokusundaki) yararsız, verimsiz, zararlı… Vb istenmedik değer yargılarının değişimi için uzun vadede tüm dünyanın o konudaki liyakatli otoritelerin görüşü çerçevesinde kanunlar çıkartılarak alternatifleri gerekçeli sunularak ilk öğretim seviyesinden itibaren öğretim, öğrenim ve eğitimle verilmelidir.

      Biliriz ki tüm canlı yaratıkların kişilikleri genel olarak, yapısal(fıtratı-genetiği-irsi), kültürel, inançsal, eğitimsel… Vb kökenli olarak; kabullendikleri, reddettikleri, tasdik ettikleri… Vb değer yargılarının mantık kafesi, süzgeci ve örgüsü içindedirler. Bu değer yargıları çatısında ki mantık örgüsünün dokusunu; kişinin kabullendiği, ret ettiği veya şüphelendiği;kanunlar, davranışlar, eylemler, süreçler, olaylar, bilgiler, ayetler, vecizeler, atasözleri, özdeyişler… Vb temel mantıksal denklemler oluşturur. Kişinin değer yargıları, mantıksal denklemleri dokusunun arasını öğrendiği, edindiği ya da genetik-fıtratı-irsi yapısında bulunan bilgilerin ilişkisel bilgi birimleri örgüsü doldurur. Liyakatli ve kaliteli öğretim, öğrenim ve eğitimle kişinin tüm değer yargıları, mantıksal denklemleri ve bilgi örgüsü beyinsel ve zihinsel havuza kaydedilir. Kişi tüm değer yargılarını, mantıksal denklemlerini ve bilgi örgüsünü kültürel olarak öğrendiği anadilindeki kavramlar, kavramisimler, isimler ve sembollerle ifade ederek aynı dili bilenlerle sözel, bedensel, mimik.. Vb ile iletişim kurar. Kişi dilini bilmediği bir toplum içerisinde bu kültürel iletişimde mahrum ve yoksun kaldığı için; yontma taş devri ve öncesi insanların iletişim seviyesine düşer. Onun için bir kültürel dildeki, kavramlar, kavramisimler, isimler ve semboller o kültürel dilin iletişim araçlarıdır
. Bu açıdan dünyadaki ve insanlık havuzundaki var olan doğal-vahşi!!! kültürel dil kümeleri arasında öğretim, öğrenim ve eğitimle verimli ortak payda akli-mantıki!!! lisan ve dil geliştirmek insanlığın en önemli sorunlarından biridir. Fıtratı-yapısal, inançsal, kültürel, kişisel, özel, özgün ... Vb değer yargıları; mantıken kabullenebilirlikleri, kabullenemezlikleri ve tercihleri örgüsünün zihinsel yapıtaşlarını oluşturduğu için verilen öğretim ve eğitimi yaratığın kabullenmesi ya da davranışına yansıması için aktarılmak istenen bilgilerin gerekçeli ve ilişkisel olarak yapısal (fıtratı), inançsal, kültürel, kişisel, özel, özgün ... Vb değer yargılarıyla ilişkisel örneklerle verilerek hayata güncellenerek beyinsel, düşünsel ve zihinsel özümsemeyle (asimilasyonla) uygulamada alışık tepki (refleks) ve alışkanlık haline getirilmelidir. Değer yargılarına ters verilen ya da değer yargılarıyla ilişkisel verilmeyen; öğretim, öğrenim ve eğitim ürünleri eğitilen kitle tarafından kabullenmekte sıkıntı yaratır ve hedefe ulaştırmaz. Belki de ülkemizde yapılmış ve halen yapılmakta olan devrimler, öğretim, öğrenim ve eğitimlerin çoğu ülkemiz halklarının yapısal (fıtratı), inançsal, kültürel, kişisel, özel, özgün ... Vb değer yargılarına uyumlu verilmediği, cebren ve hile ile ya da zorunlu kapitalist ekonomik farzlara bağlı olarak empoze edilip bilgiler beyinsel ve zihinsel olarak sindirilip hayata uygulanabilir alışık tepki (refleks) ve alışkanlık haline getirilmediği için istenen seviyede başarılı bir ülke olamadık. Bu duruma çözüm açısından ülkemizde değer yargılarımızın düstur denklemi konumundaki; vecizeler, atasözleri, özdeyişler, ithal edilmiş atasözleri... Vb önemli bir kısmı yanlış, eksik, ters... Vb olduğu için insanlarımızda kavram, düşünce, öğrenme ve iletişim yanılgısına neden olmaktadır. Bu açıdan bunların ivedilikle akÂdemik çevrelerce gözden geçirilip daha bilimsel alternatifleri, eksikleri, geçerlilik sahaları… Vb hakkında ayrıntılı bilimsel çalışmalarla sonuçlandırılıp toplumun yapısal, beyinsel ve zihinsel havuzundaki önemli değer yargılarının yenilenerek toplumsal değer yargıların; yapısal, zihinsel ve beyinsel havuzdaki yerleri daha sağlıklı ve olumlu bir konuma getirilmesi gerekir.
Yorum; Bir fert, toplum, kavim… Vb düşünün; Kuran-ı Kerim Okunur duyar ancak anlamaz (Allah (C.C)'HUN kelamından duyduklarına sağır olmuş) duyduklarına sağır olmuş, Kuran-ı Kerimin harflerine bakar ayetlerin yazısını görür ama anlamaz (Allah (C.C)'HUN yazılı kelamını görür ama kördür) gördüklerine bakar ama kör olmuş ola ki bir hayvanın Kuran-ı Kerimi Dinletiş ve okutuş mesabesine getirilmiş ya da indirilmiş durumdayız. Bu gün ülkemizdeki Kuran-ı Kerim'e icabet bu hale getirilmiş ve diğer ibadetlere yani kurban kesimi, namaz kılınışı, oruç tutuşunda, zekâ t verişinde… Vb dinde hayır görmez konuma düşürülmüş ve dualarımızda icabet bekliyoruz Rabbimizden. Oysa ki, İngilizce, Fransızca, Almanca gibi Kuran-ı Kerim'in Dili'de seçmeli yabancı dil dersi olarak verilse acaba bu cehaletten kurtarır mı bizi! İnsanda genellikle bilgilerinin zihindeki karşılıkları değer yargılarıyla ilişkisel gerçekçi ve doğru olarak diri değilse o konuda cahildir ve ola ki genellikle sorumlu değildir. Bilenler sorumludur. Gözü var görmez kulakları var işitmez ayeti belki de bunu vurgular. Bilim bile insan duyularına ve teknoloji sınırlarına dayalı olarak yarı ya da geçici gerçeklere dayalı olarak geleceğe yol alır.

Öğretici ve Eğiticilerin Mutlak Görevleri (Öğretim, Öğrenim ve Eğitimde);
1-İnsan Sanal Araçlarını Öğretmek. İnsanın nesnel, düşünsel, hesabi (dijital), sanal araçlarının (Ruh, Akıl, Vicdan, İman, Nefis, zekâ, Yetenek) özellikleri ve fıtrat-nefis çeşitleri konularını gerekçesiyle öğrencilerimize öğretmek.
2-Kendini Tanımak. Kişilerin(kişisel) insani, özgün ve baskın sıfatlarını mutlak tanımak ve bilmenin gerekliliğini, zorunluluğunu gerekçeleriyle öğretmek ve hayata uygulatmak. Nefsini tanıyan rabbini tanır (ayet vardır)
3-Çevresini Tanımak. Toplumsal, düşünsel ve doğal çevresinde hayır görmenin farzlarından biride onları doğru ve gerçekçi öğrenme olduğunu gerekçeleriyle bilmenin önemi öğretilmelidir. İlim Müslüman'ın yitiğidir (hadis)
4-İnsancıl (Peygamberi) Ahlakı Kabulleniş. Yaşam döngüsünde hayır görmesi için, peygamber ahlakı işletim sistemini kabullenmek ve yüklenmeyi alışık tepki (refleks)-alışkanlık haline getirmeyi gerekçeleriyle öğrencilere öğretmek ve uygulatmak.
5-Mutlak yapması gerekenleri bilmek. Evdeki-ailedeki, okuldaki, iş yerindeki, fertlere karşı sorumlulukları ve mutlak yapması gereken işler ve uyması gereken kurallar gerekçeleriyle ikna edilerek verilmeli ve uygulamalar yaptırılmalıdır.
6-İnsan, eş ve arkadaş dersi verilmeli. Karşı cins, eş ve arkadaş edinme/seçimi kurallarının mutlak prensipleriyle ilgili drama ve gerçek dersler tatbik/uygulayış örnekleriyle gerekçesiyle verilmelidir. Davul dengi dengine çalmalı; kösle trampet, mümine ile sarhoş bir arada liyakatsizdir.
7-Sokaktaki davranış dersi verilmelidir. Sokakta her türlü abur-cubur yenmeyeceğini, her türlü giyim ve davranışta bulunulmayacağını gerekçeleriyle örnek eğitici gerçek hayattan ifrat, tefritlerden kesit filmlerle ve uygulamalarla denemeler yaptırılarak ikna edilerek eğitim verilmelidir. Halkın ortak kullanım alanlarında kişi ve toplumun neden; kıskandırıcı, ürpertici, tiksindirici, tahrik edici, aşırı imrendirici, kışkırtıcı… Vb. ifrat ve tefriti davranış, giyim, söz, eylem… Vb. şekilde bulunmaması gerektiğinin gerekçesiyle öğretim, öğrenim ve eğitimde verildiğinden emin olmalıyız. Sınırsız hürriyet, liyakatsiz radikaller, cehalet, ifrat ve tefrit insanın peygamber ahlakının kara delikleri gibidirler. Demirkuş 2009
İpucu; Resmi, başkalarını tahrik-kışkırtıcı, erotik, çekici, akli, düşündürücü, ilgi çekici, modern, klasik… Vb giyim, tepki, davranış… Vb ne zaman, nerede ve hangi koşullarda hayata uygulanışın gerekliliği mutlaka “Öğretim Öğrenim ve Eğitimde İnsan” konulu derste gerekçeleriyle verilmelidir. Halkın ortak kullanım alanlarında kişi ve toplumun neden; kıskandırıcı, ürpertici, tiksindirici, tahrik edici, aşırı imrendirici, kışkırtıcı… Vb. ifrat ve tefriti davranış, giyim, söz, eylem… Vb. şekilde bulunmaması gerektiğinin gerekçesiyle öğretim, öğrenim ve eğitimde verildiğinden emin olmalıyız. Bundan sonrası kişi ve toplumun iradesi çerçevesindeki tercihi/tercihleri onun ve onların ölçüsünün kalitesini gösterir. Yargısından emin oluruz. Hayvani ve İnsani Hürriyetin Farkındalığını kavrayış önemlidir. Edepsizlerin, Edeplilerin ve Herkesin (Şerrinden Emin Ve Beri Olmak İçin); Her Mecliste Kendini İfade Ediş Köşesi Olmalı. Köşeye gelenlere ya da sıradaki her kese “Kendini İfade Edişin Edepli Ve Peygamberi Oluşun Önemi Dersi” ayrıntılı bir şekilde eğitimcilere verilmelidir. Bundan sonrası onların kendilerini ifade tercihleri onların ve temsil ettiklerinin edebini ve kalitesini ifade eder ya da belirler. Özet;1- İnsanlık Ortak Paydası Üyesi Olarak Payını (Özgünlüğünü) Peygamberi Konumlandırış. Değiştirmeyeceklerine Karşı Peygamberi Adreste Bulunuşu Kabulleniş. İnsanlık Ailesinin üyesi oluşunu ve baş edemeyeceklerini ve değiştiremeyeceklerini Koşulsuz kabulleniş. 2. Kendisi, Mesleği ve Çevresi hakkında yeterince bilgi sahibi oluşunun gereğini kabulleniş. 3. Kendisini ve Çevresini Düz ayna mantığıyla değerlendiriş. 4.Bildikleriyle Peygamberi (Rahmani/İnsancıl) bir ahlakla doğru adreslerde bulunuşu alışık tepki (refleks) ve alışkanlık haline geliştirir.5. Bildikleriyle kendisini ve çevresini düz ayna mantığıyla değerlendiriş ve Peygamberi / İnsancıl konumlandırıştır. kendisini Rahmani, insancıl, peygamberi, doğru ve dürüst tanıyış ve/veya dürüstçe iç dünyasına ve çevresine kendisini konumlandırıştır. Sokakta ifrat, tefrit ve hayvaniliğe kaçan; yemek yemenin, çıplak-erotik giyinmenin, cinsel duygularını sergilemenin hayvaniliğinin gerekçelerini gerçek filmlerle ve uygulamalarla gösterip eğitim verilmeli. Başkalarının maymun iştahlı, nefsi emarelere sahip oluşu, kötü nazar edişleri, insanların yanlış anlaması, insanlara kötü örnek olunması, gereksiz dikkat çekilmesi… Vb gerekçeleriyle verilmeli.

Tüm ahlakı kurallar ve sokak ahlakı kültürleri, argoların kullanım yerleri gerekçeleriyle öğrencilere doğrusu verildikten sonra, tatbik/uygulayış tercihleri öğrencilere ve insanlara bırakılmalıdır.
Özel not;Totaliter önlem değil de (özel haller hariç) sokak ahırları, aşk-sevgi ahırları.. Vb üniversite ve sokaklarda açılmalıdır.


İnsan yaşam döngüsünde ne zaman ve hangi koşullarda ıslah edici, boyun eğdirici, eğitici, öğretici ve örnek olucu konumlarda olmalıdır? İnsanlar eşlerine nasıl davranmalıdır? İnsanın Yaşam Döngüsünde; Islah Edici, Boyun Eğdirici, Eğitici, Terbiye Edici ve Öğreticiliğin Peygamber Ahlakıyla İlişkisi;
Islah Edici, Boyun Eğdirici, Eğitici, Terbiye Edici ve Öğretici Kavramların Farkını ve Farkındalığını Doğru Kavrayış;
1-Peygamberler; modası hiçbir zaman geçmeyen ya da hiç bir zaman demode olmayacak ve insani yaşam döngüsünün mutlak gerekli peygamberi (Rahmani/insancıl/Hz. Muhammed AS’A Peygamberlik (S.A.V) gelmeden önceki 40 yıllık insani ahlakı/Hz. İbrahim dini olan hanîfliğe tâbi olmuş) ahlakı reçetesinin modelleri olarak öğretici, yaşatıcı, hayata güncelleyici mürşitleri ve eğiticileridirler. Yaşantılarıyla örnek olmuşlardır. Islah edici(boyun eğdirici) değildir.
2-İnsanları, yaratıkları, doğayı... Vb her şeyi eğitici-terbiye edici-Islah edici (boyun eğdirici) olan Allah (C.C).
3-İnsanlarda hayvanların ve doğal-doğal hayatın kısmi ıslah(boyun eğdirici) edicileridirler. Kısmen çocuklarını terbiye ederler. Islah etmezler. İnsanlar hayvanları, çevreyi ve doğayı kısmi (bereketli hudutlarda/peygamber ahlakı çerçevesinde) ıslah (boyun eğdirici) edicidirler. Bu ıslahatı peygamber ahlakı çerçevesinde yapmazlarsa bugünkü gibi çevre sorunları ortaya çıkar.
4-İnsanların: eşlerini, hem cinslerini, çocuklarını veya diğer canlıları; eğitmek, terbiye etmek ve ıslah etmek kavram yanılgısı ve cehaleti nedeniyle günümüzde çok sorun yaşanmaktadır. Davranışlarınızı doğru okuyan ve size göre doğru tepki gösteren ve aşkınlıklarınızı hoş gören, sizden hoşlandığını, sevdiğini itiraf eden kişilik ola ki aradığınız kişilik olmalıdır. Demirkuş 2013
A-Eşinizi ıslah edici, terbiye edici ve eğiticisi değilsiniz oda sizin değildir. Her ikisinin de (iki eşinde) sevdiği ve tasdik ettiği değer yargılarına yoğunlanışı önemlidir. Bu amaçla ortak paydayı garanti altına alış için evlilikte her eşinde samimi ve içtenlikle (keyfiyete dayalı değil) veto hakkı olmalıdır.
B-İnsani bir aile olmak için; eşiniz sizin eksik parçanızı tamamlar sizde onun eksik parçasını tamamlarsınız. Erkek ve kadın bir insanın bir birini tamamlayan yarımşar parçaları gibidir tek başına her biri (fert olarak) ne ürer ne de türerler (özel haller hariç). Eşler tamamlayıcıyı zorunlu özgünlükleri nedeniyle reKâbet ve eşitlikte olamazlar.
C-Kadın ve erkek bir fermuarın ya da DNA zincirinin yarımşar parçası gibidir (yarımşar insan) eşitliği değil bütünleştiriciliği daha büyük anlam taşımalıdır. Her birimiz (kadın ve erkek) fert olarak tek başına yarım insan sayılırız. Kadın ve erkeğin geometrik, zihinsel, düşünsel genetik, nitel, nicel…vb eşitlik haklarını (X=Y ???) yani böyle bir eşitliği ( X=Y) sağlayışı gerçekleştiriş kadar abes bir durumdur. Kadın ve erkek aslında pek çok açıdan ve yönden yarımşar insandır. Önemli olan kadın ve erkeğin liyakatli bütünlüğünü, birlikteliğini sağlayış ve kenetleyiş sorunlarını çözüş çok önemlidir. Yani X+Y=1 sağlarken bunların fıtratı ve ahlaki kabulleniş oranlarını 1 e tamamlarken her çiftin birlikteliği için neler yapılışının gerektiği üzerinde duruş daha önemlidir. Nelerin bu konuda dikkate alınışı gereklidir? Neye/nelere hangi kriterlere (ölçütlere) (zihinsel, düşünsel genetik, nitel, nicel… Vb kriterlere (ölçütlere) ait değer yargıları kenetlenişine uyumu çok önemlidir) göre dikkate alınış önemli oluşudur.
D-Bir birinizin eksiğini tamamlayıcı ve idarecisisiniz.
E-Bir birinizle karşılıklı haklarınızı elde etmede reKâbette/reKâbetle değil zaruretten ve gerekliliğin keyfiyetinde (kadın ve erkeğin özgünlüklerinin birbirini tamamlayış ve bir arada yaşayış zaruretinden/gerekliliğinden dolayı) bir aradasınız.
F-Bu bilince dayalı yaşanmış-yaşanan örneklerle, uygulamalarla, etkinliklerle ve  peygamber ahlakıyla öğrenciler eğitilmeli.


Evlenmeden Önce Eş Adaylarının Samimiyetle Birbirine Açıklayışı/Açıklanması Gereken Önemli Konular. (Bunlar önceden açıklanmasa sonrada evliliğin kara delikleri oluyor)
1-Eş adayların bedensel ve zihinsel engelli durumu derecesi varsa bunu önceden belirtişi önemlidir.
2-Bedensel, genetik/irsi ve zihinsel tedavi için sürekli kullandığı ilaçlar ve/veya başka tedavi varsa bunu önceden belirtişi önemlidir.
3-Bedensel ve zihinsel sürekli hastalıkları varsa bunların derecesini ve durumunu samimiyetle belirtilmelidir. Örneğin, şeker hastalığı, kanser, AIDS… Vb
4-Aşılmaz Ya da iradenizle terk edemediğiniz değer yargıları ve/veya tiryakilikleri, inançları (Bu Aşamada Değişmez/Değiştiremediği Günahlarını, Kırmızı, Yeşil, Sarı, Turuncu, Gri ve Beyaz Düşünsel, Toplumsal ve Değersel Çizgilerinizi Açıklayışınız Farzdır), Örnek Aldığı Kimlikleri/idleri (Örnek aldığın kişilikler; peygamberler, dâhiler, mucitler, teoriler, sanatçılar…Vb) , Taptıklarınız/idolleriniz (taptıklarınız, putlarınız) önceden belirtişi önemlidir.
Ör. Aşırı kıskançlık, aileye bağımlılık, sürekli çok konuşkanlık, yalan, sigara koliklik (normal içici değil), alkolik, internet bağımlılığı, eşcinsellik, lezbiyenlik, özgün cins ve tiplere ilgi duyuş… Vb

5-Davranışlarınızı doğru okuyan ve size göre doğru tepki gösteren; olumsuzluklarınıza, istenmedik tiryakiliklerinize, eksiklerinize, eksilerinize, kırmızı-turuncu... Vb değer yargısı çizgilerinize özgünlüklerinize, günahlarınıza, suçlarınıza ve aşkınlıklarınıza (ifrat ve tefritlerinize) saygı çerçevesinde katlanılıyorsa ve/veya hoş görülüyorsa, af ediyorsa ya da paylaşılıyorsa, sizden hoşlandığını, sevdiğini itiraf eden kişilik ola ki aradığınız kişilik olmalıdır. Demirkuş 2013

Kavram nedir? Kavram yanılgısı nedir? Sevmek, hoşlanmak ve beğenmekle ilişkilendiriniz. Bu mantığı bildiğiniz bütün kavram, cümle ve kelimelere genelleyiniz. Hayat Döngümüzde, Sevmek, Hoşlanmak, İlgi Duymak ve Beğenmek Kavramları Arasındaki Ayrıcalık ve Özgünlüğü Bilmeyiş Bizi Kavram, Düşünce, Karar ve Eylem Yanılgılarına Götürür.
Kavram Yanılgısı; Bir kavramın tanımın sınırları ve özgünlüklerinin ait olduğu ya da örtüştüğü karşılığındaki şeyle ve/veya şeylerle insan bilinciyle liyakatli örtüşmemesi ve/veya gerçekleşmemesi kavram yanılgısını ifade eder.
İlgi Duymak; Hedefteki yaratığın bazı özgünlük ya da ortak payda şeylerinin ilginizi ve dikkatinizi olumlu yönde çekiş halidir.
Beğenmek; Hedefteki yaratığın bazı özgünlük ya da ortak payda şeylerini beğeniş, tasdik ediş ve kabulleniş ola ki örnek alış ya da örnek oluş halidir.
Takdir Etmek; Hedefteki yaratığın bazı özgünlük ya da ortak payda şeylerini en üst seviyede takdir ve tasdik ediştir.
Hoşlanmak; Hedefteki yaratığın bazı özgünlük ya da ortak payda şeylerinden keyif ve zevk alış halidir.
Sevmek; Her koşulda hedefteki yaratığın artılarının ve yeşil çizgilerinin hürmetine; değişmez günahlarına,negatiflerine, olumsuzluklarına, istenmedik tiryakiliklerine, eksilerine, kırmızı-turuncu... Vb değer yargısı çizgilerin özgünlüklerine ve aşkınlarına (ifrat ve tefritlerine) saygı çerçevesinde katlanılıyorsa ve/veya hoş görülüyorsa ya da paylaşılıyorsa sevgiden bahsedilebilir. Sevginin Derecesi; bir insanın, toplumun ya da yaratığın/ların; tüm aşkınlık ve taşkınlıklarını hoş görüşle doğru orantılıdır. Bir insanın, toplumun ya da yaratığın/ların; “Normal Değer Yargılarından” hoşlanıyor ve buna ilaveten, tüm istendik ve istenmedik aşkın değer yargılarının sonucuna ya da her şeyine katlanabilir ve hoş görebiliyorsanız onu seviyorsunuz ve/veya tahammül ediyorsanız ona sabredebiliyorsunuz sonucunu çıkartabilirsiniz. Bu sonuca ulaşamıyorsanız onu kesin seviyor sayılmazsınız. O zaman sizin ona ilginizin adı sevgi değil; hoşlanmak, beğenmek, ilgi duymak… Vb. başka bir şeydir. Evliliğe karar verirken bu duruma dikkat etmek gerekir. Sevmek ve hoşlanmak kavram yanılgısına düşmemek gerekir. Ne yazık ki bu kavram yanılgısı insanlara pahalıya mal oluyor. Sevgisiz, moralsiz, parasız… Vb siz normal düşünüp yaşayamıyorsanız o zaman siz sevgi, moral, para… Vb. bağımlısısınız sonucu çıkar. Sevgiye, aşka, paraya… Vb. her zaman güvenilmez ya da güvenilmemeli bence. Böyle insanlar size güvenmeli ve bu duyguları sadaka edebilecek kadar eğitimli olmalısınız. Ola ki peygamberler ve İslam âlimleri böyle idiler. Örneğin; Allah, Sevgili habibim (sevgilim) dediği ve şerefine Kâinatı yarattığını söylediği HZ. Muhammed AS’IN (peygamberinin) geçmiş ve gelecekteki her şeyini kabullenip affetmiştir. Bu mantıktan hareketle sevmek kavramının en anlamlı, ulvi ve öğreticiliğini kusursuz ifade eder. Her koşulda hedefteki yaratığın artılarının ve yeşil çizgilerinin hürmetine; değişmez günahlarına,negatiflerine, olumsuzluklarına, istenmedik tiryakiliklerine, eksilerine, kırmızı-turuncu... Vb değer yargısı çizgilerin özgünlüklerine ve aşkınlarına (ifrat ve tefritlerine) saygı çerçevesinde katlanılıyor, affediyor ve/veya hoş görülüyorsa sevgiden bahsedilebilir. Bu mükemmel örneğin mantık kurgusunu sevgi ve eğitimde tüm kavramların farkındalığını ya da kavram yanılgısının felaketini algıda değişmezlikle (herkeste aynı algıyı uyandırışla) ilişkisel anlayışa/anlamaya çalışın. Örneğin, Sadece Menfaate, Cinselliğe, Hoşlanmaya, Ailevi İstem ve İlişkilere, Beğenmeğe, Takdir Edişe, İlgi Duyuşa… Vb. birine dayalı bir evlilikle hepsini içeren “İnanç, Sevgi, Değer Yargısı Denkliği ve Hoşgörüyü Kabullenişe” dayalı evlilik arasındaki farkındalığı düşünerek “kavram yanılgısını” anlayışa ve genelleyişe çalışın. Bu mantığı zihnimizdeki bildiğiniz tüm kavramları neden tam-net bilip ve doğru uygulayışınızla, ilişkilendirin ya da güncelleyin.
Aşık veya Sevdalı; Sevgisiyle taptığına, bir yaratığa, yaratıklara veya eşyaya iman etmektir. Demirkuş 2016 Sevdiğiniz yaratığın her şeyine pozitif tutkuyla/larla-beğenilerle bağlı ve onun her şeyini her şeyinize endeksli yorumlayarak zevk alıyorsanız ona aşıksınız belirtilerini ifade eder. Davranışlarınızı doğru okuyan ve size göre doğru tepki gösteren ve aşkınlıklarınızı hoş gören, sizden hoşlandığını, sevdiğini itiraf eden kişilik ola ki aradığınız kişilik olmalıdır. Demirkuş 2013

Güzelliğin Tanımı ve Güzelliğin; Sevmek, Hoşlanmak, Beğenmek, İlgi Duymakla İlişkisi: Güzellik; Asıl Güzellik Allah (C.C)’N Nur CC’HU Cemalidir. Öyle bir güzellik ki, yaratıkların ya da her yaratığın tüm boyutlardaki (düşünsel, nesnel, eylemsel, sanal... Vb.) istem ve arzuları anahtar olsa hepsine özgü emsalsiz kilitler yaratıp hepsini icabetine ve cemaline mest ederek kilitleyişe kadir Allah (C.C)’HU cemalidir (Doğrusu Allah (C.C)’HU kendisini tarif ettiği gibidir). Her şeyin bir güzelliği düşünülebilir. Allah (C.C)'HUN Güzelliği dışındaki tüm yaratıksal güzellikler geçici, güdük ve tüm yaratıkları tatmin edişte zavallıdır. Örneğin, güzel insan, güzel kadın, güzel çiçek, güzel ahlak… Vb. Bir insan bir şeyi güzel buluyorsa, onu sever, ondan hoşlanır, ona ilgi duyar ve onu beğenir. Bazen de o güzelliğe âşık olur ya da sevdalanır. Kıyas ve Benzetiş; Neye kime ve hangi şeye icma yapmalıyız. Örneğin Allah(C.C.) un güzelliğine ve isminin taca benzeyen güzelliğine mi? Yoksa yarattıklarının taçlarına ve güzelliğine göre yapmalıyız. Örneğin, çiçekler mi insanların giyim kuşam çeşitliliğine benzer, insanlar mı çiçeklere benzetilmelidir. Aslan gibi adam mı doğru yoksa adam gibi aslan mı doğru ya da hangi koşularda her ikisi de doğrudur. İkimiz Bir Fidanın Güller Açan Dalıyız Mı Doğru Yoksa İkimiz Bir İnsanın Güller Açan Dalıyız Deyişimi Doğrudur? Her fert yarım insandır. Bir kadın+ Bir erkeğin toplamı bir insanı ve/veya tüm temsil eder. Tek başına erkek ve/veya kadın insanlığın yarısını temsil eder. Sonuç: aslolan Allah(C.C.) mı, insanlar mı, hayvan mı ya da eşya mı?



Kader ve İslam; Örneğin, İnsanın: Doğduğu yer, Kökeni, Anadili, Ten rengi, Ölüm... Vb. tüm yaratıklar için değişmez dogma kader çizgisidir. Değişmez ve dogma kader çizgisi ve tüm çizgilerin tasarrufu Allah (C.C.)'YE aittir. Bunların bazıları yaratıklar tarafından kesin bilinir. Duamız, sadakamız... A, B, C... Vb tercihlerimiz kader çizgisini etkiler. Allah CC'NİN izni ile duanın, sadakanın kabulü ile kader değişebilir/Duanız olmazsa ibadetinizin ne önemi var. Sadaka ömrü uzatır musibet ve belayı defeder. Allah CC'NİN izni ile Peygamberi tercihler selametli kader çizgileriyle geleceğe taşır. Bir hadisenin sebebi ne olursa olsun gerçekleşmişse mutlaka Allah (C.C)'HUN bilgisi dâhilinde tasdiki ve kabulü ile gerçekleşir. Allah (C.C) İstemezse o olay olmaz. Bundan emin olabilirisiniz. Örneğin bir insan isyan etmekten yana gayret ediyor ancak isyana ve sapıklığa sürüklenmesine geçmişteki dua, sadaka, iyilikleri nedeniyle Allah (C.C.) istese onu sapıklığa düşmemesi için ona çözüm ve tedbir ikram edebilir. Bunum tam tersi durumlarda Allah (C.C.) Rahmeti ağır bastığı için dua, sadaka, iyilik yapan yaratık için en hayırlı icabeti Allah (C.C)'HUNDAN beklenir. Samimiyetle hidayet isteyen bir yaratığa (insan veya cin) Allah (C.C.) hidayet vermiyorsa onun için en hayırlısı o dur mutlaka. Çünkü o yaratığın hidayet çizgisi ola ki onun için en hayırlısı olmayabilir. Örneğin, Hidayete erdikten sonra çok yüzlü bir münafığa dönüşmesi varsa, hidayete ermemiş bir cahil olması onun için belki de daha hayırlıdır.


Derse Devamın Gerekliliği, Mesleğini Kusursuz ve Rahmani Beceriyle Uygulayışın Önemi; Derse niçin devam etmeliyiz? Neden her derse devam zorunluluğu olmamalı? Hangi derse en az kaç saat devam edilmelidir? Ör. Hukuk Fakültesi ve Tıp Fakültesinde derse devam zorunluluğunun yüzdelerinin aynı olamayacağını düşünün. Derse devam eden öğrenci ne anlam taşır ve bize neyi ifade eder?
-Var olan uygulamalarda Teorik derslerde %70 uygulamalarda %80 devam zorunluluğu vardır.
1-Derse devam öğrencide işini ve görevini yapabilme alışkanlıklarını geliştirir.
2-Öğrencide ders akışını, iş hayatı/yaşamın güncelliğini ve değişimin önemini takip ediş alışkanlığı ve alışık tepkileri (refleksleri) geliştirir.
3-Öğrencinin ne kadar sorumluluk taşıdığının belirteçlerinden ya da göstergelerindendir
4-Mezun olduktan sonra mezuniyet not dizgesi (transkriptle/diplomasıyla) ya da mezuniyet belgesi ile beraber öğrencinin her derse kaç saat devem ettiği, özürlü-özürsüz kaç saat devam etmediği ve kaç saat rapor aldığı belirtilmelidir. Varsa ikinci iş ve özel haller belirtilmelidir.
5-Özürlü ve özürsüz devam durumu öğretmen atamalarında, işe alımlarda başvurulan ya da dikkate alınan belgelerden biri olmalıdır.
6-Devamsızlık sınırının üstünde derse devam ettiği belli saat karşılığında öğrenciye sorumluluk taşıması nedeniyle puan verilmelidir. Devamsızlık hakkını sınırda kullanan öğrenciye derse devam puanı verilmemeli 100 üzerinde aldığı not ya da puanı baz alınmalı.
7-Öğrencinin dersi dinleme ve tartışmalara katılması bedelinde 5-10 kanaat puanı verilmeli, bu eylemlere katılmayan öğrenciye sınavda 100 üzerinde aldığı not ya da puanı baz alınmalı.
Öneri;
- Öğrencinin devamsızlık hakkını tek havuzda toplayarak (16 haftada/20 gün) bir dersten diğerine aktarabilmelidir. Yani devamsızlık hakkını toplu olarak dersler arasında aktararak kullanabilmeli.
- Kız öğrencilerin ayda bir ya da iki gün (istediği günler) özel halleri nedeniyle derse gelmedikleri halde derse geldi gösterilmelidir.
- Belki de bazı derslerde devam zorunluluğu olmamalı, ancak özürlü, özürsüz ve özel hallerdeki devamsızlıklar mezuniyet belgesi ve diplomasına işlenmeli, tatbik/uygulayış ve etkinliklere belli bir oran verilmelidir.
- Belki de devam zorunluluğu oranı her derse özgü olmalıdır.
- Belki de bazı derslerde devam zorunluluğu olmalı bazı derslerde olmamalıdır.
- Belki de öğretmenin tercihine bırakılmalıdır.
- Bu olasılıklar uzman heyetlerce tartışılmalı gerekçeleriyle yeddi yeminle rapor edilerek uygulamaya konulmalıdır. Gerekirse uygulamalardan sonra gerekçeli raporla ve yeddi yeminle değiştirilmelidir.
- Bu şekilde öğrencinin fıtratı, ahlaki ve sorumluluk taşıma/taşıyış oranları hakkında bilgi edinilmiş olur.

Neden Ahlak ve Meslek Kanadı Birbirini Tamamlar? Neden mesleğimizi ve insancıl ahlakın her ikisini de öğretmek, öğrenmek, bilmek ve doğru uygulamak farzdır? Birinci ikinci ve üçüncü dünya savaşlarıyla bu sorunun ilişkisini izah ediniz. İnsanın bir kanadı meleği/ruh, akıl ve insani vicdanı, bir kanadı hayvanidir/nefis, zekâ ve hayvani vicdandır. Niçin İnsanın Meleği Kanadı (Meleği Akıl, Peygamberi Ruh, Peygamberi Vicdan ve İnsancıl Ahlak Kanadı) ve Hayvani Kanadıyla (zekâ , Nefis, Vahşi Vicdan ve Hayvani Ahlak Kanadı) Her Zaman Rahmani/İnsancıl Adreslerde Bulunuşu Alışık Tepki Haline Getirişi Farzdır? Niçin Derslerinize Çok İyi Çalışmalısınız ve Mesleğinizin Piri Uygulayıcısı Olmalısınız? Niçin Mesleğinin Piri Olan Bir İnsan Rahmani/İnsancıl Ahlaklı Değilse Yaratıklara Yararlı Olamaz Tam Tersine Zararlı Olur? Niçin Bir İnsan Peygamber Ahlaklıda Olsa, Mesleğinin Piri Değilse Yaratıklara Yararlı Olamaz Tam Tersine Zararlı Olur?

- Bir doktor düşünün mesleğin de yeterince bilgi, beceri, uygulayış ve kendini (toplumsal ilişki, bilgi, beceri ve uygulayışlarını) güncelleyiş marifetlerine sahip değilse Rahmani/İnsancıl ahlaklıda olsa hiç şüphesiz ki hastalarını eksik ve sakat tedavi edecektir.
- Bir doktor düşünün mesleğin de yeterince bilgi, beceri, uygulayış ve kendini (toplumsal ilişki, bilgi, beceri ve uygulayışlarını) güncelleyiş marifetlerine sahip ancak yeterince Rahmani/ insancıl ahlaka sahip değilse hiç şüphesiz ki hastalarına ve insanlığa icabeti liyakatli olmayacaktır. Kişisel egoları ve nefsi için emeğini ve hünerlerini insancıl değerlendiremeyecek ya da kullanmayacaktır. Örneğin, Kapitalist bir düşünce işletim sistemine sahipse parayı veren düdüğünü çalacaktır. Kısaca para için, ceddi için, keyfi için, ırkı için, parti için, örgüt için… Vb nedenle nefsi egolarına (keyfi ve/veya hayvani ya da şeytani istemlerine) dayalı kendini değerlendirecektir. Bu mantığı; zihninizde ve hayatınızdaki tüm meslek ve sanat dallarına güncelleyerek yaşantınızdaki uygulayışlarla mukayeseyi ya da karşılaştırışı muhakeme ediniz.
- Bu iki koşuldan hareketle siz gençler ve öğrenciler mesleğinizin öğrenim ve eğitimin başlangıç aşamasında iken; neden mesleğinizde yeterince bilgi, beceri, uygulayış, kendini güncelleyiş marifetine ve Rahmani/İnsancıl ahlaka sahip bilincinin farkındalığını kavrayışına; inanış ve iman edişinde oluşunuz çok önemlidir.
- Mesleğinde kusursuz bilgi, beceri, uygulayış, kendini güncelleyiş ve Rahmani/İnsancıl ahlaka sahip oluş sizin emek ve kazanç atınızdır. “Emek ve Kazanç Atınızın” edepsiz, terbiyesiz, vahşi, hayvani, şeytani ve sakat oluşu bir gün sizi maddi ve manevi perişan edeceğinden emin olunuz!!!


Öğretim, Öğrenim ve Eğitimi tanımlayınız, Süreçlerini ve Programlarını Tarif Ediniz? Örneğin, Öğretim Süreci ve Öğretilen Şeyin Önemi ve Gerekliliği Bilinci, Hayata Doğru, Liyakatli ve Rahmani/İnsancıl Ahlaklı Uygulanışıyla İlişkisel Tamamlanış;

Öğretim; Hedef kitleye bilgiyi aktarmak için yapılan her şeye öğretim deriz. Örneğin, Öğretmenin sınıftaki tüm davranış ve söylemleri öğretimle ilgilidir. Bir kavramı, konuyu, dersi… Vb her şeyi hedef kitleye öğretmek için gösterilen davranış, gayret ve öğretilen her şey öğretimdir.
Öğretim Süreci; Hedef kitleye öğretim için sunulan her şey ve geçen zamanın toplamını ifade eder. Öğretim için öğretilen her şey + geçen zaman=Öğretim süreci.
Öğretim Programı; Öğretimi gerçekleştirmek için öğreten tarafından hazırlanan programdır.
Öğrenim; Öğretimle bilgi sunulan hedef kitlenin öğrenmek için gösterdiği gayret ve tepkileri ya da her şeyi öğrenimi ifade eder. Örneğin, Öğrencinin öğrenmek amaçlı sınıftaki tüm davranış, tepki ve söylemleri öğrenimle ilgilidir.
Öğrenim Süreci; Hedef kitlenin öğrenim için gösterdiği gayret ve tepkileri ya da her şeyin toplamı ve geçen zaman Öğrenim Sürecini ifade eder.
Öğrenim Programı; Hedef kitle ve öğrencileri derse hazır bulunduruş için hazırlanan programdır.
Öğrenme; Öğretim ve Öğrenimle hedef kitle de oluşan bilinçsel değişimlerin toplamı öğrenmeyi ifade eder.
Öğrenme Süreci; Öğretim ve Öğrenim Süreçlerin toplamı öğrenme sürecini ifade eder.
Eğitim; Öğrenilen şeylerin hayata uygulayışta refleks (alışkanlık/alışık tepki) haline gelişidir.
Eğitim Süreci; Eğitimin geçekleşmesi için geçen tüm süreçlerin toplamını ifade eder.
Eğitim Programı; Eğitimi hedef kitlede gerçekleştirmek için hazırlanan programdır.
Örneğin, çocuğa elini yıkamayı öğretiriz, elini yıkamayı öğrenmiştir. Aklına bazen geldikçe ellerini yıkıyorsa öğrenme gerçekleşmiş eğitim gerçekleşmemiştir. Tekrar edilen uygulamalarla ellerini yıkamayı inandırmak, İman ettirmek ve refleks haline(alışkanlık/alışık tepki haline) getirilmişse eğitilmiş kabul edilir. Buda yetmez çünkü eğitim hedefine ulaşmamıştır. Eğer çocuk ellerini suyu israf etmeden ya da israf haramdır bilinciyle yıkıyor ve doğru kullanıyorsa eğitim hedefine ulaşmıştır. Bu örnek banyo yapması konusunda eğitilmiş bir kişinin suyu israf ederek banyo yapışı eğitimin hedefine ulaşmadığı anlamına gelir.
Eğitimin Hedefi: İnsanlarda; adil, dürüst, namuslu, itidalli, yardımsever, paylaşımcı ve vicdanlı olmayı alışkanlık (alışık tepki-refleks) haline getirmektir. Diğer bir deyişle eğitimle kazandırılan her şeyin, güzel ahlak kurallarına uygun hayata uygulanışıdır. Eğitimle refleks (alışkanlık/alışık tepki) haline getirilen davranışların Rahmani/insancıl ahlakla hayata uygulanışıdır. Öğretilen şeyle ilgili tüm olanaklar kullanılarak, öğretilen şeyin hayata doğru, liyakatli, peygamberi, Rahmani ve insancıl ahlakla ilişkisel örnekleri ve uygulamaları yeterince verilmişse öğretim tamamlanmıştır.
Ola ki bu günkü dünya eğitim sistemlerinin en büyük eksiği budur. Yani insanların insancıl ahlaklı eğitilemeyişidir. Örneğin, dünyanın gelişmiş ülkeleri bilim ve teknoloji eğitimi açısından çok iyi gelişmişlerdir. Ancak bilim ve teknoloji insancıl ve Rahmani amaç ve adreslerde değil sadece ulusal çıkarları için kullanılmaktadır.
Genel anlamda eğitimin hedefi; yaratığa kazandırılmak istenen davranışları gerekli zamanlarda, gerekli koşullarda, gerekli oranda; akli, vicdani, meleği, Rahmani… Vb istendik ahlak kurallarına uygun alışık tepki-alışkanlık olarak üretimi, kullanışı ve uygulanışıdır. Bunun tam tersi, Şeytani, deccalı, kötü, nefsi, ceddi, iblisi, Doğal (hayvani), cahili (çocuksu)… Vb ahlaka dayalı; eksik, yanlış ya da istenmedik amaçlarda üretimin ve uygulanışın sonuçlarının tüm yaratıklara zararları örneklerle ve gerekçeli öğrenim/öğrenme öğrenicide/öğrencide alışık tepki (refleks) ve alışkanlık haline getirilmesi gerekir.

Pekiştireç;
-Ellerimizi hangi koşullar da neden, niçin, nasıl ve ne kadar su ile yıkamalıyız?
Sorusunun yanıtını gerekçeleriyle ve uygulamalarıyla çocuklara öğretirken öğretilen ve öğrenilen tüm uygulayışları zihinsel olarak tefekkür ediniz. Tefekkürünüzü yukarıdaki öğretim, öğrenim, öğrenme, eğitim ve eğitimin hedefiyle ilgili verilen disipline bilgilerle ilişkisel gruplandırınız.
Çocuk elini yıkayışı gerekçesiyle öğrendiği halde alışık tepki halini geliştirmemişse öğrenme tamamlanmış ama eğitim tamamlanmamış kabul edilmelidir.
Çocuk elini yıkaması gerektiğini gerekçeyle birlikte peygamberi bir ahlakla hayata uygulayıp güncellemeyi alışık tepki haline getirmişse eğitimin hedefine ulaşılmış sayılır.

Öğrenilen Şeyin Hayata Doğru, Liyakatli ve Peygamberi (Rahmani/İnsancıl) Ahlaklı Uygulanışıyla İlişkisel Tamamlanış; Öğrenilen şeyle ilgili tüm olanaklar kullanılarak, öğrenilen şeyin hayata doğru, liyakatli ve peygamberi (Rahmani/insancıl/Hz. Muhammed AS’A Peygamberlik (S.A.V) gelmeden önceki 40 yıllık insani ahlakı/Hz. İbrahim dini olan hanîfliğe tâbi olmuş) ahlakla ilişkisel örnekleri ve uygulamaları yeterince öğrenilmişse ya da öğretilen şey hayata uygulanabilir seviyede öğrenilmişse öğrenim tamamlanmıştır.
Ör. Ellerimizi gerekli zaman ve koşullarda doğru yıkayışı öğrenmenin önemine inanarak hayata uyguladığımız zaman öğrenim gerçekleşmiştir. Eğer bu öğrenim alışık tepki (refleks) ve alışkanlık sorumluluğu ile pekişmemişse eğitim gerçekleşmemiş sayılır. Eğer bu öğrenim alışık tepki (refleks) ve alışkanlık sorumluluğu ile pekişmemişse eğitim gerçekleşmemiş sayılır. Öğretim, öğrenim ve eğitimde; bir kavramın ve/veya bilginin zihindeki karşılığı; fert ve/veya toplumun hayat döngüsünde (dinamik hayatında) hayata güncellenerek uygulanabilir konumda değilse kavram, düşünce yanılgısı ve eksikliğine neden olabilir. Düşünce ve Kavram, atasözü, vecize ve cümle yanılgısı olmayan yegâne kitap Kuran-ı Kerim (C.C)'HUN Kitabıdır. Buna dayanarak (Kuran-ı Kerim (C.C)'HUN Kitabı) bu yargıya varılmıştır.

Eğitim Süreci ve Eğitilen Şeyin Yaşantıya Doğru, Liyakatli ve Peygamberi (Rahmani/İnsancıl) Ahlaklı Uygulanışıyla İlişkisel Tamamlanış; Öğretim ve Öğrenimle verilen ya da öğretilen/öğrenilen şeyin hayata uygulanışı geçerli gerekçesiyle ve bilinciyle kavranarak alışık tepki (refleks), alışkanlık haline gelmişse/getirilmişse ve hayata doğru güncelleniyorsa eğitimi tamamlanmış anlamına gelir.
Ör.Ellerimizi, yüzümüzü, ağzımızın içini ya da gerekli olduğu zamanda taharet yerlerimizi temiz su ve sabunla yıkayışı alışkanlık ya da alışık tepki haline getirmişsek doğru el yıkama eğitimi hedefine ulaşılmış ya da eğitilmiş sayılırız. Ancak peygamber ahlakıyla ilişkisel eğitim tamamlanmamıştır. Bunlara ilave olarak ellerimizi, yüzümüzü, ağzımızın içini ya da gerekli olduğu zamanda taharet yerlerimizi ifrat ve tefrit derecesin de yıkayışın kişiye ve çevresine; israfın, zararın ve haramın bilinci konusunda da eğitimimiz gereklidir. Yani ellerimizi fazla su ve sabunla yıkamak, gerekmediği halde aşırı su ile sık sık ellerimizi yıkamak, fazla su ile abdest almak, kirli su ile ellerimizi yıkamak ya da ellerimizi gerektiği koşullarda yıkamamanın sonuçları, zararları uygulamalı örneklerle öğrenip istendik alışık tepkilerimiz ya da alışkanlıklarımız gelişmişse öğrendiğimiz "ellerimizi, yüzümüzü, ağzımızın içini yıkayış" eylemleri eğitimi peygamberi (Rahmani/insancıl/Hz. Muhammed AS’A Peygamberlik (S.A.V) gelmeden önceki 40 yıllık insani ahlakı/Hz. İbrahim dini olan hanîfliğe tâbi olmuş) ahlakla ilişkisel hedefi tamamlanmış demektir. Bu "ellerimizi, yüzümüzü, ağzımızın içini yıkayış" eylemleri mantığının peygamberi (Rahmani/insancıl/Hz. Muhammed AS’A Peygamberlik (S.A.V) gelmeden önceki 40 yıllık insani ahlakı/Hz. İbrahim dini olan hanîfliğe tâbi olmuş) ahlakla ilişkisel aşamalarının; öğretim, öğrenim ve eğitimle sunulan her bilgi birimi için uygulanarak verilmelidir. Yani öğretim, öğrenim ve eğitimin her aşamasında sunulan her bilgi biriminin Rahmani (peygamber ahlaklı) uygulanışı ve tersi (insani/hüsranı, cahili, vahşi, hayvani, şeytani ... Vb) durumların sonuçları açık ve net bir şekilde bir ara da örnekleri ile uygulamalı öğrenciye verilmelidir. Ör. öğretim öğrenim ve eğitimle peygamber ahlaklı; doktor, yüklenici (müteahhit), inşaat mühendisi, mimar mühendislerin depreme dayanıklı; ev, bina, yapı hazırlayışı ile tam tersi ya da kapitalist ahlakı olanların hazırlayacakları ev, bina, yapıları günümüzdeki eğitim sistemlerinin ürünü meslektaşları insanlarla ilişkilendirip hayata güncelleyin. Peygamber ahlaklı ebeveynlerin çocuklarına gelecek hazırlayışı ile tam tersi kapitalist ahlakı olanların çocuklarına hazırlayacakları geleceği günümüzdeki eğitim sistemlerin ürünü insanlarla ilişkilendirip hayata güncelleyin. İnsanların; düşünsel, zihinsel, nesnel, sanal… Vb ürettiklerinin içindeki istenmeyen ya da enkazdan daha istendik ve peygamberi sonuçların alınışı için istendik kurallar ve uygulayışları tefekkür ederek ve geliştirerek hayata güncelleniş insanlık öğretim, öğrenim ve eğitiminin en önemli hedeflerinden bir olmalıdır. Ör. Tüm bildiklerinizi amaçlı bir işletim sistemi olarak eğitimle; Atilla'i, Cengiz Han'ca, Nemrutça, Firavun'ca, Çin'ce Luti'ce, Hudi'ce, Semut'ça, Şovenist'ce, Siyonist'ce… ya da Peygamberi (Rahmani/İnsancıl) ahlaki işletim sistemi olarak siber robotlarınıza , siber eşlerinize, siber arkadaşlarınıza… çocuklarınıza ya da hükmünüzdekilere yükleyin. Sonuçları karşılaştırıp insanda peygamberi (Rahmani/insancıl/Hz. Muhammed AS’A Peygamberlik (S.A.V) gelmeden önceki 40 yıllık insani ahlakı/Hz. İbrahim dini olan hanîfliğe tâbi olmuş) ahlakın vazgeçilmezleri konusunda bazı yargılara varın. Örneğin, yer küresi doğal ve yapay yaşam ortam simülasyonu içinde  Siber eşlerinizi sanal ortamda seçip yeterince flört ederek istemlerinize ait döngülerin bilgisayar doküman kaydı bittikten sonra nesnel siber eşinizi sipariş verebilirsiniz. Aynı durumu; değer yargılarınıza uygun siber geyşalarınız, İslam'i ahlaklı Müslüman siber eşleriniz, siber ev hizmetçileriniz, siber bilginleriniz, siber iş arkadaşlarınız, siber danışmanlarınız için… Vb için sipariş verebilirsiniz. Siber bacaklar, kollar, kulaklar… Vb fiber karbon ya da hücrelerinizden klonlanmış yeni organlarınızı sipariş verebilirsiniz.

Önemli Not; Öğretim, öğrenim ve eğitimle sunulan her şey yukarıdaki 3 kategorideki (Rahmani, Şeytani ve Vahşi İnsani/Günümüz eğitimi veya diğer) mantıki çerçevesinde ki kurallara dayalı verilmesi insanlığın basireti açık geleceği için çok önemlidir.

Pekiştireç I;
-Ellerimizi hangi koşullar da neden, niçin, nasıl ve ne kadar su ile yıkamalıyız?
Sorusunun yanıtını gerekçeleriyle ve uygulamalarıyla çocuklara öğretirken öğretilen ve öğrenilen tüm uygulayışları zihinsel olarak tefekkür ediniz. Tefekkürünüzü yukarıdaki öğretim, öğrenim, öğrenme, eğitim ve eğitimin hedefiyle ilgili verilen disipline bilgilerle ilişkisel gruplandırınız.
Çocuk elini yıkayışı gerekçesiyle öğrendiği halde alışık tepki halini geliştirmemişse öğrenme tamamlanmış ama eğitim tamamlanmamış kabul edilmelidir.
Çocuk elini yıkaması gerektiğini gerekçeyle birlikte peygamberi bir ahlakla hayata uygulayıp güncellemeyi alışık tepki haline getirmişse eğitimin hedefine ulaşılmış sayılır.

Ders Çıkarış; Öğretim, öğrenim ve eğitimde en az öğretmek kadar öğrendiklerini İnsancıl, Rahmani ve Peygamberi ahlakla uygulamanın önemi tartışmasızdır. Şu ana kadar bilimsel ve deneyimsel öğretilen ve üretilen: bilim, bilgi, teknoloji... Vb şeylerin; vahşi, yanlış, kasti ve kötüye kullanılışın ya da peygamberi (Rahmani/insancıl/Hz. Muhammed AS’A Peygamberlik (S.A.V) gelmeden önceki 40 yıllık insani ahlakı/Hz. İbrahim dini olan hanîfliğe tâbi olmuş) ahlakla ilişkisel yapılmayan öğretim öğrenim ve eğitimin sonucunu insanlık dünyası çok ağır bedelleri ödemeye gebedir. O zaman öğretim öğrenim ve eğitimle hedef kitleye kavratılan her şeyin hayata; Rahmani, insancıl, peygamberi, doğru, meleği, kötü, yanlış, eksik, vahşi/doğal, şeytani, iblisi, doğal insani(hüsranı) ve cahili (çocuksu) kullanılışına veya uygulanışına karşı tepkilerin, sonuçların bir arada gerekçeleriyle uygulamalı verilmesi (öğretilmesi öğrenilmesi ve eğitilmesi gereklidir) gerekir. Bu nedenle, insanlığın 21.YY'DA;"VETO İMPARATOLUĞUNUN" Ürünü olan 19. ve 20. YY'LIN hiç bir şeyine teslim olmadan ve sorumluluğunu üstlenmeden/kabul etmeden önce 21.YY'DA; 19. ve 20. YY'LIN her şeyini gerekçeli kefenleyip kabrine defnetmeyi (ya da ola ki; bu iki asrın her şeyini gerekçeli kefenleyip 21. YY da kabre gömülüşü ve/veya nezarete alınışını müteakiben alternatif istendik (hayırlı) İbrahim'i insan ve kavimlerin yaradılışını Allah (C.C)'HUNDAN dileniş elzemdir.) her yıl kıyamete kadar belli zamanlarda anılıp unutulmamalıdır. İnsanlık yaratılalı beri hiç bu kadar; üzerinde yaşadığı dünyanın doğal bedenine ve çevresine ait fosil; katı maden yataklarını, sıvısını (petrol ve doğal su kaynaklarını) ve doğal gaz kaynaklarını yani üzerinde yaşadığı dünyanın doğal bedenini eritip gaza çevirip ve insanların toplumsal ilişkilerini kötüye kullanarak; doğayı ve doğal koşulları (hava basılan dünya bedeni depremleri tetikler, fosil ürün gazı basılan dünya seması küresel ısınma, aşırı dengesiz ani yağışları ve selleri tetikler) insanlığın üzerine kışkırtacak ya da tahrik edecek kadar hoyratça ve bedbahtça kullanarak aşağılık cahil (çocuksu) ve/veya belki de kahpe durumuna düşmemiştir. Kaldı ki İnsanlık; 19. ve 20.YY'DA bitkiler kadar bile insanlık ömrünün (insan türünün) sonuna kadar bitmeyen güneş, dalga, rüzgâr, su, çekim… Vb enerji kaynaklarından yararlanmaya teknolojisini yönlendirmeme ya da geliştirmeme bedbahtlığında bulunmuştur. Belki de bu duruma bir daha düşmemek için gerekçesiyle "19. ve 20. YY'LIN ve Öncesi Benzeri Cehaleti ve/veya Vahşilikleri" başlığı altında kıyamete kadar bir ders verilmelidir.
-Kısaca;19. Ve 20. YY'IN teknolojisinin şeytani, cahili ve Doğal hayvani ahlaka dayalı kötüye kullanan bazı dünya devletleri; dünyanın doğal bedenine ait fosil; katı maden yataklarını, sıvısını (petrol ve doğal su kaynaklarını) ve gazını emerek, eriterek; depremlere, küresel ısınmaya neden oluşunu I. II. ve III. Dünya savaşlarının cehaleti, teknolojik vahşeti ve bedbahtlığı örnekleriyle sonuçları kavratılmalı. Aynı teknolojiyle dünyanın enerji gereksinimini karşılamak için; dünyanın doğal bedenine ait fosil; katı maden yataklarını, sıvısını (petrol ve doğal su kaynaklarını) ve gazını emmeden, I. II. Ve III. dünya savaşlarını yapmadan dünyanın enerji gereksinimi için var olan teknolojik çalışmaların ve güçlerin kıblesini; güneş, dalga, rüzgâr, su, hareket, biyo… Vb enerji kaynaklarına çevirmek yeterlidir. Bundaki amaç, kendini-çevresini doğru tanıyıp-doğru değerlendirip doğru konumlandırmak, insani sıfatlarını doğru, liyakatli ve dürüst kullanmaya haklı olarak inandırılmalıdır. Bu amaca yönelik bilimsel çalışmalar yapılmalı, dersler açılmalı ve ders kitapları yazılmalıdır.
-Nefsi cet, soy, ırk, kavim ya da insani kardeşliğinin savunucuları; cet kuyusundaki Nemrutları, Atilla'i, Cengiz Hanları, Karunları, Firavunları, Çinleri, Hitleri… Vb toplumsal ahlak virüsleri ve/veya peygamber ahlakı düşmanları, katilleri, canileri ve kahpeleri etkisiz ya da razı edemez. Akli olan peygamber kardeşliği bu tipleri hemen deşifre eden ve eleyen ilahi/peygamberi ve toplumsal kuralların oto kontrolündedir. Aslında insanlığın yaşamsal döngüleri, yönetim ve eğitim sistemleri Hz. Musa ve Hz. Harun gibi peygamber kardeşliğine dayalı lokomotif ve vagon çekiş omurgasına göre olmalı cet kardeşlikleri istenen özgün veya ortak vagonda yaşatılabilir/yaşayabilir. Peygamber kardeşliğinin lokomotifinin direksiyonunda her zaman peygamberi insan vardır. Hedefi ve sonuçları bellidir. Cet ve insan kardeşliği lokomotifinin direksiyonuna Habil ile Kabil misali bazen iyi insanlar bazen de cet kuyusundaki Nemrutlar, Atilla'i, Cengiz Hanlar, Firavunlar, Çinler, Hitler, Karunlar, Lutiler, Semudiler… Vb toplumsal ahlak virüsleri ve/veya peygamber ahlakı düşmanları ya da hastaları geçince insanlığın geleceği tehlikeye ve riske girer. Onun için cet kardeşliğinde hedef; evrimseldir, nefsidir, doğal ya da doğaldır, ender olarak peygamberidir. Hatta bu peygamber ahlakı düşmanlarının heykelleri her ülkeye dikilmeli yaptıkları; canilik, zülüm, içtikleri insan kanı, sapıklıkları, 19. Ve 20. YY'IN cehaletiyle birlikte taşlara kazınmalı, filmleri ve ahlak dersleri hazırlanmalı kıyamete kadar her yıl anılmak üzere “İnsanlığın Cehaleti, Sapkınlığı ve Zulmü” Başlığı altında zorunlu ders olarak lise 4. Sınıfta verilmelidir. Genellikle savaşlar; ilmen, fikren ve peygamberi ahlaken kazanıldıkları zaman hak edilmiş olurlar. Peygamberler; toprak kazanmak, devlet, millet, özgür olmak…Vb için değil; onurlu, liyakatli ve gerekli insani; eğitimsel, düşünsel, inançsal ve yaşamsal döngülerin; ilmi, fikri, vicdani, irfanı, imanı ve fiili nefsi müdafaa için savaşmışlardır.
-Bilerek ya da bilmeden düşünsel işletim sistemini; düz, çukur ve tümsek aynalar mantığıyla amacına uygun değerlendiren bir insanın amaçlı mantıki kurgusu gibi kendi hayat enerjisine (yaşam döngüsü enerjisine) yaratıkları, olguları, eylemleri, süreçleri… Vb aynalaştırarak ya da putlaştırarak (ilahlaştırarak) kafasına, nefsine, ceddine, zevklerine ve tiryakiliklerine uyumlu ya da köle direkt veya dolaylı ilah arayanlarla gerçekleri öğrenme pahasına tüm namuslu (namuslu, dürüst, vicdanlı... Vb Rahmani ve/veya şeytani insanlarla; namuslu, dürüst, vicdanlı... Vb kara cahil , kasti cahil ve/veya çocuksu cahil insanlar karıştırılmamalıdır) ve şerefli sıkıntıları göze alıp Allah (C.C) ilahi/peygamberi kurallarına tam teslimiyeti denemekten veya yapısı (fıtratı) oranında kabullenmekten gocunmayan ve korkmayan iki insan arasındaki tercih farkları ve geçişkenliklerin (ikisi arasındaki tercih derece ve çeşitlerinin) tüm insan toplumundaki hemen tüm inançsal tercihleri kapsadığına dikkat ederek ya da farkındalığını kavrayıp hayata; bedensel, düşünsel ve deneyimsel; uygulayarak, konumlayarak ve konumlandırarak; insanların, cahili, kasti, nefsi, alimi ve ilahi/peygamberi mantık sistemlerine dayalı tüm tercihlerin 3 konumdaki disiplinini bir arada anlamaya çalışın.

Pekiştireç II;
Kavramı doğru bilmek, doğru algılamak ama uygulamasını yanlış yapmak ne demektir? Kavramları hayata doğru uygulayış ne demektir? Kavramları hayata yanlış uygulamanın zararları nelerdir? Örneğin vatanı, toprağı sevmek, hoşlanmak, önemine inanmakla, vatanına sadık olmayı ilişkilendirin. Örneğin bir köpeği yatak odasına kadar sevgi, saygı, ilgi, göstermekle bir insana aynı şeyi yapmanın farkındalığını kavrayın. -Evini, arabasını,… Vb eşyayı,
-Hayvanları, bitkileri, … Vb canlı gruplarını,
-Milleti, vatanı, toplumu… Vb insani gruplarını,… Vb
1-Sevmek,
2-Hoşlanmak
3-Önemine inanmak
4-Beğenmek, İlgi Duymak, Takdir Etmek, Merhamet etmek arasındaki yapısal (fıtratı), inançsal, kültürel, kişisel, özel, özgün ... Vb değer yargılarının özgünlüklerini, farklarını ve farkındalıklarını liyakatli anlamaya, hayata uygulamaya çalışın. Örneğin; Allah, Sevgili habibim (sevgilim) dediği ve şerefine Kâinatı yarattığını söylediği HZ. Muhammed AS’IN (peygamberinin) geçmiş ve gelecekteki her şeyini kabullenip affetmiştir. Bu mantıktan hareketle sevmek kavramının en anlamlı, ulvi ve öğreticiliğini kusursuz ifade eder. Her koşulda hedefteki yaratığın artılarının ve yeşil çizgilerinin hürmetine; değişmez günahlarına,negatiflerine, olumsuzluklarına, istenmedik tiryakiliklerine, eksilerine, kırmızı-turuncu... Vb değer yargısı çizgilerin özgünlüklerine ve aşkınlarına (ifrat ve tefritlerine) saygı çerçevesinde katlanılıyor, affediyor ve/veya hoş görülüyorsa sevgiden bahsedilebilir. Bu mükemmel örneğin mantık kurgusunu sevgi ve eğitimde tüm kavramların farkındalığını ya da kavram yanılgısının felaketini algıda değişmezlikle (herkeste aynı algıyı uyandırışla) ilişkisel anlayışa/anlamaya çalışın. Örneğin, Sadece Menfaate, Cinselliğe, Hoşlanmaya, Ailevi İstem ve İlişkilere, Beğenmeğe, Takdir Edişe, İlgi Duyuşa… Vb. birine dayalı bir evlilikle hepsini içeren “İnanç, Sevgi, Değer Yargısı Denkliği ve Hoşgörüyü Kabullenişe” dayalı evlilik arasındaki farkındalığı düşünerek “kavram yanılgısını” anlayışa ve genelleyişe çalışın. Bu mantığı zihnimizdeki bildiğiniz tüm kavramları neden tam-net bilip ve doğru uygulayışınızla, ilişkilendirin ya da güncelleyin. Evrim, Matbaa, Sevmek ve Hoşlanmak kavramları arasında kavram yanılgısı kadar evrim ve matbaa kavramlarının tanım farkındalığını dinde kavrayışta kavram yanılgısı olmuştur. Matbaa ve evrim dine aykırı değildir. Hatta hiç bir şey dine aykırı değildir. Helale ve dine aykırılığın kavram yanılgısını anlayışa/anlamaya çalışın. Yaşantımız, Kendimiz, Toplum, Mesleğimiz ve Çevremizle Kavramları doğru ve net; bilişin, konumlandırışın önemi ve farkındalığını bilmek önemlidir. Bunu tam tersi bilgisizlik ve eksik kavram bilgisinin yol açacağı kavram yanılgısının düşünce ve eylem yanılgısına neden olabileceğini anlayışa/anlamaya çalışın. Bu bilgiler ışığında kavram öğretiminin önemi ve kavram yanılgısının felaketini derslerde öğrencilerimize öğretmeliyiz. Öğretimde algıda değişmezlik (herkes tarafında aynı anlamı uyandırış kuralı) kuralıda önemlidir. Her kavram herkes aynı anlamı çıkartacak şekilde öğretilmelidir. Ya da farklı anlamları da varsa örneklerle verilmelidir.
-Farkındalıklarını kavradıktan sonra liyakatli eşleştirmeye çalışın
Ör. sevginin liyakati hangi yaratıkta, eşYa da, canlı grubunda/larda hayat bulması veya icabet edilmesi daha liyakatlidir?
Ör. sevginin, hoşlanmanın, beğenmenin, ilgi duymanın ve merhametin liyakati hangi yaratıkta/larda, eşYa da/larda, canlı grubunda/larda hayat bulması veya icabet edilmesi daha liyakatlidir?
-Yukarıdaki mantıktan hareketle toplumsal bazda kullanılan hemen çoğu kavramlar, kavramisimler, isimleri noktalama işaretleri, harfler, rakamlar ve semboller... Vb bilgilerin; akli gereksinim ürünü değil de, nefsi doğal gereksinimin evrimsel ürünü olarak vahşice (doğal) kullanılmaktadır.
Örneğin, Vatan, Millet, Bayrak, Toprak, Doğa, Ölülerin… Vb tapınmaya, sevgi ve şefkate değil sadakate, dua ve liyakatli davranışa gereksinimleri vardır.
Hayvanlara sevgi ve şefkat değil merhamet ve adalet yeterlidir. Sevgi kadar değerli vakit ve enerjisini insan ve akli yaratıklara sunumu daha liyakatlidir. Toprak, vatan, bayrak sevgi ve şefkat enerjisine tepkisizdirler. Sadakat yeterlidir. Toprak, vatan, bayrak, hayvan, doğaya, bitkilerle… Vb sevgi ve şefkat enerjisine liyakatiyle tepkisizdirler ya da liyakatsiz tepkilidir. Ayna görüntüsü mantığı ile verdiğimiz enerjiyi liyakatsiz ve teslimiyetçi bize yansıtarak bizi düşünsel yanıltırlar ancak ilahi/peygamberi ve insani enerji farklı ve liyakatli hayatidir. Putlara tapanların kendilerine yansıyan enerjisi de ayna görüntüsü teslimiyetçi mantığı ile olduğu için yanıltıcı inanç tiryakiliğini insanda yaratır/mıştır. Ola ki inanç, sevgi ve sevdaya (aşka) dayalı; doğal, vahşi, eşya ve akıllı olmayan yaratık kökenli alınan pozitif enerjiler insanın düşünsel enerji sistemini doğallığa ve vahşiliğe motive edici ya da güdücüdür. Bu durum kafasına, arzuladıklarına, menfaatlerine, nefsine, ceddine, milletine ve tiryakiliklerine uyumlu ilah ve inanç arayanlar ya da gerçek inançlarını bu formatta/kılıkta/şekilde görmek-anlamak-yorumlamak-uygulamak isteyenlerle tam tersine gerçeği öğrenme pahasına hakkıyla sıkıntı ve güçlükleri göze alan insanlar arasındaki farkındalık ve farktır. Batıdaki insanların bilmeden ya da evlerin de, bahçelerinde zevk için besledikleri; bitki, hayvan ya da tarihi süs eşyalarının maliyetini aç ve yoksul insanlar için kullanışını düşünün. Ör. zevk için evde beslenen köpeklerle bir çoban köpeğinin işlevleri ve gördükleri ilgi arasındaki ilişkinin farkındalığını ve liyakatini bir arada düşünüp değerlendirin. Batıdaki öğretim, öğrenim ve eğitim esnasında; evde süs için beslenen canlı yaratıklar, evde zevk için bulundurulan pahalı süs ve tarihi eserlerin yüksek maliyetleri yerine güvenilir kurumlarca tanıştıkları; Afrika, Bangladeş, Hindistan… Vb yerlerde internet üzerinde görüşebilecekler gerçek yoksul kardeş bir aile edinip yardım etmenin daha insani olabileceğinin daha doğru olduğu telkin edilirse her halde sonuç bu günkünden farklı olurdu.
-Ola ki yanlış, doğal, doğal ve/veya eksik; öğretim, öğrenim ve eğitim ürünü olan bu günkü çoğu insanlarda ki; bu istenmedik alışkanlık, tiryakilik, davranış… Vb kontrol edebilen doğru/gerçekçi öğretim, öğrenim ve eğitim sisteminin ürünlerine sahip insan kadar iradeli insan, tersi/leri kadar ise eksik, cahil, vahşi, doğal ve hayvani insanız anlamı çıkar. Bu çıkarsayışı günlük, haftalık, aylık ve yıllık yaşam döngülerinize güncelleyerek; siz ne kadar neyi/neleri kontrol ediyorsunuz, iradenizi kontrol edenleri istişare ederek hakkınızda bazı iradi yargılara ve önlemlere/tedbirlere varınız. Bu iradi yargılara ve önlemlere/tedbirlere varmadan önce; yalan, iftira, şer, domuz etini yiyiş, şovenistlik, Siyonistlik, radikaller, milliyetçiler, yenilikçiler, cahiller, cahillik, hastalık, virüs, kötü davranış… Vb istenmedik, davranış, yaratık, eylem, bilgi… Vb
A-Bu istenmedik ya da istenmedikler niye vardır?
B-Bu istenmedik ya da istenmediklerin mutlak gerekli olduğu yer/yerler neresi/nerelerdir?
C-Bu istenmedik ya da istenmedikler hiç olmazsa hayat döngüsünde ne/ler eksilir, ne/ler bozulur… Vb ne/ler olur? Sorularının mutlaka doğru ve liyakatli yanıtlarını araştırın sonra istendik/çözümsel iradi amaçlı; yargıya/lara, sonuca/lara varınız ve/veya öğretime, öğrenime, eğitime, ıslahata/lara, terbiyeye ve önleme/lere baş vurunuz. İnsanlığın ve/veya bir kavmin; radikal milliyetçileri (kavimlerin parmak izi), radikal Müslüman'ları (dinin farzlarının sigortası), radikal yenilikçiler (kavimin asra uyum ışıkları) ya da her çeşit gerekli radikalleri rahmani alimler ve bilginlerce, her an asrın değişimlerine ve/veya koşullarına uyumlu bilgilendirilip irşat edilmezse; milliyetçiler şovenizme, inananlar Siyonizm'e, yenilikçiler otistik ve liyakatsiz felsefi görüşlere ve/veya inançlara zarara uğrarlar. Genellikle âlimsiz bir kavim ya da nefsine zülüm eden Müslüman kavimin/lerin rahmani alimleri ve bilginleri menfaatleri gereği radikallerinin arkasına gizlenir ya da onlara teslim olursa bu sonuç ortaya çıkar. Bu nedenle bunların hürriyetlerinden çok doğru adreste örgütlendirilip düşünsel ve toplumsal olarak güncellenişleri daha doğrudur. Âdemi İnsan; Meleği Ruhu, Meleği aklı ve Meleği Vicdanı Kanadıyla (Meleği Güzel Ahlak Kanadı) meleklere kenetlenip güzel ahlak hasletlerini gösterirken, Diğer kanadıyla yani Hayvani Olan Nefsiyle, Hayvani Olan zekâsıyla ve Hayvani Olan Vicdaniyle (Vahşi/Hayvani Ahlak Kanadı) Hayvanlara ve eşyaya kenetlenip vahşi/hayvani ahlak hasletlerini gösterir. Bu kanatlardan Meleği Güzel Ahlak Kanadı kırık ve/veya güdük olursa o insan tek taraflı Vahşi/Hayvani Ahlak Kanadıyla daha aşağılıklara uçarak çok tehlikeli hilkat garibesi bir zararlı yaratık olur. Bu kanatlardan Vahşi/Hayvani Ahlak Kanadı kırık ve/veya güdük olursa o insan tek taraflı Meleği Güzel Ahlak Kanadıyla daha yukarılara uçarak ruhban/meleğimsi bir yaratık olur. Bu iki kanadın dengesi/balansı hafif ahrete doğru ya da meyilli olarak eğitimle verilmelidir. Dünyası için ahreti, ahreti için dünyasından vazgeçen bizden değildir. Hadis vardır.

Neden İnsanı, çevremizi, kendimizi, mesleğimizi doğru tanımak ve insancıl adreslerde bulunmayı/bulunuşu refleks(alışık tepki) haline getirmek/getiriş farzdır? Doğru Adreste Duruşun 5 Kuralı; Doğru Adreste Duruş İçin Öğretim, Öğrenim Ve Eğitimin Mutlaka Asgari 5 Kuralı; Rahmani İnsancıl ve Peygamberi Adreste Duruşun 5 Kuralı;
Neden İnsanı, çevremizi, kendimizi, mesleğimizi doğru tanımak ve insancıl adreslerde bulunmayı/bulunuşu refleks(alışık tepki) haline getirmek/getiriş farzdır? Doğru Adreste Duruşun 5 Kuralı; Doğru Adreste Duruş İçin Öğretim, Öğrenim Ve Eğitimin Mutlaka Asgari 5 Kuralı; Rahmani İnsancıl ve Peygamberi Adreste Duruşun 5 Kuralı;
1.Kural: Her şeyden önce İnsan olduğunu kabulleniş. Rahmani insan oluş için dünyada bulunduğunu ve Rahmani doğru adreste duruşun refleksinin (alışık tepkisinin) kesinliğini kabul ediş. Değiştirmeyeceği ve/veya Değiştiremeyeceği şeyleri, İnsanlık Ailesi'ni ve kendisini olduğu gibi kabullenişe razı oluş gerekirse peygamberi ve insancıl değişime/lere talip olmak. Değiştirmeyeceği ve/veya Değiştiremeyeceği; fıtratı/yapısal, insani, çevresel … Vb her şeyi ve kendisini olduğu gibi kabullenişe razı oluş gerekirse peygamberi ve insancıl değişime/lere talip olmak. En azında yaratıkların değişmez kaderleniş kırmızı çizgilerini; örneğin, ölüm, bilmezlik, cehalet, aşkınlık… Vb niyet olarak kabulleniştir. Ayrıca tüm yaratıkları, her fert ve toplumun “Geçmişten Geleceğe Tüm İnsanlık Ailesi Çözmecesinin/Pazılının” gerekli bir parçası/üyesi olarak “İnsanlık Birlikteliği” istemine, arzusuna, azmine ve gayretine razı oluştur.
2.Kural: Kendisini ve çevresini doğru tanıyış. Kendisini ve çevresini düz ayna mantığıyla değerlendiriş ve konumlandırıştır. Rahmani, insancıl, peygamberi, doğru ve dürüst tanıyış ve/veya dürüstçe iç dünyasına ve çevresine kendisini konumlandırıştır.
3.Kural: Yeterince bilgili oluşu kabulleniş. Kendisini ve çevresini doğru anlamlandırış ve uygulayış için yeterince bilgili ve beceri sahibi oluşu koşulsuz kabulleniştir. Yaratıkların her şeyini ve mesleğini; doğru, dürüstçe, Rahmani/İnsancıl anlamlandırış ve uygulayış için yeterince bilgili ve beceri sahibi oluşu koşulsuz kabulleniştir.
4.Kural: İnsancıl adreste duruş. Peygamberi (Rahmani/İnsancıl) bir ahlakta doğru adreslerde bulunuşu alışık tepki (refleks) ve alışkanlık haline getiriştir.
5.Kural:Bildiklerini Hayata İnsancıl Uygulayış. Öğrendiklerini Rahmani (peygamberi/insancıl) ahlak çerçevesinde alışık tepki (refleks) olarak hayata uygulayıştır. En Güçlü, Siyasi ve Menfaatperest adreslerde değil de Rahmani, İnsani ve Doğru adreste duruşun en güzel örneği; Allah (C.C)’N yardımıyla, Hz. Muhammed AS’IN çevresinde, zamanındaki krallıklar ve imparatorluklara ekmek peynirle hatta daha zor koşullara Rahmani duruşuyla İslam'iyet’in yayılışını başarmıştır. Bu mantıktan hareketle doğru adreste bulunuşu alışık tepki (refleks) haline getirişin en kestirme yolu Rahmani, insancıl, peygamberi dürüstlük ve/veya peygamberi imanla hayatı yaşamak yeterlidir. Yaratıkların özellikle fert, kavim ve devletlerin; zihinsel, bedensel, düşünsel, amaçsal, menfaatsel... Vb adreslerini doğru tanımlayıp, belirleyip bildikçe onların hakkında daha doğru karar verir ve doğru adreslerde duruş olanağını elde ederiz.-Ola ki herkes her şeyi bilmeyecektir. Cüzi ilme sahipsiniz (Ayet vardır) .Yani en azında her kes bir şeylerin cahilidir.-Herkesin olanakları ölçüsünde; nesnel, iradi, sanal, düşünsel, toplumsal… Vb. kendine özgü özgünlükleri ve tercihleri olacaktır. İnsanın Ahlak Kanadı (Sağ) ve Meslek Kanadıyla (Sol) Eğitimin Hedefine Uçuşunun Amacı; Doğru Adreslerde Bulunuşun 5 Kuralı Uygulanarak Gerçekleşmelidir. Önemli olan amaç kişinin ve toplumun; olanakları, sıhhati, iradesi, bilgisi… Vb. çerçevesinde (insan pazılı/çözmecesi içinde) kendisini/kendilerini (özgün pazılı/çözmece parçası) peygamberi (Rahmani/insancıl/Hz. Muhammed AS’A Peygamberlik (S.A.V) gelmeden önceki 40 yıllık insani ahlakı/Hz. İbrahim dini olan hanîfliğe tâbi olmuş) ahlak ölçülerinde verimli konumlandırışı doğrultusunda öğretim, öğrenim ve eğitimin mutlaka asgari doğru (yukarıdaki 5 koşul çerçevesinde) verilişinden kesin emin oluştur. Fert, toplum, kavim ve tüm insanlık ailesi bazında; sokakta ve tüm toplumsal alanlarda (özel haller hariç); diğer insanları aşırı kıskandırıcı, ürpertici, tiksindirici, rencide edici, rahatsız edici, iştahlandırıcı, kışkırtıcı, küçümseyici, tahrik edici, aşırı özendirici, şaşırtıcı eylem, davranış, sohbet, giyim, kuşam… Vb. bulunmaması gerektiğinin öneminin ve farkındalığını gerekçeleriyle öğrencilere kavratmalıyız. Ancak bundan sonra kişinin olanakları ölçüsündeki iradesiyle tercihleri kendisini belirler. Hayvani ve İnsani Hürriyetin Farkındalığını kavrayış önemlidir. Edepsizlerin, Edeplilerin ve Herkesin (Şerrinden Emin Ve Beri Olmak İçin); Her Mecliste Kendini İfade Ediş Köşesi Olmalı. Köşeye gelenlere ya da sıradaki her kese “Kendini İfade Edişin Edepli Ve Peygamberi Oluşun Önemi Dersi” ayrıntılı bir şekilde eğitimcilere verilmelidir. Bundan sonrası onların kendilerini ifade tercihleri onların ve temsil ettiklerinin edebini ve kalitesini ifade eder ya da belirler. Özet;1- İnsanlık Ortak Paydası Üyesi Olarak Payını (Özgünlüğünü) Peygamberi Konumlandırış. Değiştirmeyeceklerine Karşı Peygamberi Adreste Bulunuşu Kabulleniş. İnsanlık Ailesinin üyesi oluşunu ve baş edemeyeceklerini ve değiştiremeyeceklerini Koşulsuz kabulleniş. 2. Kendisi, Mesleği ve Çevresi hakkında yeterince bilgi sahibi oluşunun gereğini kabulleniş. 3. Kendisini ve Çevresini Düz ayna mantığıyla değerlendiriş. 4.Bildikleriyle Peygamberi (Rahmani/İnsancıl) bir ahlakla doğru adreslerde bulunuşu alışık tepki (refleks) ve alışkanlık haline geliştirir.5. Bildikleriyle kendisini ve çevresini düz ayna mantığıyla değerlendiriş ve Peygamberi / İnsancıl konumlandırıştır. kendisini Rahmani, insancıl, peygamberi, doğru ve dürüst tanıyış ve/veya dürüstçe iç dünyasına ve çevresine kendisini konumlandırıştır.
Sonuç; Doğaya Karşı Doğru Adreste Duruş Ne Demektir? Çevre Bilinci İnsanlarda Geliştirilerek Plastikler, Kâğıt, Şişe-Cam ve Metaller Çöp Değil Bunların Çöp Torbalarına Doldurup En Kısa Yoldan hedefine brakılmalıdır. İnsanlık doğaya ve birbirine karşı doğru adreste durmadığı için doğal ve yapay çevrenin ilkel ve doğal insan sorunu ortaya çıkmıştır. Ola Ki Yaratıklar içinde hayırlı bir kişilik olmak için ola ki bu 5 kuraldan bir tanesine bile uymazsanız doğru adreste duramazsınız. Gerekli olduğumuz için yaratılmışız ve varız. Her insanı insanlık kitabının bir sayfası kabul edin. Kendi sayfanızı ve Yaşadığınız çevredeki kitap sayfalarını doğru tanıyıp bu sayfalar arasında doğru adreste duruşun koşulu irâdemiz çerçevesinde samimi, rahmani, hür ve adil oluştur. Eğer cahiller, caniler, tanımadıklarımız… Vb karşı doğru adreste duruşta başarılı olamıyorsak, ya diyetle yaklaşılmalı ya da cahillerden uzak duruşa gayret edilmelidir. Cahillerden yüz çevir ya da uzak dur diye ayet ve hadis vardır. Bu yaşam boyutunda her insan bir hayvanın sırtındadır. Kendini kontrol edebildiği kadar süvari kişilik, kontrol edemediği kadarda hamal kişiliktir ki buna nefis denir ya da atınızı (nefsinizi) kontrol edebildiğimiz kadar süvarisi kontrol edemediğiniz kadarda hamalıyız. Genlerimizi ne kadar irâdemizle kontrol edebiliyorsak her şeyimizin süvarisi, tersine ise her şeyimizin hamalıyız demektir. Bir kavmin yenilikçilerini asimile eder bitirirseniz, akabinde milliyetçilerini asimile edişe başlarsanız bu tam mümkün değildir çünkü o kavmin değişmeyen/değişmez parmak izidirler (kavmin özgün kişilik genlerini taşırlar). Ancak yok etmeniz gerekir. Bu seferde evrimsel seçilimde en güçlü savaşkan Nemrut'u, Atillams'i, Cengizhan'i, Firavun'u, Çin'i, Hitler'i… Vb insan ahlakının acımaz kara delikleri ve kavmin asimile edildiğini sandığınız yenilikçileri de ters teperek karşınıza çıkar ki kayıp edişi hak etmiş olursunuz. Her kavmin özgün radikallerinin, milliyetçilerinin, yenilikçilerinin, cahillerinin… Vb dozunda gerekliliğini doğru adreslerde ve doğru kişilikler de yaşatmak elzemdir. Cahillerin, kafirlerin… Vb karakterlerin yok olduğunu düşünün sonuç sosyal döngünün çöktüğünü görürsünüz. Bir anda herkesin her şeyi bildiğini düşünün ya da geleceğiniz hakkında her şeyinizi bildiğinizi düşünün o zaman cehaletin, bilmezliğin, yalanın ve sabrın ilaç olduğu konumların ve zamanların olabileceğini keşfedebilirsiniz. Allah (C.C)’HU hiçbir şeyi boşuna yaratmamıştır. Önemli olan her şeyi dozunda ve yerinde rahmani biliş, kullanış ve uygulayıştır. Kısaca doğal döngüdeki özgünlüklerin gerekliliği kadar toplumsal, zihinsel, düşünsel ... Vb döngülerdeki özgünlükler gereklidirler. Önemli olan toplumsal yönetim, ahlak ve her türlü ilişkinin kilit ve yönlendirici noktalarında Peygamberi/Rahmani/insancıl ahlaklı +bilgili +liyakatli kişiliklerin; yönetimlerde, eğitimde, sağlıkta ve yargıda sürekli bulunuşunu tam ve net teminat altına alan/garantileyen; seçim sistemleri, yönetim sistemleri, rejimler ve demokrasileri sağlayıştır.

Öğretim, Öğrenim, Eğitim ve Eğitimin Hedefi Nedir? Aralarında Nasıl Bir İlişki Vardır?
1-Öğretim kavramı öğretmekten gelir ve genellikle planlı ve programlı öğretim kast edilir.
-Öğretim, öğrenim ve eğitimin maksatlı bir ön basamağıdır.
-Öğretimsiz öğrenim ve eğitim; ya plansız, ya fıtratı ya doğal ya da saldım bayıra çevre-doğa kayıra eğitimidir.
-Öğretim ve öğrenim birlikte; eğitimin gerçekleşmesi ve eğitimin hedeflerine ulaşılması için mutlak gerekli iki ön basamaktır.

-Öğrenmenin gerçekleşmesi için yapılan her şeye öğretim denir.
-Öğretim öğrenmenin gerçekleşmesiyle tamamlanır.
2-Öğrenim/Öğreniş(Öğrenme);bir şeyi öğretirken/öğretilirken öğrenen kitlenin öğrendiklerini hayata uygulayabilir ve güncelleyebilir durumunda öğrenmiş ise öğrenme gerçekleşmiş demektir.
-Öğretimle, fıtraten bilinen veya herhangi bir şekilde öğrenilen-edinilen-kazanılan bilgilerin hayata kalıcı uygulanışlarının ve davranışların ürünü sonuçları öğrenmedir.
3-Eğitim ise öğrenilenlerin yaşantıya uygulanabilir alışkanlık ve alışık tepki (refleks) davranışları haline getirilmesiyle amacına ulaşmış olur.
-Eğitimin gerçekleşmesi için mutlaka aktarılması veya bilinmesi istenen bilginin; ya önceden bilinmesi, ya genlerinde kayıtlı olması yani yapısal bilmek(fıtraten bilmek) veya mutlaka öğretimle bilginin eğitilmek istenene aktarılması zorunludur.

4-
Genel anlamda eğitimin hedefi; yaratığa kazandırılmak istenen davranışları gerekli zamanlarda, gerekli koşullarda, gerekli oranda; peygamberi, akli, vicdani, meleği, Rahmani… Vb istendik ahlak kurallarına uygun alışık tepki-alışkanlık olarak üretimi, kullanışı ve uygulanışıdır. Şeytani, deccalı, kötü, zeki (sadece zekâyi), nefsi, ceddi, iblisi, Doğal (hayvani), cahili (çocuksu), insani (hüsran-i)… Vb ahlaka dayalı; eksik, yanlış ya da istenmedik amaçlarda üretimin ve uygulanışın sonuçlarının tüm yaratıklara zararları örneklerle ve gerekçeli öğrenim öğrenicide/öğrencide alışık tepki (refleks) ve alışkanlık haline getirilmesi gerekir.
-Eğitimin Hedefi: İnsanlarda; adil, dürüst, namuslu, itidalli, yardımsever, paylaşımcı ve vicdanlı olmayı alışkanlık (alışık tepki-refleks) haline getirmektir. Diğer bir deyişle eğitimle kazandırılan her şeyin, güzel ahlak kurallarına uygun hayata uygulanışıdır. İnsanlık çocuklarına, gençlerine ve yetişkinlerine peygamber ahlakının önemini, kurallarını, kendini ve doğayı tanıma bilgilerini vaktinde hayatın her aşamasıyla ilişkisel örneklerle vermelidir. Allah (C.C) rızası için bir yolda iseniz her şey ilişkisel ve uyumludur( rastgele ve tesadüfi değildir). Bunun tam tersinde ise sanki her şey tesadüfi ve rastgele konum ve algı içindedir.
-Aksi durumda gelişen çocuğun, gencin ve yetişkinin; beyni ve zihni rastgele çevreden abur cubur algıladığı bilgilerle doluşarak; Tarzan'ca-vahşice eğitilmiş doğal-doğal insan olurlar ki 19., 20. ve 21. Yüzyılın ilkel ve vahşi/doğal insanının teknolojisi ve çevre sorunları; deccalı ve doğal öğretim, öğrenim ve eğitimin ürünüdür. Eğitimde ilk hedef; Peygamberi (Rahmani/İnsancıl) ahlak çerçevesinde her fert ve topluma her zaman fıtratı oranında doğru ve akıllı konum ve/veya adreslerde bulunuşu alışık tepki (refleks) ve alışkanlık haline getirtmektir. Demirkuş 2012 Sanki her yaratık geçmişten geleceğe yaratıksal çözmece çetelesinin özgün bir çözmece parçası ve özgün bir kör noktaya sahiptir. Önemli olan hedef eğitimle hepsine her şeyi değil; fıtratı, güvenirliği, yapabilirliği ve peygamberi (Rahmani/insancıl/Hz. Muhammed AS’A Peygamberlik (S.A.V) gelmeden önceki 40 yıllık insani ahlakı/Hz. İbrahim dini olan hanîfliğe tâbi olmuş) ahlakı oranında bilmesi ve yapması gerekenleri verişin ölçüsünün farkındalığını kavrayış ve uygulayışı hayata güncelleyiştir. Mantıksal, düşünsel, zihinsel ve bedensel; inanç, iman, irfan, medeni …Vb liyakat bütünlük sahibi oluşla bunlardan sadece bir veya birkaçına eksik sahibi oluşu arasındaki insanların farklılığının farkındalığını anlayışa/anlamaya çalışın. Günümüz insanların ve politikacıların tümünün ahlaken ve bilmen otistik eğitilişin sonuçlarıyla ilişkilendirin. Herkes her şeyi bilseydi ya da herkes herkesin niyet ve yaydığı enerji çeşidini doğru okusaydı ne olurdu? Sorusunun yanıtı düşündürücü olmalıdır? Eğitimde kime ne kadar şey öğretmeliyiz sorusunun yanıtı eğitimin hedefini sınırlar. Kuran'ın çerçevesi ve çetelesi içinde bilimin konumu ve yerini eğitimde doğru yeşertiş gereklidir. İslam'iyet'teki bir amaçta ifrat, tefrit ve zındıklıklardan uzak ve/veya bunlara diyet/kontrollü olarak insanların/insanlığın düşünsel toplumsal olarak; birbirine ve çevreye icabetlerinin peygamberi (Rahmani/insancıl/Hz. Muhammed AS’A Peygamberlik (S.A.V) gelmeden önceki 40 yıllık insani ahlakı/Hz. İbrahim dini olan hanîfliğe tâbi olmuş) ahlak çerçevesinde oluşuna yönelik öğretim, öğrenim, eğitim ve uygulayışı hayata gerçekleştiriştir. Demirkuş 2011

Pekiştireç I ;
1-Öğretim; DNA zincirinin birinci ipliğinin yaşayabilen dizinini biyolojik yapı taşlarından üretmek,
2-Öğrenim; DNA zincirinin birinci ipliğini tamamlayıcı uygun ikinci ipliğinin yaşayabilen dizinini biyolojik yapı taşlarından üretmek,
-Birbirini tamamlayan bu iki ipliksi zincirin fermuarlarının karşılıklı gelip tamamlanması yani kapanmasıyla öğretim ve öğrenim tamamlanır/tamamlanmış olur.
3-Eğitim; tamamlanan iki zincirin uygun koşullarda kendilerini klonlamayı alışık tepki (refleks) ve alışkanlık haline getirmeye başlamasıyla/başarmasıyla yaratığın vahşi/doğal olan eğitimi tamamlanır.
4-Eğitimin Hedefi: İnsanlarda; adil, dürüst, namuslu, itidalli, yardımsever, paylaşımcı ve vicdanlı olmayı alışkanlık (alışık tepki-refleks) haline getirmektir. Diğer bir deyişle eğitimle kazandırılan her şeyin, güzel ahlak kurallarına uygun hayata uygulanışıdır. Çocuklar da (öğrencide/öğrenicide) bu biyolojik DNA zincir fermuarının gerekli zamanlarda, gerekli koşullarda, gerekli oranda; peygamberi, akli, vicdani, meleği, Rahmani… Vb istendik ahlak kurallarına uygun alışık tepki-alışkanlık olarak üretimi, kullanışı ve uygulanışıdır. Şeytani, deccalı, kötü, zeki (sadece zekâyi), nefsi, ceddi, iblisi, Doğal (hayvani), cahili (çocuksu), insani (hüsran-i)… Vb ahlaka dayalı; eksik, yanlış ya da istenmedik amaçlarda üretimin ve uygulanışın sonuçlarının tüm yaratıklara zararları örneklerle ve gerekçeli öğrenim öğrenicide/öğrencide alışık tepki (refleks) ve alışkanlık haline getirilmesi gerekir.

Pekiştireç II;
1-Öğretim; pantolon fermuar zincirinin dişli birinci kanadının/parçasının üretimidir,
2-Öğrenim; pantolon fermuar zincirinin dişli tamamlayıcı ikinci ya da diğer kanadının/parçasının üretimidir,
-Birbirini tamamlayan bu iki parça fermuar zinciri dişlerinin karşılıklı gelip tamamlanması yani kapanmasıyla öğretim ve öğrenim tamamlanır/tamamlanmış olur.
3-Eğitim; öğrencinin/öğrenicinin fermuarı açıp kapamayı alışık tepki (refleks) ve alışkanlık haline getirmeye başlamasıyla/başarmasıyla tamamlanır.
4-Eğitimin Hedefi: İnsanlarda; adil, dürüst, namuslu, itidalli, yardımsever, paylaşımcı ve vicdanlı olmayı alışkanlık (alışık tepki-refleks) haline getirmektir. Diğer bir deyişle eğitimle kazandırılan her şeyin, güzel ahlak kurallarına uygun hayata uygulanışıdır. Çocukların (öğrencinin/öğrenicinin); pantolon fermuarının gerekli zamanlarda, gerekli koşullarda, gerekli oranda; peygamberi, akli, vicdani, meleği, Rahmani… Vb istendik ahlak kurallarına uygun alışık tepki-alışkanlık olarak kullanışı ve uygulanışıdır. Şeytani, deccalı, kötü, zeki (sadece zekâyi), nefsi, ceddi, iblisi, Doğal (hayvani), cahili (çocuksu), insani (hüsran-i)… Vb ahlaka dayalı; eksik, yanlış ya da istenmedik amaçlar için kullanışın ve uygulanışın sonuçlarının tüm yaratıklara zararları örneklerle ve gerekçeli öğrenim öğrenicide/öğrencide alışık tepki (refleks) ve alışkanlık haline getirilmesi gerekir. Dünyada Yürürlükteki Eğitim Sisteminin/lerinin Durumu Konumu ve Liyakati; Var olan eğitim sisteminde İslam'iyetin geçerli ve gerçek; inançsal, kültürel, kavimsel… Vb hemen hiçbir değer yargısı dikkate alınmadan ya da sadece Bâtının deneyimlere dayalı doğal değer yargılarına, dünyevi yönetimsel ve bilimsel değer yargılarına dayalı eğitim sistemleridir. Bu eğitim sisteminde; insanların tüm düşünsel, zihinsel, nesnel, sanal, dijital, kültürel, inançsal … Vb istendik, gerçek değer yargıları ve doğa, doğa ötesine ait bildikleri bilimim Doğal değer yargılarına kodlayarak, zipleyerek ve asimile ettirilerek insanlığı yaşamsal olarak nesnel doğanın ve düşünsel olarak bilimin kefeni içerisine asimile ettirmektedir. Diğer bir deyişle insanlığın bilimi ve doğayı aşan düşünsel ve zihinsel değer yargılarını bilimin, demokrasinin, doğanın ölümlü ve sonlu kefeni içine kodlayarak, zipleyerek, özümseyerek ve körelterek insanlığı zihnen nesnel ve bilimsel doğanın hapishanesi içine sıkıştırmaktadır. 19. ve 20. YY Eğitim sisteminde her bilim uzamanı (bilim insanı?) bilimin bir parçası olarak otistikleştirilmiştir. Adeta bilimin her parçasına bir bilim insanının her şeyi otistik ve özel bir parça olarak kodlanarak yerleştirilip ya da yetiştirilip ölümlü bilimin bedenine kişilik kazandırılarak bilim ilahlaştırılmaya çalışılmaktadır. Doğrusu bilim ve tüm kâinatlar gelişmiş insanın kalbini aşamaz. Bilim her insanın bir parçası olacağına her bir bilim uzamanı (bilim insanı?) bilimin bir parçası olarak bilimin bedenine malzeme oluyor. Çözümü de kapitalistler ekonomik sorunlar hallolunca yani insanlığı zenginleştirip besili hayvan gibi besleyerek insanlık sorunlarının halledeceğine bizleri inandırmıştır. Hâlbuki deneyimler göstermiştir ki; ekonomik koşulları çok iyi olduğu halde, aşırı beslenişten kudurup zihinsel doyumsuzluktan bunalıma giren zenginlerin yanında zihnen ve düşünsel olarak rahat, hür olmayan insanlar bu zihinsel- düşünsel sıkışıklıktan, sıkıntıdan sokaklara hürriyet diye dökülüp sorunlar yaratmaktadırlar. Bu nedenledir ki var olan eğitim sisteminin tüm değer yargılarının bilimsel kefeni; dünyevi doğal dinler ve vaadi dolmuş ya da Allah (C.C) tarafında icabet görmeyen semavi dinlerin kefeni ile birebir örtüşmektedir. Ancak tüm doğayı, yaratıkların geleceğini ve geçmişini kuşatarak haşır olacağı son durumu bildiren İslam'iyete aynı ceketi giydirmek insafsızlık belki de insanlık için bedbahtlık olur. Çünkü tüm ölümlü, sonlu yaratıkları ve her şeyi kuşatan İslam, ezeliyet ve ebediyetten gelen hayatın geçici dünyeviliğini, her şeyini kuşatmış ve yine ebediyete yaratıkların nasıl göç edeceğini bildirmiştir. Gün geçtikçe bilim bunu kanıtlamaktadır. Sonuç olarak; bilim ve doğa Müslüman'ların kalbi ve zihni içindeki yitiği olarak keşif edilip İslam'i değer yargılarıyla ilişkisel öğrenilmesi ve bilinmesine yönelik eğitim yapılması daha liyakatlidir. Zaten İslam'iyetin dışında hiçbir din bu kapsamların kefenlerini kuşatamamış ve/veya kuşatamaz Ya da bu alt yapı envanter ve dokümana başka hiçbir din ve bilim sahip değildir. Kısaca tüm yaratıkları, doğayı ve bilimin kefenlerini kuşatarak ilişkisel eğitim verilebilecek yegâne din İslam'dır. Gerçek Eğitim sisteminin amacı; dürüst yaşamanın alternatif tüm çürük ve doğal yaşantılara tercihinin ispatını göstermektir. İnsan gen havuzundaki Rahmani-İnsancıl genlerin hayvani ve şeytani genlere baskınlığını ve kontrolünü kesinleştiren eğitim, yönetim ve yaşam sistemlerine gereksinim vardır. Zenginin fakire sadaka, bilenin bilmeyene bilgi, güçlünün güçsüze himaye, iman edenin imansıza dua ikram ediş borcu vardır.



                                                                  

EĞİTİM, ÖĞRETİM, ÖĞRENME NEDİR VE ARALARINDAKİ İLİŞKİ İLE İLGİLİ ÖNEMLİ KAVRAMLAR

Biyomatematiğin Uygulamalarında Kullanacağımız; Araçların (Nesnel, Düşünsel, Dijital/Hesabi ve Sanal) Özellikleri ve Kullanım Şekilleri;
1-Kavram İlişkilendir/Kavram Çözümleme Ve Şekil Çizim Sanal Araçları, Bir matematikçinin iç dünyasındaki nicel-nitel veya nesnel görüntü, şekil, resim veya denklemler potansiyelini sanal ortamda ifade etmesi için en yeterli olan "ConceptDraw Office Pro (Demo)" sanal aracı uygulaması 4 saat yaptırıldı.
-Bu sanal araçla hemen her çeşit geometrik şekil veya çizimin yapılması olasıdır.
-Ayrıca .html, .pdf ve .mp4 uzantılı çıktılarının alınması öğretilmektedir.
2-Powerpoint Sunu Aracının Kullanım Ayrıntıları 3 Saate Uygulayışı/Tatbiki/Uygulaması Verilmektedir.
3-Photshop Uygulayışı/Tatbiki/Uygulaması ve FineReader Sanal Araçlarının Önemli Özellikleri (Photosop Dersleri 1, 2)
4-Camlı Tarayıcıdan(Scaner) Bilgisayara Ortamına Döküman Aktar Uygulamaları.
A-Işık Kutusu Aparatı ve Photshop Sanal Aracını Kullanarak;Üç Boyutlu Orta Ebat Cisimlerin Görüntülerini Bilgisayar Ortamına Aktar Uygulayışı/Tatbiki/Uygulaması.
B-TMA Aparatı ve Photshopu Sanal Aracını Kullanarak;Negatif ve Pozitif filmlerin Görüntülerini Bilgisayara Ortamına Aktar Uygulayışı/Tatbiki/Uygulaması.
C-Camlı Tarayıcı Kapağını ve Photshop Sanal Aracını Kullanarak;Resim ve Grafiklerini Görüntülerini Bilgisayara Ortamına Aktar Uygulayışı/Tatbiki/Uygulaması.
D-Tarayıcı Kapağını ve FineReader (OCR) Sanal Aracını Kullanarak;Yazı, Resim ve Grafiklerini(Dergi ve Tez Safalarını) İşlenebilir-Düzeltilebilir Halde Görüntülerini Bilgisayara Ortamına Aktar Uygulayışı/Tatbiki/Uygulaması.


Kavramlar, İsimler, Kavram-isimler, Deyimler, Cümlecikler, Bağlaçlar ve Noktalama İşaretlerinin İletişim ve Arzusunu İfade Arasındaki İlişkinin Önemi/Bilgilerimizi İletişim ve Zihnimize-Beynimize Kayıt Amaçlı Kullanım Araçları
-İletişim ve Eğitim Amaçlı; düşüncelerimizi, duygularımızı, istemlerimizi… Vb tüm bilgilerimizi ifade için; kavram, isim, kavramisim, görüntü, resim, ses, eylem, ses-eylem  işaret, davranışlarımızı… Vb kullanırız. 
-Ancak yazılı ve konuş (lisan) pratiği iletişiminde hemen tüm bilgilerimizi ifade için;kavram, isim, kavramisim, deyim ve cümleciklerin örgüsünü kullanmak zorundayız.
-Bilgilerimizi ifade için kullandığımız ilave iletişim argümanları yani görüntü, resim, işaret, davranışlar, yaratık, zaman, olay, eylem, süreç, olguları da ifade etmek için yine mutlaka; kavram, isim, kavramisim, deyim ve cümlecikleri örgünsündeki karşılıklarının olması gerekir ki  pratik iletişimde kullanalım.
-Kavramlar, isimler ve kavramisimleri zihninde silinmiş olan insanlar kendisini nasıl ifade edebilirler.
-Kavramsız insanın zihinsel, beyinsel ve tatbik/uygulayış boyutları arasındaki iletişim kopar veya zorlaşır.
-Hayvanlar, çocuklar, dilsizler, sağırlar ve kör insanların kavramsız oluşlarının iletişimsizlikteki sıkıntılı yaşantısını düşünün.


A-Kavramlar; Kavram; Doğadaki olayları, süreçleri, olguları ve yaratıkları gözlemleyerek bunlar arasındaki benzerlik, ayrıcalık, geçişken özellikleri; tecrübe ve deneyler yaparak bu özelliklere dayalı genellemeler yaparız. Konuşma dilimizde ve lisanımızda kullanmak üzere beynimiz ve zihnimiz de alfabe harfleriyle, sembollerle, resimlerle, şekillerle... ve/veya sesle kodladığımız bu genellemelere biz kavram deriz. Örneğin, kütle-hacim maddenin özelliklerini ifade eden kavramlardır. Genellemelerimize verdiğimiz adlara bilimde kavram deriz.
-Kavramları gerçek dünyada ya da düşünsel âlemdeki hallerine ve eylemlerine göre şöyle disipline edebilir ya da sınıflandırabiliriz; nesnel, düşünsel ve yarı nesnel kökenli kavramlar ya da eylemsel/dinamik, yarı eylemsel/yarı dinamik ve durağan olarak gruplandırabiliriz. Örneğin, akıl dinamik düşünsel bir kavramdır. Elma durağan nesnel bir kavramdır. İnsan yarı nesnel ya da yarı düşünsel bir yaratıktır. Bilgisayar yarı nesnel ya da yarı sanal bir yapay yaratıktır. Demirkuş 2010
-Kavramlar beynimize ve zihnimize kodlanmış, yazımsal, sözel, davranışsal… Vb iletişim araçlarımızdır. Kavramlarımız olmazsa bilgileri etkili bir biçimde anlayamayız ve kullanamayız (dilsizler gibi oluruz).
-Yaratıkların,süreçlerin, olgu ve olayların;benzerlik ayrıcalık ve geçiş karakterlerine göre çeşitli şekillerde sınıflandırılarak genellemelere vardıktan sonra bir veya birden fazla isim altında toplanır ki biz buna kavram deriz. Örneğin, enerji, ışık.
-Bir kavramın özgün özelliklerinin sınırı ne kadar iyi çizilmişse o kadar iyi anlaşılır. Örneğin; Sevgi, hoşlanmak, beğenmek, ilgi duymak… Vb kavramların özgün parmak izi tanım ve sınırlarını bilmesek hayatımızda çok büyük düşünsel, eylemsel yanılgı ve yanılgılara düşeriz.
-Bir kavramı en mükemmel temsil eden model, şekil ve yöntem seçilmelidir.
-Kavram gruplarında yer alan kavramlar en güzel şekilde temsil edilmelidir.
-Bir armudu veya elmayı şekille göstermek ayrıdır.
-Cisim olarak göstermek ayrıdır.
-Bazı kavramlar sübjektiftir.
-Birkaç kriterle yaşatarak öğretebiliriz.
Kavram: doğa ve ötesindeki; olgu, olay yaratık ve herhangi bir şeyi anlam bütünlüğü açısından temsil eden kodlanışın ifade şeklidir. Ör. Sıcaklık,
-Bazı kavramların isim yüzleri vardır bunlara kavramisim denir. Örf,çiçek (hem isim hem kavram)
-Bazı isimlerin kavram yüzleri yoktur (kavram olamazlar).Ör. Ahmet
-Tüm olanaklarımızı verimli kullanarak, her konuya özgü en doğru öğretim yöntemlerinin, kavramların, kavramisimlerin, isimlerin hayata güncelle kombinezonunu/larını (dizaynlarını, düzenlenmesini) kurmayı-uygulamayı düşünsel alışık tepki (refleks)-tepki haline getirmeyi öğrencilerimize kavratmak ve alışkanlığını geliştirmektir.
-Bu düşünsel alışık tepki (refleks)-tepki mantık sistemi ve muhakeme gücünü kazandırmak için, öncelikle;bilgilerin zihnimize kabulleniş, depolanış ve kullanım çeşitlerini bilmek önemlidir. 
-Bu konuda var olan temel yöntemlerle ilgili bilgileri doğru edinmek ve öğrenmek gerekir.
-Bilgileri edinmek ve hayatla ilişkilendirmek için, yeterince eşik bilgilere sahip olmanın yanında;sanal ve gerçek dünyasında asrın dogmalarını güvenle aşarak hür ortamda düşünüp düşüncelerini açıklaması daha elzemdir. 
-Zihnimizdeki Sembolik, kavramsal kodlamalarımız olmazsa ne olur? İpucu;Kavramlar. zihnimizdeki bilgi birimleri ve bilgi kümelerinin kodsal ifadelerin dilsel iletişim araçlarıdırlar.
-Zihnimizdeki kavramların, isimlerin ve kavramisimlerin silindiğini düşünün.
-Yontma Taş devri insanı, dilsiz bir insan veya hayvanların seviyesinde bildiklerini ifade etmedeki doğallığını Ya da vücut organlarını, vücut dilini, yüz ifadelerini kullanma desteğine gereksinim duyarız.
-Yazılı ve sözlü her kavram, kavramisim, isim, deyim, özdeyiş, vecize, düşünceyi ifade eden her şeye eleştirel gözle bakılmalı ve en mantıklı-liyakatli alternatifi geliştirilmelidir. Ör. Sev-mek yerine daha mantıklı olan sevek!, dur-mak yerine durak!, o-luş-tur-mak yerine oluşturak din-len-mek yerine denlenek! Pekiştireç; nesnel yaratıklar için yeni isimler üretmek üzere adını işaretle arkadaşına tarif et oyununu hatırlayarak en doğru ve kestirmeyi tarif edilen isim arayışını deneyin ya da mantığı kavramaya çalışın.
-Çok özel haller hariç, her kavram, kavramisim, isim, deyim, özdeyiş, vecize, düşünce üretirken veya düzenlerken;düşünsel ve eleştirel tercihte, doğal dillerin doğal kurallarına ve hece vezninin akıcı ses-kafiye uyumunun keyfine, zevkine ve cüşuna, akli,mantıki ve ahlaki anlamlar feda veya yem edilmemelidir.
-Kavramların listesini kavram kümesi araçları şeklinde hazırlamak son derece önemlidir.
-Öyle bir yazılı-sözlü alfabe ve lisan ilişkisi hazırlayalım ki her harfi ve harfleri bir araya geldiğinde, matematikteki rakamlar gibi mutlaka bir veya birkaç mantıklı anlam taşıyacak şekilde dizayn edilmelidir. İnsanların yaşadığı çevrede ya da çevre havuzunda algıladığı her şey duyulardan süzülerek ya da düşünsel olarak üretilerek zihinsel havuza bu bilgi birimleri kayıt edilirken (zihinsel bedene bu bilgiler kayıt edilirken) oluşan havuz yani çevresel havuzla ve zihinsel bilgi birimleri havuzları çok benzerdir. Bu nedenle doğal olarak insanların bilinçaltlarının bir birine çok benzediği için; bu benzer bilgi deposunun zihinsel ve düşünsel dokuları evrensel alfabe ve dil olarak dışa doğru deşifre edilirse insanlığın ortak payda iletişimi algıda değişmezliğe yaklaşmış olacaktır. Var olan sistemdeki hemen hemen tüm (Kuran Dili ve Okunuş Stili/Tecvidi Hariç) kültür, alfabe ve lisanların hepsi yarı doğal oluşu ve algıda değişmezlik ilkesine/lerinede aykırı ya da uzak olması iletişim için çok büyük engeldir. Bu mantıktan hareketle çevremizden ya da çevre ve iç havuzumuzdan ürettiğimiz bilgi birimleri anadil ya da kültür dili, kavramlarıyla kodlanış katmanın farklılığı dilde iletişime engel olmaktadır. Zihinsel havuzda bilgi birimlerinin iletişim amaçlı kültürel dile ait kavramsal olarak kodlandığı iletişim dokusu kavimler arasında çeşitlilik gösterdiği için kavimler arası iletişime engeldir. Bu durum kısmen matematik iletişim sembolleriyle aşılmıştır.
Yerleşim yerlerinin aralarındaki iletişimin insanlık için önemi ne ise; kavramların kavram araçlarıyla doğru konumlandırılarak öğretilmesi ve zihnimizde doğru konumlandırılmaları bundan daha önemlidir. (Demirkuş 2005).

Kavramların, Kavramisimlerin ve İsimlerin Öğrenişe Olumlu Etkileri;
Kavram Biliminin İşlevleri/Kavram Biliminin Öğretimdeki Önemi ve İstendik Etkileri;

1-Kavramlar bilimin yapı taşlarıdır. Kavramları inceleyen bilim dalına kavram bilimi denir. Kavramları inceleyen bilim dalına kavram bilimi denir. Kısmen İngilizcedeki karşılığı; Semasiology;The science of meanings or sense development (of words); the explanation of the development and changes of the meanings of words). Kelimelerin anlamları, hissini, duyusunu, gelişme ve değişmelerin nedenleriyele açıklanması. Semantics; Anlambilim. Demirkuş 2011
2-Kavramlar basit anlaşılabilir sadelikte olmaları öğrenişi (öğrenmeyi) olumlu etkiler.
3- Kavramlar basit anlaşılabilir sadelikte olmaları öğrenilmesi, öğretilmesi ve kullanılması kolaydır.
4-Kavramlar basit anlaşılabilir sadelikte olmaları nedeniyle;genellikle öğrenciler arasındaki fıtrati ve diğer bireysel-grupsal farklılıkların ortak paydasına hitap eder.
5-Kavramlar: koşullu, serbest, ilişkisel kavram kümesi, tablosu veya döngüleri (çarkları) verildiğinde etkili öğrenimi artırır ve doğru bilgiyi hatırlayışı tetikleyici etki gösterir.
6-Kavramlarla; koşullu, serbest, ilişkisel kavram kümesi, kavram tablosu ve kavram döngüleri (çarkları) oluşturmak öğrenci merkezli ve öğrencinin aktif olduğu yöntemlerdir.
7-Öğrenciyle öğretmen koşullu, serbest, ilişkisel kavram kümesi, kavram tablosu ve kavram döngüleri (çarkları) öğretmen öğrenci etkileşimini olumlu teşvik eder.
8-Koşullu, serbest, ilişkisel kavram kümesi, kavram tablosu ve kavram döngüleri (çarkları) oluşturmak; bilgileri bir sistem bütünlüğü ve bedeni içinde anlamlandırır.
9-Bir kavramın öğrenilmesi öğrenciyi diğer koşullu, serbest, ilişkisel kavram kümesi, kavram tablosu ve kavram döngüleri (çarkları) kullanışa yöneltecektir.
10-Kavramlar basit anlaşılabilir sadelikte olmaları nedeniyle; koşullu, serbest, ilişkisel kavram kümesi, kavram tablosu ve kavram döngüleri (çarkları) halinde ilişkisel verildiğinde; tümevarım-tümdengelim ya da analiz ve sentezi bir arada düşünmeyi kolaylaştır.


A-Bildiklerimizi lisanımıza devşirmenin yapı taşları(veri tabanları ) olan kavramları, kavramisimleri, isimleri noktalama işaretleri, harfleri, rakamları ve sembolleri hayatımızda doğru ve liyakatli kullanmayı alışık tepki (refleks) ve alışkanlık haline getiren öğretim, öğrenim ve eğitim sistemleri geliştirmek ne demektir? Havers Kanalı-Sistemi Size Neyi Çağrıştırır? Uzun Kemik Kanalı Kan-Damar Kanalı/Sistemi Size Neyi Çağrıştırır? (Havers Kanalı/sistemi=Uzun Kemik Kanalı Kan-Damar Kanalı/Sistemi)
B-Kavramları, isimleri ve kavramisimleri; zihinsel fıtrat(yapı) özgünlüklerine(çeşitlerine) ve zihinde ilişkisel Kavram Kümesi -kavram örgütleme yapılarına uyumlu doğal ve yapay kavram kümeleri şeklinde örgütleyip liyakatli ve doğru öğreterek hayata uygulatmak ne demektir?
C-Doğal insanların, ilkel insanların, gelişmiş insanların ve evrensel insanların zihin havuzundaki zihinsel kavram örgütlenmesi- İlişkisel Kavram Kümesi ilişkisinin ayrıcalık ve özgünlüklerin farkındalığını anlamaya çalışın. Hangisinde vahşi, hangisinde cahil, hangisinde akli, hangisinde evrensel zihinsel kavram örgütü-ağı ve yapısı vardır?

İpucu;Çözüm:Eğitimle fıtratı değişmeyse müsait insanlarda evrensel dürüst olmayı, namuslu olmayı, vicdanlı, bilgili olmayı… Vb. insancıl ahlaki argümanlarını (kanıtlarını) refleks haline getirmek, inandırmak ve iman ettirmekle,
Kavramı doğru bilmek, doğru algılamak ama uygulamasını yanlış yapmak ne demektir? Kavramları hayata doğru uygulayış ne demektir? Kavramları hayata yanlış uygulamanın zararları nelerdir? Örneğin vatanı, toprağı sevmek, hoşlanmak, önemine inanmakla, vatanına sadık olmayı ilişkilendirin. Örneğin bir köpeği yatak odasına kadar sevgi, saygı, ilgi, göstermekle bir insana aynı şeyi yapmanın farkındalığını kavrayın. -Evini, arabasını,… Vb eşyayı,
-Hayvanları, bitkileri, … Vb canlı gruplarını,
-Milleti, vatanı, toplumu… Vb insani gruplarını,… Vb
1-Sevmek,
2-Hoşlanmak
3-Önemine inanmak
4-Beğenmek, İlgi Duymak, Takdir Etmek, Merhamet etmek arasındaki yapısal (fıtratı), inançsal, kültürel, kişisel, özel, özgün ... Vb değer yargılarının özgünlüklerini, farklarını ve farkındalıklarını liyakatli anlamaya, hayata uygulamaya çalışın. Örneğin; Allah, Sevgili habibim (sevgilim) dediği ve şerefine Kâinatı yarattığını söylediği HZ. Muhammed AS’IN (peygamberinin) geçmiş ve gelecekteki her şeyini kabullenip affetmiştir. Bu mantıktan hareketle sevmek kavramının en anlamlı, ulvi ve öğreticiliğini kusursuz ifade eder. Her koşulda hedefteki yaratığın artılarının ve yeşil çizgilerinin hürmetine; değişmez günahlarına,negatiflerine, olumsuzluklarına, istenmedik tiryakiliklerine, eksilerine, kırmızı-turuncu... Vb değer yargısı çizgilerin özgünlüklerine ve aşkınlarına (ifrat ve tefritlerine) saygı çerçevesinde katlanılıyor, affediyor ve/veya hoş görülüyorsa sevgiden bahsedilebilir. Bu mükemmel örneğin mantık kurgusunu sevgi ve eğitimde tüm kavramların farkındalığını ya da kavram yanılgısının felaketini algıda değişmezlikle (herkeste aynı algıyı uyandırışla) ilişkisel anlayışa/anlamaya çalışın. Örneğin, Sadece Menfaate, Cinselliğe, Hoşlanmaya, Ailevi İstem ve İlişkilere, Beğenmeğe, Takdir Edişe, İlgi Duyuşa… Vb. birine dayalı bir evlilikle hepsini içeren “İnanç, Sevgi, Değer Yargısı Denkliği ve Hoşgörüyü Kabullenişe” dayalı evlilik arasındaki farkındalığı düşünerek “kavram yanılgısını” anlayışa ve genelleyişe çalışın. Bu mantığı zihnimizdeki bildiğiniz tüm kavramları neden tam-net bilip ve doğru uygulayışınızla, ilişkilendirin ya da güncelleyin. Evrim, Matbaa, Sevmek ve Hoşlanmak kavramları arasında kavram yanılgısı kadar evrim ve matbaa kavramlarının tanım farkındalığını dinde kavrayışta kavram yanılgısı olmuştur. Matbaa ve evrim dine aykırı değildir. Hatta hiç bir şey dine aykırı değildir. Helale ve dine aykırılığın kavram yanılgısını anlayışa/anlamaya çalışın. Yaşantımız, Kendimiz, Toplum, Mesleğimiz ve Çevremizle Kavramları doğru ve net; bilişin, konumlandırışın önemi ve farkındalığını bilmek önemlidir. Bunu tam tersi bilgisizlik ve eksik kavram bilgisinin yol açacağı kavram yanılgısının düşünce ve eylem yanılgısına neden olabileceğini anlayışa/anlamaya çalışın. Bu bilgiler ışığında kavram öğretiminin önemi ve kavram yanılgısının felaketini derslerde öğrencilerimize öğretmeliyiz. Öğretimde algıda değişmezlik (herkes tarafında aynı anlamı uyandırış kuralı) kuralıda önemlidir. Her kavram herkes aynı anlamı çıkartacak şekilde öğretilmelidir. Ya da farklı anlamları da varsa örneklerle verilmelidir.
-Farkındalıklarını kavradıktan sonra liyakatli eşleştirmeye çalışın
Ör. sevginin liyakati hangi yaratıkta, eşYa da, canlı grubunda/larda hayat bulması veya icabet edilmesi daha liyakatlidir?
Ör. sevginin, hoşlanmanın, beğenmenin, ilgi duymanın ve merhametin liyakati hangi yaratıkta/larda, eşYa da/larda, canlı grubunda/larda hayat bulması veya icabet edilmesi daha liyakatlidir?
-Yukarıdaki mantıktan hareketle toplumsal bazda kullanılan hemen çoğu kavramlar, kavramisimler, isimleri noktalama işaretleri, harfler, rakamlar ve semboller; akli gereksinim ürünü değil de, nefsi doğal gereksinimin evrimsel ürünü olarak vahşice (doğal) kullanılmakta olduğundan emin olun. Çok azı bilinçli ve liyakatli kullanılmaktadır. O zaman tüm kavramları, kavramisimleri, isimleri noktalama işaretleri, harfleri, rakamları ve sembolleri hangi sahalarda daha liyakatli kullanmamız gerektiği konusunda Evrensel Alfabe, dil ve lisanımızın veri tabanını oluşturan kavram, isim ve kavramisimler konusunda yapacak çok önemli işlerimiz var demektir. Çok ilginçtir ki; insanlık, çeşitli canlı ve cansız yaratıkları ıslah ederek evcilleştirmeyi başardı, ancak en önemli toplumsal iletişim aracı olan kavimlerin özgün; alfabe, dil ve lisanlarını; bilimsel, mantıksal ve akli prensiplere dayalı ıslah edici kayda değer örnek akÂdemik ve bilimsel hemen hiçbir çalışma yapamadı. Toplumsal iletişim açısında insanlığın mantık ve akli iletişim basiretlerini bağlamayan, köreltmeyen ya da vahşileştirmeyen tam tersine akışkanlık getiren peygamberi, akli ve mantıki ortak bir dil, lisan ve alfabe geliştirmeyi başaramadık. Uzaya açılmadan önce insanlığın buna acilen gereksinimi vardır. Geçmişte dünyaya hâkimiyetini kuran kavimlerin dil ve lisanları bu gün etkinliğini kayıp etmiştir. Bu günkü hâkim kavimlerinde; alfabeleri, dilleri ve lisanları aynı akıbete gideceklerinden şüphem yoktur. Onun için hiçbir kavimin vahşi-doğal; alfabe, lisan ve diline taraf olmadan, modası geçmeyen insanlığın ortak payda peygamberi, dili, lisanı ve alfabesini; akÂdemik, bilimsel ve uygulamalı çalışmalarla geliştirmeliyiz. Ör, yaban-doğal elmaları, yaban armutları, yaban inekleri, yabani atları, doğal toprağı, doğal çölleri... Vb yaratıkları ıslah edebildik ve evcilleştirdik. Ancak doğal dil, lisan ve alfabelerimizi ıslah edemedik ve evcilleştiremedik yani akli ve mantıki olarak eleştirel düzenlemedik. Bu nedenle Yeryüzü kültür alfabelerinin hepsi Doğal zekâların, deneyimlerin ve denemelerin evrimsel ürünüdür. Akli, mantıki ve peygamberi (Rahmani/insancıl/Hz. Muhammed AS’A Peygamberlik (S.A.V) gelmeden önceki 40 yıllık insani ahlakı/Hz. İbrahim dini olan hanîfliğe tâbi olmuş) ahlakla ıslah edilmesi ve geliştirilmesi gerekir ki insan beyni, zihni ve kalbi insani iletişimde en az kusurlu kemale ersin. Bu amaçla insanların beyin, zihin ve kalp havuzundaki bilgilerin;görsel, işitsel, eylemsel, davranışsal, tatsal, bilişsel… Vb kodları günlük hayatta iletişim de kullanılan alfabe ve lisanın; harf, sembol, kelime, kavram ve kodlarından, daha sade ve daha çok benzerdir. Örneğin,kırmızı elmanın, yaratık görüntülerinin ya da doğadaki tüm ( hayvan, bitki, rüzgâr... Vb seslerinin) seslerinin tüm insanların ( bazı engelliler ve bazı istisnalar hariç) zihnindeki bilişsel, eylemsel, görsel, tatsal, kokusal, davranışsal... Vb kodları hemen hemen aynı dır. Ama kültür dillerinde kırmızı elmanın, yaratık görüntülerinin ya da doğadaki tüm ( hayvan, bitki, rüzgâr... Vb seslerinin) seslerinin her kavimdeki isimlerin/kavramların ya da kavramisimlerini zihin havuzundaki kavramsal kodlanışı farklı olduğu için iletişimi vahşi, doğal ve zor olmaktadır. O zaman çözüm olarak;"Algıda; Özgünlük/Özgün Pay, Değişmezlik/Ortak Payda, Değişkenlik/Değişken Pay, Değişirlik ... Mantık Kümesi Kurgusu" Kuralına uygun olarak kırmızı elmayı, yaratık görüntülerini ya da hayvan seslerinin zihinsel bilgi biriminin ifadesine ve konumuna en uygun kavramlarla iletişim, öğretim, öğrenim ve eğitimle ortaya çıkarırsak her kes kırmızı elmayı, yaratık görüntülerini ya da hayvan seslerini daha rahat anlar, günlük hayatta ve iletişimde kullanır. Bunu tüm kavimlerin (insanların) beyinleri, zihinsel havuzları ve batini kalplerindekileri de kodlanmış kültürel isimler, kavramlar/kavramisimler hepsi için düşünüp günlük hayatta hepsini kırmızı elma mantığı ve örneği gibi uygularsak insanlığın akli, mantıki ve peygamberi (Rahmani/insancıl/Hz. Muhammed AS’A Peygamberlik (S.A.V) gelmeden önceki 40 yıllık insani ahlakı/Hz. İbrahim dini olan hanîfliğe tâbi olmuş) ahlaklı ortak iletişim alfabesi ortaya çıkmış olur. Tüm kavimlere ait yazımsal ve konuşsal ya da hem konuşsal hem de yazımsal:alfabelerinin, lisanların ve dillerinin; Âdemin dilinde vardıkları ortak payda ve özgün;işitsel, yazımsal, görsel, dokunsal, tatsal, hissel … Vb özellikleri bilgisayar ortamında kökenlerine/köklerine, hecelerine/ ses parçalarına kadar sadeleştirilerek yeniden matematiksel iletişim ve alfabe mantığıyla ya da kozmik (evrensel) ötesi atom altı parçacıkların çeşidinin her birini kozmik alfabe kabul ederek oluşturulan yani kuantum alfabesi sade iletişim mantığıyla veya her yaratığı matematiksel küme elemanı kabul ederek ve her şeyi, tüm bilimleri-tüm kâinat ve yaratıkları bu kozmik matematiksel kümeler denizi içinde yüzen elemanları temsil eden “Kozmobiyomatematik, Evrensel, Uzay canlı matematik... Vb (Simetri, Kuantum, Standart, Sicim-İp-Halka, Paralel Evrenler, Şişme, Evrim...Vb her şeyin kuramlarına uyumlu)” alfabe mantığıyla; ilişkisel, organize, disipline ve kategorize edilerek hayata uygulanabilir. Demirkuş 2010. Çözüm;Tüm sorun kültürel dillerde iletişim amaçlı kullandığımız; hece, ses, vurgu, kavram, isim ve kavramisimleri; şekilsel (analog), kökensel (homolog), özgün, sesteş, anlamdaş, değişken ve geçişken benzerlik tabanlarına göre mantıki kurgularını bilgisayarda düzenleyerek; matematiksel iletişim sembollerindeki gibi en doğru algılanabilir şekil de zihnimizde ki bilgilerle ( bilgi birimleriyle) ve çevremizde ki her şeyle algıda değişmezlik ve algıda özgünlük ilkelerine dayalı ilişkilendirmektir. Kavmin azınlığı ve çoğunluğu olmaz herkesin ve grubun fert bile olsa ya da vahşide olsa alfabesi, dili ve lisanı aslidir hiçbir bahane ile diğerlerine asimile ettirilemez. Tüm kavimlerin ana dil, lisan, alfabe için geliştirilen çözümler akli, mantıki ve bilimsel tevhit edilerek insanlığın tek dil, tek lisan ve tek alfabesine kaynak oluşturacak şekilde;bilimsel, akÂdemik çalışmaların yapılması gerekir. Tüm Kavimlerin Özgün Ana Dilindeki; Alfabe, Dil ve Lisanlarını Islah İçin Çözüm; Peygamber ahlaklı insanları yetiştirmedikçe ve dilimiz/dillerimiz; algıda değişmezlik ilkesine olanaklarımız ölçüsünde değiştirmedikçe ya da yaklaştırmadıkça yani peygamberi özellikler sahip insanları yetiştirip doğru adreslerde görevlendirmedikçe, var olan ve gün geçtikçe genişleyen ve büyüyen yarı doğal kültür, alfabe ve dilleri akli ve mantıki ıslah etmedikçe doğaya uyum, küreselleşme sıkıntısı ve adaletsizliği çeken özgün kavimler olarak kalmaya mahkûmuz. İnsanların zihninde ve bilinç altında yer alan bilgilerin benzerliği ve algıda değişmezlik oranı;iletişimde kullanılan yarı doğal ve yarı doğal kültür dillerindeki kavramsal ifade ediliş havuzundaki çeşitlilik ve özgünlülük kaoslarından daha yüksektir. Doğal insanların ya da Âdem AS öncesi ve/veya sonrası insansıların; (ruhsuz, akılsız, insani ilimsiz, eşyayı liyakatli tanımaz yani doğal-nesnel-düşünsel-zihinsel döngü düzenlerinin cahili ve doğal vicdanlı) yaşam döngülerindeki çevresel koşulların tehlikesi, paylaşım duygularının gelişmesi ya da paylaşım zorunlulukları dilsel iletişim ve dilin evrimleşmesi olumlu yönden güdülenmiş olabilir. Algılanarak kabul gören bilgilerin zihinde kategorize edilerek kodlanışı tüm insanlık zihin havuzunda çok benzerdir. Bilgi birimlerinin, kümesinin, kümelerinin ortak paydası geniş, özgünlükleri ve farklılıkları azdır ya da algıda değişmezlik–algıda benzerlik ilkelerine daha uygundur. Ancak zihindeki bilgi birimlerinin farklı kültür dillerinde farklı kavramlarla kodlanışı, ifade edilişi ya da uygulanışı iletişimde Doğal bir iletişim kaosu/karışıklığı/kargaşayı ya da hercümerci oluşturmaktadır. Örneğin kırmızı elmanın bilgi birimi olarak tüm insanlık zihin havuzundaki kodlanışı çok benzer ancak kavram olarak kodlanışı çok çeşitli ve vahşidir. Bu kargaşanın ıslahı en az çevremizde ıslah ettiğimiz ya da evcilleştirdiğimiz hayvanlar ve bitkiler kadar önemlidir. Kırmızı elma mantık kurgusundan (Algıda; Özgünlük/Özgün Pay, Değişmezlik/Ortak Payda, Değişkenlik/Değişken Pay, Değişirlik ... Mantık Kümesi Kurgusundan) hareketle zihinsel olarak insanlığın ortak payda ve benzerlik olgusundaki kavramlardan hareketle algıda değişmezlik ilkesi ve zihinsel kavram havuzları arasındaki deşifreyi doğru ve mantıklı yapmak gerekmektedir. Islahat yapılırken; şuan ya da bu güne kadar zihnimiz ve çevremizi bu yarı doğal mantığa uydurarak yaşıyoruz. Bu yarı doğal dil kargaşasını; insanlığın bilgileri zihinsel kodlanış ortak payda mantığı ve algıda değişmezlik kurallarına uygun–uyumlu; akli, mantıki, bilimsel, deneyimsel, uygulamalı ve akÂdemik disiplinlere dayalı olarak öğretim, öğrenim ve eğitimle ıslah etmemiz gerekir. Bu mantık kurgusundan hareketle kavimlerin özgün dillerinde ve insanlık ortak payda dilinin ortaya çıkışında zihinsel kodlanış mantığıyla en çok örtüşen, benzeşen mantık kurgularıyla ve aynı zamanda matematiksel iletişim mantık kurgusuna uygun yeni dil ve alfabeler geliştirilmelidir. Zihnimizdeki kodlanmış bilgilerin ya da bilgi birimlerinin (kavramların değil);görsel, işitsel, tatsal, dokunsal, kokusal, düşünsel, zihinsel, hissel, sezgisel ve diğer duyusal/duyuşsal özelliklerine göre; ilişkisel konumlanış, disipline ediliş ve etkileniş mantık kurgusunun deşifre edilişi çok önemli gözükmektedir. Ortak payda bilgileri Âdemin dili katmanını oluşturur bunlar genellikle nesnel yaratıkların görsel, şekilsel ve eylemsel bilgi birimleri katmanıdır. Özgünlükler ve ayrıcalıkların en çok olduğu kavramlar düşünsel (soyut) kavramlar ve ayrıntılı bilgi birimlerine yönelik bilgi birimleri katmanıdır. AkÂdemik seviyede; dildeki her kelime, bağlaç, kavram, deyim atasözü, vecize, sözleri hatta ithal edilmiş yazılı ve sözlü atasözü her şey akÂdemik disiplin ve sistematik mantık çerçevesinde dil, edebiyat, fen… Vb tüm dallarda kulanım üzerine bölümlerinde ulusal ve uluslararası seviyede;halka açık internet ortamı dâhil, akÂdemik çalışmalarla, toplu anket ve tartışmalarla farklı akli, mantıki, basireti açıcı... Vb alternatifleri gerekçeleriyle ortaya konmalıdır. Aslında insanların zihnindeki bilgi birimlerinin çoğu benzer ve çevredeki olay, olgu, süreç… Vb ile aynıdır ya da benzerdir. Duyuşsal (görsel, işitsel, tatsal, dokunsal, kokusal ve hissel duyularımızla) olarak zihnimize girip kayıt olan bilgi birimleri çevredekilerle benzer ve tüm insanlıkta ortak payda benzer zihinsel doku katmanıdır. İnsanlığın ortak, lisan, dil ve alfabenin esas bilgi birimi kaynağı bu dokudur. Düşünsel olarak zihnimizde ürettiğimiz düşünsel bilgilerimizde zihnimize kayıt olur. Ör. unutulmayan bir rüya ya da düşünsel kurgularımızdan unutmadıklarımız. Zihinsel havuzumuzun içinde yer alan; nesnel, düşünsel ve sanal kâinatlar; zihinsel ürettiğimiz ya da duyuşsal edindiğimiz ve bellediğimiz bilgi birimlerinin;geçmiş, gelecek ve güncel deposu ya da hard diski (dinamik veri depo diski) gibidir. Zihindeki doğal kayıtlar hemen tüm insanlarda aynıdır. İletişim kültür alfabelerinin; yazımsal, işaretsel, eylemsel ve konuşsal çeşitliliği ve/veya sadece konuşsallık çeşitliliği, insanlıkta hoş görüyü artırırken ortak payda iletişimini zorlaştırır. Beyin sanki zihinsel bilgi birimleri deposunun hatırlayıcı biyolojik bağlantılar ve biyolojik hatırlama moleküllerin adeta nesnel çekirdeği gibidir. Bilgi hatırlandığı an bazen geçmişte ki mekandan çağrılır ya da o mekanda algısal tecelli (algısal ışınlama) olur ve hatırlanır. Kuranı Kerim ve Allah (C.C) gönderdiği; kitap ve sayfalarında kullanılan; yazılı dil, mantık, ilişki, peygamberi konuşma ve okuma (Dar Anlamda; Suhuflar, İncil, Tevrat, İncil, Kuran Dili ve Konuşması; Arapça ve İbranice değil) akışkanlığı dışındaki tüm gelmiş geçmiş; alfabe, lisan ve dillerin insanlığın mantıki ve akli iletişim basiretlerini vahşileştirici ve köreltici etkilerini kanıtlamak zor değildir.
Ör. peygamberin ve eşlerinin itlere ve evcil diğer hayvanlara icabeti ile asrımızın insanlarının icabeti arasındaki farkındalığı anlamaya çalışın.
Ör. bir ite sadece merhamet etmek, hem sevmek hem de merhamet etmek ve samimiyetle hep sevip duygularının başköşesine oturtmak arasındaki liyakat ve farkındalığı anlamaya çalışın.
-Aynı şeyi bir insan yavrusu için düşünün. Tüm yaratıklara veya her şeyi sevmeye, saygı duymaya, tapmaya… Vb icabet etmeye insanın zamanı, gücü, olanakları, yetmeyeceğini ve çevremize liyakatli icabetin farz olabileceği anlamaya çalışın.
-Zaman isteyen, ilgi isteyen bu ayrıcalığı tüm kavram, isim ve kavramisimler için düşünerek eğitim sistemindeki vahşeti(doğallığı) görmeye çalışın.
-Yani bir insanın; günlük ve yıllık hayat döngüsünde bitmez tükenmez sanılan hayatının bilinçli olarak; kavramsal, isimsel, kavramisimsel, eylemsel ve düşünsel olarak neyi nereye ne kadarını harcaması gerektiği konusu ciddi bir şekilde düşünülmeli ve hesaplanmalıdır.
-Ya da liyakatli öğretim, öğrenim ve eğitimle bu istendik peygamber ahlakı alışık tepki (refleks) ve alışkanlıkları öğrencilerimizde geliştirmeliyiz.


Eğitim:Fert ve Toplumda, istendik ( pozitif, negatif veya nötr) insancıl/Rahmani davranışların ve alışık tepkilerin ortaya çıkması ve benimsenmesi için yapılan her türlü faaliyettir. Diğer bir deyişle; canlı yaratıklara istendik düşünsel-bedensel insancıl/Rahmani davranışları kazandırmak için; yapılan iş ve verilen her türlü emektir. Daha genel anlamda eğitimin hedefi; yaratığa kazandırılmak istenen davranışları gerekli zamanlarda, gerekli koşullarda, gerekli oranda; peygamberi, akli, vicdani, meleği, Rahmani… Vb istendik ahlak kurallarına uygun alışık tepki-alışkanlık olarak üretimi, kullanışı ve uygulanışıdır. Şeytani, deccalı, kötü, zeki (sadece zekâyi), nefsi, ceddi, iblisi, Doğal (hayvani), cahili (çocuksu), insani (hüsran-i)… Vb ahlaka dayalı; eksik, yanlış ya da istenmedik amaçlarda üretimin ve uygulanışın sonuçlarının tüm yaratıklara zararları örneklerle ve gerekçeli öğrenim öğrenicide/öğrencide alışık tepki (refleks) ve alışkanlık haline getirilmesi gerekir.
Bireyin tüm yaratıklara yararlı olması amacıyla peygamberi (Rahmani/insancıl/Hz. Muhammed AS’A Peygamberlik (S.A.V) gelmeden önceki 40 yıllık insani ahlakı/Hz. İbrahim dini olan hanîfliğe tâbi olmuş) ahlak ve kültür normlarına sahip kişilik olarak insani ıslahat sürecidir.
Fert ve topluma/lara; güzel ahlak normlarını kavratmak-güncelletmek için; gerçeği/leri zamanın da doğru mayalamak veya mayalatmak için, yapılan her şeydir
Veya İnsana;hayatında yapısı (fıtratı) oranında uygulayabileceği kadar; hakikatin ve peygamber ahlakının mayasını zamanında-yeterince doğru çalmaktır. (Demirkuş 2006)
Bazen eğitimle mutlak gerekli hedeflere ulaşmak için;toplumun değişime müsait olmadığı ya da fıtratının zorlandığı konular da diyet-özel bağışıklık sistemini geliştirmek çok önemlidir. Yani bir konuyu gerekliliğini anlamak için topluca geçici günaha davetin komikliği-gerekliliği. (Demirkuş 2007)

Eğitim:Akıllı yaratıklara, nefsini ve tüm sanal araçlarını doğru tanıtıp, toplum içerisinde; kendilerini liyakatli, namuslu (namuslu, dürüst, vicdanlı... Vb Rahmani ve/veya şeytani insanlarla; namuslu, dürüst, vicdanlı... Vb kara cahil , kasti cahil ve/veya çocuksu cahil insanlar karıştırılmamalıdır) ve dürüst konumlandırışları gerektiğinin mutlak üstünlük ve liyakatin bilincini bilimsel verilere dayalı olarak insanlara kavratmak, öğretilenleri-öğrenilenleri düşünce ve davranışlarında alışık tepki (refleks) ve alışkanlık haline getirtmektir. Herkesin her şeyi bilmesi amaçlı değil de, her ferdin topluma ve tüm yaratıkları yararlı ve hayırlı olacak kadar bilgilendirilişi ve peygamberi (Rahmani/insancıl/Hz. Muhammed AS’A Peygamberlik (S.A.V) gelmeden önceki 40 yıllık insani ahlakı/Hz. İbrahim dini olan hanîfliğe tâbi olmuş) ahlak sahibi oluşu kadar öğretimi, öğrenimi ve eğitimini veriş daha uygundur. Örneğin cani karakterli kişiliklerin bazı mesleklerde olmaması ve bazı şeyleri mutlaka bilmemesi gerektiği çıkarsayışından hareketle her kese her bilgi ve fırsat verilmemelidir. Fırsat eşitliğinden çok liyakatli fırsat verilişi üzerinden duruluş önemlidir. Bu sonuç insanlığın kabullenişinde zorunlu ve acı bir gerçektir. Hatta medya haberleri ve bilgileri de bu mantığın süzgecinden geçirilerek ortak payda merceğinden verilişi önemlidir.(Demirkuş 2008)
Çocuklarımızı ve öğrencilerimizi zamanında liyakatli eğitimle gerçek bilgilerle donatmazsak; onun yerine abur cubur bilgiler doluşur ve geleceğimiz tehlike altına girer. Toplumsal olarak geri ve cahil kalmanın bir sebebi de budur. Bizler çocuklarımızın; düşünsel, tefekkürsel, feyzi, miras-i…Vb geleceği onlarda bizim geçmişimizdir. Onları liyakatli, eğitmek farzdır. Onlar liyakatli eğitim sonrası istedikleri ve tercih ettikleri geleceklerini yaşarlar ve içinde yaşatırlar. Ölümden sonra, çocuklarımızın içine dönecek geleceğimiz olamaz (gerçek mekân ımız ahretimizdir) böyle bir düşünüş Belki de şeytani ve/veya cahilidir.
Gerçek eğitimle;zihinsel bedende ve kalbinde ; kimlik (id), tapındık-taptık(put) (idol), yapısal (fıtratı), inançsal, kültürel, kişisel, özel, özgün ... Vb değer yargıları, inanç değerleri, süper ve özgün egolar(özgün istemler), gerçekler, doğa yasaları doğru konumlandırılmazsa sonuçta yanlış eksik ve sakat;mantık, düşünce, kavram… Vb yanılgısına sahip kişilikler toplumda ortaya çıkar
Öğretim, öğrenim ve eğitimde de, olanaklarımız ölçüsünde:doğru kaynaktan/lardan, doğru bilgiyi-konuyu, doğru zamanda, doğru konumda-yerde, doğru yöntemle/lerle, doğru kişiye/ kişilere, öğrencinin güvenini kazanarak ve dersin önemini vurgulayarak; doğru pekiştirip ve hayatla doğru güncelleyerek sunmalıyız. Demirkuş, 2008

Eğitim:insana, doğayı-ötesini, nefsini, tüm nesnel ve sanal araçlarını doğru tanıtıp, toplum içerisinde; kendini liyakatli, namuslu (namuslu, dürüst, vicdanlı... Vb Rahmani ve/veya şeytani insanlarla; namuslu, dürüst, vicdanlı... Vb kara cahil , kasti cahil ve/veya çocuksu cahil insanlar karıştırılmamalıdır) ve dürüst konumlandırışları gerektiğinin mutlak üstünlük ve liyakatin bilincini bilimsel verilere dayalı olarak insanlara kavratmak, öğretilenleri-öğrenilenleri düşünce ve davranışlarında alışık tepki (refleks) ve alışkanlık haline getirtmektir. Herkesin her şeyi bilmesi amaçlı değil de, her ferdin topluma ve tüm yaratıkları yararlı ve hayırlı olacak kadar bilgilendirilişi ve peygamberi (Rahmani/insancıl/Hz. Muhammed AS’A Peygamberlik (S.A.V) gelmeden önceki 40 yıllık insani ahlakı/Hz. İbrahim dini olan hanîfliğe tâbi olmuş) ahlak sahibi oluşu kadar öğretimi, öğrenimi ve eğitimini veriş daha uygundur. Örneğin cani karakterli kişiliklerin bazı mesleklerde olmaması ve bazı şeyleri mutlaka bilmemesi gerektiği çıkarsayışından hareketle her kese her bilgi ve fırsat verilmemelidir. Fırsat eşitliğinden çok liyakatli fırsat verilişi üzerinden duruluş önemlidir. Bu sonuç insanlığın kabullenişinde zorunlu ve acı bir gerçektir. Hatta medya haberleri ve bilgileri de bu mantığın süzgecinden geçirilerek ortak payda merceğinden verilişi önemlidir.

Öğretim, Öğrenim ve Eğitimin Asgari Temel ve Esas Amaçları;
1-Asgari sindirim sisteminin besinlerden yararlandığı kadar; Beynimize ve zihnimize giren bilgilerden yararlanmak.
2-En kestirme doğru yol ve yollardan insanları gerçeğe ve gerçeklere iman ettirmek ve uygulatmaktır.
3-Yaratıkların davranışlarını doğru okumak, insanlara doğru empati/eşduyum duymak ve doğru tepkiler-teknolojiler geliştirmektir.
4-Eğitimle, insanların ve hayvanların hangi sanal araçlar ve sıfatların kontrolünde olduğunun: benzerlik, ayrıcalık ve özgünlüğünün; gerçek ve doğru farkındalığını kavramak ve uygulamak/latmaktır.
5-Kendini doğru tanıyıp doğru değerlendiren ve konumlandıran, yararlı sanal-gerçek üretim yapan peygamber ahlaklı nesiller yetiştirmektir.
6-Beyni bilgiyi özümsemeye haz duyacak şekilde eğitmek, düşünürken de bilgi üretmektir (meyve vermektir). Bazı beyinler oruç tutar, bazıları yer, içer düşünür ve üretir.
7-İnsan beynine zamanında mantıklı şeyler yerleştirmezsek, yaşadıkları ortamda bu boşluk abur cubur, hurafe, vahşi, doğal, cahili, şeytani, iblisi, gereksiz, eksik, yanlış, liyakatsiz... Vb bilgiler doluşur. Buna bağlı olaraktan gerçek bilgi üretemez ve toplumsal açıdan; verimsiz özgün kişilikler ortaya çıkar.
8-Doğal olan bu hudutlarda: fertten toplumlara;peygamber ahlakı, iletişimin, toplumsal çeşitliliğin önemini-bereketini, birlik-beraberliğin bilincini, zorluklarını ve zorunluluğunu bilimsel verilere dayalı olarak kavratmaktır.
9-
A-Eğitimde pay;fert ve toplumun özgün özellikleri= aktif özgünlüktür.
Çeşitliliğin- Özgünlüğün, Tek Düzeliğin (Monologluğun) Avantajları Ve Dezavantajları (Evrimsel Açıdan); Örneğin, bir bitkinin iletim ve destek sistemindeki hücrelerin-iletim elemanlarının çeşitli oluşunun kazandırdıklarını anlayış için tüm iletim ve destek sistemin tek düze bir çeşit hücre ve iletim elemanlarından oluştuğunu düşünün. Örneğin bir tür içinde ya da aynı bakteri türüne ait çeşitli alt grupların değişik ısı seviyelerine dayanıklı alt türler ya da alt kategorideki taksonlara ait varyasyonlar düşünün; en çok -50, +20 dereceye dayanıklı , en çok -40, +30 dereceye dayanıklı bir grup, en çok -30, +40 dereceye dayanıklı başka bir alt gruptaki tüm bakteriler; +20, -20 dereceye dayanıklı olabileceğini hayal ediniz. Bir anda ortamda ısı +35 dereceye çıkarsa bu ısı dercesine dayanıklı olmayan türler ortadan kalkar ama + 35 derce ısının üzerine dayanıklı olanlar yaşayarak kayıp olan neslin genlerini geleceğe taşır. Bunun tam tersine ısı -35 dereceye düşmüş olsa yine soğuğa dayanaklı ölmeyenler dayanıklı olanlar türün devamını sağlamış olacaklardır. Bu nedenledir ki özel haller hariç yaşamayı başaran çeşitliliğin avantajı; yaratıkların ve türlerin yaşama şanslarını artırırlar. Çeşitliliğin dezavantajı yaratıkların arasındaki uyumu ve iletişimi zorlaştırır. Nesnel ya da bedensel çeşitliliğin yaşama gücünü ve olasılığını artırdığını bilimsel, inançsal olarak biliyoruz Tanışasınız diye sizi kavimlere ayırdım (insanın yaradılışında çeşitliliği benimseyiş ayeti)/ayet).Bu mantıktan hareketle değer yargıları (ana dil, inanç, kültür, örf, adet… Vb) açısından çeşitlilik kavimlerin; hoşgörüsünü, zihinsel ve düşünsel yaşam gücü olasılığını artırır. Kısaca nesnel, düşünsel ve zihinsel çeşitlilik;yaşam gücünü artırıcılar olarak bir birini tamamlayan unsurlardır. Birinin eksik olması diğerinin verimli oluşunu olumsuz yönden etkiler. Özel haller hariç; insanın bedenine, düşüncesine ve davranışlarına zarar verecek bazı kavimlerdeki kültürel, inançsal, düşünsel… Vb tabu ya da değer yargıları zararlı çeşitlilikler olup;uluslararası seviyede yeddi yeminle gerekçeleri bilimsel ve inançsal açıdan ortaya konup alternatifleri ile yer değiştirilip öğretim, öğrenim ve eğitimle ortadan kaldırılması gerekmektedir. Bir sınıf ve ders düşünün; her milleten bir öğrenci ve kendi ülkesinin kültür kıyafetiyle (aynı sınıfta farklı kıyafet ve küldürler ait öğrenciler) derse alınmışlar ve ortak bir dilde konuyu öğrenime çalışıyorlar. Bir sınıf ve ders düşünün; hepsi aynı ya da farklı millet veya kavimlerden; ancak tek dil , tek kültür, tek din, tek tip kıyafete... Vb tek tipliğe zorlanmış olarak derse alınmışlar ve zorunlu ortak bir dilde konuyu öğrenime çalışıyorlar. Bu iki sınıfa ders veren hocalar ve öğrencilerin; hoş görü, iletişim, çeşitlilik… Vb açılardan avantaj ve dezavantajlarını karşılaştırın. Fert, toplum ve kavim bazında Monolog ve tersi olmayı bir arada karşılaştırın. Ola ki Allah (C.C) tüm yaratıkların çeşitliliğinin her şeyini sadece insanda tevhit ettiği için insanı halife kılmış ve tüm insanlığı Müslüman olarak yaratmamıştır. İnsanlığın hepsini Müslüman yaratsaydım öldür tekrar insanı yaratırdım diye ayet vardır. İnsanlığı yaşantılarından verim alışı için İslam'iyet'te Müslümanlığa davet etmiştir. Ayet var. (Monologluğu ret ediş ayeti). Tanışasınız diye sizi kavimlere ayırdım (insanın yaradılışında çeşitliliği benimseyiş ayeti). Evrensel olarak insanlıkla kaynaşışın avantajlarına hazırlanışı düşünün. Yaşatıcı aşure mantığı çeşitlilik ile bölücü ve kangrenleştirici bulamaç çeşitliliğin farkındalığını insanlara kavratış çok önemlidir. Bu çok dilliliği, çok kültürlülüğü… Vb; Lazca, Çerkezce, İngilizce, Zazaca, Arapça, Rumca, İbranice, Farsça… Vb anadilde eğitim ve ana dilleri seçmeli ders olarak düşünerek ülkemize tüm dünyadaki çeşitliliğin farkındalığını yakalayış ve anlayış için; içindeki din, dil ve kültür azınlıklarının çeşitliliğini hayata güncelleyişi hatta dünyaya bu dilleri kabul ettiriş çabasını ve gayretini düşünün sonuç vahimse sınıfta söz hakkı ve görüş isteyin. Sizi kavimlere ayırdık ki tanışasınız diye (Ayet var), İnsanların hepsini Müslüman yaratsaydım öldürür tekrar insanı yaratırdım ya da Dünyada tek tip kavim yaratsaydım insanlığı öldürür tekrar bu günkü gibi çeşitliliği yaratırdım (Ayet var). İpucu; kâinatta gelmiş, geçmiş ve gelecekteki tüm çiçekleri ya da güzellikleri içi, içe ve rastgele döşendiğini düşünün. Sizden istenen: düşünsel ve uygulanışta; bu çiçekleri, güzellikleri ya da düşünsel, nesne, sanal ... Vb olarak aşure mantığı ile iç içe karışmış her şeyi fert ve toplum bazında ya da işin ehli/uzmanları tarafından; Rahmani, peygamberi, insani…Vb peyzajcı, mimar, dekoratör, editör…vb mantığı ile dizayn ederek ya da düzenleyerek uygulayışınızdır. 11. Kuran Suresi/ 7. Ayet O, hanginizin amelinin daha güzel olacağı hususunda sizi imtihan etmek için, Arş'ı su üzerinde iken, gökleri ve yeri altı günde yaratandır. Yemin ederim ki, (Resulüm!): "Ölümden sonra muhakkak diriltileceksiniz" desen, kâfir olanlar derhal "Bu, açık bir büyüden başka bir şey değildir" derler. Her şeyi bu mantıkla; öğretim, öğrenim, eğitim, yönetim… Vb sahalarda uygulanışını düşünün. Örneğin dünyadaki tüm insanların her şeyinin birbirinin aynı kopya olduğunu düşünün. Bu günkü doğal insan çeşitliliğini düşünün. Muhtariyet nöbetini elinde bulunduran kavimlerin hükmündeki kavimleri kendi kültür ve ırklarına asimile edişi afatını düşünün. İslam'iyetin Abbasi, Emeviler … Vb kavimler döneminde bu özgünlük ve çeşitliği koruyuşunu düşünün. Muhtariyet; hükmündekileri Allah (C.C)'HUN misafir ve emaneti kabul edişle liyakatli hayat bulur. Ancak muhtariyet; hükmündekilerin ceddine, dinine, ırzına, vicdanına, topraklarına… Vb her şeyine ilahlaşmakla da deccalleşilir.
B-Eğtimde Payda;fert ve toplumun ortak özellikleri=ortak aktif özgünlükleri temsil eder.
C-Eğitimde Pay ve payda arasındaki liyakatli hayat çizgisi;özgünlükler arasındaki bilgi-toplumsal ilişki-gen akışı ile nefes alan-hayat bulan liyakatli iletişim çizgisinin önemi-gerekliliği belirgin ve somut örneklerle kavratılması gerekir. Yaşatıcı aşure mantığı çeşitlilik ile bölücü ve kangrenleştirici çeşitliliğin farkındalığını insanlara kavratış çok önemlidir. Özgünlüğümüzü kaybetmeyecek kadar ulusalcı, tüm insanlığa faydalı olabilecek kadar evrensel olmalıyız.
D-
Azınlık ve özgünlüğün doğal demokrasideki yeri konusunda kavram, düşünce ve yanlış tepki yanılgısı siyasette uygulanmaktadır.
Hemen her kavimin doğal kültürleri, dilleri, inanç tercihleri, ırkları, deri renkleri… Vb özgünlüklerinden dolayı Dünya'nın hemen her yerinde başka yerli kavimlerin yaşam yerlerinde-yurtlarında sayısal azınlık veya çoğunluk kolonileri şeklinde bulunduğu için;bu konuda yapay ve liyakatsiz olan doğal-doğal demokrasi azınlık insan kavramına insani ve rahmani çözüm üretmek farzdır. Aksi, takdirde eskiden azınlıkların ;padişahlık, şahlık, çarlık, krallık, imparatorluk… Vb yerine çoğunluğu elinde bulunduran toplum, kavim, milletlerin padişahlığına(... Vb kavim, millet padişahlığı), şahlığına (... Vb kavim, millet şahlığı), çarlığına, (... Vb kavim, millet çarlığı) krallığına (... Vb kavim, millet krallığı), imparatorluğunun (... Vb kavim, millet imparatorluğu) asimilasyonu ve hükümranlığına mahkûm yapay dil, din, renk, kültür… Vb özgünlüklerin sayısal azınlıkları mozaiğini doğru değerlendirmek gerekir. Her fert insanlık bedeninin hücresi (insan gen havuzunun hücresi), her halk insanlığın dokusu, her kavim insanlığın uzvu gibi düşünülerek icabet edilmeli. Bu çerçevede dokuları asimile ya da kangren edemezsiniz. Özgünlükleriyle yaşatırsınız.
Nefsi cet kardeşliği fert, toplu, devlet, millet bazında insanı/lığı çok kötü ve istenmeyen radikal farzlara mahkûm eder ve bazı yararlı fıtratları zorlar ya da eritir. Tercihe dayalı akli olan peygamber kardeşliği daha liyakatlidir. Her çeşit insan fıtratına rahat ve liyakatli nefes aldırır. Nefsi cet kardeşliğinin içindeki savunucuları; cet kuyusundaki Nemrutları, Atilla'i, Cengiz Hanlar, Firavunları, Çinleri, Hitleri… Vb peygamber ahlakı hastalarının, katilleri, canileri ve kahpeleri pasifize ya da razı edemez. Akli olan peygamber kardeşliği bu tipleri hemen deşifre eden, egale eden kurallara sahiptir ve ilahi/peygamberi kontroldedir. Aslında insanlığın yaşamsal döngüleri, yönetim ve eğitim sistemleri peygamber kardeşliğine dayalı lokomotif ve vagon çekiş omurgasına göre olmalı cet kardeşlikleri istenen özgün veya ortak vagonda yaşanabilir. Peygamber kardeşliğinin lokomotifini direksiyonunda peygamber vardır. Hedefi ve sonuçları bellidir.Cet kardeşinin kardeşliğinin lokomotifinin direksiyonuna bazen iyi insanlar bazen de cet kuyusundaki Nemrutlar, Atilla'i, Cengiz Hanlar, Firavunlar, Çinler, Hitler, Karunlar, Lutiler, Semudiler… Vb peygamber ahlakı düşmanları ya da hastaları geçince insanlığın geleceği tehlikeye ve riske girer. Onun için cet kardeşliğinde hedef; evrimseldir, nefsidir, doğal ya da doğaldır, ender olarak peygamberidir.
10-
Bu açıdan:fert veya toplumlardan ;insanlığın paydasını yutmaya çalışan özgünlükler patlar,
11-Bu açıdan: Şovenist, Siyonist siyoşovenist kavim, fert veya toplumlardan, hükmündeki kavimlerini paylarını (özgünlüklerini) eritenler asimile edişe çalışanlar ezilen kavimin yenilmezleriyle karşılaşırlar (Nemrutlar, Atilla'i, Cengiz Hanlar, Firavunlar, Çinler, Napolyonlar… Vb). Dünyanın diğer pay ve paydalarıyla birlikte Şovenist, Siyonist siyoşovenist kavimin asimile ettiklerini ya kustururlar ya da güvenilmez ve tarihteki güvensizliğini ispatlayan kavimi eritirler ya da yok ederler.
12-Dengedekiler hayat bulur. SANKİ BU DOĞAYA KONMUŞ İLAHİ BİR DOĞA YASASI GİBİDİR. Tanışasınız diye, sizi kavimlere ayırdım (insanın yaradılışında çeşitliliği benimseyiş ayeti)(doğal soylara ve kökenlere dayalı kavimler ayırdık ki) (ayet var). Yerine ve önemine göre; birbiriyle bağlantılı olarak, önce evrensel eğitim daha sonra kişisel ve ulusal eğitim yapılmalıdır?. Bazen; evrensel ve ulusal eğitimlerin ilişkisi eş güdümlü verilmeli. Evrensel eğitim ulusal benlik ve kimlikleri asimile etmemeli ya da eritmemeli. Ulusal eğitimlerin çeşitliliği yararlı özgünlüklerin bereketini, peygamber ahlaklı evrensel eğitim insanlık ruhunun ortak paydasının direğini oluşturur. 1, 2,
Dil, din,renk, kültür çeşitliliği ve azınlığı olur. İnsan türünün kavim azınlığı ya da etnik azınlığı olmaz, kavim azınlığı ya da etnik azınlık kavramını kullanmak bölücülüktür veya liyakatsizdir. Çünkü tüm kavimlerin birbiri içinde dil, din, kültür azınlıkları vardır. Yani tüm kavimlerin etnik azınlık kavramını kullanmaktan vazgeçmesi gerekir.Nedense 19. ve 20.Yüz Yılın kurucu canileri; inanç, kültür, dil, lisan-din çeşitliliği veya herhangi biri azınlık tabanlı fert sayısı az olan özgün kavimleri; hükmeden kavimin dil, din, kültür, lisan.. Vb den dikilmiş ceketi giydirilerek ya da yurdundan kovdurularak asimilasyonunu reva görmüştür.Doğal (vahşi) demokrasilerde dil, din, kültür, renk … Vb azınlıkların bekası ve her şeyi hükmeden kavimin dil, din, kültür, lisan.. Vb tarladır ve bu gizli açık toplumsal tufandır. Tarih boyunca yaşadığı halde, bu gün özgünlük ve özgürlüklerin bir arada iç içe yaşaması neden zorlaşmıştır? İlla av-avcı sürü ve asimilasyon muamelesi/lerini mi görmesi/leri gerekir ?Ayni türe ait olmasına rağmen(insan), tarih boyunca, insanlık adına bu utanç verici kavram, kimin ve kimlerin ekmeğine yağ sürmüştür? Irk,dil,kültür,inanç, din... Vb azınlık ve güdük farlılıklardan dolayı, azınlık(etnik) diye nitelendirilmek istenen toplum ve kavimler çeşitliliktir.Çeşitliliğin özgünlüğü;Patojen (öldüren)istisnalar hariç, misafirlik, güç ve berekettir, ör;renk, dil, kültür, mülk göçebeleri, din çeşitliliği olabilir;asimile edilmeden çoğunluğun aşure mantığı ile tevhit edileceğine, nedense, bu asır özgünlükleri evrim yasalarının gereği asimile, teşhir ve tecrit edilmek istenmektedir. Ör, Zenci, Kürt, Laz, Çerkez, Arap, Hıristiyan, Yahudi, ...Vb etnik azınlık değildirler. Aynı türün etnik azınlığı olmaz bu bilime, doğa ve ilahi/peygamberi yasalara ya da dine de aykırıdır. Sizi kavimlere ayırdık ki tanışasınız diye (ayet var), Yoksa çoğunluklar azınlıkları asimile etsin değil. Kaldı ki çoğunluğun değil, bazılarının yegâne ana dilleri ve yegâne ana vatanlarıdır. Bir insan, fert ya da toplum kendi ana yurdunda sonradan gelme çoğunluğa asimile ettirilerek etnik azınlığa düşe bilir mi? Bu asrın Sakat Demokrasi ve deccalı hilkat garibesi saçmalıktır. Bunlar dil azınlığı, din azınlığı, renk azınlığı, ya da kültür azınlığı durumuna düşürülmüş kavimlerdir. Kaldı ki çoğunlukta olan kavimlerinde başka toplumların ve kavimlerin içinde azınlıklarının olması söz konusu olması da çok doğaldır.
-Var olan ya da halen uygulanan Sakat Demokraside çoğunluğun azınlıklara fark attığı oylarıyla yönetişi bölücülüktür. Vahşi demokrasi ve/veya doğal yaratık beyinleri bile sağ ve sol beyin loplarının birlikteliğinin tümü omur+organların alışık tepki (refleks) iletim ve işletim sistemleriyle bedeni yönetir. Daha doğal demokrasiye bile terfi etmediğimiz ortadadır. Kaldık ki haklı ve doğru azınlıkların ya da dünyadaki en akıllı insanların azınlıktaki haklı ve doğru seslerinin ve görüşlerinin yönetimde hayat buluşuna yönelik hiçbir formül geliştirilmemiştir. Unutulmamalıdır ki çoğunluğun verdiği kararların her koşulda haklı olmayacağı kesindir. Peygamberlerin sadece bir oyu vardı, demokrasi bu kadar değerli olsaydı o zamanda uygulanırdı. İnsan aklının ve peygamberi (Rahmani/insancıl/Hz. Muhammed AS’A Peygamberlik (S.A.V) gelmeden önceki 40 yıllık insani ahlakı/Hz. İbrahim dini olan hanîfliğe tâbi olmuş) ahlak sahip olmanın bir puan bile değer biçilmeyen sadece nefsin işletim sistemi olan zekâya dayalı insanları öne çıkaran bu deccal-i asırda demokrasi malzeme edilerek eskiden bir ailenin (padişahlık, şahlık, imparatorluk, krallık… Vb ) hükmündeki halkların tepesine bu sefer bir milletinin küllü çoğunluk balyozu azınlıkların ve halkların beline bindirdiler. Bunu yapan veto imparatorluğu üyeleri ve aksamları tehlikeyi görünce globalleşme yoluna değişmekte hiç tereddüt etmediler. Ancak değişmekte bilinçsiz, duygusal ve tutucu kavimleri birbirine boğduruyorlar ya da değişim için kendilerine muhtaç kılmışlardır. Çeşitlilikleri özgünlükleriyle-hoş görü içinde barındıran ve barındırmayan /amayan kavimlerin avantaj ve dezavantajlarını karşılaştırınız. İpucu:biyolojik çeşitliliğin, kültürel, zihinsel, beyinsel ve düşünsel çeşitliliği, melezlerin, zengin kültür harmanlanması... Vb güçlülüğünü ya da avantajlarını düşünün.
13-
Eğitim sistemlerini kullanarak, fert ve topluma kendisini(nefsini) doğru tanıyıp, dürüst ve namuslu (namuslu, dürüst, vicdanlı... Vb Rahmani ve/veya şeytani insanlarla; namuslu, dürüst, vicdanlı... Vb kara cahil , kasti cahil ve/veya çocuksu cahil insanlar karıştırılmamalıdır) konumlandırarak peygamber ahlakı aşılamak ve akıllı yaşamayı alışık tepki (refleks) ve alışkanlık haline getirmektir.
Öğrencilerimize Anabilim Dalımızda Verilen;Özel Öğretim Yöntemleri I-II ve Öğretim Teknoloji Derslerinde; sanal ve gerçek araçların kullanımını, materyal gelişimi öğretilirken: üretici bir zihniyet ve mantıkla; verimli öğretim yöntemleri uygulatılmaktadır.
14-Peygamber ahlak ve doğayı liyakatli kullanma arasındaki gerçek ilişkiyi her ders konusunda somutlaştırmak ve gerekçeleriyle evrenselliğe genellemek.
    Ör.Çevre ve bazı biyoloji derslerinde sağlıklı, üretici çevre bilincini aşılamak ve alışık tepki (refleks) ve alışkanlık haline getirmek amacıyla yerleşke (kampus) içinde plastik türevlerini toplayış ve doğayı tanıma etkinlikleri yaptırılmaktadır.
Öğrencilerimize verilen bölüm ve servis derslerin de;öğrencilerin süper egolar(istemler)ının, öz egolar(istemler)ının, idlerinin, idollerinin geleceğe yönelik daha sağlıklı ve gerçekçi mecralara çekilmesi amaçlanmaktadır.
    Ör.Özgünlük, çeşitlilik, benzerlik, ortak payda ve evrenselliğin hudutlarını: pozitif-istendik geliştirici bir anlayışla;devlet, millet ve halk düşmanlığını körükleyen tüm bilimsel, toplumsal ve doğal;süreç ve olguları yorumlarına katarak; Sinerjitik (Kuvvetler ayrılığına dayalı Şer'i ve Hukuki Kurallara Uyumlu Liyakatli Birliktelik) ve kök hücre zihniyetiyle evrensel çözümler üretimine yönelik zihinsel bağışıklık sistemlerinin geliştirilmesi. Diğer bir deyişle ülke ve dünya sorunlarına hür, pozitif yargılayıcı bir anlayış ve yorumla bakarken, her durumda (faktöriyel olarak) çözüm üreten bir zihinsel beden ve kalpte geliştirilmesi hedeflenmektedir.
    Ör. Ülkemiz, çevre ülkeler ve giderek tüm orta doğu halklarının; birlik, beraberlik, çeşitlilik ve özgünlüğüne bütünleşik bir perspektiften bakmak. Bu noktadan hareketle dünyada ki tüm Müsrif-İlkel Teknoloji, Patojen, kültürel, teknolojik üretim ve yapısal (fıtratı), inançsal, kültürel, kişisel, özel, özgün ... Vb değer yargılarına karşı zihinsel bağışıklık sistemleri geliştirilirken, her durumda (faktöriyel olarak) doğaya, topluma ve geleceğe uyumlu alternatif çözümler üreten bir nesil amaçlanmaktadır. Ör. Sınırlı sevgi ve moral ile yaşamayı başaran (sevgi bağımlısı olmayan) ama çevresine sevgisini sadaka edebilen başat ve cevval bir nesil. Bu anlayışla öğrencilerin yaşadığı ortamda teknolojiyi de liyakatli kullanarak:inanç sistemlerini, nefretini, aptallığını, serseriliğini... Vb tüm (pozitif, negatif ve nötr) özellik ve sıfatlarını insanlık ve doğa yararına;fıtratına uygun, doğru, etkili, verimli biçimde konumlandırarak ve kullanma alışık tepki (refleks)ini alışkanlık haline getirmeleri amaçlanmaktadır. Kısaca; gereksiz;süper istemlere (egolara), öz egolar(istemler)ına, kimliklerine (idlerine), putlarına (idollerine) kul olmayan, hür ancak zihinsel bedenindeki ve kalbindeki;yapısal (fıtratı), inançsal, kültürel, kişisel, özel, özgün ... Vb değer yargıları, kimlik(id) ve idolleri; Doğal ve bilimsel kanunlardan daha gerçekçi, doğru eğitimle dizayn edilmiş; liyakatli değişime hazır başat ve cevval bir nesil amaçlanmaktır.

Kendini
Ve Kişiliğini Tanıyış;

Kendisini- Çevresini Doğru Tanıyış ve Konumlandırış; İnsanın zihinsel, düşünsel, kalpsal (Akıl, Ruh, zekâ, Nefis, Vicdan, İlim) ve bedensel araçlarını; liyakatli ve doğru tanımak, tüm güçlerini bilmek, kullanma becerileri derecesini doğru kavramak, insani-insancıl ve doğal sıfatları, özellikleri, özgünlükleri, araçları… Vb. doğru tanımaktır. Hayata rahmani/insancıl uygulamak ve her şeyini çevresine-çevresini de içi dünyasına Allah (C.C)'HUN rızasına uygun (liyakatli, namuslu ve dürüst) konumlandırışı önemlidir. Bir insanın yapısal olarak sahip olduğu nesnel, sanal, çevresel ve düşünsel araçların hünerlerindeki; istendik-başarılı(+), istenmedik-başarısız(-), dengedeki-nötr(0), geçişken-hercai(+,-), bilinmez, bilmezleri, cehaleti-kör noktaları(?), özgünlükleri(*), baskınlıkları(!)… Vb değerleri/değer yargılarını ve dogmalarını doğru tanıyıp kendini çevresine ve çevresini de iç dünyasına doğru konumlandırarak; çevresinden ve kendisinden azami liyakatli yararlanışı ortaya koymuş olur. Bedensel ve Zihinsel; tüm aşkınlıklarını ve her şeyini yani kendisini olduğu gibi kabullenişe razı olmak gerekirse peygamberi ve insancıl değişime/lere talip olmak.

Sonuç; Doğaya Karşı Doğru Adreste Duruş Ne Demektir? Çevre Bilinci İnsanlarda Geliştirilerek Plastikler, Kâğıt, Şişe-Cam ve Metaller Çöp Değil Bunların Çöp Torbalarına Doldurup En Kısa Yoldan hedefine brakılmalıdır. İnsanlık doğaya ve birbirine karşı doğru adreste durmadığı için doğal ve yapay çevrenin ilkel ve doğal insan sorunu ortaya çıkmıştır. Ola Ki Yaratıklar içinde hayırlı bir kişilik olmak için
ola ki bu 5 kuraldan bir tanesine bile uymazsanız doğru adreste duramazsınız. Bu yaşam boyutunda her insan bir hayvanın sırtındadır. Kendini kontrol edebildiği kadar süvari kişilik, kontrol edemediği kadarda hamal kişiliktir ki buna nefis denir ya da atınızı (nefsinizi) kontrol edebildiğimiz kadar süvarisi kontrol edemediğiniz kadarda hamalıyız. Genlerimizi ne kadar irâdemizle kontrol edebiliyorsak her şeyimizin süvarisi, tersine ise her şeyimizin hamalıyız demektir. Nefsini tanıyan rabbini tanır (Hadis var).

Çıkarsayış;
Ruhun ve Aklın kontrolündeki iradesine emanet insanla, nefsin ve zekâsının kontrolündeki iradesine emanet insanlar arasındaki farkları düşünün. Hayvanların hepsi;nefsinin (beyninin), alışık tepkilerinin (reflekslerinin), bedensel zekânın, gen zekâsının ve içinde yaşadığı çevrenin sistem zekâsının kontrolündedir.

Bilgi Nedir? Bilim Nedir? İlim Nedir? Varlık Nedir? Yaratık Nedir? Sonsuz Nedir? Ebediyet Nedir?


Bilgi Nedir? Doğadaki sübjektif-objektif yaratık(nesnel), olay, süreç ve olgularla ilgili genellikle duyularımızla  zihnimize özümsenen, alınan, giren ya da genlerimizde var olan(fitrati-yapısal bilgi) veya  zihinsel operasyonla  ürettiğimiz  ürünlerin  zihnimizde bıraktığı; dinamik anlamlı  imaj, görüntü, ses, kavramsal ve ilişkisel...Vb bilgi birimleri ya da kalıntılarıdır. Bilinçli veya bilinçsiz edindiğimiz bilgileri zihnimize-belleğimize yerleştirip, gerekirse bu bilgileri kullanarak yeni bilgiler üretiriz. Kısaca bilgi; duyuşsal olarak maksatlı ya da maksatsız edinilen ya da zihinsel olarak üretilen; bilinçli ve bilinçsiz beynimize ve zihnimizde kodladığımız; anlamlı  imaj, görüntü, kavram, ilişkisel ...Vb bilgi birimleri ya da veri halleridir.
Bilgi, bilimin havuzu içinde yer alır. İşlenmesi ve hayata uygulanması için bilim gereklidir. Bir bakıma bilgilerimiz sahip olduğumuz bilimin veri tabanlarını teşkil ederler.
Dağarcığımızdaki bilgilerimizi yazılı dil ve lisanla ifade ederken; kavram, isim, kavramisim, resim, üç boyutlu cisim, davranış, ima … Vb şekilde ifade ederiz.
Bilim; Tüm Bilim Dallarını Kapsayan-İçeren Geniş Kavramdır. Bilimin veri tabanı bilgi birimleridir. Biyoloji merkezli bilgi veritabanı birimlerinin örüntüsünde Biyoloji Bilim Dalı Ortaya Çıkar. Evrim merkezli bilgi veritabanı birimlerinin örüntüsünde Evrim Bilim Dalı Ortaya Çıkar ya da oluşur… Vb Tüm Bilim dallarına bu mantık genellenebilir. Zeki yaratıkların çevresine uyum, gelişim, çevresini ve kendilerini; konumlandırış, tanıyış ve kullanış aracıdır. Bilgi ise bilim ve ilimin veri tabanıdır. Bilim yaratıkların geçici enerji yaşam döngüsünde deneyim, öğretim, öğrenim ve eğitime dayalı ortaya çıkardıkları ilim versiyonu ürünüdür. İlim, ezeli, ebedi ve Baki olan Allah (C.C) Âlim Sıfatına tabiidir ve ölümsüzdür. Aslında bilimin kökeni de ilimdir. Sanki bilim doğa kökenli canlı ve yarı canlı yaratıklar tarafından eşyayı ve tüm yaratıkları tanıyış, kullanış, amaçlı konumlanış... Vb düşünsel dikitlerini temsil eden bilgi tabanlı zekâ ve düşünsel işletim sistemi önceliği ile çalışan bir araçtır. İlim ise ilahi/peygamberi kökenli olup, eşyayı, tüm yaratıkları ve kendini tanıyış, kullanış, amaçlı konumlanış... Vb düşünsel sarkıtları temsil eden bilgi tabanlı düşünsel Akıl işletim sistemi önceliği ile çalışan bir araçtır. Yaratıkların genetik, fıtratı, deneyimleri ve ilahi/peygamberi kökenli ölümlü ve geçici hayata uygulanan ilim versiyonuna bilim deniyor. Bilim ve ilim mürşit olamaz ancak araçtırlar. Ör. Peygamberler; Peygamber Ahlakı Mürşididirler. Ünlü bilim uzmanları; sahalarının mürşididirler. İnsanlarda bilim ve doğa insanı değil Allah (C.C) insanıdırlar. Onun için Bilim-İlim İnsanı, Bilim-İlim Adamı, Bilim-İlim Kadını Kavramları bazı insanlar için yanlış ve liyakatsizdir. Bilim Uzmanı, Bilim Eksperi, Bilim-İlim Ustası, Bilim-İlim bilirkişisi, alimi kavramları bazı insanlar için daha liyakatlidir. Bilim; ilimin yaratıklardaki; irsi ve/veya sonradan öğrenilen ya da üretilen hayatla ilgili ölümlü-sonlu örüntüsü-örgüsü gibidir.
Bilgi;
Genel anlamda bilgi; Her şeyin; resim, şekil, talimat, görüntü, davranış, eylem, sembol... Vb olarak zihnimizde, genlerimizde, düşüncemizde, medya ortamlarında ... Vb ortamlarda kodlanmış verilerdir. Varlıklar ve Yaratıklarla İlgili; ses, resim, görüntü, yazı, cümle, kavram, isim, kavramisim, eylem, sembol... Vb kodlanmış her şeye bilgi denir. Nerde Varlık ve Yaratık varsa orda mutlaka bilgi var demektir. Bilgi ve enerjinin olmadığı bir ortam düşünülemez. İnsan zihninde, kavram, resim, şekil, imaj, ses, görüntü … Vb şeklinde kodlanmış doğadaki yaratık, olay, olgu, süreç… Vb şeylerin karşılığı olan enerji halleridir. Doğadaki, sübjektif-objektif(nesnel) canlı-diri yaratıklar dünyaya geldiklerinde genlerinde yapısal olarak kısmen var olan buna ilaveten, süreç, olay olgular... Vb şekil de zihinsel asimile(özümsenen) olunan veya rüya ile, trans ile, düşünerek, zihinsel operasyonla üretilen ürünlerin zihinsel(düşünsel kayıt), beyinsel(organik kayıt) havuzda diğer bilinenlerle ilişkisel kayıt edilen; ses, görüntü, imaj, sembolik kod, eylem, ... Vb dinamik kalıntılardır. Bilgi zeki yaratıkların çevreye uyum ya da yaşamak amacıyla bazen canlıların genlerindeki yapısal değişiklikler sonucu genetik yapılarına ya da sistemlerine kayıt edilir. Ör, Yerküresi bedenine insanların liyakatsiz etkisine, yer küresi yeni koşullara uyum için; kendisini ve iklimsel rejimini yeniden düzenleyerek depremler, aşırı yağışlar ve küresel ısınma ile tepkisel uyum gösterdi. Örneğin. bakterilerin antibiyotiklere karşı genetik direnç geliştirişi. Canlı, cansız ya da yarı canlı yaratık sistemleri; değişen çevre koşullarına ya da çevreye uyuma zorlandığında sistemin ilk yapısında değişiklik yaparak yeni kombinezon bilgileri içeren ya da sahip sistem olur. Ör. Bir ekosistemin küresel ısınma sonucu oluşan yeni çevresel koşullara yapısal değişimle tepki göstermesi.
İnsan ruhunda ise doğa ve hayvani-meleği doğa ötesindeki öğrenebileceği ya da gereksinim duyduğu hemen her şeyin ilim olarak meleği(kusursuz) yeterince karşılığı vardır. Ruh Allah (C.C) emaneti olduğu için hemen her şeyin özünü içeren ve sadece akıl işletim sistemi verilen yaratıklara üflenmiş olup bu yaratıkların hayvanlardan ve cansızlardan farklı olarak akıllı yaratıkların nefsini (Kendisini) ve Rabbini(Allah (C.C)'Yİ)tanımasına yardımcı olur. Ola ki ilkel, doğal, cahil ve doğal insansılarda (Âdem AS öncesi ve sonrası bazı cahil insanlarda) Ruh yoktur. Bu nedenle Allah (C.C)'Yİ ve kendilerini tanımazlar. Ola ki onun için cahillerde uzak durun diye ayet ve hadisler vardır.

Bilgi;
bilimin (nesnel + sanal+düşünsel+dijital/hesabi insani bilim) ilimin (tüm bilinmeyen bilimler, nesnel + sanal + düşünse + ilahi ... bilim) veri tabanı olan birim (görsel, işitsel, görsel+işitsel, hissel, duyuşsal... Vb) enerji hallerinin karşılığı gibidir. Bilginin karşılığı genellikle doğada, doğa ötesinde, düşünce dünyasında ve bilinmeyen âlemlerdedir. Bizim bahsettiğimiz bilginin yeri ve mekânı; zihinler, beyinler, bedenler, doğal yaratıklar, yapay yaratıklar, medya ortamları, sanal ortamlar (sanal zeki programlar), literatür, nesnel zeki ortamlarda (robotlar, bilgisayarlar); sembol, harf, kavram, ses, görüntü, resim… Vb şekilde kodlanmış bilgiden bahsedilir.
*Bilmediklerimizin cahili, çok doğru bildiklerimizin de alimi, kullanmadığımız bilginin de hamalıyız. Demirkuş 2019
*Çocuklarımızı ve öğrencilerimizi; zamanında gerçek bilgilerle donatmazsak, onun yerine çocuklarımızın zihinleri abur cubur, hurafe, vahşi, doğal, cahili, şeytani, iblisi, gereksiz, eksik, yanlış, liyakatsiz... Vb bilgiler doluşur. *Toplumsal olarak geri kalmanın bir sebebi de budur.
*Öğrencilerimizi sıfırdan, üniversiteyi bitirinceye kadar sadece fen ve toplumsal bilimlerle ilgili bilgilerle donatmak yeterli değildir. Peygamber Ahlakı yönünde eğitici bilgi ve uygulamalardan (eğitimden) yoksun bırakmak geleceğimiz için büyük bir risk ifade eder.

Bilginin Temel Kaynakları; Bilgi Kaynaklarını Sınıflandırın;
Hangi Kaynaklardan Bilgi Edinilir?

1-Çevresel Kaynaklı Bilgiler; Çevremizden maksatlı ve maksatsız edindiğimiz bilgiler. Doğal çevre ve öğretim, öğrenim ve eğitimle edinilen bilgiler.
2-Düşünsel Kaynaklı Bilgiler; Uyanık halde iken düşünsel sentezle hayal ederek, kurgularak… Vb şekilde iç dünyasında bilgi üretip beyine ve zihnine kaydetmek.
3-Atasal Gen Kaynaklı Yapısal (Fıtrati) Bilgiler; Atasal olarak genlerimizde var olan ya da ceddimizden bize aktarılan yapısal (fıtrat) bilgiler.
4-Yaratık Kaynaklı Bilgiler; Cahili, Hayvani, Şeytani, İnsani... Vb yaratıklar tarafından diğer yaratıklara bahşedilen ya da kasti nüfuz edilen yaratıksal öğreti ve feyiz bilgileri.
5-İlahi Kaynaklı Bilgiler; Peygamberlere vah edilen vahi kaynaklı bilgiler. Ör. Allah (C.C) Gönderdiği kitaplar ve onlarla ilgili peygamberlerin hadisleri… Vb Hayır ve şer Allah (C.C)'HUNDANDİR. Bu nedenle tüm bilgiler özünde ilahi kaynaklıdır.
6-Rahmani Kaynaklı Bilgiler; Rahmani feyizle bahşedilen bilgiler. Allah (C.C) tarafından alimlerin, peygamberlerin kalbine verilen ledünni ilimler.
7-Rüya Kaynaklı Bilgiler; Gerçek hayatımıza tesir edecek ve unutulmayacak derecede önemli rüyalar.
8-Trans Kaynaklı Bilgiler; Herhangi bir şey hakkında bilgi edinmek için uyku ile uyanıklık halı arasında dikkatini; bayılmadan, dağıtmadan uyutmadan konuya yoğunlaşıp istihare ederek iç âlemlerden bilgi toplamak ya da edinmek.
9-Diğer kaynaklı bilgiler.

Bilim Nedir?Doğadaki pozitif öncelikli (nesnel) bilgilere dayalı tüm bilim dallarındaki toplam bilgi ve uygulamaları içeren en kapsamlı kavramlardan biridir. Bilim, daha çok nesnel verilere dayalı olarak gelişip ilime doğru emekler. Bilim hayatın başlamasıyla insanın ve bazı yaratıkların çevresindeki, iç dünyasındaki… Vb edindiği bilgiler bütününe verilen addır. Büyük Kıyametle ölüme mahkûmdur. Daha çok öğretim teknoloji, deney ve deneyim kavramlarıyla ilişkilidir. Bilim yaratıkları, olguları, olayları ve süreçleri tanımak için bir araçtır. Bilim ilimin metriksindedir. Geçmişteki, günümüzdeki ve gelecekteki tüm bilim çatısının çözmecesini (pazılını) ilim içerisinde ya da şemsiyesinde değerlendirirsek bu çözmecenin alt birimleri/parçaları ya da veri tabanı bilgi birimlerdir. Geçmişten geleceğe bu çözmecenin alt birimleri; değişmez, değişen, değişken ve diğerleri şeklinde gruplandırılarak ya da disipline edilerek “Bilimin Evrimi” dersi çerçevesinde incelenebilir. Bilimin Tarihi ya da Bilimin Evrimi olur ilmin tarihi ya da evrimi olmaz!! Bilim ölümlü olduğu için bilimde mutlak gerçek yoktur, ilim ölümsüz olduğu için ilimde mutlak gerçekler vardır. Bilim, ilimin yaratıklarda yeşeren ölümlü-sonlu bilgi örüntüsü boyutudur. Bilim; Tüm Bilim Dallarını Kapsayan-İçeren Geniş Kavramdır. Bilimin veri tabanı bilgi birimleridir. Biyoloji merkezli bilgi veritabanı birimlerinin örüntüsünde Biyoloji Bilim Dalı Ortaya Çıkar. Evrim merkezli bilgi veritabanı birimlerinin örüntüsünde Evrim Bilim Dalı Ortaya Çıkar ya da oluşur… Vb Tüm Bilim dallarına bu mantık genellenebilir. Zeki yaratıkların çevresine uyum, gelişim, çevresini ve kendilerini; konumlandırış, tanıyış ve kullanış aracıdır. Bilgi ise bilim ve ilimin veri tabanıdır. Bilim yaratıkların geçici enerji yaşam döngüsünde deneyim, öğretim, öğrenim ve eğitime dayalı ortaya çıkardıkları ilim versiyonu ürünüdür. İlim, ezeli, ebedi ve Baki olan Allah (C.C) Âlim Sıfatına tabiidir ve ölümsüzdür. Aslında bilimin kökeni de ilimdir. Sanki bilim doğa kökenli canlı ve yarı canlı yaratıklar tarafından eşyayı ve tüm yaratıkları tanıyış, kullanış, amaçlı konumlanış... Vb düşünsel dikitlerini temsil eden bilgi tabanlı zekâ ve düşünsel işletim sistemi önceliği ile çalışan bir araçtır. İlim ise ilahi/peygamberi kökenli olup, eşyayı, tüm yaratıkları ve kendini tanıyış, kullanış, amaçlı konumlanış... Vb düşünsel sarkıtları temsil eden bilgi tabanlı düşünsel Akıl işletim sistemi önceliği ile çalışan bir araçtır. Yaratıkların genetik, fıtratı, deneyimleri ve ilahi/peygamberi kökenli ölümlü ve geçici hayata uygulanan ilim versiyonuna bilim deniyor. Bilim ve ilim mürşit olamaz ancak araçtırlar. Ör. Peygamberler; Peygamber Ahlakı Mürşididirler. Ünlü bilim uzmanları; sahalarının mürşididirler. İnsanlarda bilim ve doğa insanı değil Allah (C.C) insanıdırlar. Onun için Bilim-İlim İnsanı, Bilim-İlim Adamı, Bilim-İlim Kadını Kavramları bazı insanlar için yanlış ve liyakatsizdir. Bilim Uzmanı, Bilim Eksperi, Bilim-İlim Ustası, Bilim ve İlim Alimi, Bilim Bilgini, Bilirkişi, Bilen Zat kavramları bazı insanlar için daha liyakatlidir. Bilim; ilimin yaratıklardaki; irsi ve/veya sonradan öğrenilen ya da üretilen hayatla ilgili ölümlü-sonlu örüntüsü-örgüsü gibidir. Bilim; yaratık ve enerji halleri arasında öğrenme aracıdır. Bilgi ise, bilimin veri tabanıdır.1 Bilim ölüm ötesine henüz genç ve kördür. Yaratıkların ölümünden sonra ömürleri boyunca yaydıkları enerji ve hayat döngülerin akıbeti ve sonraki geleceği için hiçbir şey söyleyemez. İlim tüm sonuçları bildirmiştir.

Bilimin İnsandaki En Önemli Meyvesi:
Bilimin insandaki en önemli meyvesi; çevreye ve doğaya kısmen hâkimiyeti sağlayan fen, teknoloji ve iletişimdir. Ancak güzel ahlak olmadan bu meyveyle insanlık en aşağılık yaratık seviyesine ve postuna bürünür. İnsanın bilim aracını ve teknolojik araçlarla ürettiği; sanal, hesabi (dijital), düşünsel ve nesnel; teknoloji, bilgi, kültür... Vb. kullanarak benimsediği yaşama biçimi ve ürettikleriyle doğadaki çok şeyi öğrenip, kendi arzularına göre işleyip devşirmesidir. Bilimin Meyvesi Olan Teknoloji İle; İnsanlar eşyayı ve gayri insani yaratıkları köleleştirir ve iletişimi kolaylaştırışıdır. Bilim, teknoloji ve ekonomi ne kadar gelişirse gelişsin buna paralel olarak "İnsanlık İnsancıl (Rahmani) Ahlakla Taçlandırılmadıkça", insanlığın hayvandan daha aşağılık doğal bir konuma geleceğinden emin olabilirsiniz. Ben güzel ahlakı tamamlamak üzere gönderildim (hadis vardır).


Bilimsel Açıdan Doğa Ötesi: Bilim açısından henüz genişleme boyutuna ulaşılmayan doğanın geleceğini ve nesnel ötesini ifade eder. Ör, gelecekte doğayla ilgili bilinecek her şeyi ifade eden doğanın geleceğidir.

Bilim ilmin (pozitif, negatif, nötr bilim; beşeri bilimlerin), öğretim ve öğrenim eğitimin alt ünitesidir. Bilim daha çok öğretim, İlim ise eğitim   kavramı ile ilişkilidir.

-Bilim;İnsanların nesnel kökenli kâinattaki her şeye yüklediği yazılı, sözlü, görsel... Vb kanıtlara dayalı sonlu ve ölümlü anlam ilimin insanlar tarafından ortaya konmuş ve üretilmiş karşılığına bu gün bilim deniyor.
-Bilim ilmin insandaki geçici ve cüzi ölümlü ilim halidir.
-Onun için bilim bilginleri (bilim insanları?!) bilimde mutlak gerçek yoktur önermesini genellikle kabul ederler.
-Kâinat ebedi ve ezeli gerçek olan ilmin içinde geçici sınırlı ve sihirli hayat olarak yaratılmıştır. İnsan cüzi ilme sahiptir(Ayet var)


İLİM NEDİR? Bilime ilave olarak; ahlakı, doğa ötesi ve tasavvufu içeren, tüm bilgi ve uygulamaların hayatla gerçek ilişki ve tanımlarıyla şekillenen en kapsamlı kavramdır. İlim daha çok eğitim kavramı ile ilgili olup, beşeri merkezli olarak bilime ulaşır. İlim; Allah (C.C) Âlim sıfatına tabi olup tüm yaratıkların ezeli, yaşayan ve ebedi aşamadığı ve hayat bulduğu ölüp ve diriltildiği tüm bilgilerin en kusursuz, verimli ve israfsız konumlandığı bilgi bütünlüğünü, ilişkiselliğini ve birlikteliğini içerir. İlim bilinen ve bilinmeyen tüm bilimleri de içerir. İlim hakikatleri ve ebedi gerçekleri içeren bir araçtır. Bilim ise ölümlü, sonlu ve geçici gerçekleri içeren bir araçtır.       Bilim ve ilim; tüm yaratıkları, olguları, olayları, süreçleri, ilişkileri ve enerji hallerini tanımak için bir araçtır, bilgi ise veri tabanıdır. Bilimi ve ilimi bilgilerimizle işletip, hayata uygularız.
İlim, bilime ilave olarak ahlaki - hayvani-meleği doğa ötesi ve  tasavvufu  içeren  en geniş bilgi havuzunu temsil eden kavramdır. Bilim; Tüm Bilim Dallarını Kapsayan-İçeren Geniş Kavramdır. Bilimin veri tabanı bilgi birimleridir. Biyoloji merkezli bilgi veritabanı birimlerinin örüntüsünde Biyoloji Bilim Dalı Ortaya Çıkar. Evrim merkezli bilgi veritabanı birimlerinin örüntüsünde Evrim Bilim Dalı Ortaya Çıkar ya da oluşur… Vb Tüm Bilim dallarına bu mantık genellenebilir. Zeki yaratıkların çevresine uyum, gelişim, çevresini ve kendilerini; konumlandırış, tanıyış ve kullanış aracıdır. Bilgi ise bilim ve ilimin veri tabanıdır. Bilim yaratıkların geçici enerji yaşam döngüsünde deneyim, öğretim, öğrenim ve eğitime dayalı ortaya çıkardıkları ilim versiyonu ürünüdür. İlim, ezeli, ebedi ve Baki olan Allah (C.C) Âlim Sıfatına tabiidir ve ölümsüzdür. Aslında bilimin kökeni de ilimdir. Sanki bilim doğa kökenli canlı ve yarı canlı yaratıklar tarafından eşyayı ve tüm yaratıkları tanıyış, kullanış, amaçlı konumlanış... Vb düşünsel dikitlerini temsil eden bilgi tabanlı zekâ ve düşünsel işletim sistemi önceliği ile çalışan bir araçtır. İlim ise ilahi/peygamberi kökenli olup, eşyayı, tüm yaratıkları ve kendini tanıyış, kullanış, amaçlı konumlanış... Vb düşünsel sarkıtları temsil eden bilgi tabanlı düşünsel Akıl işletim sistemi önceliği ile çalışan bir araçtır. Yaratıkların genetik, fıtratı, deneyimleri ve ilahi/peygamberi kökenli ölümlü ve geçici hayata uygulanan ilim versiyonuna bilim deniyor. Bilim ve ilim mürşit olamaz ancak araçtırlar. Ör. Peygamberler; Peygamber Ahlakı Mürşididirler. Ünlü bilim uzmanları; sahalarının mürşididirler. İnsanlarda bilim ve doğa insanı değil Allah (C.C) insanıdırlar. Onun için ilim daha çok beşeri merkezli olarak, bilime ulaşır. Bilim-İlim İnsanı, Bilim-İlim Adamı, Bilim-İlim Kadını Kavramları bazı insanlar için yanlış ve liyakatsizdir. Bilim Uzmanı, Bilim Eksperi, Bilim-İlim Ustası, Bilim ve İlim Alimi, Bilim Bilgini, Bilirkişi, Bilen Zat kavramları bazı insanlar için daha liyakatlidir. Bilim; ilimin yaratıklardaki; irsi ve/veya sonradan öğrenilen ya da üretilen hayatla ilgili ölümlü-sonlu örüntüsü-örgüsü gibidir. Bilgi ise, bilimin veri tabanıdır. Bilim ölüm ötesine henüz genç ve kördür. Yaratıkların ölümünden sonra ömürleri boyunca yaydıkları enerji ve hayat döngülerin akıbeti ve sonraki geleceği için hiçbir şey söyleyemez. İlim tüm sonuçları bildirmiştir.

İlim; içinde, sonsuzluk, ebediyet ve tüm bilim döngüleri, bilinen-bilinecek-bilinmeyecek ve var olması gereken; tüm zamanları, olayları, süreçleri, olguları, eylemleri, bilgileri, yaratıkları… Vb her şeyi liyakatli, israfsız güçte ve konumda/larda... Vb bulunduran ve bilinen; hiçbir tercih ve  kader çizgisinin aşmadığı-aşamayacağı sahipsiz olmayan çoğu şeyin en büyük havuzudur. Yer/ler ve gök/gökler yapışıktı biz onu/onları açtık (Ayet var)Başlangıçta yer ve gökler yapışıktı(ilmen yer ve göklerin çok yönlü yapışık olduğunu düşünün). Biz onları açtık sonra isteseniz de istemeseniz de bir araya gelin dedik/Enbiya 21. Suresi 30.Ayet Fussilet 41. Suresi 11. Ayet. Hala göğü genişletmekteyiz/Zariyat 51. Sure 47. Ayet.

İlmin İnsandaki En Önemli Meyvesi: İlmin yaratıklardaki en önemli meyvesi güzel ahlaktır. Gerçek Güzel Allah (C.C)’N Nur (C.C) Cemalidir. Güzel ahlakta Allah (C.C)’NA aittir. Bu ahlakın insandaki en iyi tecellisi peygamber ahlakıdır. Ben Güzel ahlakı tamamlamak üzere geldim. Hadis Vardır. Ruhuna, aklına, vicdanına ve ilahi imanına endeksli ilahi-aklı kuralları benimsediği yaşama biçimi ve ürettikleriyle, çevresi, zihni ve doğa ötesini/de yaşarken öğrendiklerini davranış ve eylemlerine; peygamber ahlakıyla işleyip, devşirmek ve yansıtmaktır.

İlim Ve Bilimim Meyvesinin Sonucu(Bir Arada Değerlendirişi); İlimin İnsandaki meyvesi Güzel Ahlak, Bilimin İnsandaki Meyvesi Fen ve Teknolojidir. Fen ve Teknolojisiz yaşadığımız asırlarda haksız yere katledilen ve hastalıklarda ölen toplam İnsan oranı, teknolojiyle yok ettiğimiz insan oranıyla kıyaslanamayacak kadar düşüktür. O halde güzel ahlakın hâkim olmadığı insan toplumlarının “Teknolojisi ilerleyişiyle insanlığın gittikçe daha aşağılık yaratık oluşa doğru gidiş arasında doğru orantı olabileceğinden emin olabilirsiniz. Demirkuş 2013. Bilime, Teknolojiye, Fen Ağacına... Vb her şeye Güzel Ahlak Aşısı Yapılmadıkça, Teknoloji Geliştikçe İnsanı daha da ya da En Aşağılık Bir Yaratık Konumuna Sürükleyeceğinden Emin Olun. Tüm İnsanlarınEkonomik Sorunlarını Çözseniz de Bu Sefer Çok Varlıktan Ve Obeziteden Kuduran Bazıları Birbirini Yer. Çözüm; Eğitimle fıtratı değişmeyse müsait insanlarda evrensel dürüst olmayı, namuslu olmayı, vicdanlı, bilgili olmayı… Vb. insancıl ahlaki argümanlarını (kanıtlarını) refleks haline getirmek, inandırmak ve iman ettirmektir. Sonrada Yönetim sistemimizi bu eğitilmiş bilgili insanlara emanet etmektir.

Doğa Ötesi İlim;ilim havuzundaki doğa ötesi her şeyin ilmine denir. Madde ötesi ve anti (melek, cin... Vb) madde tabanlı sistem, araç ve birimlerle hayat bulmuş yaratıkları inceleyen ilime Doğa Ötesi İlim denir. Ör, tasavvuf, Hz Muhammed'in miraca çıkışı ilmi, akıl, zekâ, ruh, sanal nefisler… Vb inceleyen ilim doğa ötesidir.

İlim Havuzu İçinde Tüm Bilimlerin; Liyakatli Konumlandırılışı, İlişkilendirilişi Önemli ve Gerekli Bir Disiplindir.

Ola ki Matematik ve Bilim kavramlarının tanımları arasında kavram yanılgısı ve eksikliği vardır. Belki de Matematik Biliminin Ortak Paydasını, Diğer Bilim Dalları Payları İfade Eder. Paylar ve Paydanın Toplamı Birlikteliği Bilimi İfade eder. Paylar ve Paydanın Toplamı Birlikteliği Bilimi İfade eder. Sanki Matematik Bilimin Ortak Payda Ana Yüzü, Diğer Bilim Dalları Bilimim Özgün Payları ara Yüzü Gibidir. Aslında Matematik; Tüm Bilimin kümelerle, sembollerle, rakamlarla ve denklemlerle ifade edilişinin ana yüzüdür (Kümesel, sembolsel, rakamsal ve denklemsel). Yani Bilimin, denklemsel, sembolsel, kümesel, şekilsel ve rakamsal ifade edilişi şekline kısaca Matematik Bilimi denir. Ola ki Matematik bilimin bir alt bilim dalı değil de bilimin farklı ifade ediliş ara-ana yüzüdür. Bu mantıktan ve muhakemeden çıkarsayışla; Matematiğin dışındaki diğer bilim dalları toplamı ise kültürel alfabelerin sözel, yazımsal, eylemsel… Vb şekilde ifade edilen tüm alt bilim dallarının toplamını ifade eder ara yüzü konumda gözükmektedir. Buna bilimin kültürel ara yüzünü ifade şeklide denebilir. Ola ki Evrim ise gerek Kültürel Bilim ve gerekse matematiksel Bilim ara yüzleri içindeki kalıcı değişimlerin arasındaki gerçek bilimsel hayat hikâyelerinin ilişkisini tevhit eden Bilimin Değişim Ara Yüzünü İfade Eder. Yani Gerçek/Yarı Gerçek Bilimin Şimdilik Üç Ara Yüzü ya da Alt Kategorisi Vardır. 1- Kültürel Alfabetik Ara Yüzü (Sosyal, Kültür ve Doğa Bilimi). 2-Değişim Ara Yüzü (Evrim Bilimi). 3-Rakamsal-Kümesel Ara Yüzü (Matematik Bilimi)…Vb Örneğin ilerde Kuantum Bilimi, Düşünsel Bilim, Sanal Bilim Kategorileri de Gerçek/Yarı Gerçek Bilimin Bir Alt Disipline Kategorisi Kabul Edilebilir..

İlim havuzunda, tüm enerji halleri ve yaratıkların (düşünsel, dijital, sanal, nesnel, yarı sanal... Vb) yapısı ve gerçek ilişkilerin sembollerle, rakamlarla, denklemlerle ve kümelerle ifadesi belki de Matematiktir.


Matematik külli ilmin içindedir. Belki de her yaratığın, hayat döngüsünde, en azında bir konumunda mutlaka bir matematik konum ve hayat denklemi vardır.
Yaratıkların, olayların, süreçlerin... Vb yapısı ve aralarındaki ilişkilerin sembollerle, rakamlarla, denklemlerle ve kümelerle ifade eden bilime Matematik denir.
Matematik (Evrensel, Doğal, Düşünsel, Hesabi... Vb Matematik);ölümsüz olan ilimin ölümlü ve öğrenmek-kullanmak için yaratıkların bir aracı olan bilimdeki hayatın varlığı ve/veya bilimi yaşatan kalbi gibidir. Onsuz bilim yaşayamaz. Bilimi bir beden kabul edersek matematik onun kalbi, canı ve hayatıdır. Belki de ya da Ola ki Matematik yaratıksal her şeyin matematik sembollerle birimsel ve sayımsal ilişkilerlinin denklemsel ifadesidir. İstatistik genellikle uygulanabilir matematiğin ampirik (deneysel) bilgilerin ilişkisini ifade eden ve içeren bilim dalıdır.

İlim havuzunda; madde, anti madde tabanlı birimlerdeki özgün ve mantıklı matematiksel denklem kümelerine dayalı enerji hallerinde hayat bulmuş;sanal, nesnel ve yarı sanal kişiliklere Yaratık denir.


İstatistik; matematiğin hayata uygulanışının mantık ve çoklu denklem sistemlerini içeren uygulamalı bir disiplin bilimidir.

İSTATİSTİK BİLİMİ; Ola ki İstatistik; genellikle hayata uygulanan pratik matematiksel verileri bilimsel verilerle birlikte tevhit ederek anlamlandıran bir alt bilim dalıdır. Ola ki İstatistik; Bilim ve Matematik arasındaki bağın ve verilerin hayata uygulanabilir sözel-matematiksel kurgular, deneyimler, denklemler ve deneysel formüllerin şablon sistemlerinden oluşan ve hayata uygulanan matematik-bilimin bir ait bilim dalıdır. Nesnel ve sanal bilimlerdeki; doğal, ampirikmantıksal ilişkileri içeren tüm formülleri, analitik ilişkilerin şablon denklemlerini bir arada inceleyen ve uygulamaya koyan bilimdir. Diğer bir deyişle; bilinen tüm ampirik denklem ve ilişkisel mantık sistemlerinin şablon denklemlerini bir arada ve birbiriyle ilişkilerini çoklu disiplin mantık sistemleriyle uygulamaya koyarak; insanlığa, hazır paket mantık hizmeti veren ve zaman kazandıran bilimdir.

FEN BİLGİSİ BİLİMİ; Beşeri Bilimler, Doğa Bilimleri(FKB, Jeoloji… Vb)  ve Matematiğin ortak payda  bilgilerinin hayata uygulandığı bilim alanıdır.

İlim havuzunda doğada düşünsel, sanal, yarı/sanal-düşünsel-nesnel ve nesnel hayat bulmuş yaratıkları inceleyen bilime Doğa Bilimi denir.
DOĞA BİLİMİ: Canlı, Cansız ve Araform Bilimlerine ait bilgilerin Evrim Bilimi ile hayat bulduğu bütünleşik pozitif bilimdir.
-Canlı, Cansız ve Araform Bilimlerinin doğal şekillenişi/şekillenmesi ve Evrim Bilimi ile geleceğin dirimsel ve uygulamalı bilimi şekillenir. Bu bilim Doğa Bilimidir.
-Tüm pozitif bilimlerin şekillenişi (morfogenezisi) doğa biliminde hayat bulur.
-Evrim Bilimi doğadaki ve insandaki tüm özgün değişim, değişmez, geçişken ve diğer enerji halleri bilimsel olarak ilişkilendirerek deşifre edilip, doğa ötesi güç-teknoloji, tera bilgisayarlar ve tera teknolojiyi kullanan evrimle gerçek hayat hikayeleri açıklandığı zaman, Doğa Bilimi gerçek konumunda hayat bulmuş olacaktır.
Tüm bilimler arasında ilişki kuran evrim; her bilim dalı bir çiçek kabul edilirse; evrim bu çiçeklerdeki özgün değişim, geçişken ve değişmezlik balları toplayan bal arısı misali topladığı balları “Doğa Bilimi” kovanlarındaki peteklere doluşturarak ona geleceğe yönelik dirimsel hayat veren bilim gibidir
grafik


Eğitim Programı: Eğitimin tanımında verilen hedefler ulaşmak için, fert ve toplumda arzu edilen sonuçlara ulaşmak için gerekli bilgilerin disipline edilmesidir. İyi bir eğitim programı, esneklik, işlevsellik, toplum değerlerine dayalı olmak, bilimsellik, ekonomiklik ve uygulanabilirlik gibi özelliklere sahip olmalıdır.
Öğretim Süreci; zamana bağlı olarak;fert ve toplumların (insanın);doğadaki bilgileri öğrenmek ve hayatına uygulamak için aktarmak için yapılan tüm işler, uygulamalar ve eylemlerdir. Yani yapılan tüm;işler+eylemler+uygulamalar+zaman.
Öğrenim Süreci; öğretim, öğrenim ve eğitim sürecine muhatap olan yaratığın/ların bu olaylara maruz kaldığı zaman ve eylemler sürecinde öğrenme eşiğine geldiği veya tamamladığı zamana kadarki süreçtir.Yani yapılan tüm;işler+eylemler+uygulamalar+zaman.
Bu üç sürecin arasındaki ilişki çok önemlidir. Zaman, mekân ve mevcut olanaklar dikkate alınarak, uzman eğitimciler tarafından iyi bir öğretim, öğrenim ve eğitim programı çerçevesinde uygulandığında verimli ve yararlı bilgi aktarımı sağlanabilmektedir.
Eğitim Süreci;
zamana bağlı olarak;fert ve toplumların (insanın) davranışlarında pozitif değerleri ortaya çıkarmak için yapılan tüm işler, uygulamalar ve eylemlerdir. Yani yapılan tüm;i şler+eylemler+uygulamalar+zaman.
Bu üç sürecin arasındaki ilişki çok önemlidir. Zaman, mekân ve mevcut olanaklar dikkate alınarak, uzman eğitimciler tarafından iyi bir öğretim, öğrenim ve eğitim programı çerçevesinde uygulandığında verimli ve yararlı bilgi aktarımı sağlanabilmektedir.

     Dünyada çok hızlı bir şekilde ortaya çıkan bilimsel ve teknolojik gelişmeler sonucu edinilen yeni bilgiler aynı hız ile fen öğretim, öğrenim ve eğitimine yansıtılmamaktadır.
 Fen eğitiminde ortaya çıkan en önemli sorun fen bilimlerindeki ilerleme ile okullarda okutulan fen dersleri arasındaki bağlantısızlıktan ileri gelmektedir.
Bunun sonucu, bugünkü yetişkin nüfusun yaklaşık %90 ı bilim ve teknolojiyi izlemekte ve yararlanmakta güçlük çekmektedir. Bilim ve teknolojideki bu hızlı gelişime sonucu elde edilen bilgilerin fen eğitimi programlarına yansıtılması amacıyla yeni fen eğitimi programı geliştiren 141 ülkedeki durum UNESCO tarafından rapor edilmiştir.

 

Öğretim:
Öğretmek kavramından kaynaklandığı için, hedefe aktarılmak istenen bilgiyi kusursuz öğretmektir.
Öğretim:Doğada ve ötesinde var olan bilgileri (yaratıklar, olaylar, olgular, sistemler, kanunlar, kavramlar v.b) anlaşılabilir hale getirmek amacıyla çeşitli yöntem, araç-gereç ve teknikler kullanılarak  fert ve topluma planlı ve programlı bilgi aktarma sürecidir .

-Terbiye; İnsanların; İslam ve Dini Ahlaki Kurallara iman ederek ya da ettirilerek istendik peygamberi davranışlarını kendilerinde geliştirişlerine terbiye denir. Ola ki Terbiye bir insanın, ferdin toplumun ya da kavmin: istenmedik; değer yargılarını, alışık tepkilerini, tiryakiliklerini, alışkanlıklarını, eksiklerini, irade zafiyetlerini… Vb tedavi ya da güçlendirmek için yaşam döngüsüne uyguladıkları disiplinler ve farzlarla ilgili her şeye terbiye denir. İnsan bedeninde ve zihninde peygamber ahlakı ve hasleti alışkanlık değerlerini  alışık tepki (refleks) olarak ortaya çıkarmak üzere; edepli-insani-İslam'i ölçüler çerçevesinde uygulanan peygamberi disiplinler ve yapılan her şeydir. Allah (C.C) terbiye ettiği alimler ve peygamberlerin ahlakı ve terbiyesi ölçü alındığında; toplum dikkatle analiz edildiği zaman ; insanların çoğu yanlış, eksik, doğal …Vb öğretim, öğrenim ve eğitim zayiatı olduğu fark edebilirsiniz.
Ör, İslam'iyet'te; günlük farzlar (namaz, abdest), yıllık farzlar; hac, zekât, 30 günlük oruçları dışında; Fıtratı oranın da (bünyenin kaldırabileceği kadar) haftalık, aylık ve 3 ayların sünnet oruçlarını tutmak... Vb.
İslam'iyetin dışındaki; keşişlerin, uzak doğu ve Hint fakirlerinin bedeni terbiye etmek için, riyazetle bedenlerine yaptıkları eza ve cefalar gayri insanidir.
       Gerekirse öğrencilerimize ve çocuklarımıza sıra dışı olayları; kontrollü aşı dozunda yaşatarak, drama yaptırmak. Aşılanmak istenen olay ve süreçleri; tiyatrolaştırarak, sinemalaştırarak önceden “zihinsel, bedensel, eylemsel, düşünsel aşı” maksatlı ve dozda !!! planlı hazırlanmışlıklara katarak çok amaçlı yararlı bağışıklık ve alışık tepki (refleks)ler geliştirmek.
        Kısaca, piyasadaki, batıdan, dünyanın herhangi bir yerinden gelen; abur-cubur çöplük ahlakı toplumsal ve teknolojik ürünlerden, eksik veya yanlış terbiye eğitimi alan kişilerin zarar görmemesi için bu abur ve cubur çöplük ahlakı ürünlerin zayıflatılmışları veya öldürülmüşleri planlı hazırlanarak kişi fıtrat, yaşının kaldırabileceği ve etkili olabileceği dozda peygamber ahlakı değerlerle alternatifli ilişkilendirilerek verilmelidir.
       İslam'iyet'te Bedensel, Davranışsal ve Düşünsel Terbiye; Eğitim ve Manevi Arınışın Kısası; Canlılar âleminde; güçlüler ve başatlar; genellikle bedensel, davranışsal ve yaşam şekli olarak taklit edilerek başat olmanın doruğuna ulaşılır. İnsanlar peygamberin getirdiği farzları ve sünnetleri, davranışları samimiyet ve ihlasla; taklit edilerek, peygamberce yaşantının her şeyini inancı çerçevesinde olanakları ölçüsünde peygamberce konumlandırarak her nefesine uygulayarak, kodlayarak ve diri yaşam dönüsüne ilişkisel güncelleyerek başat ve verimli yaşarlar.
- Neden Abdestle ve Namazla 5 Vakit El, Ayak ve Başının Bakımı Ve Namaz Eylemiyle Peygamberi (Rahmani/İnsancıl)n Taklidini Yapılır? Bedenin nesnel ve düşünsel temizliğinin farkındalığını iradesine itaatlerini pekiştirerek kavramaya ve manevi olarak hayrının üzerine diri yaşam döngüsüyle ilişkisel güncelleyerek her geçen gün onların gerekliliği ve yeni hikmetlerini akıl etmeye çalışıp tefekkür etmektir (peygamberi ahlaklı olmaya uyum sağlamaktır). Bir bilgisayarın donanımını ve işletim sistemini güncellemesinin önemi ve değeri, bir insanın abdest ve namaz ibadetinin belki de sonsuzda biri kadarına örnek olabilir veya anlam ve önemini andırmaktır. Namaz ve abdest ibadeti bir yönü de geçmişten geleceğe o insanı aynı eylemi yapan, yapmış (peygamberler, melekler, insanlar... Vb yaratıklar) ve yapacak kişilerin feyizleriyle ilişkisel kılar ve yaşantısından hayır gördürür.
-zekâtın Bir Yönü de; Bilgisayarlar arasında ki internet, intranet ve extranetteki dosya paylaşımının önemi belki de ancak zekâtın paylaşım önemine sonsuzda bir örnek olabilir. zekâtın Bir Yönü de insanlarda paylaşım; duygusu, huzurunu, hazzını, keyfini, cömertliğini, maneviyatını… Vb geliştirir.
-Orucun Bir Yönü de; İnsanları açlık hissetmeden melekler gibi yemeden içmeden gün boyunca yaşamalarını ruhlarıyla tümleşik devam ettirme mucizesini yaşatır. Açlık hissettikleri zaman fakirlerin, yoksulların ve açlık çekenlerin hallerine doğru duygudaşlığı(empati/eşduyum duyuşu) yaşayarak öğrenir ve kavrar. İfrata ve oruç aKâbe'nde; insanda yaşama sevinci, yokluğa doğru empati/eşduyum duyuşu, şükredişi, sabırlı olmayı, çok yemenin afatı-zararını anlayışı… Vb geliştirir.
-Hacın Bir yönü de; İnsanlar da toplu bir arada yaşayarak maddi ve manevi duygularının peygamberlerinin yaşadığının duygusal paylaşımı hazzının farkındalığını ve ölümsüzlüğün gerçek oluşunu yaşayarak öğrenirler.
-Kelimeyi Şahadeti Zikir ve İhlasla Tasdikin Bir Yönü de; İnsanlarda bir kelimenin ve deyimin bazen ne kadar önem taşıdığının farkındalığını kavratır. Allah (C.C) neden tenzih ediş ve zikrin gerekliliğini insana kavratır. Bir cümleyi samimiyetle zikir edişin insana ebedi istendik, emsalsiz hayatı kazandırdığının; eşsiz biricik ve yegâne örneğidir.
-Rahmani Zikrin Bir Yönü de; İnsanın atom altı parçacıklardan âlemler ve âlemler üstü yaratıklarla transa geçerek ve seremoni, çüş hazzını tadarak manevi arınış ve şükrü artırır. Tiryakiliği insani dünyada çalışma tembelliğine itebilir. Sonuç insanın istendik kurgusal arınışı, düşünceyi geliştirerek istenmeyen, kötü, zararlı ancak işlenmiş amellere, fikirlere ve enerjilere karşı kalpsal ve zihinsel bağışıklık sistemini geliştirir ve geleceğini istendik dualarıyla garantiler.
-Tefekkür ve Fikir Etmenin Bir Yönü de; İnsanın edindiği bilgilerle düşünsel, zihinsel ve kalpsal dünyasını; Rahmani ve peygamberi kurgulayarak yaratıkların ve özünün hayırlı ya da istendik geleceği ve geçmişi için amel işleyerek icrası ya da hayata uygulanışı için Allah (C.C) dileyişi geliştirir. Sonuç olarak insanda istendik kurgusal düşünceyi geliştirerek istenmeyen, kötü, zararlı ancak işlenmiş amellere, fikirlere ve enerjilere karşı kalpsal ve zihinsel bağışıklık sistemini geliştirir ve geleceğini istendik dualarıyla garantiler.
       İslam'iyet'te nefis terbiyesi adı altında büyüklerimizin (Hz.Gazali, Hz.Geylani, Hz. Hacı Bayram Veli ve Hacı Bektaşi Veli Hazretleri gibi) kendi nefislerine uyguladıklarını çocukların-gençlerin ve büyüklerin nefislerinin kaldırabileceği dozda öğretim, öğrenim ve eğitimde uygulamak olasıdır. Örneğin, fakirliği ve yokluğu doğru algılamak, doğru duygudaşlık duymak için oruç çok güzel bir örnektir. Bunu çocuklara-gençlere uygularken belli bir süre (gün-ay eğitilenin fıtratının kaldırabileceği kadar dozda) yoksullar ve fakir ailelerle yaşamayı zorunlu hale getirmektir.Örneğin, Allah (C.C) dinleri göndermeseydi yeryüzünde geçmişte (Budizm, Hinduizm, Astekler, Mayalar,1, 2, İnkalar, Dinleri… Vb) ve günümüzdeki vahşi; kutsiyet, yapısal (fıtratı), inançsal, kültürel, kişisel, özel, özgün ... Vb değer yargıları, örfler, doğal dinler, inanç, kültür değerlerinin ifrat ve tefrit terbiyelerin yaygın olması hudutları toplumsal tufanlara neden olurdu.


-Öğrenme:Amaçlı veya amaçsız edinilen bilgilerin canlı yaratıklarda; kalıcı ve hayatta bilinçli uygulanabilir hale gelmesidir. Alışık tepki/refleks (otomatikleşir) haline gelirse adı "Eğitim", peygamberi (Rahmani/insancıl/Hz. Muhammed AS’A Peygamberlik (S.A.V) gelmeden önceki 40 yıllık insani ahlakı/Hz. İbrahim dini olan hanîfliğe tâbi olmuş) ahlaklı uygulanış alışık tepki/refleksli olursa adı “Eğitimin Hedefi “ olur.
İnsan; kullanmadığı ve kullanamadığı bilgisinin hamalı, yanlış kullandığının;ya cahili ya da hainidir veya insan genellikle sahip olduğu bilginin; ya bilmezi, ya cahili, ya alimi, ya sakatı ya da hamalıdır!! (Demirkuş 2006).

Öğrenme:Öğrenilen ve öğretilen bilgilerin, bedensel, zihinse, düşünsel… Vb eylemler olarak hayata güncellenişi ve uygulanabilir hale gelmesi demektir.

Pekiştireç I ;
1-Öğretim; DNA zincirinin birinci ipliğinin yaşayabilen dizinini biyolojik yapı taşlarından üretmek,
2-Öğrenim; DNA zincirinin birinci ipliğini tamamlayıcı uygun ikinci ipliğinin yaşayabilen dizinini biyolojik yapı taşlarından üretmek,
-Birbirini tamamlayan bu iki ipliksi zincirin fermuarlarının karşılıklı gelip tamamlanması yani kapanmasıyla öğretim ve öğrenim tamamlanır/tamamlanmış olur.
3-Eğitim; tamamlanan iki zincirin uygun koşullarda kendilerini klonlamayı alışık tepki (refleks) ve alışkanlık haline getirmeye başlamasıyla/başarmasıyla yaratığın vahşi/doğal olan eğitimi tamamlanır.
4-Eğitimin Hedefi: İnsanlarda; adil, dürüst, namuslu, itidalli, yardımsever, paylaşımcı ve vicdanlı olmayı alışkanlık (alışık tepki-refleks) haline getirmektir. Diğer bir deyişle eğitimle kazandırılan her şeyin, güzel ahlak kurallarına uygun hayata uygulanışıdır. Çocuklar da (öğrencide/öğrenicide) bu biyolojik DNA zincir fermuarının gerekli zamanlarda, gerekli koşullarda, gerekli oranda; peygamberi, akli, vicdani, meleği, Rahmani… Vb istendik ahlak kurallarına uygun alışık tepki-alışkanlık olarak üretimi, kullanışı ve uygulanışıdır. Şeytani, deccalı, kötü, zeki (sadece zekâyi), nefsi, ceddi, iblisi, Doğal (hayvani), cahili (çocuksu), insani (hüsran-i)… Vb ahlaka dayalı; eksik, yanlış ya da istenmedik amaçlarda üretimin ve uygulanışın sonuçlarının tüm yaratıklara zararları örneklerle ve gerekçeli öğrenim öğrenicide/öğrencide alışık tepki (refleks) ve alışkanlık haline getirilmesi gerekir.

Pekiştireç II;
1-Öğretim; pantolon fermuar zincirinin dişli birinci kanadının/parçasının üretimidir,
2-Öğrenim; pantolon fermuar zincirinin dişli tamamlayıcı ikinci ya da diğer kanadının/parçasının üretimidir,
-Birbirini tamamlayan bu iki parça fermuar zinciri dişlerinin karşılıklı gelip tamamlanması yani kapanmasıyla öğretim ve öğrenim tamamlanır/tamamlanmış olur.
3-Eğitim; öğrencinin/öğrenicinin fermuarı açıp kapamayı alışık tepki (refleks) ve alışkanlık haline getirmeye başlamasıyla/başarmasıyla tamamlanır.
4-Eğitimin Hedefi: İnsanlarda; adil, dürüst, namuslu, itidalli, yardımsever, paylaşımcı ve vicdanlı olmayı alışkanlık (alışık tepki-refleks) haline getirmektir. Diğer bir deyişle eğitimle kazandırılan her şeyin, güzel ahlak kurallarına uygun hayata uygulanışıdır. Çocukların (öğrencinin/öğrenicinin); pantolon fermuarının gerekli zamanlarda, gerekli koşullarda, gerekli oranda; peygamberi, akli, vicdani, meleği, Rahmani… Vb istendik ahlak kurallarına uygun alışık tepki-alışkanlık olarak kullanışı ve uygulanışıdır. Şeytani, deccalı, kötü, zeki (sadece zekâyi), nefsi, ceddi, iblisi, Doğal (hayvani), cahili (çocuksu), insani (hüsran-i)… Vb ahlaka dayalı; eksik, yanlış ya da istenmedik amaçlar için kullanışın ve uygulanışın sonuçlarının tüm yaratıklara zararları örneklerle ve gerekçeli öğrenim öğrenicide/öğrencide alışık tepki (refleks) ve alışkanlık haline getirilmesi gerekir. Dünyada Yürürlükteki Eğitim Sisteminin/lerinin Durumu Konumu ve Liyakati; Var olan eğitim sisteminde İslam'iyetin geçerli ve gerçek; inançsal, kültürel, kavimsel… Vb hemen hiçbir değer yargısı dikkate alınmadan ya da sadece Bâtının deneyimlere dayalı doğal değer yargılarına, dünyevi yönetimsel ve bilimsel değer yargılarına dayalı eğitim sistemleridir. Bu eğitim sisteminde; insanların tüm düşünsel, zihinsel, nesnel, sanal, dijital, kültürel, inançsal … Vb istendik, gerçek değer yargıları ve doğa, doğa ötesine ait bildikleri bilimim Doğal değer yargılarına kodlayarak, zipleyerek ve asimile ettirilerek insanlığı yaşamsal olarak nesnel doğanın ve düşünsel olarak bilimin kefeni içerisine asimile ettirmektedir. Diğer bir deyişle insanlığın bilimi ve doğayı aşan düşünsel ve zihinsel değer yargılarını bilimin, demokrasinin, doğanın ölümlü ve sonlu kefeni içine kodlayarak, zipleyerek, özümseyerek ve körelterek insanlığı zihnen nesnel ve bilimsel doğanın hapishanesi içine sıkıştırmaktadır. 19. ve 20. YY Eğitim sisteminde her bilim uzamanı (bilim insanı?) bilimin bir parçası olarak otistikleştirilmiştir. Adeta bilimin her parçasına bir bilim insanının her şeyi otistik ve özel bir parça olarak kodlanarak yerleştirilip ya da yetiştirilip ölümlü bilimin bedenine kişilik kazandırılarak bilim ilahlaştırılmaya çalışılmaktadır. Doğrusu bilim ve tüm kâinatlar gelişmiş insanın kalbini aşamaz. Bilim her insanın bir parçası olacağına her bir bilim uzamanı (bilim insanı?) bilimin bir parçası olarak bilimin bedenine malzeme oluyor. Çözümü de kapitalistler ekonomik sorunlar hallolunca yani insanlığı zenginleştirip besili hayvan gibi besleyerek insanlık sorunlarının halledeceğine bizleri inandırmıştır. Hâlbuki deneyimler göstermiştir ki; ekonomik koşulları çok iyi olduğu halde, aşırı beslenişten kudurup zihinsel doyumsuzluktan bunalıma giren zenginlerin yanında zihnen ve düşünsel olarak rahat, hür olmayan insanlar bu zihinsel- düşünsel sıkışıklıktan, sıkıntıdan sokaklara hürriyet diye dökülüp sorunlar yaratmaktadırlar. Bu nedenledir ki var olan eğitim sisteminin tüm değer yargılarının bilimsel kefeni; dünyevi doğal dinler ve vaadi dolmuş ya da Allah (C.C) tarafında icabet görmeyen semavi dinlerin kefeni ile birebir örtüşmektedir. Ancak tüm doğayı, yaratıkların geleceğini ve geçmişini kuşatarak haşır olacağı son durumu bildiren İslam'iyete aynı ceketi giydirmek insafsızlık belki de insanlık için bedbahtlık olur. Çünkü tüm ölümlü, sonlu yaratıkları ve her şeyi kuşatan İslam, ezeliyet ve ebediyetten gelen hayatın geçici dünyeviliğini, her şeyini kuşatmış ve yine ebediyete yaratıkların nasıl göç edeceğini bildirmiştir. Gün geçtikçe bilim bunu kanıtlamaktadır. Sonuç olarak; bilim ve doğa Müslüman'ların kalbi ve zihni içindeki yitiği olarak keşif edilip İslam'i değer yargılarıyla ilişkisel öğrenilmesi ve bilinmesine yönelik eğitim yapılması daha liyakatlidir. Zaten İslam'iyetin dışında hiçbir din bu kapsamların kefenlerini kuşatamamış ve/veya kuşatamaz Ya da bu alt yapı envanter ve dokümana başka hiçbir din ve bilim sahip değildir. Kısaca tüm yaratıkları, doğayı ve bilimin kefenlerini kuşatarak ilişkisel eğitim verilebilecek yegâne din İslam'dır. Gerçek Eğitim sisteminin amacı; dürüst yaşamanın alternatif tüm çürük ve doğal yaşantılara tercihinin ispatını göstermektir. İnsan gen havuzundaki Rahmani-İnsancıl genlerin hayvani ve şeytani genlere baskınlığını ve kontrolünü kesinleştiren eğitim, yönetim ve yaşam sistemlerine gereksinim vardır. Zenginin fakire sadaka, bilenin bilmeyene bilgi, güçlünün güçsüze himaye, iman edenin imansıza dua ikram ediş borcu vardır.

Hazıra Alışkanlığın Getirdiği Zararlar Nelerdir? Hazıra Konmak, Faiz (kapitalist asalak-parazit) (kapitalist asalak-parazit) ve liyakatsiz Yarış (İnsanımsı ReKâbet ya da Vahşi ve Doğal Birliktelik);
İkiz iki kurt köpeği düşünün: Biri evde beslenip her şeyini hazır alsın, merhamet, sevgi ve saygı görsün, aileden biri gibi icabet görsün evde.
Diğeri özel eğitilmiş polis köpeği olarak yetiştirilmiş ve iş gören yardımcı icabeti görsün.
Bu iki köpeği çeşitli koşul ve durumlarda karşılaştıralım. Hazırın yaratıklarda geliştirdiği alışkanlığın zararını görmek zor değildir.
Hazırcılık/Hazıra Alışmak, Faiz (kapitalist asalak-parazit) (kapitalist asalak-parazit) ve Vahşi ReKâbet (İnsanımsı ReKâbet/Vahşi-Doğal Birliktelik); gayret bile sarf etmeden edinilen ve edinilmek istenen her şey. Faiz (kapitalist asalak-parazit) (kapitalist asalak-parazit) emek sarf edilmeden paranın para kazanışıdır. Kısaca faiz (kapitalist asalaklık-parazitlik); sermaye sınıfının (kapitalistlerin) fazla parasıyla ihtiyaç sahiplerinin hayat döngüsünü; kendi menfaatleri ve siyasi amaçlarına uygun hükmüne-ablukasına terbiye ve disipline edişi için kullanılan liyakatsiz sermaye ya da paradır. Aslında sermaye sınıfının liyakatsiz şişmanlığa (obez kapitalizme) ulaşmamsı için; yıllık büyüme ve kar ediş oranlarını yaşadığı toplumdaki fakirlere ve normal insanlara oranın global dağılım dengesini aşamaz. Hatta bu amacı gerçekleştiriş için; fakirler ve işsizlerin devlet fonu her zenginin kar yaptığı her işe mutlak kar ve sermaye ortağı olarak beraber olur ki bu istendik gelir dağılış dengesi sağlansın. Sermaye sınıfının tüm malları ve sermayesi tüm kamuya açık ve geriye-ileriye doğru sorgulanabilmelidir ve bilgiler herkese açık olmalıdır.Hazır yabani yaratıklara, çalışarak hak ediş insana yakışır. Demirkuş 2010 Hazırın, faizin ve doğal reKâbetin liyakati yabani yaratıkların yaşam döngülerinde haktır. İnsanlar hazıra, faize ve doğal reKâbete talip ya da uygulayışında olduklarında hayvanlar miracından daha aşağı bir miracı hak eder.
Belki de bir insanın, toplumun kendisine ve çevresine verilebileceği en büyük ceza; kendisinde hazıra konma arzusunu alışık tepki (refleks) ve alışkanlık haline getirmek ve kendisini hazıra alıştırmaktır.
     Şeytani ve Doğal/Vahşi/Cahili ya da Hayvani ReKâbet ; Demokraside, Siyasette, Eğitimde, Ekonomide… Vb her türlü doğal, doğal ya da Doğal zayıf ve güçsüzlerini; çökerten, besi yeri olarak kullanan, eleyen ya da öldüren reKâbettir. Uyum sağlayamayanı öldürücü yok edici-antagonisttik olan; Şeytani ve Doğal/Vahşi/Cahili ya da Hayvani ReKâbet sadece çıtayı atlayanları yaşatıcıdır.
     Rahmani ReKâbet (Diğer Adıyla Zarurettir):Rahmani Ahlakla; Adil , Vicdanlı, Akıllı… Vb öncelikleriyle; demokraside, siyasette, eğitimde, ekonomide… Vb her türlü insani ve gerekli yaratıkların zayıf ve güçsüzlerini; liyakatli yaşatan reKâbettir (Uyumlu-Liyakatli sinerjitik birliktelik) yani zayıflarını yaşatır ve tedavi eder. Zayıflarımız zayıf oldukları her şeye (şeylere) karşı bizim erken uyarı sistemlerimiz gibi çalışır ya da bizi erken uyaran hayırlı sebepleri vardır. Yani zayıfların varlıklarının ve yaşatılışının hayırlı sebepleri vardır. Zayıflar en azında hastalık ve istenmedik etmenlerine karşı canı bedelinde bizi uyarır. Hâlbuki doğal olan evrim ya da evrimleşme vahşice zayıflarını ve güçsüzlerini öldürür ya da güçlülere malzeme (ör. Karuni kapitalizm) eder. Hâlbuki Şeytani ve Doğal/Vahşi/Cahili ya da Hayvani ReKâbet; zayıflarını ya öldürür ya yok eder ya da kapitalistler gibi besi yeri olarak yaşatırlar.
     Rahmani (insani ve doğal döngü için gerekli zayıfları yaşatan ve tedavi eden) , şeytani (Kapitalistlerin zayıflarını besi yeri olarak yaşatması), hayvan/cahili (hayvanlar arasında zayıflarını eleyen ya da yem olarak kullanan) reKâbetler arasındaki farkın farkındalığını kavrayıp kurallarını peygamberi (Rahmani/insancıl/Hz. Muhammed AS’A Peygamberlik (S.A.V) gelmeden önceki 40 yıllık insani ahlakı/Hz. İbrahim dini olan hanîfliğe tâbi olmuş) ahlakla ilişkilendirişe çalışın. Vahşi/Doğal/Hayvani /Cahili ve Şeytani; Siyasetin ve Demokrasinin deşifre edemediği, kudurtmadığı ya da kudurtamadığı; fert, toplum… Vb insan tipi, her türlü istendik değer yargıları (inançsal İslam'i değer yargıları dâhil) geleceğimizin öğretim, öğrenim, eğitim, yönetim, rejim… Vb sistemleri için çok büyük değer taşmaktadır ve çok çok önemlidir.

Şeytani ve Doğal/Vahşi/Cahili ya da Hayvani ReKâbet ; Demokraside, Siyasette, Eğitimde, Ekonomide… Vb her türlü doğal, doğal ya da Doğal zayıf ve güçsüzlerini; çökerten, besi yeri olarak kullanan, eleyen ya da öldüren reKâbettir. Uyum sağlayamayanı öldürücü yok edici-antagonisttik olan; Şeytani ve Doğal/Vahşi/Cahili ya da Hayvani ReKâbet sadece çıtayı atlayanları yaşatıcıdır.
        Rahmani ReKâbet (Diğer Adıyla Zarurettir):Rahmani Ahlakla; Adil , Vicdanlı, Akıllı… Vb öncelikleriyle; demokraside, siyasette, eğitimde, ekonomide… Vb her türlü insani ve gerekli yaratıkların zayıf ve güçsüzlerini; liyakatli yaşatan reKâbettir (Uyumlu-Liyakatli sinerjitik birliktelik) yani zayıflarını yaşatır ve tedavi eder. Zayıflarımız zayıf oldukları her şeye (şeylere) karşı bizim erken uyarı sistemlerimiz gibi çalışır ya da bizi erken uyaran hayırlı sebepleri vardır. Yani zayıfların varlıklarının ve yaşatılışının hayırlı sebepleri vardır. Zayıflar en azında hastalık ve istenmedik etmenlerine karşı canı bedelinde bizi uyarır. Hâlbuki doğal olan evrim ya da evrimleşme vahşice zayıflarını ve güçsüzlerini öldürür ya da güçlülere malzeme (ör. Karuni kapitalizm) eder. Hâlbuki Şeytani ve Doğal/Vahşi/Cahili ya da Hayvani ReKâbet; zayıflarını ya öldürür ya yok eder ya da kapitalistler gibi besi yeri olarak yaşatırlar.
        Rahmani (insani ve doğal döngü için gerekli zayıfları yaşatan ve tedavi eden) , şeytani (Kapitalistlerin zayıflarını besi yeri olarak yaşatması) ve hayvani/cahili (hayvanlar arasında zayıflarını eleyen ya da yem olarak kullanan) reKâbetler arasındaki farkın farkındalığını kavrayıp kurallarını peygamberi (Rahmani/insancıl/Hz. Muhammed AS’A Peygamberlik (S.A.V) gelmeden önceki 40 yıllık insani ahlakı/Hz. İbrahim dini olan hanîfliğe tâbi olmuş) ahlakla ilişkilendirişe çalışın. Vahşi/Doğal/Hayvani /Cahili ve Şeytani; Siyasetin ve Demokrasinin deşifre edemediği, kudurtmadığı ya da kudurtamadığı; fert, toplum… Vb insan tipi, her türlü istendik değer yargıları (inançsal İslam'i değer yargıları dâhil) geleceğimizin öğretim, öğrenim, eğitim, yönetim, rejim… Vb sistemleri için çok büyük değer taşmaktadır ve çok çok önemlidir.
Sonuçta, bilimi daha etkili biçimde kullanan kapitalistler;Müslüman'ları yanlarına çekmek için;kafircikleri alt edelim diye bazı Müslüman kavimleri menfaatleri gereği hidayete erdirme(Taliban ve İran hidayeti), bedava teknolojiler takdim ederek (Pakistan nükleer enerji... Vb) planlarını uygulamaya koyan Karunizm (kapitalizm) komünist sitemin başını hidayete erdirmeyi başarmıştır.
      Bu gün ise kapitalistler;demokrasi sistemini yayacağım bahanesiyle Gayri Müslim inanç ehline (eski din ehli kavimlere, birleşmiş milletler, sosyalistler ve ılımlı komünistlere) göz kırparak veya yanlarına alarak hidayet ettiği müslüman ülkelere rableşmeye kalkışıyor ve Karunizm (kapitalizm) için Büyük Ortadoğu besi yerini hazırlıyor gibi. Kapitalizmin tarihi ortaklarına oynadığı oyunlarıyla örtüşen örneklerini hayvanlar âleminde (av ve avcı ilişkilerinde) görmek olasıdır.

Yaşamak için; insanların  liyakatli çalışması adaleti, zarureti(gerekliliği), bitki-hayvanda Şeytani ve Doğal/Vahşi/Cahili ya da Hayvani ReKâbeti gerektirir.
-Rahmani ReKâbet:Rahmani Ahlakla; Adil , Vicdanlı, Akıllı… Vb öncelikleriyle Zayıflarını Yaşatır ve Tedavi eder.
-Bitkiler ve  hayvanların  doğasındaki; zarafetin–gücün-çekiciliğin  ve çeşitliliğin nedenlerinden birisi de reKâbettir.
-İnsanın bu açıdan güzelliği;zayıflarını, güçsüzlerini yaşatan ve reKâbetten güçlü olan fıtratına uygun; liyakatli bilinçli zaruri ilişkilerden gelir.
-Şeytani ve Doğal/Vahşi/Cahili ya da Hayvani ReKâbet, hayvanlar için her zaman zorunlu, insan için zorunlu değildir(insanları hayvanlaştırır).
-İnsanları aynı koşullarda reKâbete sokmak fıtratlarına aykırıdır. Bu durum revan bir atı, koşu atıyla aynı koşullarda reKâbete ve yarışa sokmaya-zorlamaya benzemekten daha berbattır. Her fert ve toplumun fıtratı ve başarıyla yapabildiği istemleri itibarıyla başat olduğu konuda görevlendirmek ve iş sahibi etmeyi çekici hale getirmek daha liyakatlidir.

-Şeytani ve Doğal/Vahşi/Cahili ya da Hayvani ReKâbet beceriksiz, hasta, dürüst ve kanaatkar zayıflarını yaşatmadığı için zarurete çekiniktir ya da zaruret(rahmani-insani birliktelik) tam tersi koşulları sağladığı için reKâbete baskındır.
-ReKâbette merhamet olamadığı için insani değil hayvanidir. ReKâbette merhamet olursa o zaman adı zaruret(rahmani-insani birliktelik) olur.
    Doğal (vahşi) ReKâbetle güçsüzlerin ve zayıfların yaşam hakkı güçlülerin insafına mahkûm edilir.Güçlüler ya güçsüzlerin bedenini avlar ki bu durum sıkça hayvanlarda görülür. Bu durum insanlarda;ya güçsüzlerin bedenleri avlanır ya paralı köle ya da besi yeri olarak güçsüzlerin emekleri ekonomi adı altındaki zekâ oyunu uygulamalarıyla avlanarak kullanır. Şeytani ve Doğal/Vahşi/Cahili ya da Hayvani ReKâbet insani açıdan adaleti, liyakati ve merhameti yok sayan bir kavram-eylem olduğu için insani değil doğal ve vahşidir.. Bu durumda sıkça kapitalistlerde görülür.


KAİNAT(DOĞA): Beş duyumuz ve teknolojik araçlarla idrak edebildiğimiz tüm yaratıkları içeren en büyük evrendir.

KONUM:herhangi bir şeyin; bulunduğu, işgal ve nüfuz ettiği özgün ya da tanımlı alanın, hacmi, sistemi… Vb olarak tanımlanabilir.

BOYUT; Tekil  konumdur. Herhangi bir konum sistemindeki, yaratık... Vb ile ilgili aynı cinsten tekdüze ve genellikle tek düzeye meyilli  konumlara boyut denir.
Ör.En, boy, yükseklik, genişlik, derinlik, zaman, yön... Vb nesnel, antinesnel ve diğer kâinatlarda sonsuz çeşit ve sayıda boyut vardır.
Bir insanın kaç boyutu vardır? Sorusunun yanıtı belki de bir insandaki toplam; özgün nesnel, sanal, düşünsel... Vb diğer  boyutlarının toplamıdır denebilir.
Ör. İnsanda; en, boy, yükseklik, genişlik, derinlik, eylem, zaman, akıl, zekâ, ruh, duygu, kişilik,düşünce,zaman, sanal nefis, nesnel nefis… Vb boyutları vardır. İnsandaki boyutların sayısı genel olarak  döngüsel boyutlara sahip kâinatın boyutlarından daha fazladır. Yani insansız kâinat genel olarak döngüsel ve çekimsel boyutlara sahiptir. İnsan hem döngüsel hem çekimsel hem de serbest... Vb çok boyuta sahiptir.
Önemli not;Nesnel ve sanal kâinatlar(doğal) insanın kalbinin (nesnel beden, zihinsel beden havuzunu-hafıza havuzunu ve insanın diğer sanal araçlarını içerir) bir parçasıdır. “Yere göğe sığmadım kulumun kalbine sığdım.” hadis.
-Sanki insan yarı düşünsel-sanal-nesnel bir yaratık, içinde yaşadığı nesnel ve sanal kâinatın hepsi fert ve toplumsal bazda insan Bâtını kalp havuzunda/hayat havuzunda yer alan;biyolojik hatırlama kodları beyin çekirdeğinde/sinir yumağında bulunan zihinsel havuzun nesnel, düşünsel ve sanal bilgi deposu ya da sanal-nesnel zihinsel havuzun hard diski (dinamik veri depo diski) gibidir.
-İnsan bedenen kâinatın bir parçasıdır. İnsanın tüm boyutları kâinatın bir parçası değil kâinat insanın kalbinin (nesnel beden, zihinsel beden havuzunu-hafıza havuzunu ve insanın diğer sanal araçlarını içerir) bir parçası kabul edilmesi belki daha mantıklıdır. Belki de insan nesnel olarak doğanın, doğada nesnel olarak insanın düşünsel-Bâtıni kalbinin bir parçasıdır veya insan bedenen nesnel ve sanal kâinatın(doğal) bir parçası, nesnel ve sanal kâinat ise insan kalbinin bir parçasıdır.1, 2, 3, 4, 5
- kâinatta bilinen, bilinmeyen boyutlar ve çok şey ya da tüm bu boyutlar veya her şey Allah (C.C) ilminin içindedir hiç bir şey onun ilminin dışında değildir. İlim içindeki ebedi boyutlar içinde yaratılmıştır.
-Allah (C.C) mahlûkattan(yaratıklarından) münezzehtir. Allah (C.C) insana şah damarından daha yakındır (Ayet var).
- kâinatta atom altı parçacıklar, atomlar, elektronlar, protonlar, nötronlar, kuraklar, meteorlar, uydular, gezegenler, yıldızlar,… Vb hemen her şey (istisnayı süreç ve yaratık konumları hariç) eylem boyutunda yer alır. (Mikail AS'IN sıfırında/boyutunda).
-Ola ki kâinatta tam net statik durağan nesnel bir boyut istisnai hallerde ancak olabilir (İsrafil AS'IN sıfırı/Boyutu, Dinde sürekli secde, rükû, kıyamda duran meleklerden ve 13/RA'D Suresi 2. Âyet Meâli: Görmekte olduğunuz semaları (gök katlarını) direksiz olarak yükselten Allah’tır. Sonra arşa istiva etti. Ve Güneş'i ve Ay'ı emri altına aldı. Hepsi belirlenmiş bir süreye kadar akıp gider. İşleri düzenleyip idare eder. Âyetleri ayrı ayrı açıklar ki; böylece Rabbinize mülâki olmaya (ölmeden evvel ruhunuzu Allah’a ulaştırmaya) yakîn hasıl edersiniz..). Örneğin protonların kütlesinin değişmezliği ya da az değişkenliği boyutu statik/durağan nesnel boyut hakkına çok fikir vericidir. Ancak kâinatın gittik genişleyişi onlarında sürekli farklı boyutlar doğru yol alışına işret eder.

Hız Boyutu; Yaratığın;birim zamandaki eylemiyle;konum, mekân . boyut... Vb değiştirme-yönsel (mekân , zaman… Vb boyut değiştirmenin) ifade şeklidir. Var olan hız tanımı; birim zamanda alınan yol kâinatta her zaman ve koşulunda geçersizliği yakın zamanda kanıtlanabilirliği olasıdır. Hızla ilgili var olan formüllerin sonsuzlar ve sıfırlarla ifadesi bu konudaki hız tanımının yetersizliğine kanıt gösterilebilir. Hız çok sayıda boyutun tutkalı gibidir. Hız Tutkalı Sonsuzu Aşıp Ebedi Hıza Yaklaşırken, Zaman Sıfıra Yaklaşır ve İçinde Geçtiği Ya da İçerdiği Tüm Sonsuzların Kümeside Ölüm Sınırından Ebediyete Çimlenişe Başlar. Ebedi hızla sonsuz hız arasındaki çizgi ölümdür. Yani ebediyete Yaklaşır. Hız arttıkça içinde geçtiği ve etki alanındaki boyutlar kaynaşır/kaynaştırır. Kâinatlardaki (nesnel, anti nesnel, sanal, düşünsel… Vb) hızlanışın akıbeti ola ki bu olacaktır. Yani kütle çekim boyutlarının birleşimi, kaynaşımı, çeşitliliği ve çok miktarda enerji hallerinin hal değiştirip varlık âlemindeki orijinine dönüşü olacaktır. Işık hızından daha hızlı olan düşünsel boyut içindeki hızlanışın bağıntılarının sonuçları yani düşünsel hız bağıntı ve ilişkileri araştırılması çok zevkli konu olacaktır ya da konudur. Ola ki Kütlesizlik olamaz her yaratığın bir kütlesi vardır; bazı yaratıklar ölçülebilir kütle sahibi, bazıları anti kütle, bazıları göreceli denge kütlesine sahiptir. Ör. bazı uzay boşlukları mekanları, çekim alanı ola ki ışık … Vb kültleri bir birini devamı veya yakındır. Yani en azında hareketli kütle konumunda bahsedilmelidir. Kütlesiz yaratık düşünmek belki de saçmalıktalar.
Allah (C.C) ebediyet boyutlarında ki ilimi içinde zerre nurdan nesnel, batini, sanal, düşünsel… Vb kâinatları ve tüm yaratıkları ilk yaradılış anında ebedi hızı yavaşlatarak farklı geçici hızlar yaratmıştır.
Uzaysız kâinat ve kâinatsız uzayda hız nasıl olurdu? Sorusunun liyakatli yanıtı önemlidir. kâinattaki yaratıklar uzay homojenitesinin (nesnel kâinatın ışık hızı ile bile aşamayacağı mekânı) içine genellikle özgün çekimleri oranında gömülü hareketli dinamizmlerden ibaret bir sitem gibidir.

mekân Boyutu;Klasik mekân tanımı; en-boy-yükseklik-bileşke… Vb fazla boyutu içinde barındırış özelliğine sahip tanımlı alan olarak bilinir. İlk mekân; nesnel, anti nesnel… Vb kâinatların ilk yaradılışında yerler, göklerin, aradakilerin… Vb varlıklar âlemindeki kaynaşık ve yapışık boyuttan yaratık boyutlarına doğru değişimi için; kâinatların gittikçe hızlanış ve genişleme için uygulanan güçle ilk oluşan çekim güçlerinin ve kuvvetlerinin çekim alanı/alanları ilk mekân -mekanlardır. Belki de en küçük geçici mekân/İlk küme/küme sınırı-mekân -sıfırı/Ola ki ilk uzaydır. Ancak bu ilk uzay (ilk mekân ) saliseden sonsuz küçük bir anda ışık hızından daha hızlı sonsuz bir hızla Arşın altındaki suyu yutarak (İçin de İlk Kâinatın yaratıldığı Arşın altındaki ilk su deryası) Arşa ulaşacak şekil de hala genişlemektedir. Kâinat yaratılmadan önce Arş suyun üstündeydi. Arşın altındaki suyun içinde Kâinat yaratıldı. Ola ki Kâinatın içinde yer aldığı uzay mekân ı hala arşı suyunu yutarak sonsuz hızla genişlemektedir. Ola ki Kâinattaki su çeşitlerinden birisinin kökeni de arştan Kâinatın uzay mekân ına sızan-indirilen su olması gerekir. Bu ilk mekana doluşan; atom altı parçacık ve çeşitli enerji hallerinin alt birimleri de ilk yaratıklar ve ilk küme elemanlarıdırlar. Matematiksel ve yapısal olarak mekân bir yaratıktır. Ola ki ilk yaratıklar ilk mekânlardır. Bu gün bilinen en büyük mekân Kâinatın ilk yaratıldığı andaki en dış kısmının hala hızla genişlediği (kıyamete kadar genişleyecek/göğü hala göğü genişletmekteyiz/Zariyat 51. Sure 47. Ayet) mekandır ve en büyük nesnel mekân kâinatı kuşatan kozmik ağ kümesi mekân ıdır. Hidrojen atomu çekirdeğinin mekân ı; yörüngesi ve içindeki çekim alanı kabul edilebilir. mekân ın yaratıklardaki karşılığı aktivite gösterdiği, etkilendiği, etkilediği alanın dış sınırlarıyla tanımlanır. Kâinat Yaratılmadan Önce Arşın Altındaki Bahsedilen Suyun İçinde Yaratılan İlk Uzay ilk mekandır. Nesnel, anti nesnel… vb Kâinatların ilk yaradılışında yerler, göklerin, aradakilerin… vb varlıklar âlemindeki kaynaşık ve yapışık boyuttan ilk (Kâinatların ve her şeyin sonuz-ebedi güçle yapışık olduğu zerre ve matematiksel ilk zerre nokta yaratık) yaratık boyutlarına doğru değişimi için; Kâinatların gittikçe hızlanış ve genişleme için uygulanan güçle ilk oluşan çekim güçlerinin ve kuvvetlerinin çekim alanı/alanları ilk mekân -mekanlardır. Belki de en ilk ve en küçük mekânlardır. Bu ilk mekâna doluşan (suyu gökte indirdik diye ayet var); Arşın Suyu (Kâinatın içinde yaratıldığı Kâinat öncesi su), atom altı parçacık ve çeşitli enerji hallerinin alt birimleri de ilk yaratıklar ve ilk küme elemanlarıdırlar.
Allah (C.C) ilmi içindeki her şeyin birbirine bitişik ve yapışık var olduğu ebedi boyutlardaki varlıklar âleminden zerre nurdan nesnel, batini, sanal, düşünsel… Vb kâinatları ve tüm yaratıkları yaratırken;ebedi hızı, ebedi mekân ı ve ebedi zamanı, ebedi eylemler... Vb yavaşlatarak kâinatlarda dengeli/dengeleyici ; zıt yön-konum-zaman-mekân … Vb geçici boyutları yaratmıştır.
-İlk Mekansal Küme Sınırını İfade Eden İlk Sıfır ( İlk küme/küme sınırı-mekân -sıfır/Ola ki ilk uzay)=00; tüm sonsuzlar, geçmiş, gelecek, yaratık, tefekkür (özel haller hariç) …Vb hiçbir olay, olgu, süreç, eylem, yaratıklar, zaman, sonsuzlar, hızlar… Vb hiçbir şeyi, İlk Mekansal Küme Sınırını Sıfırını (ilk mekân ı-ilk küme sınırını-ilk sıfır) ve İlk Zamanı aşamayacaktır. İstisna hariç hiçbir şey mekansız-kümesiz-sıfırsız ve zamansız düşünülemez. İstisna hariç her şey ilk mekân -ilk küme-sıfır ve ilk zaman içindedir. İstisna hariç her şey en az bir ve/veya birden çok mekân içindedir.
-Belki de çok az sayıdaki istisnalar ve özel haller hariç:
a-Her şey en azından yaşamsal olarak mutlaka bir mekân ın içinde matematiksel olarak bir küme sınırı içinde rakamsal olarak bir mekân sıfırı içindedir.
b-Düşünsel, nesnel, zihinsel, sanal, nesnel, eylemsel…vb tabanlı her şey ; yaşamsal döngülerde (yaşamsal matematikteki) ilk mekân ın içinde, matematiksel olarak ilk küme sınırı içinde matematiksel alfabe olarak ilk sıfırın içinde yer alır Ya da bunları aşamazlar.
Bu mantıktan çıkarsayıştan hareketle olabildiğince en azında doğadaki her şeyin; yaşamsal matematikteki (yaşamsal döngüdeki) karşılığı, kümesel matematikteki karşılığı ve matematiksel alfabedeki (rakam, sayı ya da matematiksel kavramdaki) karşılıkları liyakatli ve doğru konumlandırılırsa tüm matematik çeşitleri (nesnel, doğal, yapay, yarı doğal, nitel, nicel, eylemsel, ilişkisel...Vb "Doğal ve Evrensel Matematik" alt çeşitleri) arasındaki fermuarların ilişkisel dişleri doğru örtüşür.


Eylem Boyutu;Canlı, Cansız ve diğer tüm yaratıkların iradeleri denetiminde/kontrolünde veya iradeleri dışında ürettikleri tüm eylemlerin özgün ve genel boyutlarıdır. Büyük kıyamet sonrasında yaradılışla ebedi hıza ulaşıldığında tüm eylem boyutları birleşerek ebedi eylem boyutunda yer alacaklardır.
Düşünsel Boyut (Hafıza Boyutu);Kendilerine Akıl, ruh ve vicdan emanet edilen tercih sahibi yaratıkların düşünsel âleminde ürettiği sonsuz hızdaki (zikirullah için ebedi hızdaki?) tefekkür-düşünce ürünü düşünsel enerji-düşünsel eylem halleridir. Hafıza meleklerince ayakta tutulduğuna dair hadis vardır.
Batini Kalp Boyutu;Zahiri ve batini kâinattan daha büyük tüm yaratılmış ve hayat bulmuş yaratıkların aşamadığı ve içinde haşır olduğu en büyük kapasite ve havuzdur. Yere göğe sığmadın kulumun kalbine sığdım/Kuran-ı Kerim (C.C)'HUN Hz. Muhammed AS'IN Kalbine İndirilişiyle ilişkilendirişe çalışın (hadis var). Allah (C.C) insanda tecelli ettiği geçici mekandır.
Hz. Muhammed AS'IN Bâtıni kalbini temizleyip kuran ilmini ve peygamber ahlakını yükleyen Allah (C.C) ona oku emrini vermiş ve onu eğitmiştir. Takiben Hz. Muhammed AS kalbindekileri peygamber ahlakı hasletleri ve Hz. Kuran bilgilerinin tümünü hayatına uygulayarak, mantığına, bilincine ve davranışlarına mekanize ederek alışık tepki ve zamanla alışkanlık haline getirmiştir (gelmiştir).Peygamber ahlakı hasletlerini kazanmak ve yaşantısından hayır görmek için insanlara da Hz. Muhammed AS'IN davranış ve eylemleri örnek gösterilmiştir.
Zaman Boyutu;Zaman bir yaratıktır ve ebedi hayatın parçalanmış geçici boyutlu kâinatlarda genellikle!!! hıza bağlı olarak değişir. Sanki zaman ömrün ve geçici hayatın ölçüt boyutudur. Yaratık olmanın vasfı olan bir boyuttur. Zamanın varlığı tüm yaratıklara yapışık olarak yaşar. Yaratık ebedileşse bile zamanın girdabından kurtulamaz. Zaman diğer boyutlar gibi hıza bağlı olarak değişir ve yaratıklar açısından ebedi hızda yok edilemez ancak sıfıra yaklaşır. Zaman Boyutu; aklı, ruhu olan yaratıklar ve diğer bazı yaratıklar da uykuda ve uyanıkken farklı algılanabilen, hıza bağlı olarak uzayıp kısalabilen hatta ebedi hızla (Allah (C.C) izni ile) ölümsüzlüğe (ebediyete) kavuşabilen bir yaratıktır.
Allah (C.C) ebediyet boyutlarında ki ilimi içinde zerre nurdan nesnel, batini, sanal, düşünsel… Vb kâinatları ve tüm yaratıkları ilk yaradılış anında ebedi hızı yavaşlatarak farklı geçici hızlar yaratmıştır. Bunun sonucunda ebediyetten geçici zaman parçaları, ebedi mekandan geçici mekanlar, ebedi eylemlerden geçici eylemler yaratmış ve bunlardan bu günkü var olan kâinatlar ve yaratıklar sistemini yaratmıştır. Sonra sistemin içinde değişen koşullara uyum sağlayan yaratıkların yaşamasına olanak sağlayacak şekilde türeme ile veya değişik şekilde yaradılış yasaları ve kurallarını; yaratıkların ve sistemlerin yaşam döngülerinde alışık tepki (refleks) ve alışkanlık haline getirtmiştir. Her zaman parçası bir boyut birimidir. Ebedi hıza ulaşılınca tüm boyutlar birleşerek ve genleşerek doyuma ulaşmış ebediyete ulaşır. Bâtıni kâinatın 1 zaman biriminin zahiri kâinatın 50 bin katıdır, Yerler ve Gökler yapışıktı onları biz açtık, Allah (C.C) her şeyi nurundan yarattı, Onun (Allah (C.C)) her şeye gücü yeter ve her şeye kadirdir. Allah yerlerin ve göklerin nurudur. Ayetler var. Zaman Baki (Ezeli ve Ebedi… olan) Allah (C.C)'HUN yaratıklara geleceğe doğru ya da yönde verdiği geçici hayatın birimsel ifadesidir. Zaman yaratığın/ların geri dönüşümsüz hal değiştirişine kadarki çevreyi etkilediği ve ondan etkilendiği ve/veya ürettiği hayat ölçeği denebilir. Yaratıklar ebedi yaşantıya katılışla (ebedi hıza ulaşan yaşantı ve/veya hayatlarıyla) zamanı ölçülemeyecek derecede asgariye ya da minimuma indirgeyecektir. Kaç nefes almış ve vermişseniz, bu nefes ve kalp atışlarıyla kaç birim görüntü ve veya/ve ne kadar hayat çevrenize enjekte edip ve/veya enjekte almış ve üreterek yaymışsanız… toplamı geçici hayat sıfatınızı uzunluk ölçüsüdür. Ola ki; Kâinatın hızlandığı dış kabuğunda sonsuz hızdan ebedi hiza doğru bir hızda ortam mevcuttur. Bu ebedi hıza yaklaşan Kâinattaki nesnel, düşünsel, sanal..vb enerji halleri olaylar olgular zamanın erimesi nedeniyle sonsuz ve ebedi arası bir mekanda Kâinattaki tüm yaratıksal buharlaşan hayatsal enerji birikmektedir. Bu mantıktan hareketle tüm yaratıkların hayat sıfatlarının uzunlukların doğum-ölüm ya da ortaya çıkış ve geri dönüşümsüz hal değiştiriş arasındaki toplam hayat kümesi o yaratığın ömürsel uzunluğu ve/veya eylemsel yaşantı kümesidir.

Kültür ve Doğal Alfabe Nedir? Neden Aklı, Mantıki ve Peygamberi (Rahmani/İnsancıl) Islahata Gereksinimi Vardır?
Yeryüzünde ki kültür alfabelerinin harfleri ve sembolleri; doğal ve yapay elementlere, kavramlar ve isimlerde; doğadaki yapay ve doğal bileşiklere benzer. Elementler, atom altı parçacıklar, enerji halleri birimleri, canlıların yapı taşları, harfler ve semboller; oluşumların/oluşturduklarının ve yaratıkların lego parçacıkları ya da yaratık hamurunun alfabeleri-malzemeleri gibidirler. rastgele bir araya geldiklerinde her zaman anlamlı kelime, isim ve bileşik oluşturmazlar. Aynı durum canlıları oluşturan doğal alfabetik alt birimler (canlıları oluşturan yapı taşları) içinde söz konusudur. Bu nedenle Yeryüzü kültür alfabelerinin hepsi Doğal zekâların, deneyimlerin ve denemelerin evrimsel ürünüdür. Akli, mantıki ve peygamberi (Rahmani/insancıl/Hz. Muhammed AS’A Peygamberlik (S.A.V) gelmeden önceki 40 yıllık insani ahlakı/Hz. İbrahim dini olan hanîfliğe tâbi olmuş) ahlakla ıslah edilmesi ve geliştirilmesi gerekir ki insan beyni, zihni ve kalbi insani iletişimde en az kusurlu kemale ersin. Bu amaçtan insanların beyin, zihin ve kalp havuzundaki bilgilerin;görsel, işitsel, eylemsel, davranışsal, tatsal, bilişsel… Vb kodları günlük hayatta iletişim de kullanılan alfabe ve lisanın; harf, sembol, kelime, kavram ve kodlarından, daha sade ve daha çok benzerdir. Örneğin,kırmızı elmanın, yaratık görüntülerinin ya da doğadaki tüm ( hayvan, bitki, rüzgâr... Vb seslerinin) seslerinin tüm insanların (engelliler ve bazı istisnalar hariç) zihnindeki bilişsel, eylemsel, görsel, tatsal, kokusal, davranışsal... Vb kodları hemen hemen aynı dır. Ama kültür dillerinde kırmızı elmanın, yaratık görüntülerinin ya da doğadaki tüm ( hayvan, bitki, rüzgâr... Vb seslerinin) seslerinin her kavimdeki isimlerin/kavramların ya da kavramisimlerini zihin havuzundaki kavramsal kodlanışı farklı olduğu için iletişimi vahşi, doğal ve zor olmaktadır. O zaman çözüm olarak;"Algıda; Özgünlük/Özgün Pay, Değişmezlik/Ortak Payda, Değişkenlik/Değişken Pay, Değişirlik ... Mantık Kümesi Kurgusu" Kuralına uygun olarak kırmızı elmayı, yaratık görüntülerini ya da hayvan seslerinin zihinsel bilgi biriminin ifadesine ve konumuna en uygun kavramlarla iletişimde ve eğitimde öğretirsek her kes kırmızı elmayı, yaratık görüntülerini ya da hayvan seslerini daha rahat anlar, günlük hayatta ve iletişimde kullanır. Bunu tüm kavimlerin (insanların) beyinleri, zihinsel havuzları ve batini kalplerindekileri de kodlanmış kültürel isimler, kavramlar/kavramisimler hepsi için düşünüp günlük hayatta hepsini kırmızı elma mantığı ve örneği gibi uygularsak insanlığın akli, mantıki ve peygamberi (Rahmani/insancıl/Hz. Muhammed AS’A Peygamberlik (S.A.V) gelmeden önceki 40 yıllık insani ahlakı/Hz. İbrahim dini olan hanîfliğe tâbi olmuş) ahlaklı ortak iletişim alfabesi ortaya çıkmış olur. Tüm kavimlere ait yazımsal ve konuşsal ya da hem konuşsal hem de yazımsal:alfabelerinin, lisanların ve dillerinin; Âdemin dilinde vardıkları ortak payda ve özgün;işitsel, yazımsal, görsel, dokunsal, tatsal, hissel … Vb özellikleri bilgisayar ortamında kökenlerine/köklerine, hecelerine/ ses parçalarına kadar sadeleştirilerek yeniden matematiksel iletişim ve alfabe mantığıyla ya da kozmik (evrensel) ötesi atom altı parçacıkların çeşidinin her birini kozmik alfabe kabul ederek oluşturulan yani kuantum alfabesi sade iletişim mantığıyla veya her yaratığı matematiksel küme elemanı kabul ederek ve her şeyi, tüm bilimleri-tüm kâinat ve yaratıkları bu kozmik matematiksel kümeler denizi içinde yüzen elemanları temsil eden “Kozmobiyomatematik, Evrensel, Uzay canlı matematik... Vb (Simetri, Kuantum, Standart, Sicim-İp-Halka, Paralel Evrenler, Şişme, Evrim...Vb her şeyin kuramlarına uyumlu)” alfabe mantığıyla; ilişkisel, organize, disipline ve kategorize edilerek hayata uygulanabilir. Demirkuş 2010.

ZAMAN; İstisnalar hariç genel olarak herhangi bir konumda, boyutta… Vb ölçülebilir hız sınırı varsa orda zaman boyutu var demektir. Zaman Baki (Ezeli ve Ebedi… olan) Allah (C.C)'HUN yaratıklara geleceğe doğru ya da yönde verdiği geçici hayatın birimsel ifadesidir. Zaman yaratığın/ların geri dönüşümsüz hal değiştirişine kadarki çevreyi etkilediği ve ondan etkilendiği ve/veya ürettiği hayat ölçeği denebilir. Yaratıklar ebedi yaşantıya katılışla (ebedi hıza ulaşan yaşantı ve/veya hayatlarıyla) zamanı ölçülemeyecek derecede asgariye ya da minimuma indirgeyecektir. Kaç nefes almış ve vermişseniz, bu nefes ve kalp atışlarıyla kaç birim görüntü ve veya/ve ne kadar hayat çevrenize enjekte edip ve/veya enjekte almış ve üreterek yaymışsanız… toplamı geçici hayat sıfatınızı uzunluk ölçüsüdür. Ola ki; Kâinatın hızlandığı dış kabuğunda sonsuz hızdan ebedi hiza doğru bir hızda ortam mevcuttur. Bu ebedi hıza yaklaşan Kâinattaki nesnel, düşünsel, sanal..vb enerji halleri olaylar olgular zamanın erimesi nedeniyle sonsuz ve ebedi arası bir mekanda Kâinattaki tüm yaratıksal buharlaşan hayatsal enerji birikmektedir. Bu mantıktan hareketle tüm yaratıkların hayat sıfatlarının uzunlukların doğum-ölüm ya da ortaya çıkış ve geri dönüşümsüz hal değiştiriş arasındaki toplam hayat kümesi o yaratığın ömürsel uzunluğu ve/veya eylemsel yaşantı kümesidir.

Zamana Bağlı Olarak Doğadaki Genellemeler;BİLİNENLER<TÜM  VARLIKLAR< BİLİNMEYENLER !? <BÜTÜN ENERJİ (Geçişken-hızlı dönüşen özel enerji halleri ve diğer haller ihmal edilmiştir).

-Doğal (vahşi), Yapay ve Yarı Doğal Alfabelerin- Sembollerin Örgüsü/Kümesiyle Doğadaki ( kâinattaki) Tümdengelim ve Tümevarımların Bazı Sonuçları ve Genellemeleri. Demirkuş 2010 
 
Sembollerle, Harflerle, Rakamlarla ve Küçük Yapıtaşlarıyla; Evrensel
Alfabeye, Evrensel Dile, Evrensel Lisana, Doğal ve Yapay Genellemelere Varış    
        
                                                                                                                 
1-Doğal ve Yapay Kimyasal Yapı Taşları (Periyodik Cetveldeki  Tüm Semboller...) 1-Doğadaki Tüm Bileşikler-Karışımlar... Vb  (Ortak Kimyasal Alfabe ve Dil)  
                                             
2-Doğal ve Yapay DNA, RNA, Protein... Vb;gen asiti bazları, amino asitler... Vb Canlı Yapı Taşları (Moleküler Tüm Semboller) 2-Doğadaki Tüm Yaşamış ve Yaşayacak Canlılar... Vb  (Ortak Canlı Alfabesi ve Dili) Belki de istisnai canlı yapı taşlarına sahip yani dünyadaki nesnel canlıların yapıtaşından farklı yapıtaşlarına sahip nesnel canlıların doğada bulunma olasılığı çok olağan gözükmektedir!!

3-Tüm Sayılar ve Semboller (Matematikteki)         3-Tüm Matematiksel  İşlemler.  ( Ortak Matematiksel Alfabe ve Dil
            
4-Tüm Doğal Kültür Alfabelerine  Ait  Harfler- Semboller              4-Tüm Dillerdeki;Sözcükler, Kelimelerden  Mantıklı Yazılımlar (Ortak Kültürel Alfabe ve Dil )

5-Tümdengelim-Tümevarımla Geçmişe Ulaşılır     5-Tümdengelim-Tümevarımla Geleceğe Ulaşılır 
 
6-Orijine Doğru Küçülen Sistemlerdeki Sadelik ve Benzerlik Artışı  İNSANLIK DÖNEMİ (Sistemdeki Mükemmellik)  6-Geleceğe Doğru Genişleyen ve Büyüyen Sistemlerdeki Sadelik ve Çeşitlilik Artışı

7- Ortaya Çıkma- kodlanış –Küçülme-Sentez     7-Genişleme-Değişme-Büyüme-Analiz (Doğal Genellemeler ve Doğal Analizler )

8-Hayat Elektronu Atom Sistemleri + Mikro kâinatlar ve Ötesi  8-Yer Küresi Hayat Gezegeni Yıldız ve Gezegen Sistemleri + Makro kâinatlar ve Ötesi

GEÇMİŞ<Parçacık Fiziğindeki Paçacıklardan Daha Küçük Parçacıklar-maddenin evrendeki en basit,sade halı-plazma boncukları+Miroskobik Işık Halleri+Diğer Mikroskobik Enerji halleri (Mikro Parçacıklar, Yasalarda Sadelik ve Artan Benzerlik)  Organizmalardaki ve Yasalardaki Sadelik-Mükemmel Komplikasyon İlişkisi+Mükemmel Enerji Halleri (İnsan Organizması)  Devasa Makroskobik Paçacıklar + Makroskobik Işık Halleri + Diğer Makroskobik Enerji Halleri(Parçacık, Yasalardaki Sadelik ve Artan Çeşitlilik )>GELECEK
            
  
GELECEK DÜNYEVİ  İNSAN ÖNCESİ KAİNAT VE DÜNYEVİ İNSAN SONRASI KAİNAT UZAY ÇAĞININ ÖNEMLİ KAVRAMLARINDAN BİRİ OLACAK (İ.Ö VE İ.S);
İnsan, Hayvan, Doğa ve Bilgisayarın Karşılaştırılması Varsayımı
-Bu işlemleri sanal ortamda yapabilecek araçlar Tera Bilgisayarlardır;1,23, 4 , 5,6
-İnsanın bedensel ve zihinsel sanal araçları tam kapasiteyle doğru-verimli çalıştırılırsa, hiç bir zaman globalde biyonik insan evrensel ve gelişmiş insanı aşamayacaktır
.


-
Belki de İnsanı yetenek-beceri ve bedensel olarak bilgisayarlarla karşılaştırmak, doğru bir mantık-ölçüt değildir.
-Sanki insanı hayvanlarla karşılaştırmanın, bilgisayarla karşılaştırmanın arasında hiç bir fark yoktur.
-Bir konuyla ilgili alt ünitelerin ortak özelliklerinden hareketle varılan veya yapılan genellemelerdir.
-Doğada gözlenen veya duyumlaşan yaratık, olay, olgu veya bir sorunun nedeni olarak ileri sürülmüş bir önerme-faraziye-hipotez olarak tanımlanabilir.
Örnek Hipotez;
-Bu açıdan insan, hayvan, doğa ve bilgisayarın;özgü, ortak, geçişken, benzer-örtüşen ve diğer özelliklerini Tümevarım ve tümdengelim mantığı ile eşleştirerek, çeşitli toplumsal, çevresel, doğal, yapay ve yarı doğal yargı ve sonuçlara varmak olasıdır.
- Ör1. Ata sözlerin analiz edilmesi ve açıklanması. Ör2.âlem kavramından özgün özelliklere dayalı olarak; sınıf takım familya, tür ve tür altı kategorilere doğru yapılan analizdir. Yani genel kavramlardan, özgün özelliklerden hareket edilerek yapılan analizlerdir.


Algıda Değişmezlik Kuralı ve Oranı Nedir? Öğretim Öğrenim ve Eğitim de Nasıl Uygulanır? "Algıda; Özgünlük/Özgün Pay, Değişmezlik/Ortak Payda, Değişkenlik/Değişken Pay, Değişirlik ... Mantık Kümesi Kurgusu" -Algıladıklarını/a, Düşündüklerini/e, Yaptıklarını/a… Vb Doğru Anlamlandır, Doğru Öğret ve Doğru Anlam Yükle !!! Bu konuda öğrendiklerini hayattaki deneyimlerinle ve uyguladıklarınla doğrulayarak, gerçekçi ve yanıltıcı değer yargılarını tanı ve doğru-liyakatli değişimi kabullen !!! Demirkuş 2009
-Herhangi bir şey herkeste aynı tepki ve anlamı uyandırıyorsa algıda değişmezlik oranı %99 dur.Örneğin, renk kavramını anlatırken beyaz bir kâğıdı gösterelim. Bu kağıt ne renktir? Alınan yanıt;ya beyaz, ya pür beyaz veya kirli beyaz olmalıdır. Üçü de doğru yanıt kabul edilirse bu algıda değişmezlik oranı %99 dur. Diğer renklerde bu oran daha düşüktür. Örneğin ölmüş bir insan konuşmaz örneğinde algıda değişmezlik oranı %99 dur.
-Öğretim, öğrenim ve eğitimde kullanılan envanterin algıda değişmezlik ve değişirlik oranları çok iyi bilinmesi gerekir.
-Sorulan soruların, ders notlarının, her cümlenin, kavramın, kavramisimin, isimin, görüntünün, materyalin, filmin... Vb her envantere ve bilgi birimine ait kontrollü denemelerin sayısı arttıkça algıda değişmezlik oranın geçerliliği mutlaka bilinmelidir. Örneğin her fıtratta 3 kişinin bulunduğu yatılı okuldaki kontrol grubu öğrencilere sorulacak her seviyedeki tüm soruların yanıtlarına kontrollü olarak çalıştırılır. Sonra sınavda tüm sorular sorulur.
-Öğrencilerin verdikleri tüm yanıtlara bakılır ve soruların algıda değişmezlik oranları hesaplanarak ortaya çıkarılır.
-Sorular için bu kontrollü denemelerin sayısı arttıkça alınan sonuçların anket ortalaması algıda değişmezlik oranı o kadar sağlıklı ve net elde edilir.
Diyelim bir soruda algıda değişmezlik oranı %99 sa o sorunun değeri;100 üzerinde 9, algıda değişmezlik oranı %70 se sorunun değeri 100 üzerinde 7 veya değişik kat sayılar uygulanarak sorunun algılanabilirlik derecesiyle temsil ettiği puanın değeri arasında bir doğru orantı mantığı vardır. Böylece her sorunun algıda değişmezlik puanı belirlenip soru bankası oluşturulur.
-Bu mantıktan hareketle;eğitimde kullanılan;her sorunun, ders notunun, cümlenin, kavramın, kavramisimin, isimin, görüntünün, materyalin, filmin... Vb her envanterin algıda değişmezlik oranı belirlendikçe eğitimde sıhhatli iletişim ve bilgi aktarma oranı verimi artar.
Diyelim bir soruda algıda değişmezlik oranı %99 sa o sorunun değeri;100 üzerinde 9, algıda değişmezlik oranı %70 se sorunun değeri 100 üzerinde 7 veya değişik kat sayılar uygulanarak sorunun algılanabilirlik derecesiyle temsil ettiği puanın değeri arasında bir doğru orantı mantığı vardır. Böylece her sorunun algıda değişmezlik puanı belirlenip soru bankası oluşturulur.
-Bu mantıktan hareketle;eğitimde kullanılan;her sorunun, ders notunun, cümlenin, kavramın, kavramisimin, isimin, görüntünün, materyalin, filmin... Vb her envanterin algıda değişmezlik oranı belirlendikçe eğitimde sıhhatli iletişim ve bilgi aktarma oranı verimi artar.
-Öğrencilerimizin bildiklerine doğru empati/eşduyum duymak ve onları doğru tanımak amacıyla (tanımaya endeksli) sınav sorusu sormak ne demektir?
-Algıda değişmezliğin hedefine ulaşmak için fıtrat çeşitliliğine dayalı öğretim, öğrenim ve eğitim yapmak ne demektir?
-Bazen dersi hazırlarken, dersi anlatırken, soru sorarken, duygularımızı mekanize ederken, sesimiz, vücut dilimiz ve yüz ifadelerimiz … Vb mümkün olduğu kadar kullanmak gerekir. Bazen gerekirse çok örneklilik, çok başlık koyma ve çok yönlülük ilkesine uymak çok büyük önem taşır.
Çiçek kavramını ilk defa öğretirken;
1-Tek bir çeşit gelincik çiçeğini örnek verelim.
2-Her çiçek durumu tipini temsil eden birer çiçekten oluşan çok örnekli bir çiçek grubunu örnek gösterelim.
-İkisi arasındaki farkı anlamaya çalışın.
-Farkındalıklarını kavramaya çalışın.
-Bu durumu konu başlıkları içinde düşünün.
-Öğretim açısında bazen bir içeriğe birden fazla başlık vermek daha yararlı olabilir.
-Bu durumu farklı zihinsel fıtrat ve zihinsel kavram ilişki ağına sahip öğrencilerin olabileceği ile ilişkilendirmeye çalışın.
Ör.”Materyal Geliştirmede Teknoloji Çeşitleri” tek tip başlık verelim.
Aynı içeriğe;
Materyal Geliştirmede Teknoloji Çeşitleri
Materyal Çeşitleri,
Materyal Grupları,
Materyallerin Sınıflandırılması. Başlıklar arasındaki farkları anlamaya çalışın.
Ör.
Bilgisayara Veri Nasıl Aktarılır?
Bilgisayara Veri Aktarmak.
Bilgisayar Ortamına Veri Aktarılması.
Nesnel Araçlardan Bilgisayar Ortamına Materyal Görüntüsü Aktarmak.


Düşünsel Mantık İpuçları;Sağlıklı İnsan Bedeni, Bilim, Gen havuzu, Her Bilgi Birimi… Vb; Değişmezlerini, Değişenlerini, Değişkenlerini, Geçişkenlerini Bir Örnekle İzah ediniz.
Sağlıklı İnsan Bedeni;
-Göz; Kulak, Burun, Dil, Deri… Vb Organlar Kavramı ve Görevleri Tüm Bedenler İçin Değişmezdir.
-Göz; Kulak, Burun, Dil, Deri… Vb Organların Yapısı ve İçeriği Ferde Özgünlüğü Nedeniyle Kavram Değişkendir.
-Göz; Kulak, Burun, Dil, Deri… Vb Organların Değişken Her Şeyi Değişendir.
-Göz; Kulak, Burun, Dil, Deri… Vb Organların Geçici olan her şeyleri geçişkendir. Bu mantık her bilgi birimi için disipline edilerek eğitimde verilmesi algıda değişmezlik ve algıda özgünlüğün liyakatli öğretime katkısını artırır.Bir insanın;bedensel, düşünsel, nesnel gen havuzu, toplumsal, zihinsel ve batini kalpsal özelliklerini; tüm insanlığın; bedensel, düşünsel, nesnel gen havuzu, toplumsal, zihinsel ve batini kalpsal özelliklerini; "Algıda; Özgünlük/Özgün Pay, Değişmezlik/Ortak Payda, Değişkenlik/Değişken Pay, Değişirlik ... Mantık Kümesi Kurgusu" mantığıyla disipline ederek karşılaştırın.Bir insanın insanlıkla ortak payda ve özgünlükleri nelerdir sorusunun yanıtını maddeler halinde yazınız.

-Atom altı parçacıkları, atomları ve elementleri (her bir atom altı parçacık çeşidini ya da elementi bir legonun parçacığı olarak düşünün ya da yaratık hamurunun oluşturan alt üniteler- bileşenler olarak düşünüşü) baz alarak; insan türünün, bir hayvan türünün ve bir bitki türünün; "Algıda; Özgünlük/Özgün Pay, Değişmezlik/Ortak Payda, Değişkenlik/Değişken Pay, Değişirlik ... Mantık Kümesi Kurgusu" mantığıyla disipline ederek karşılaştırın. İnsan türünün, bir hayvan ve bitki türünün; ortak payda ve özgünlükleri nelerdir sorusunun yanıtını maddeler halinde yazınız. -Geçmişten geleceğe doğru düşünürken;düşünce mantığınızın çalışma sistemini,
eğitim sistemini-bilgisayar programlarını;özgünlükler, değişmezler, en az değişenlerden-değişkenlerden….en çok değişenlere-değişkenlere göre doğru çalıştırmayı ve kurgulamayı-kurmayı deneyin.
Geçmişten geleceğe düşünce âleminde yürüyerek, ışık hızı ya da ondan daha hızlı olan düşünsel ve sonsuz hızlar (ebedi hız değil!!!)… Vb ile ulaşmak için;dünyada 4.5… milyar yıldan beridir güneş hep doğudan görünür ve batıda görünmez olur eylemi üzerinde çok boyuta(zaman, mekân … Vb) ulaşabilir.
Periyodik cetveldeki her element üzerinde yürüyerek, düşünsel, sanal, nesnel, değişken, geçişken ve yarımsal âlemlerde ışık hızından hızlı düşünerek;mekân , zaman, genişleme, daralma… Vb çok boyutta geçmişten geleceğe doğru çok boyuta(zaman, mekân … Vb) ulaşabilir.
Burada önemli olan hangi hedefe/lere ulaşmak isteniyorsa o boyuta dek ulaşan değişmezlerden, en az değişken-değişenlerden… Vb arasındaki eşleştirmeleri doğru yaparak mantık sistemini öyle kurgulamak takiben bilimsel ve ilimsel verilere dayalı olarak; düşünsel, sanal, nesnel, değişken, geçişken ve yarımsal (yarı nesnel, yarı sanal, yarı düşünsel… Vb) âlemlerinde eylemli-eylemsiz-yarı eylemli ışık hızından hızlı düşünerek hareket etmektir.
-Tarihi, asri ve atiyi (geçmişi, asri ve geleceği) tek havuzda düşünerek, bedensel-düşünsel olarak bu üç zaman boyutu içindeki tüm ;zaman, süreç, olay, olgu… Vb her şeyi;değişmezler, az değişenler, çok değişenler ve sürekli ya da her an değişenler diye kategorize edersek; bedensel, zihinsel, düşünsel ayağımızla değişmezlerin üzerine basarak adımlarımızın arasına da en çok ve en hızlı evrimleşenleri, değişenleri analiz ederek adım arasına alıp ya da atlayıp öğrendiklerimizi peygamberi ahlak ve tefekkürlerle hayatımıza güncelleyerek ve ilişkilendirerek yaşarsak o zaman evrensel ve gelişmiş insana yaklaşmış oluruz. Bu mantıktan hareketle düşüncemizin nirengi noktalarını her şeyin ilk kaynağı ve orijini olan yaradılışın o ilk anındaki çekirdek ve çekirdeklerden yeşerterek peygamberi; akıl, mantık, muhakeme, ahlak, tefekkür, yaşam şekli, düşünme şekliyle her şeyin geldiği, vardığı ve varacağı büyük kıyametteki sonuçları daha rahat kavrar ve yorumlayabiliriz. En azında bu hasletlere sahip insanların rehberliğinde ve önderliğinde, idarelerle, öğretim, öğrenim ve eğitim sistemleriyle geleceğe ve geçmişe yol almamız farz gözükmektedir.
İpucu;düşüncenin nirengi noktalarını; madde ya da nesnel tabanlı, cet tabanlı, ulus tabanlı, ruh tabanlı, ateş tabanlı, doğa tabanlı, din tabanlı… Vb güdük kaynaklı ve orijinli olan çekirdek ve çekirdeklerden düşüncemizi yeşerterek; vahşi, eksik, doğal, otistik… Vb düşünme şekliyle her şeyin geldiği, vardığı ve varacağı sonuçları ve büyü kıyameti kavramadaki güdük ve eksikliği görmeye çalışın. Bu günkü öğretim, öğrenim ve eğitim sistemlerinin yetiştirdiği insan tiplerinin;düşünce sistemlerinin ve düşünsel havuzu sınırlarının hemen hepsinin bu kategorilere girebileceğinden emin olun.
-İnsanların yaşadığı çevrede ya da çevre havuzunda algıladığı her şey duyulardan süzülerek ya da düşünsel olarak üretilerek zihinsel havuza bu bilgi birimleri kayıt edilirken (zihinsel bedene bu bilgiler kayıt edilirken) oluşan havuz yani çevresel havuzla ve zihinsel bilgi birimleri havuzları çok benzerdir. Bu nedenle doğal olarak insanların bilinçaltlarının bir birine çok benzediği için; bu benzer bilgi deposunun zihinsel ve düşünsel dokuları evrensel alfabe ve dil olarak dışa doğru deşifre edilirse insanlığın ortak payda iletişimi algıda değişmezliğe yaklaşmış olacaktır. Var olan sistemdeki hemen hemen tüm (Kuran Dili ve Okunuş Stili/Tecvidi Hariç) kültür, alfabe ve lisanların hepsi yarı doğal oluşu ve algıda değişmezlik ilkesine/lerinede aykırı ya da uzak olması iletişim için çok büyük engeldir. Bu mantıktan hareketle çevremizden ya da çevre ve iç havuzumuzdan ürettiğimiz bilgi birimleri anadil ya da kültür dili, kavramlarıyla kodlanış katmanın farklılığı dilde iletişime engel olmaktadır. Zihinsel havuzda bilgi birimlerinin iletişim amaçlı kültürel dile ait kavramsal olarak kodlandığı iletişim dokusu kavimler arasında çeşitlilik gösterdiği için kavimler arası iletişime engeldir. Bu durum kısmen matematik iletişim sembolleriyle aşılmıştır.

Algıyla İlgili Temel Kavramların Özgünlükleri ve Sınırları;
1-Görsel, işitsel, tatsal, dokunsal, kokusal, düşünsel, zihinsel, hissel, sezgisel… Vb her şeydeki Algıda değişmezliğin sınırları ve özgünlüklerinin bilinmesi çok büyük önem taşır.
Algıda tek yönlü anlam taşıyan; görsel, işitsel, tatsal, dokunsal, kokusal, düşünsel, zihinsel, hissel, sezgisel… Vb her şey. Örneğin,beyaz renk, ses, tat,
2-Görsel, işitsel, tatsal, dokunsal, kokusal, düşünsel, zihinsel, hissel, sezgisel… Vb her şeydeki Algıda kaynaşıklığın;kökendeş (homolog) ve şekilsel benzerliğin (analog) sınırları ve özgünlüklerinin bilinmesi çok büyük önem taşır.
Algıda kaynaşıklığın sınırlarının kavramsal benzerlik açısından; algıda cinaslı veya çok yönlü anlam taşıyan; görsel, işitsel, tatsal, dokunsal, kokusal, düşünsel, zihinsel, hissel, sezgisel… Vb duyuşsal, anlamsal ve algısal farklılık gösteren ancak kavramsal yazılım-söylem açısından benzer her şey.Ör.cinaslı kavramlar, su gelir güldür güldür, mendilim dolu güldür.
3-Görsel, işitsel, tatsal, dokunsal, kokusal, düşünsel, zihinsel, hissel, sezgisel… Vb her şeydeki Algıda değişirliğin sınırları ve özgünlüklerinin bilinmesi çok büyük önem taşır.
Kavramsal ve söylemsel olarak aynı fakat gerçek anlamda algısal olarak; görsel, işitsel, tatsal, dokunsal, kokusal, düşünsel, zihinsel, hissel, sezgisel… Vb olarak farklı algıda olmasıdır. Algıda değişirliğin cinaslı değişken ara yüzü vardır; algıda cinaslı veya çok yönlü anlam taşıyan; görsel, işitsel, tatsal, dokunsal, kokusal, düşünsel, zihinsel, hissel, sezgisel… Vb duyuşsal, anlamsal ve algısal değişirlik gösteren her şey.Ör. cinaslı kavramlar, su gelir güldür güldür, mendilim dolu güldür.
Örneğin,şekilsiz bir objeye neye benziyor sorusuna verilen yanıt,ya da kişilere göre değişken algısal anlam uyandıran; görsel, işitsel, tatsal, dokunsal, kokusal, düşünsel, zihinsel, hissel, sezgisel… Vb her şey.
4-Görsel, işitsel, tatsal, dokunsal, kokusal, düşünsel, zihinsel, hissel, sezgisel… Vb her şeydeki Algıda değişkenliğin sınırları ve özgünlüklerinin bilinmesi çok büyük önem taşır.
Algıda değişken anlam taşıyan ya da fertlerde değişken anlam taşıyan; görsel, işitsel, tatsal, dokunsal, kokusal, düşünsel, zihinsel, hissel, sezgisel… Vb her şey.
ör;güzellik, çekicilik, iştahlandırıcılık, lezzet, erotiklik… Vb kavram özgünlüklerinin fertlerdeki farklılığı.
5-... Vb
İnsani İletişim İçin Önerilen Doğal ve Yapay alfabelerin Yapı Taşları;

1-Liyakatli Kültürel Lisan ve Dilin Yapı Taşları: Kavim alfabe harfleri, noktalama işaretleri, isimler, adlar, kavramlar, kavramisimler ve diğer kültürel dil araçlarından oluşmuştur. Sosyal bilimlerdeki kavim alfabelerinin ortak paydası ve kavimlerin vahşi/doğal kelam sıfatı alfabeleri ve kültürleridir.
2-Liyakatli Canlı Dilin Yapı Taşları: çekirdek asidi alt birimleri (baz, çekirdek asidi şekerleri, fosfat grubu), protein alt birimleri (amino asitler), bazı şekerler ve özel moleküller... Vb den oluşmuştur.
3-Liyakatli Kimyasal Dilin Yapı Taşları: doğadaki ve periyodik cetveldeki elementler, atomlar ve atom altı parçacıklara ait birimlerden oluşmuştur.
4-Kuantum, Simetri, Sicim-Halka, Evrim… Vb Tüm Kuramların ya da Her Şeyin Kuramının Oluşturan Atom Altı Parçacıkların Kozmik Alfabe Yapıtaşları: Fiziksel alfabe, kuark çorbasındaki özgün plazma boncukları, en küçük özgün atom altı parçacıkları, özgün kuantum ve bazı özel –özgün enerji halleri çeşitlerinin her biri fiziksel ve doğal kozmik alfabenin harfleridir.
5-Liyakatli Matematiksel Dilin Yapı Taşları: matematik uygulayışlarda kullanılan; matematik rakamlar, semboller ve işaretlerdir.
-Matematiksel Alfabe; bugünkü matematiksel, rakamlar, semboller matematikte kullanılan noktalama ve diğer işaretler… Vb den oluşur. Bu günkü matematikte; bir ve klonları/katları (2,3,4,5,6,7,8,9,… Vb) olan rakamlar arasındaki dört işlem ve ötesi kuralları temel olarak dikkate alınmaktadır. Örneğin, birin tüm klonlarına ait sayılar (1,2,3,4,5,6,7,8,9,… Vb); a.b, a/b. b/a, a/b, a+b, a-b, b-a… Vb kurallara ve dört işlem kurallarına genellikle aynı tepkiyi gösterirken, bu kuralların içine sıfır ve sonsuz rakamları (yani a ve/veya b yerine sıfır ya da sonsuz yazıldığını zaman) girdiği zaman her şey alt üst oluyor ya da kural çalışmıyor ve anlamsızlıklar ve/veya istenmedik sonuçlar ortaya çıkıyor.
-Belki de sıfır sayısı, sabite sayısı, sonsuz sayısı, geçişken sayı, değişken sayı, özgün/lük sayısı, denge sayısı, simetrik sayısı, asimetrik sayısı, yarım sayısı, ve ilk Mekansal Küme Sınırını İfade Eden İlk Sıfır ( İlk küme/küme sınırı-mekân -sıfır/Ola ki ilk uzay)=00, gerçek, gerçek eşitlik, yaklaşık eşitlik/yaklaşık benzerlik, kavram yanılgısı, sabite, kanun/yasa, nokta/ilk nokta, doğru, doğayı genişleten/iten/şişiren enerji (karanlık enerji; kâinatın % 68 nü oluşturur), kütle çekimi ( Karanlık madde; Allah, gökleri gördüğünüz herhangi bir direk olmadan yükselten, sonra Arş’a kurulan, güneşi ve ayı buyruğu altına alandır. (Rad/2) kâinatın % 27 sini oluşturur ve kütle çekiminden sorumlu madde olarak bilinir. Bizim algıladığımız kâinatın sadece %4'üdür.), hız, ilim, bilim, varlık, zaman, yaratık, mekân , küme, küme elemanı, matematik(Evrensel,doğal, düşünsel, hesabi... Vb matematikler), Doğal, Yapay, Sanal ve Öklid Geometrileri, ilksiz, sonsuz, ebediyet… Vb kavramların yeniden tanımlanıp matematiğe doğru konumlandırılarak yerleştirilmesi gerekir.
-Belki de; zihinlerdeki nicel-nitel matematik ile doğadaki nesnel matematiğin konumları ve ifade edilişleri doğal ve evrensel matematik alfabesiyle ya da yapı taşlarıyla bilimdeki yerini henüz almamış gözüküyor. Ola ki bu durum; var olan yapay matematik alfabesinin; sadece yapay, eksik, tanımsız ve bazı matematiksel doğal kavramların tanımlarının eksik oluşu ya da bazı doğal rakam ve tanımların matematikte yer almayışından kaynaklanıyor olabilir.
-Düşünsel, zihinsel, sanal, nesnel, muhakemesel, eylemsel… Vb "Doğal ve Evrensel Matematik" tabanlı düşünceler ya da tüm matematik çeşitleri (nesnel, doğal, yapay, yarı doğal, nitel, nicel, eylemsel, ilişkisel...Vb "Doğal ve Evrensel Matematik" alt çeşitleri) arasındaki iletişim fermuar dişlerini ilişkisel kapatmak için en büyük eksik ola ki matematiksel doğal alfabenin ya da yapı taşlarını oluşturan rakam ve matematiksel kavramların yeterince keşif edilip ve/veya doğru konumlandırılmayışından ve/veya kavram yanılgılarından kaynaklanmaktadır (ileri gelmektedir). Ör. sıfır ve sonsuz sayılarına ilaveten küme kavramı sınır ve ilişkileri; eksik ve/veya tanımsız oluşları nedeniyle kavram yanılgısına neden olmaktadırlar. Bu gün hala yeterince doğal ve net olarak tanımlanıp nesnelleştirilemedikleri diğer normal sayıların dört işlem kurallarına tam uymamaktadırlar.
-Sıfır sayısı, sonsuz sayısı, geçişken, değişken, özgün, denge sayısı, simetrik sayısı, asimetrik sayısı, yarım sayısı ve ilk küme/küme sınırı-mekân -sıfır örtüşümü, gerçek eşitlik, yaklaşık eşitlik/benzerlik, nokta, doğayı genişleyen/şişiren çekim (karanlık enerji; kâinatın % 68 nü oluşturur), özel-genel kütle çekimleri (Karanlık madde; Allah, gökleri gördüğünüz herhangi bir direk olmadan yükselten, sonra Arş’a kurulan, güneşi ve ayı buyruğu altına alandır. (Rad/2) kâinatın % 27 sini oluşturur ve bizim görsel algıladığımız nesnel evren ise kâinatın sadece % 5 ini oluşturur) Çekim=10, zaman =01, Yaratık= 11, mekansal küme sınırını ifade eden sıfır ( küme/küme sınırı-mekân -sıfır)=00, hız, ilim, bilim, ebediyet... Vb kavramlarının matematikte liyakatli konumlandırılışıyla: matematiğin insani hayat döngülerindeki; nesnel, sanal, zihinsel ve düşünsel doğa ile liyakatli kenetlenişi ya da bütünleşik uygulanışıyla tüm bilim dallarını bünyesinde tevhit eden ve/veya ilişkilendiren miğfer bilim olarak yer alacaktır.
-Belki de bahsedilen kavramların doğru ve liyakatli tanımlarının ve/veya konumlarının eksikliklerinden dolayı matematik bilimi; bilim içinde ve zihinlerde hala nicel odaklı oluştan kendini kurtaramamış ve hak ettiği ya da olması gereken konuma oturmamıştır.

6-İşitsel ve Müziksel Alfabe: tüm nesnel, sanal ve düşünsel; doğal, yapay ve/veya yarı doğal seslerin özgün alt birimlerinin yapı taşlarından oluşturan doğal, yapay ve yarı doğal nota seslerinin özgün yapı taşları ya da özgün ses birimi çeşitlerinin tümünü oluşturan alfabedir. Bu günkü yapay müzik notları; yapay, doğal ve/veya yarı doğal tüm sesleri kurgulayışta yetersizdir ve kısıtlı gereksinimleri karşılar niteliktedir. Örneğin sanal ortamda bilgisayardaki işitselleri veren özgün piksellerin ve/veya alt özgün işitsel alt birimlerin asgari çeşitleri sayısı bize “Sanal İşitsel” alfabe harflerinin sayısını ifade eder. Belki de doğadaki; yapay, doğal ve yarı doğal işitsel alt birimler (alfabesi) bu mantıkla keşfedilmeli ve/veya oluşturulmalıdır
7-Görsel Alfabe: tüm nesnel, sanal, hayalı ve düşünsel; doğal, yapay ve yarı doğal görselleri üretebilen asgari görsel alt birimlerin ve/veya modellerin çeşitlerinin hepsinin yapıtaşlarının özgünlükleri toplamıdır. Örneğin sanal ortamda bilgisayardaki görselleri veren özgün piksellerin ve/veya özgün görsel alt birimlerin asgari çeşitleri bize “Sanal Görsel” alfabe harflerinin sayısını ifade eder. Belki de doğadaki; yapay, doğal ve yarı doğal görsel alt birimler (alfabesi) bu mantıkla keşfedilmeli ve/veya oluşturulmalıdır.

İnsanları liyakatsiz öğretim, öğrenim ve eğitim süresince; doğallaştıran, vahşileştiren, şeytani alimleştiren (iblisleştiren ve ), cahilleştiren; alfabelerin, dillerin ve lisanların yeryüzünde varlılığından emin olabilirsiniz ya da farkındalığını anlamamız gerekir.
İnsanları liyakatli öğretim, öğrenim ve eğitim süresince; insanlaştıran ve peygamberi âlimleştiren alfabeleri, dilleri ve lisanları yeryüzünde geliştirmemiz insani bir farzdır. Çok ilginçtir ki; insanlık, çeşitli canlı ve cansız yaratıkları ıslah ederek evcilleştirmeyi başardı, ancak en önemli toplumsal iletişim aracı olan kavimlerin özgün; alfabe, dil ve lisanlarını; bilimsel, mantıksal ve akli prensiplere dayalı ıslah edici kayda değer örnek akÂdemik ve bilimsel hemen hiçbir çalışma yapamadı. Toplumsal iletişim açısında insanlığın mantık ve akli iletişim basiretlerini bağlamayan, köreltmeyen ya da vahşileştirmeyen tam tersine akışkanlık getiren peygamberi, akli ve mantıki ortak bir dil, lisan ve alfabe geliştirmeyi başaramadık. Uzaya açılmadan önce insanlığın buna acilen gereksinimi vardır. Geçmişte dünyaya hâkimiyetini kuran kavimlerin dil ve lisanları bu gün etkinliğini kayıp etmiştir. Bu günkü hâkim kavimlerinde; alfabeleri, dilleri ve lisanları aynı akıbete gideceklerinden şüphem yoktur. Onun için hiçbir kavimin vahşi-doğal; alfabe, lisan ve diline taraf olmadan, modası geçmeyen insanlığın ortak payda peygamberi, dili, lisanı ve alfabesini; akÂdemik, bilimsel ve uygulamalı çalışmalarla geliştirmeliyiz. Ör, yaban-doğal elmaları, yaban armutları, yaban inekleri, yabani atları, doğal toprağı, doğal çölleri... Vb yaratıkları ıslah edebildik ve evcilleştirdik. Ancak doğal dil, lisan ve alfabelerimizi ıslah edemedik ve evcilleştiremedik yani akli ve mantıki olarak eleştirel düzenlemedik. Bu nedenle Yeryüzü kültür alfabelerinin hepsi Doğal zekâların, deneyimlerin ve denemelerin evrimsel ürünüdür. Akli, mantıki ve peygamberi (Rahmani/insancıl/Hz. Muhammed AS’A Peygamberlik (S.A.V) gelmeden önceki 40 yıllık insani ahlakı/Hz. İbrahim dini olan hanîfliğe tâbi olmuş) ahlakla ıslah edilmesi ve geliştirilmesi gerekir ki insan beyni, zihni ve kalbi insani iletişimde en az kusurlu kemale ersin. Bu amaçla insanların beyin, zihin ve kalp havuzundaki bilgilerin;görsel, işitsel, eylemsel, davranışsal, tatsal, bilişsel… Vb kodları günlük hayatta iletişim de kullanılan alfabe ve lisanın; harf, sembol, kelime, kavram ve kodlarından, daha sade ve daha çok benzerdir. Örneğin,kırmızı elmanın, yaratık görüntülerinin ya da doğadaki tüm ( hayvan, bitki, rüzgâr... Vb seslerinin) seslerinin tüm insanların ( bazı engelliler ve bazı istisnalar hariç) zihnindeki bilişsel, eylemsel, görsel, tatsal, kokusal, davranışsal... Vb kodları hemen hemen aynı dır. Ama kültür dillerinde kırmızı elmanın, yaratık görüntülerinin ya da doğadaki tüm ( hayvan, bitki, rüzgâr... Vb seslerinin) seslerinin her kavimdeki isimlerin/kavramların ya da kavramisimlerini zihin havuzundaki kavramsal kodlanışı farklı olduğu için iletişimi vahşi, doğal ve zor olmaktadır. O zaman çözüm olarak;"Algıda; Özgünlük/Özgün Pay, Değişmezlik/Ortak Payda, Değişkenlik/Değişken Pay, Değişirlik ... Mantık Kümesi Kurgusu" Kuralına uygun olarak kırmızı elmayı, yaratık görüntülerini ya da hayvan seslerinin zihinsel bilgi biriminin ifadesine ve konumuna en uygun kavramlarla iletişim, öğretim, öğrenim ve eğitimle ortaya çıkarırsak her kes kırmızı elmayı, yaratık görüntülerini ya da hayvan seslerini daha rahat anlar, günlük hayatta ve iletişimde kullanır. Bunu tüm kavimlerin (insanların) beyinleri, zihinsel havuzları ve batini kalplerindekileri de kodlanmış kültürel isimler, kavramlar/kavramisimler hepsi için düşünüp günlük hayatta hepsini kırmızı elma mantığı ve örneği gibi uygularsak insanlığın akli, mantıki ve peygamberi (Rahmani/insancıl/Hz. Muhammed AS’A Peygamberlik (S.A.V) gelmeden önceki 40 yıllık insani ahlakı/Hz. İbrahim dini olan hanîfliğe tâbi olmuş) ahlaklı ortak iletişim alfabesi ortaya çıkmış olur. Tüm kavimlere ait yazımsal ve konuşsal ya da hem konuşsal hem de yazımsal:alfabelerinin, lisanların ve dillerinin; Âdemin dilinde vardıkları ortak payda ve özgün;işitsel, yazımsal, görsel, dokunsal, tatsal, hissel … Vb özellikleri bilgisayar ortamında kökenlerine/köklerine, hecelerine/ ses parçalarına kadar sadeleştirilerek yeniden matematiksel iletişim ve alfabe mantığıyla ya da kozmik (evrensel) ötesi atom altı parçacıkların çeşidinin her birini kozmik alfabe kabul ederek oluşturulan yani kuantum alfabesi sade iletişim mantığıyla veya her yaratığı matematiksel küme elemanı kabul ederek ve her şeyi, tüm bilimleri-tüm kâinat ve yaratıkları bu kozmik matematiksel kümeler denizi içinde yüzen elemanları temsil eden “Kozmobiyomatematik, Evrensel, Uzay canlı matematik... Vb (Simetri, Kuantum, Standart, Sicim-İp-Halka, Paralel Evrenler, Şişme, Evrim...Vb her şeyin kuramlarına uyumlu)” alfabe mantığıyla; ilişkisel, organize, disipline ve kategorize edilerek hayata uygulanabilir. Demirkuş 2010. Çözüm;Tüm sorun kültürel dillerde iletişim amaçlı kullandığımız; hece, ses, vurgu, kavram, isim ve kavramisimleri; şekilsel (analog), kökensel (homolog), özgün, sesteş, anlamdaş, değişken ve geçişken benzerlik tabanlarına göre mantıki kurgularını bilgisayarda düzenleyerek; matematiksel iletişim sembollerindeki gibi en doğru algılanabilir şekil de zihnimizde ki bilgilerle ( bilgi birimleriyle) ve çevremizde ki her şeyle algıda değişmezlik ve algıda özgünlük ilkelerine dayalı ilişkilendirmektir. Kavmin azınlığı ve çoğunluğu olmaz herkesin ve grubun fert bile olsa ya da vahşide olsa alfabesi, dili ve lisanı aslidir hiçbir bahane ile diğerlerine asimile ettirilemez. Tüm kavimlerin ana dil, lisan, alfabe için geliştirilen çözümler akli, mantıki ve bilimsel tevhit edilerek insanlığın tek dil, tek lisan ve tek alfabesine kaynak oluşturacak şekilde;bilimsel, akÂdemik çalışmaların yapılması gerekir. Tüm Kavimlerin Özgün Ana Dilindeki; Alfabe, Dil ve Lisanlarını Islah İçin Çözüm; Peygamber ahlaklı insanları yetiştirmedikçe ve dilimiz/dillerimiz; algıda değişmezlik ilkesine olanaklarımız ölçüsünde değiştirmedikçe ya da yaklaştırmadıkça yani peygamberi özellikler sahip insanları yetiştirip doğru adreslerde görevlendirmedikçe, var olan ve gün geçtikçe genişleyen ve büyüyen yarı doğal kültür, alfabe ve dilleri akli ve mantıki ıslah etmedikçe doğaya uyum, küreselleşme sıkıntısı ve adaletsizliği çeken özgün kavimler olarak kalmaya mahkûmuz. İnsanların zihninde ve bilinç altında yer alan bilgilerin benzerliği ve algıda değişmezlik oranı;iletişimde kullanılan yarı doğal ve yarı doğal kültür dillerindeki kavramsal ifade ediliş havuzundaki çeşitlilik ve özgünlülük kaoslarından daha yüksektir. Doğal insanların ya da Âdem AS öncesi ve/veya sonrası insansıların; (ruhsuz, akılsız, insani ilimsiz, eşyayı liyakatli tanımaz yani doğal-nesnel-düşünsel-zihinsel döngü düzenlerinin cahili ve doğal vicdanlı) yaşam döngülerindeki çevresel koşulların tehlikesi, paylaşım duygularının gelişmesi ya da paylaşım zorunlulukları dilsel iletişim ve dilin evrimleşmesi olumlu yönden güdülenmiş olabilir. Algılanarak kabul gören bilgilerin zihinde kategorize edilerek kodlanışı tüm insanlık zihin havuzunda çok benzerdir. Bilgi birimlerinin, kümesinin, kümelerinin ortak paydası geniş, özgünlükleri ve farklılıkları azdır ya da algıda değişmezlik–algıda benzerlik ilkelerine daha uygundur. Ancak zihindeki bilgi birimlerinin farklı kültür dillerinde farklı kavramlarla kodlanışı, ifade edilişi ya da uygulanışı iletişimde Doğal bir iletişim kaosu/karışıklığı/kargaşayı ya da hercümerci oluşturmaktadır. Örneğin kırmızı elmanın bilgi birimi olarak tüm insanlık zihin havuzundaki kodlanışı çok benzer ancak kavram olarak kodlanışı çok çeşitli ve vahşidir. Bu kargaşanın ıslahı en az çevremizde ıslah ettiğimiz ya da evcilleştirdiğimiz hayvanlar ve bitkiler kadar önemlidir. Kırmızı elma mantık kurgusundan (Algıda; Özgünlük/Özgün Pay, Değişmezlik/Ortak Payda, Değişkenlik/Değişken Pay, Değişirlik ... Mantık Kümesi Kurgusundan) hareketle zihinsel olarak insanlığın ortak payda ve benzerlik olgusundaki kavramlardan hareketle algıda değişmezlik ilkesi ve zihinsel kavram havuzları arasındaki deşifreyi doğru ve mantıklı yapmak gerekmektedir. Islahat yapılırken; şuan ya da bu güne kadar zihnimiz ve çevremizi bu yarı doğal mantığa uydurarak yaşıyoruz. Bu yarı doğal dil kargaşasını; insanlığın bilgileri zihinsel kodlanış ortak payda mantığı ve algıda değişmezlik kurallarına uygun–uyumlu; akli, mantıki, bilimsel, deneyimsel, uygulamalı ve akÂdemik disiplinlere dayalı olarak öğretim, öğrenim ve eğitimle ıslah etmemiz gerekir. Bu mantık kurgusundan hareketle kavimlerin özgün dillerinde ve insanlık ortak payda dilinin ortaya çıkışında zihinsel kodlanış mantığıyla en çok örtüşen, benzeşen mantık kurgularıyla ve aynı zamanda matematiksel iletişim mantık kurgusuna uygun yeni dil ve alfabeler geliştirilmelidir. ışbilgilerin ya da bilgi birimlerinin (kavramların değil);görsel, işitsel, tatsal, dokunsal, kokusal, düşünsel, zihinsel, hissel, sezgisel ve diğer duyusal/duyuşsal özelliklerine göre; ilişkisel konumlanış, disipline ediliş ve etkileniş mantık kurgusunun deşifre edilişi çok önemli gözükmektedir. Ortak payda bilgileri Âdemin dili katmanını oluşturur bunlar genellikle nesnel yaratıkların görsel, şekilsel ve eylemsel bilgi birimleri katmanıdır. Özgünlükler ve ayrıcalıkların en çok olduğu kavramlar düşünsel (soyut) kavramlar ve ayrıntılı bilgi birimlerine yönelik bilgi birimleri katmanıdır. AkÂdemik seviyede; dildeki her kelime, bağlaç, kavram, deyim atasözü, vecize, sözleri hatta ithal edilmiş yazılı ve sözlü atasözü her şey akÂdemik disiplin ve sistematik mantık çerçevesinde dil, edebiyat, fen… Vb tüm dallarda kulanım üzerine bölümlerinde ulusal ve uluslararası seviyede;halka açık internet ortamı dâhil, akÂdemik çalışmalarla, toplu anket ve tartışmalarla farklı akli, mantıki, basireti açıcı... Vb alternatifleri gerekçeleriyle ortaya konmalıdır. Aslında insanların zihnindeki bilgi birimlerinin çoğu benzer ve çevredeki olay, olgu, süreç… Vb ile aynıdır ya da benzerdir. Duyuşsal (görsel, işitsel, tatsal, dokunsal, kokusal ve hissel duyularımızla) olarak zihnimize girip kayıt olan bilgi birimleri çevredekilerle benzer ve tüm insanlıkta ortak payda benzer zihinsel doku katmanıdır. İnsanlığın ortak, lisan, dil ve alfabenin esas bilgi birimi kaynağı bu dokudur. Düşünsel olarak zihnimizde ürettiğimiz düşünsel bilgilerimizde zihnimize kayıt olur. Ör. unutulmayan bir rüya ya da düşünsel kurgularımızdan unutmadıklarımız. Zihinsel havuzumuzun içinde yer alan; nesnel, düşünsel ve sanal kâinatlar; zihinsel ürettiğimiz ya da duyuşsal edindiğimiz ve bellediğimiz bilgi birimlerinin;geçmiş, gelecek ve güncel deposu ya da hard diski (dinamik veri depo diski) gibidir. Zihindeki doğal kayıtlar hemen tüm insanlarda aynıdır. İletişim kültür alfabelerinin; yazımsal, işaretsel, eylemsel ve konuşsal çeşitliliği ve/veya sadece konuşsallık çeşitliliği, insanlıkta hoş görüyü artırırken ortak payda iletişimini zorlaştırır. Beyin sanki zihinsel bilgi birimleri deposunun hatırlayıcı biyolojik bağlantılar ve biyolojik hatırlama moleküllerin adeta nesnel çekirdeği gibidir. Bilgi hatırlandığı an bazen geçmişte ki mekandan çağrılır ya da o mekanda algısal tecelli (algısal ışınlama) olur ve hatırlanır. Kuranı Kerim ve Allah (C.C) gönderdiği; kitap ve sayfalarında kullanılan (Dar Anlamda; Suhuflar, İncil, Tevrat, İncil, Kuran Dili ve Konuşması; Arapça ve İbranice değil); yazılı dil, mantık, ilişki, peygamberi konuşma ve okuma (Dar Anlamda; Suhuflar, İncil, Tevrat, İncil, Kuran Dili ve Konuşması; Arapça ve İbranice değil) akışkanlığı dışındaki tüm gelmiş geçmiş; alfabe, lisan ve dillerin insanlığın mantıki ve akli iletişim basiretlerini vahşileştirici ve köreltici etkilerini kanıtlamak zor değildir. Bütün dillerin yazım, konuşulan şekli, ifade… Vb kurallarının anatomisi Doğal dır. uluslararası seviyede kabul görebilen bilimsel insani mantıksal anatomisi ve kuralları çerçevelerde mukayese edilerek ıslah edilip değiştirilişe gereksinimi vardır. Bu mantık Kuran-ı Kerimi CC Kitabındaki mantık kurallarından esinlenerek ortaya konulmuştur. Yani kurandaki ayetler ve hadisler baz alınarak doğadaki yapay ve doğal doğal alfabelerdeki kuralların ıslah edilişine gereksinim olduğu otoya çıkmıştır. İnsanları yeryüzünde; vahşi, doğal, hayvani, insani, iblisi, peygamberi, şeytani çok çalıştırmanın hak edişleri arasındaki farkları ve farkındalıkları anlamaya çalışın.Fazla çalışmakla hak edişin sınırlarını düşünün. Hak edişle her şeyin elde edilemeyeceğinden emin olun. Cahilce ve Şeytanice Hak edişine tapınma gayretini düşünün. “Azmin elinde hiç bir şey kurtulmaz” cümlesinin cehaleti ve gizli, şirkini; fert, toplum, devlet… Vb bazında; Rahmani, Cahili/Hayvani ve Şeytani Çok çalışmaların arasındaki farkındalığı; geçmişten geleceğe ilişkisel leştir ve günümüze güncelleyip örneklendirişi deneyin. Hakkına tapınma, yaptıklarına tapınma ve Hak (C.C)'NE tapınmalar arasındaki düşünce kaosu, kavram yanılgısı, düşünce yanılgısıyla kafa bulandırmayı ortaya atanların ve hayata uygulayanların bedbahtlığının farkındalığını alamaya çalışın. Peygamber ahlaklı;kardeşlik, öğretim, öğrenim ve eğitimle ilişkilendirin. Hayatın yaşam terazisi üzerinde iradi tercihlerimizin hasılatı yolcusuyuz. Demirkuş 2010
İpucu;
Canlıları genel yönetici yapı taşı alfabesi DNA ve canlıları genel kısmi yönetici yapı taşı alfabesi RNA'nın yapıtaşlarından rastgele DNA ve RNA zincirleri üretirseniz bunlardan çoğunun karşılığı gerçek hayat bulamayacaktır ya da gerçek hayattaki karşılıkları ölüdür veya yoktur.
-Periyodik cetveldeki elementlerin sembollerinden ve rakamlardan rastgele bileşikler yazın bunlardan çoğunun gerçek hayatta karşılığı bulunamayacaktır ya da gerçek hayattaki karşılıkları ölüdür veya yoktur.
-ABCDEFGĞ………XYZ… Vb Vahşi alfabede rastgele kelimeler ve cümleler üretirseniz bunlardan çoğunun gerçek hayatta karşılığı bulunamayacaktır ya da gerçek hayattaki karşılıkları ölüdür veya yoktur.
-Matematikte;0123456789.. Vb rastgele kombinezonlar yazın bunlardan çoğunun karşılığı bizde bir anlam taşır ya da gerçek hayatta karşılıkları diridir veya vardır.
-Matematiksel yazı dilinin daha evrensel ve iletişimi kolaylaştırdığına dikkat ediniz. Bu yazı dilinin lisana dirilişini düşünün. Bu mantıkla evrensel yapay alfabe ile evrensel lisanı hayata diriltme ve tatbik/uygulayış düşüncesini iç dünyanızda harekete geçirmeye çalışın. Belki de yeryüzünde devlet sınırları erimeye başlamadıkça, insanlık mantıki, tarafsız ve liyakatli ortak;dil, lisan, alfabeye adım atmadıkça insanlık kemale ermeye adım atmamış sayılmalıdır. Demirkuş 2010
-Matematik yazı dilini, toplumsal bazda ortak payda dil ve lisanda iletişim dili olarak kullanmayı hayata uygulamayı düşünün. Örneğin kırmızı elmanın ;matematiksel rakamdizini (barkot) ismi olsun veya koyalım.
-Bilinen tüm dillerdeki kırmızı elmanın isimleri bu rakamdizini (barkot) ismin havuzuna(isim torbasına) ilave edelim.
-Canlılar ve mahsulleri için özgün genetik rakamdizini (barkot)(Özgün DNA Barkodu).
-Cansız yaratıklar için nano, molekül ve atom seviyesinde atomların dizilim özgünlüklerinin barkot(rakamdizin-sayısaldizin) isim olarak karşılıkları,
-Taşınmaz doğal yaratıklar için yerküresi ve uzay konumu Doğal GPRS Barkodu, eşyalar için özgünlüklerinin tanım barkodu mantığı gelecekte daha kalıcı, sağlıklı ve mantıklı evrensel iletişim vaat etmektedir.
-Tüm yaratıkların ve eylemlerin matematiksel rakamdizini (barkot) isim kodlarını 21 YY'DA böyle kodlayıp uyguladığımızı düşünün.
-Konuşulan lisanda da en israfsız sembollerden oluşmuş alfabeyi; matematiksel rakamdizini (barkot) dili ara yüz olarak kullanarak insanlıkta ortak dil birliğine gidilebileceğinden emin olabilirsiniz.
-Evrensel alfabeyle bu kombinezonları üretip,Örneğin,öyle alfabe sembolleri yazalım ki;okunuşları ve ağızda çıkan sesleri temsil eden sembol arasında mantıki bir ilişki bulunsun. Neden bu aşamaya geçmeden geçici olarak matematiksel dil ve lisana benzer dil ve lisan üretmemiz gerektiği konusunda bir yargıya varmaya çalışın ve bundan emin olun.0,1, 2, 3

OKUMA PARÇASI
İnsanların eğitiminde bilimi ve bilimselliği insanların yararlı özgün yapısal (fıtratı), inançsal, kültürel, kişisel, özel, özgün ... Vb değer yargılarına uyumlu hafızasına konumlandırmakla, eğitim adı altında insanların yararlı yapısal (fıtratı), inançsal, kültürel, kişisel, özel, özgün ... Vb değer yargılarını bilim farzlarıyla budamak arasında ne fark vardır?
İpucu; ortaçağda eski din ehli bilim bilginleri (bilim insanları?!) laikle dinden men etmiş daha sonrada bilim bilginleri (bilim insanları?!) ortaçağ zihniyetini laikle haklı olarak egale etmiştir.
Bilim ve bilimselliği Müslüman'ların; yapısal (fıtratı), inançsal, kültürel, kişisel, özel, özgün ... Vb pozitif değer yargılarına uyumlu ve ilişkisel hafızalarına konumlandırarak uygulanan bir öğretim, öğrenim ve eğitim sistemi düşünün.
Deneyimsel Çıkarsayış ve Çözüm Önerileri;dünyadaki tüm alfabe dilleri vahşi-doğal-rastgele-maksatlı… Vb hercai ürünü ve sonucudur. Demirkuş 2009
-Allah (C.C) gönderdiği suhuf ve kitap dilleri hariç;Dünyada hiçbir dil ve lisan tamamen insanın mantık, akıl örgüsü üzerine yaratılmamıştır. Bu doğal alfabe, lisan ve dil oluşumuna sonradan mantıki kurgular bu vahşete giydirilerek ilave edilmiştir ya da insani mantığa dayalı disipline edilmeye çalışılmıştır. Tüm dillerin ortak payda insani ve mantıki ıslahata ihtiyacı vardır. Her asır bilimselliği ve bilim dilinin ortak paydasını doğal hükümranlığının ürünü devletlerin dillerine emanet etmek; israf, haram, cehalet hatta insanlığa ihanettir. İnsanlığın cahil kalmasının ve toplumsal iletişimdeki yanılgıların baş kaynaklarında biriside tüm toplumsal dil ve lisanların doğal oluşundan kaynaklanmaktadır. Bilimin özgürlüğünü Doğal dillerin hükmüne emanet israf ve haramdır. 19. ve 20. yüzyılın canilerini yetiştiren deccalı kavimlerin birlik ve beraberliğin enkaz ve kaos zihniyeti 21. yüzyılın ve geleceğin mimarları olmamalılar ve olamazlar. Olsa olsa 21. YY'LIN içinde özel ve ders verici bir zihinsel kabre girmeyi hak eden şer, şirret, kanlı deccale malzeme cani cahil kavimleri olmalılar.
Sizi kavimlere ayırdık ki tanışasınız diye Ayet vardır.
Matematiksel rakamlar ve iletişim lisan insanın güdük bir mantık ürürünü sayısal alfabedir. Bu mantıktan ve düşünsel kurallardan hareketle; eğitim sistemlerinde mantıksal-düşünsel-zihinsel çimlendirerek algıda değişmezlik kuralına en uygun hareketle önce bilimsel iletişimde geçici olarak matematiksel barkot dilini kullanmalıdır. Demirkuş 2009
Örneğin ülkelerin isimleri yerine Doğal GPRS koordinatları, nesnelerin, canlıların, şekilsel parçalarındaki nicel, nesnel, yarı nesnel özgünlüklerinin matematiksel barkot dilinin kullanılması.
Soyut kavramların özgün tanımlarının ortak payda nitel-nice-yarı nicel... Vb özgünlüklerinden geçici olarak matematiksel barkot isimleri türetilmelidir.
Sonra her dildeki çoğu şeyin yazılı karşılığında mutlaka uluslararası barkot isim karşılığı bir sembol ilave edilmelidir. Bu barkot sembolüne tıklananınca internette o kavramın tüm dillerdeki karşılığı harf sırasına göre verilmelidir.
Bu iletişim mantığının emeklemesinin mayalanması sonrası evrensel alfabe ve lisanın uygulamasına geçilmelidir. Bu eylemler mutlaka insanlığın uzaya açılmadan önce gerçekleşmesi farz olarak gözükmektedir. Demirkuş 2009
Yazılı ve sözlü her kavram, kavramisim, isim, deyim, özdeyiş, vecize, düşünceyi ifade eden her şeye eleştirel gözle bakılmalı ve en mantıklı-liyakatli alternatifi geliştirilmelidir. Ör.elmadan daha mantıklı alternatif isim ve kavramlar üretin.
Çok özel haller hariç, her kavram, kavramisim, isim, deyim, özdeyiş, vecize, düşünce üretirken veya düzenlerken;düşünsel ve eleştirel tercihte, doğal dillerin doğal kurallarına ve hece vezninin akıcı ses-kafiye uyumunun keyfine, zevkine ve cüşuna, akli,mantıki ve ahlaki anlamlar feda veya yem edilmemelidir.
Kavramların listesini kavram kümesi araçları şeklinde hazırlamak son derece önemlidir.
Öyle bir yazılı-sözlü alfabe ve lisan ilişkisi hazırlayalım ki her harfi ve harfleri bir araya geldiğinde, matematikteki rakamlar gibi mutlaka bir veya birkaç mantıklı anlam taşıyacak şekilde dizayn edilmelidir. İnsanların yaşadığı çevrede ya da çevre havuzunda algıladığı her şey duyulardan süzülerek ya da düşünsel olarak üretilerek zihinsel havuza bu bilgi birimleri kayıt edilirken (zihinsel bedene bu bilgiler kayıt edilirken) oluşan havuz yani çevresel havuzla ve zihinsel bilgi birimleri havuzları çok benzerdir. Bu nedenle doğal olarak insanların bilinçaltlarının bir birine çok benzediği için; bu benzer bilgi deposunun zihinsel ve düşünsel dokuları evrensel alfabe ve dil olarak dışa doğru deşifre edilirse insanlığın ortak payda iletişimi algıda değişmezliğe yaklaşmış olacaktır. Var olan sistemdeki hemen hemen tüm (Kuran Dili ve Okunuş Stili/Tecvidi Hariç) kültür, alfabe ve lisanların hepsi yarı doğal oluşu ve algıda değişmezlik ilkesine/lerinede aykırı ya da uzak olması iletişim için çok büyük engeldir. Bu mantıktan hareketle çevremizden ya da çevre ve iç havuzumuzdan ürettiğimiz bilgi birimleri anadil ya da kültür dili, kavramlarıyla kodlanış katmanın farklılığı dilde iletişime engel olmaktadır. Zihinsel havuzda bilgi birimlerinin iletişim amaçlı kültürel dile ait kavramsal olarak kodlandığı iletişim dokusu kavimler arasında çeşitlilik gösterdiği için kavimler arası iletişime engeldir. Bu durum kısmen matematik iletişim sembolleriyle aşılmıştır.


Âdemi (Ortak) Matematiksel Alfabe Oluşturuşun Kuramsal Uygulayışı;
-Tüm alfabelerin her birine ait birer torba hazırlayın.
-Her torbaya  her alfabeye ait yüzer harf-rakam, sembol... Vb koyun.
-Her torbada rastgele eşit sayıda harf-rakam, sembol... Vb çekin ve çıkış sırasına göre dizin ve yazın.
-Deneme sayısını artırarak her alfabenin  harf-rakam, sembol... Vb gerçek hayatta karşılıkları en yüksek olan alfabeleri sırasıyla ortaya koyun.
-Sonuçta matematiğin birinci sırada olduğunu göreceksiniz.

36. Neden matematiksel alfabede yani rakamların hemen her kombinezonunda genel olarak mantıklı bir anlam ve ifade sunumu varda lisan alfabesinde ve doğal canlı alfabedeki harflerin her kombinezonunda mantıklı bir anlamı ve ifade sunumu yoktur?
İpucu;
Canlıları genel yönetici yapı taşı alfabesi DNA ve canlıları genel kısmi yönetici yapı taşı alfabesi RNA'nın yapıtaşlarından rastgele DNA ve RNA zincirleri üretirseniz bunlardan çoğunun karşılığı gerçek hayat bulamayacaktır ya da gerçek hayatta karşılıkları ölüdür veya yoktur.
-Periyodik cetveldeki elementlerin sembollerinden ve rakamlardan rastgele bileşikler yazın bunlardan çoğunun gerçek hayatta karşılığı bulunamayacaktır ya da gerçek hayatta karşılıkları ölüdür veya yoktur.
-ABCDEFGĞ………XYZ… Vb Vahşi alfabede rastgele kelimeler ve cümleler üretirseniz bunlardan çoğunun gerçek hayatta karşılığı bulunamayacaktır ya da gerçek hayatta karşılıkları ölüdür veya yoktur.
-Matematikte;0123456789.. Vb rastgele kombinezonlar yazın bunlardan çoğunun karşılığı bizde bir anlam taşır ya da gerçek hayatta karşılıkları diridir veya vardır.
-Matematiksel yazı dilinin daha evrensel ve iletişimi kolaylaştırdığına dikkat ediniz. Bu yazı dilinin lisana dirilişini düşünün. Bu mantıkla evrensel yapay alfabe ile evrensel lisanı hayata diriltme ve tatbik/uygulayış düşüncesini iç dünyanızda harekete geçirmeye çalışın. Belki de yeryüzünde devlet sınırları erimeye başlamadıkça, insanlık mantıki, tarafsız ve liyakatli ortak;dil, lisan, alfabeye adım atmadıkça insanlık kemale ermeye adım atmamış sayılmalıdır. Demirkuş 2010
-Matematik yazı dilini, toplumsal bazda ortak payda dil ve lisanda iletişim dili olarak kullanmayı hayata uygulamayı düşünün. Örneğin kırmızı elmanın ;matematiksel rakamdizini (barkot) ismi olsun veya koyalım.
-Bilinen tüm dillerdeki kırmızı elmanın isimleri bu rakamdizini (barkot) ismin havuzuna(isim torbasına) ilave edelim.
-Tüm yaratıkların ve eylemlerin matematiksel rakamdizini (barkot) isim kodlarını 21 YY'DA böyle kodlayıp uyguladığımızı düşünün.
-Konuşulan lisanda da en israfsız sembollerden oluşmuş alfabeyi; matematiksel rakamdizini (barkot) dili ara yüz olarak kullanarak insanlıkta ortak dil birliğine gidilebileceğinden emin olabilirsiniz.0,1, 2, 3
-Evrensel alfabeyle bu kombinezonları üretip,Örneğin,öyle alfabe sembolleri yazalım ki;okunuşları ve ağızda çıkan sesleri temsil eden sembol arasında mantıki bir ilişki bulunsun. Neden bu aşamaya geçmeden geçici olarak matematiksel dil ve lisana benzer dil ve lisan üretmemiz gerektiği konusunda bir yargıya varmaya çalışın ve bundan emin olun.

İlksiz;Sonsuzun tam tersine ilkine ulaşılmayan ya da ulaşılmayacak kadar önceleri anlamını taşır. Tüm ilksizler sonlu ve ölümlüdür. Örneğin 15-20 milyar yıl öncesi yaratıklar bizim için ilksiz yaratıklardır. Tüm ve her ilksiz mutlak bir mekân , küme ve sıfır içindedir. Örneğin enerji hem ilksiz hemde sonsuz bir kavramdır. İlk yaratık Cebrail AS (vahi getiren ilim meleği) olarak bildirilmiştir. Her şeyden El Evvel (C.C) olarak Allah (C.C) vardı.

37- Sonsuz; Her sonsuz mutlaka ölüme mahkûm bir küme ya da kefen denen geçici bir zaman, mekân ve hız içindedir. Nesnel, sanal ve insani olanaklara dayalı hesaplanamaz boyutlara varabilen sonuçlara ulaşan kavramdır.
-Belki de sonsuz kavramını azcık kavramak için; tüm yaratılmış-yaratılan ve yaratılacak yaratıkların toplam geçici ömürleri boyunca; düşünsel, nesnel, sanal, dijital(hesabi) … Vb tüm faaliyetlerinin ve tersinin bir biriyle çarpımının, toplamının… Vb tüm işlemlerinin hesabı olarak düşünebiliriz. Sonuçta her sonsuz ölüme mahkûm çok büyük ve çeşitli ilişkiler mantığının-hesabının yaratıklarca kolayca ölçülemez sanal, nesnel, düşünsel, dijital(hesabi).. Vb veya tümünün devasa yığınıdır.
-Genellikle hesapla, çalışmakla, uğraşla… Vb sunucuna ulaşılamayan her şeye biz sonsuz deriz.
-Sonsuz başıboş bir kavram değil hatta her başıboş gözüken şeylerde mutlak bir sınır içindedir.
-Her sonsuzun tükendiği bir sınır vardır. Her sonsuz mutlaka bir küme içindedir. Örneğin yer yüzünde ya da kâinatta sonsuz tane yaratık var ama hepsi yer küresi ya da kâinatın kümesi içindedir.
-Her sonsuzun öldüğü bir hudut vardır.
-İstisnalar hariç her tüm sonsuzlar mutlak değerler içinde birer yaratıktırlar.
-Bu devasa kavramın; hesaplanmasına, ulaşılmasına ve kontrolüne ulaşılmayan veya yetişilmeyen yaratık, olay, olgu, süreç, zaman, hesap… Vb her şeye sonsuz kavramını yakıştırırız.
-Döngüsel sonsuz(ekolojik döngüler), mikroskobik (hücresel, fiziksel parçacıklar, elektron, plazma boncukları, ışık demeti... Vb döngüler ve küçülmeler), makroskobik (Ör. yıldız-gezegen döngüleri, kâinatın genişleme boyutları ve büyümeleri) ve devasa matematiksel hesaplar, sonuçlar ve döngüler ( kâinattaki nötrino sayısı ve Pi sayısı)
-Enerjisel, matematiksel, sanal, yarı sanal, boyutsal, nesnel, döngüsel, ilmi, bilimsel, yarı nesnel, hayatsal ... Vb devasalığı, boyutları hesaplanamayan sonsuzlardır. 1, 2, 3,4,5
Aynalarda Sonsuz Görüntü 1s
Elmas Sonsuz Değil 1s
Evren Gerçekten Sonsuz mu? 1s
Evrenimizin Geleceği (Sonsuzluk Takvimi)  2s
Matematiğin Şaşırtan Yüzü Sonsuz Sayıda Direnç3s
Matematik Sonsuz 4s
Sonlu ve Sonsuz Sayılar 3s
Sonsuz Sevgilerle 2s
Sonsuz(a) Sevgilerle 2 s
Sonsuzluk 5s
-SONSUZ; Nesnel, Düşünsel, Dijital (Hesabi), Nitel ve Eylemsel... Vb Matematikte Küme Olarak Düşünüldüğünde; yaratıklarca aşılmaz, hesaplanamaz devasallıktaki düşünsel, nesnel, sanal, dijital(hesabi).. Vb tüm yaratıkların-eylemlerin... kümesi veya alt kümelerine denk sayıdır.

Nokta;Genellikle herhangi bir mekân içindeki bütünleşik kontrol edilebilir ve gözle gözlenebilir ya da idrak edilebilir sonsuz boyutlu + boyutsuz(ör. kâinatın ilk yaratıldığı nokta) birime nokta denir. Bir nokta bazen mekansız( ör. kâinatın ilk yaratıldığı nokta) ya da birden fazla mekân ve boyutun bileşkesinde de bulunabilir. Ör. birden fazla kara delik,görünen-görünmez/karanlık maddelerin, solucan deliği, ak deliklerin... Vb ortak çekim alanı noktaları.
-Büyük Patlama Öncesi Nokta(Zerre) Tanımı;
Bu konumda tüm boyutlar bitişik ve olduğu için boyutsuzluk kavramı ile bütünleşir. Varlık noktası adını alır ve boyutsuz en az, küçük, limit … Vb derecede bir nokta kabul edilebilir.
-Büyük Patlama Aşamasındaki Süreklilik Ya da Sonlu Sonsuzlar Nokta(Zerre) Tanımı; Boyutsuzluğun devasa sonsuzlara parçalandığı aşamadaki noktadır. Birbirine bitişik sonsuzlardaki ya da sonsuzların lapa(geçişken) boyutlarının sürekliğindeki nokta(zerre) söz konusundur.
-Büyük Patlama Sonrası Nokta(Zerre) Tanımı; sürekliliğin çok daha küçük boyutlara parçalanmış (evrenin hamuruna/yaratık hamuruna ya da atom altı ve atom üstü görünen-görünmeyen/Karanlık madde; Allah, gökleri gördüğünüz herhangi bir direk olmadan yükselten, sonra Arş’a kurulan, güneşi ve ayı buyruğu altına alandır. (Rad/2) kâinatın % 27 sini oluşturur ve bizim görsel algıladığımız nesnel evren ise kâinatın sadece % 5 ini oluşturur ve nesnel, ışıksal, yarı ışıksal ya da yarı nesnel parçacıklar örgüsü) ve içinde yaşadığımız evren ait tek(bazı özel mekanlar) ve çok boyutlu (yaratık nokta) nokta kabul edilir. Evrendeki parçacık ve ötesi devasa yaratıkların çok boyutluluk nedeniyle katmanlar halinde ve/veya şekilsel boyutları mevcuttur. Yaratıkların sonsuz ve sürekli hızlardan ebediyete ulaşan kÂdemelerde boyutların kaynaşması nedeniyle evrenin dış yüzeyi şekilsizdir. İç evren katmanlı ve şekillidir.
Kısaca Noktanın Filogenetik Tanımı Aşamaları; İlk nokta hayatın ilim, varlık, boyutsuzluk süreklilik ve boyutluluk aşamalarında önce boyutsuz zerre (ilim ve varlık aşamasındaki yaratık olmadan önceki temsili en küçük boyutsuz zerredir) sonra sürekli zerre (ilk evrensel ve kesikli sonsuzlar zincir aşaması ya da kısmi boyutluluk nesnel kâinat aşaması hayali zerre varlık aşaması) ve sonra boyutlu nokta aşamasında (bugünkü nesnel boyutlu evrendeki tanımı) noktayı parçalanmış boyutlardan oluşuk en küçük zerre olarak adlandırabiliriz

Doğru;Herhangi iki nokta ya da bir mekân dokusu bir nokta arasın da, bir nokta ve bir varlık arasında… Vb sonsuz varyasyonlar arasındaki doğal, yapay ya da yarı doğal en kestirme-kısa uzantıdır.Ör.Doğal ve yapay ışığın çekimsiz alanda ve boşlukta izlediği doğrultu.

Yaratık:Varlıklar ilim âleminde yaşamaya hak kazandıkları veya takdir edildikleri hayatı buldukları an yaratık (yaşayan varlık) olamaya hak kazanırlar. Değilse ilmin içinde varlık olarak hayat verilmeyi bekler. Özgün enerji hali veya doğa ve doğa ötesinde çeşitli enerji halleri şeklinde özgünlükleri ile temsil edilen kişiliklerdir. Yaratığın kişiliği, enerjinin ise halleri vardır.
Allah (C.C) ilminde yaratılacak, yaratılmış, yaratılan veya tüm diğer yaratıklar ilmen her şey varlık olarak vardır ve bulunur yani hayat verilmemiş varlık olarak her şey bulunur. Ancak bazı varlıkları zamanı gelince yaratık olarak takdir eder ve yaratık olarak hayat verir. Yaratılan ya da hayat verilen bu varlıklara yaratık denir. Özgün enerji hali/leri veya doğa ve hayvani-meleği doğa ötesinde çeşitli enerji halleri şeklinde özgünlükleri ile temsil edilen kişiliklerdir. Yaratığın hem enerji döngü hali/halleri hem de kişiliği, enerjinin ise halleri vardır. Allah (C.C) bazı yaratıkları ömürleri bitimin de ebedileştirilen (ölümsüzleştirirken) bazılarını eski ilim makamına gönderir ve yaratılmayı beklerler.


Varlık;var olmaktan gelir. Aslında yokluk diye bir şey düşünmek yanlış ve iftiradır. Her şey Allah (C.C) ilminde varlık olarak vardır ancak bunların içinde dilediklerine yaşama hakkını vererek (yaratarak) yaratık olarak hayat buldurur. Enerji yoktan var vardan yok edilmez enerjinin korunumu yasası: israf haramdır ayetine uygundur. Her şey Allah (C.C) ilminde varlık olarak vardır ancak hepsine her an yaratık olarak hayat vermemiştir. Nurundan ilmindeki varlıklara hayat vererek yaratır. Sadece dilediklerine geçici hayat vermiştir (Sadece taktır edilenler yaratık olarak hayat bulmuştur) ve bazılarına sonradan ebedi hayat vereceğini vaat etmiştir. Ebedi hayatın tarlası olan kâinattaki bazı yaratıkların yaydıkları ve ürettikleri enerji halleri ebedi yaratık olarak kişilik kazanıp geleceğe yol alırken bazıları yaratık hamuru olarak kalırken bazıları da olduğu gibi ait olduğu ilimdeki varlık hallerine dönerek Allah (C.C) icabetine amade bekleyeceklerdir. kâinat bir nevi ebedi hayatın (ebediyetin) tarlasıdır. Nesnel, düşünsel, sanal… Vb çeşitli enerji hallerindeki yaratıklar atom, atom altı parçacıklar, bazı atom altı ve özgün enerji halleri (özgün plazma boncukları, özgün kuantumlar, titreşen özgün sicimler ...Vb) hamuru ile defalarca yaratıldığı gibi belki de yaratık hamuru(görünen ve görünmeyen yaratık hamuru) olarak kâinatta defalarca yaratılıp öldürülecektir. Her yaratık aynı zamanda bir varlıktır. Her varlık bir yaratık değildir. Allah (C.C) bazı varlıklara hayat verip dirilttiği zaman yaratık sıfatını kazanır. Her yaratık eylemlidir. Yaratılmayan varlıklar eylemsizdir yani yaratık enerji hamurunda kişilik kazanmamıştır.

Varlık Yaratık Bilim ve İlim Kavramları Arasındaki İlişki Fark ve Özgünlükler; Varlık, her şeyin var olduğu ilim potansiyeli içinde anlam kazanan bir kavramdır. Ör. bir bilgisayarda olası pek çok sayıda belki de sonsuz sayıda animasyon ve çizim yapma ve yapay yaratma potansiyeli ilmen vardır. Ancak çizim veya animasyon enerji sarf edilerek yapıldığı ya da yaratıldığı an yapay yaratık kimliğini ya da sıfatını kazanır. Bu ilim ve doğal(doğal bilgisayar ortamı ve habitat) yaratma ortamı olan doğa içinde aynı şey söz konusudur. Varlık potansiyeli, gücü ve tüm enerjinin karşılığı Allah (C.C) ilminde ve Nur (C.C) sıfatında vardır. Yaratıldığı an yaratık sıfatını kazanır. Bilim insan tarafında keşif edilen ilimin yapay ve ölümlü versiyonudur ve onunla yapay ölümlü yaratıklar yaratılır. İlim ebedidir.

Kavram Yanılgısı; Bir kavramın tanımın sınırları ve özgünlüklerinin ait olduğu ya da örtüştüğü karşılığındaki şeyle ve/veya şeylerle insan bilinciyle liyakatli örtüşmemesi ve/veya gerçekleşmemesi kavram yanılgısını ifade eder. Öğretim, öğrenim ve eğitimde; bir kavramın ve/veya bilginin zihindeki karşılığı; fert ve/veya toplumun hayat döngüsünde (dinamik hayatında) hayata güncellenerek doğru uygulanabilir konumda değilse kavram, düşünce yanılgısı ve eksikliğine neden olabilir. Düşünce ve Kavram, atasözü, vecize ve cümle yanılgısı olmayan yegâne kitap Kuran-ı Kerim (C.C)'HUN Kitabıdır. Buna dayanarak (Kuran-ı Kerim (C.C)'HUN Kitabı) bu yargıya varılmıştır.

Bilimsel ve/veya Doğa Kanun/Yasaları;
Belli koşullar da; bilimsel olarak her seferinde aynı sonuçları veren bağıntı ve ilişkiler veya doğada yaşadıkça hep tekrar eden ve yapay ortamda denenmeyen doğa yasalarıdır.


11-A-Sanal ve nesnel teknoloji;insanın ilim ve bilimle doğadan ve zihninden geliştirip ürettiği üründür.Önermesinin eksiklerini tamamlayınız.
İp ucu;
B-Uzay çağında evrensel alfabenin en israfsız akılcı kolay anlaşılabilir sembolleri sizce hangileri olmalıdır? Uzay-Bilgi çağında mutlaka böyle bir ortak evresel dil alfabesine gereksinim vardır. Önerlerini çürütünüz.
İpucu; düz çizgi (yatay-dikey-sağa eğik-sola eğik), c harfi (aşağıya dönük-yukarıya dönük-sağa dönük-sola dönük), o harfi ve nokta sembollerini yazın ve her sembolün kombinezonlarını nokta ile altlı üstlü ve uçlu varyasyonlarını düşünün.0,1, 2

30. İnsanlar arasında:kültür, dil, lisan, düşünce... Vb çeşitliliğinde;iletişim, kavram, düşünce... Vb yanılgısını algıda değişmezlikle ilişkilendirmek ne demektir?
İpucu;
Eğitim ve öğretimle insanlar arasında kusursuz, verimli ve eksiksiz iletişiminin ve buna uygun ders materyalinin hazırlanışını önemini düşünün..
İpucu;Algıda değişmezlik Prensibinin Uluslararası iletişimde kullanılması için, sırasıyla;
A-Yapay evrensel alfabe aşaması,
B-Matematiksel rakamdizini (barkot) iletişimi aşaması,
C-Evrensel yazılı dil aşaması
D-Evrensel lisana geçiş aşaması.
İpucu;matematik yazı dilini, toplumsal bazda ortak payda dil ve lisanda iletişim dili olarak kullanmayı hayata uygulamayı düşünün. Örneğin kırmızı elmanın ;matematiksel rakamdizini (barkot) ismi olsun veya koyalım. Bilinen tüm dillerdeki kırmızı elmanın isimleri bu rakamdizini (barkot) ismin havuzuna(isim torbasına) ilave edelim.
-Canlılar ve mahsulleri için özgün genetik rakamdizini (barkot)(Özgün DNA Barkodu).
-Cansız yaratıklar için nano, molekül ve atom seviyesinde atomların dizilim özgünlüklerinin barkot(rakamdizin-sayısaldizin) isim olarak karşılıkları,
-Taşınmaz doğal yaratıklar için yerküresi ve uzay konumu Doğal GPRS Barkodu, eşyalar için özgünlüklerinin tanım barkodu mantığı gelecekte daha kalıcı, sağlıklı ve mantıklı evrensel iletişim vaat etmektedir.
-Tüm yaratıkların ve eylemlerin matematiksel rakamdizini (barkot) isim kodlarını 21 YY'DA böyle kodlayıp uyguladığımızı düşünün. Konuşulan lisanda da en israfsız sembollerden oluşmuş alfabeyi; matematiksel rakamdizini (barkot) dili ara yüz olarak kullanarak insanlıkta ortak dil birliğine gidilebileceğinden emin olabilirsiniz.0,1, 2

68.Neden insanlık 21 yüzyılda ortak paydada yerküresindeki tüm dillerden ve alfabelerden  bağımsız (istisna hariç yer küresindeki tüm kavimler, alfabeler, diller ve lisanlar  doğal-vahşidir.)pratik ve kullanışlı evrensel  insanlık ortak dil ve lisanını yaratmak zorundadır?
İnsanlığın bunda karı ne olur?
İpucu;Algıda değişmezlik Prensibinin Uluslararası iletişimde kullanılması için, sırasıyla;
A-Yapay evrensel alfabe aşaması,
B-Matematiksel rakamdizini (barkot) iletişimi aşaması,
C-Evrensel yazılı dil aşaması
D-Evrensel lisana geçiş aşaması.
İpucu;Allah (C.C)'HUN Gönderdiği dinler ve ıslah ettiği alimler ve yaratıklar hariç doğadaki çok şey doğal-doğal kökenlidir ve bundan emin olun.
Allah (C.C) insanlığı doğal kökenlerine ait kavimlerinden İbrahim AS'IN milletine tabii olmasını, Hz. Muhammed AS'IN Kuran-ı Kerimin  ahlak kurallarını kabullenmesine davetini düşünün neden?  İnsanı diğer vahşi yaratıklardan daha farklı vasıflarıyla ayrılmasını düşünmeye çalışın. Ör. matematik bilim dalının dili ve lisanı!! Evrenselliğe en yakın bilim dalı olduğunu düşünün.
Ör. Bir yaratığın adına matematiksel isim verin(kırmızı elmaya 123 rakamdizini (barkot) isim verelim sonra bu miğfer isim torbası içine dünyadaki  tüm  dillerin isimlerini (kırmızı elma ismini) 123 rakamdizini (barkot) isminin altına ilave edin. Tüm bilinen diller ve eşyanın isimlendirilmesinde bu matematiksel yazılı mantık kullanılırsa-uygulanırsa  insanlığın kazancı ne olur?1, 2


Bilgisayar nedir?              
     Bilgisayarlar ve robotlar; İnsana en çok benzeyen köleleştirilmiş teknolojik hayvani araçtır. insanların amaçları doğrultusunda kullanışı üzere eşyayı köleleştirişteki en mükemmel sistemlerdir. Bilgisayar tüm bildiklerimizi, gördüklerimizi, duyduklarımızı... ve ötesi Zahiri ve Bâtıni duyularımızla iç dünyamızdan düşünce dünyamıza isteyerek veya istemeyerek aktarılıp muhakeme ederek hayatımıza uyguladığımız bilgilerin duygusallık ve insani özgünlüğe ait nesnel ve sanal özgünlükleri hariç(gelecekte bunuda kısmen saracak) her türlü veriyi kaydedebilen, belli kurallara göre muhakeme eden görsel,işitsel ve bazı tepkilere cevap verebilen nesnel ve sanal araçlarla donatılmış yarı sanal-nesnel bir araçtır. Bazı yönleri ile insana ve hayvana çok benzer.
-Bilgisayarın neyini tanımamız gerekir?
-Bilgisayarı nesnel ve sanal olarak ne kadar iyi tanırsak o kadar verimli olarak ondan yararlanabiliriz.
-Bir bilgisayarı alırken kendi ihtiyaçlarımızla bilgisayarın fonksiyonları arasında doğru ilişki kurarak almamız gerekir.
-Yani onun donanım özellikleriyle bizim ihtiyaçlarımızla doğru örtüşmesi gerekir.
-Ne yazık ki ülkemizde bilgisayarla gereksinimlerimizi karşılayan üretim sektörü liyakatsiz ahlaki ve hizmet konumundadır.
-Gereksinimlerimizi en doğru karşılayabilecek nesnel ve sanal donanım özgünlükler doğru seçilen bilgisayarı almaya karar verilir.
-Çözüm;
-Bilgisayara karar verildiği an, bilgisayarı kullanacağımız alan ve işlerin listesi ve günlük yüzde oranları yazılır.
Ör.
1-Günlük %10 x tipi oyun onanacak,
2-%18 Sekreterya işleri yazılım, baskı… Vb,
3-%30 Photoshop (grafik yazılım-düzenleme aracı), Flash (animasyon) Dream (Web yazılımı) … Vb tüm programlar bir arada kullanıp diğer taraftan TV'den kayıt edilip müzik dilenecekse bunlar açık ve net bir şekilde yazılır
4-Güvenilir en az iki profesyonel !! gerekirse yeminli bilgisayarcıya tanınmış güvenilir marka bilgisayara donanım özellikleri ve fiyat çıkartılır.
5-Size verilen donanım özelliklerindeki bilgisayarı internetteki çeşitli marka bilgisayar satan market ve bilgisayar satan kişilerden karşılaştırın ve kesin sonuca varın. Gerekirse biraz fazla para verip(karını verin) yörenizdeki bilgisayarcıdan almayı tercih edin herhangi bir sorun olduğunuzda muhatabınız o olur.
-Bilgisayarı aldıktan sonra kullanırken bilgisayarın ürettiği bilgilerin ölçüsü çok önemlidir. -Bir bilgisayarın ürettiği şeylerin ölçüsü girdi ve çıktılarıdır.
Kaç sayfa baskı yapıldı? Ne kadar CD üretildi? Ne kadar disket üretildi? Ne kadar eldiski (flash disk) ve genel disk bilgisi-çıktısı üretildi? Ne kadar mail gönderildi ve alındı? Ne kadar web amaçlı internete bilgi takdim edildi ve derslerde sunu olarak insanlara ne kadar bilgi sundun?... Vb

Küçük Bir Bilgisayar Sisteminde Neler Olmalıdır?
1-Bir tane tarayıcı olmalıdır:insandaki göz organı gibidir.nesnel ortamdan dijital(hesabi) ortama bilgi aktarmak için kullanılır.
2-Bir tane yazıcısı olmalıdır:baskı yapmak için insandaki el yazısı gibidir.
3-Bir tane CD yazıcı olmalıdır.
4-Ofis programları yüklü olmalıdır.
5-Görsel ve işitsel grafik(Photoshop) -video verileri(Ulead-Media) işleyen araçları olmalıdır.
6-Verileri kayıt edecek yeterince büyük nesnel disk alanı.
7-Yeterince(gereksinimlerinize uygun) büyüklükte hızda hafıza kartları, ekran kartı, ses kartı, kart okuyucu ve veri girişleri-çıkışları bulunmalıdır.
8-Hoparlör, mikrofon, web kamera… Vb
9-Uygun bir monitör

Bilgisayar, Tarayıcı ve İnternetin Önemi
Bilgisayar Nedir? Bilgisayarlar ve robotlar; İnsana en çok benzeyen köleleştirilmiş teknolojik hayvani araçtır. insanların amaçları doğrultusunda kullanışı üzere eşyayı köleleştirişteki en mükemmel sistemlerdir. Bilgisayar tüm bildiklerimizi, gördüklerimizi, duyduklarımızı... ve ötesi Zahiri ve Bâtıni duyularımızla iç dünyamızdan düşünce dünyamıza isteyerek veya istemeyerek aktarılıp muhakeme ederek hayatımıza uyguladığımız bilgilerin duygusallık ve insani özgünlüğe ait nesnel ve sanal özgünlükleri hariç(gelecekte bunuda kısmen saracak) her türlü veriyi kaydedebilen, belli kurallara göre muhakeme eden görsel,işitsel ve bazı tepkilere cevap verebilen nesnel ve sanal araçlarla donatılmış yarı sanal-nesnel bir araçtır. Bazı yönleri ile insana ve hayvana çok benzer. Sanal, düşünsel, toplumsal, nesnel… Vb hayat döngüleri, yaratık, olay, süreç, olgu… Vb hemen her şeyin hemen her amaca uygun konumlandırılarak çeşitli insani, doğal; akıl ve mantıklara benzetimlerle çeşitli sonuçlar elde edilebilen aksamlarıyla yapay bir sistemdir ya da eşyadır. Demirkuş 2010
I-Bilgisayar/Bilgisunar/Bilgişlersunar/Bilgişler: ( 1,23, 4 , 5 ) Normal bir bilgisayarın minimum dış aksamları; CD-Writer, Camlı Tarayıcı (Scanner) (tarayıcı), Monitör, Ses Sistemleri, Internet, T.V araçları ve Diğer teknolojik araç- gereçleridir. Bilgisayarlar 20. yy.' daki belki de en önemli buluş olarak kabul edilebilir. Bilgisayarın doğru kullanımı özellikle ''eğitimde'' önem taşır.
    Aslında bilgisayar her amaca hizmet vermeye uygun bir araçtır. Kullanıcının bilgisayar sisteminden; işiyle ilgili, olarak yararlanmasına büyük bir gereksinimi vardır.  Hatta bu konuda büyük bir hizmet açığı ve eğitimine gereksinim vardır.
    Bu aracı doğru kullanmanın kriterleri kullanıcılar tarafından pek bilinmemektedir ve uygulanmamaktadır.  Örneğin, Bir bilgisayarın verim oranı; CD-Yazıcı, Web Yazıcı çıktıları, T.V kayıtları, alınan ve verilen e-mail sayısı, Scan edilen veriler, internetten ve başka bilgisayardan bilgi elde etme ve iletme, yine bilgisayar ortamında hazırlanan film, sunu vb. veriler miktarıyla doğru orantılıdır.
    Eğer bir kullanıcı elindeki normal bir bilgisayarda bu yönden üretim performansını gösteremiyorsa o bilgisayar bir taraftan demode olurken, üretmesi gereken ürünleri üretmediği için zarar etmektedir. Özellikle bu kriterler yeni kullanıcılar için dikkate alınmalıdır.
-Piyasadaki bilgisayarları kategorize-disipline ederken ya da bilgisayar alırken hangi özelliklerine % kaç öncelikli dikkat edilir?
-Öğrenci Seç ve yerleştir sınavlarında veya eş adayınızı seçerken hangi özelliklerine % kaç öncelikli dikkat edilir?
-Sizce bilgisayar kasası ile insan bedenine % kaç önemsenerek değer verilir?
-Sizce bilgisayar sanal araçları ve iç donanım özellikleri ve işletim sistemi ile insan düşünsel, ahlakı ve zihinsel özellikleri işletim sistemlerine % kaç önemsenerek değer verilir? Allah (C.C) öncelikle kulunun kalbine bakarak değer verir.
-Pekiştireç; eğitim sisteminde ve öğrenci seç yerleştir sisteminde neden insanların sadece zekâsına, eş seçiminde saldım çayıra bedensel çekicilik kayıra ya öncelik verilir? Top modeller size neyi hatırlatır?
-Bu konuda eğitim sistemleri insanları köreltiyor mu? Vahşileştiriyor mu? Melekleştiriyor mu?...

II-Tarayıcı:Bilgisayarın gözü gibidir. Özellikle pozitif-negatif filmler, resim ve fotoğraflar ve üç boyutlu cisimlerin dijital(hesabi) ortama aktarılmasına yarayan nesnel bir araçtır.

Materyal Geliştirmede OCR'lerin Önemi : ( Optical Character Recognition) yani optik karakter tanıyıcı denen Fine Reader, Recognite, Text Bidge gibi OCR programları çeşitli dillere ve sembollere dayalı olarak text bilgilerini fotoğraf olarak çeker. Her harfi, sembolü ve resmi programındaki karakterlerle eşleştirerek bilgisayar ortamında düzenlenebilir ve değiştirebilir bir formata dönüştürür. Diğer bir deyişle bu tip yazılar Word, Exel PDF v.b ortamlardaki karakterler haline dönüştürür. Bu OCR programları dosyadan PDF dosyalarını kullanılabilir olarak dönüştürdüğü gibi dergi, kitap ve yazıları da bu ortamlara taşır. Yani dosyadan çağırıldığı gibi Camlı Tarayıcı (Scanner)'dan da bilgiler çağırılarak dönüştürülebilir.  
Tatbik/Uygulayış-1 :
Dergi, kitap ve text olarak 100 sayfanın dijital(hesabi) ortama aktarılması ve düzenlenmesi yapılacak.

I- İnternette ve Diğer MedyaKaynaklarından kusursuz, verimli ve En Kısa Yoldan Bilgi Aramanın Kuralları Nelerdir?
A-İnternet/Bilgi İletişim Örgüsü/Kümesi-Ağı nedir? B-İntranet nedir? C-Extranet nedir? D-Süpernet E-Bilgisayarlar arasında dosya paylaşımı İNTERNET VİDEO FİLİMLERİ- İNTRANET VİDEO FİLİMLERİ
İnternet, İntranet, extranet, materyal geliştirme odası envanteri kavramları nedir, nasıl ve niçin kullanılır?
A-İnternet/Bilgi İletişim Örgüsü/Kümesi-Ağı(Genel Ağ): Görsel, işitsel, görsel+işitsel… Vb iletişim amaçlı; kablolu, kablosuz, kızıl ötesi, uydu… Vb şekil de bilgisayarlar aracılığı ile iletişimi sağlayan sisteme internet denir. Bilgisayarlar aracılığı ile yaratıklar arasında bilgi iletişimini sağlayan bilgi iletişim örgüsü sistemi ya da ağıdır. Tüm iletişim olasılıkları şekillerinin hayat bulabileceği ortamı ifade eden kavramdır. Demirkuş 2011 Kısaca bir noktadan, birkaç noktadan ve/veya her noktadan bir noktaya ya da tam tersine iletişim ağıdır. Kablolu, kablosuz, kızıl ötesi ve bilemediğimiz diğer iletişim şekillerinde tüm dünyadaki bilgisayarların belli protokol kurallarına göre iletişime açık arzu edilen seviyede global bir ağdır. Amacı;sanal bilgi paylaşım ve iletişimini ivedilikle sağlamaktır. (amacı dünya üzerinde) 1 2 3 4 5 6 7
YYU Eğitim Fakültesi Biyoloji Eğitimi İnternet Yayını İçin Örnek İnternet Web Sayfasını Görmek İçin Tıklayın;1, 2
B-İntranet(İç Ağ):Ev içindeki bilgisayarlar arasında veya kampus içindeki bilgisayarlar arasında aynen internetteki sistemin çalıştırılmasıdır. Dar alanda internet hizmeti verir. örneğin; Eğitim fakültesi biyoloji anabilim dalındaki bir bilgisayara kurulan sanal site Ethernet ağı üzerinde (server üzerinde) tüm kampusa hizmet vermesi(sanal internet )
YYÜ Zeve Kampusu İçinde İntranet Yayını İçin Tıklayın, 1
C-Extranet(Şifreli Ağ): İnternet üzerinde hizmet veren fert, kurum ve kuruluşlar kendi bilgi havuzlarını herkese açık değil de menfaat farzları dâhilinde ya da gerekliliği nedeniyle bazı kişilere ( şifreli olarak), veya bazı kurum ve kuruluşlara tüm bilgilerini açabildiği gibi bazılarına da hiç açmaz. Örneğin, Bir pazarlama firması bayilerine kâr ve gerçek fiyatı şifreli olarak sunar.
Extranet örnek web sayfasını görmek için tıklayın;1, 2
D-Süpernet (Süper Ağ-Diri Ağ-Canlı Ağ-Nöbet Ağ)(dirinet/diriağ-canlınet/canlıağ): Amacı; İletişimi ivedilikle sağlamaktır. (amacı dünya üzerinde). Bu internet hizmetin de hizmet için sürekli cevap vermeye hazır nöbette uzman kişi ve kişilerin bulunmasıyla diğer internet şekillerinden ayrılır. Örneğin, Uzaktan eğitim, Görüntülü Telefon Konuşmaları, Canlı Bağlantı Yayınlar Kısmen Dirinete örnek verilebilir. Bu tatbik/uygulayış henüz yeni.
E-Bilgisayarlar arasında dosya paylaşımı:
Ev içerisinde veya bir fakültedeki ağ üzerinde ya da dünyanın herhangi bir bilgisayarın IP numarası veya bilgisayarın özgün adına girilerek bilgisayarlar arasındaki dosya paylaşımına müsaade edilen veya uzaktan diğer bilgisayarı kontrole izin veren iletişimdir. Ör. Teamviewer, LogMain, VNC ...vb programlar bu amacı sağlar.

Paylaşım bilgisayar adresini görmek için tıklayın; 1
.


Fert, Toplum, Devlet Ve İnsanlık Bazında; En Hayırlı, Çalışkan, Hikmet Sahibi İnsanlar Beyinlerini Ve Güçlerini Öncelikle Nerelerde Kullanıp ve/veya Kullanılıp ya da Kullandırtıp Hizmete Sunmalıdır?

En hayırlı ve akıllı insanların ölçüsü/leri nelerdir? İnsanlığın çözümlenmiş sorunlarına ve insanlığın geleceğinin istendik garantisi için: gerçek çözümler arayışında, keşfinde, icadında ve üretiminde öncelikle zamanlarını harcayışları daha gerekli ve istendiktir!!! Demirkuş 2011 Örneğin, 19. ve 20. asırda insanlık düşüncesi kültürü, ekonomisi, rejim tipleri… Vb çoğu önemli konuda ortadan ikiye ayrılmıştır. En önemlisi de insanlık bilimle doğaya nüfuz ederek onu deşifre edişi başarışın sarhoşluğunda peygamberi (Rahmani/insancıl/Hz. Muhammed AS’A Peygamberlik (S.A.V) gelmeden önceki 40 yıllık insani ahlakı/Hz. İbrahim dini olan hanîfliğe tâbi olmuş) ahlaklı eğitimin mutlak gerekliliğinin farkındalığını kaybetmiş ya da görmezlikten gelmektedir. Bu günkü toplumsal sorunlarının çoğunun bundan kaynaklandığının belki de farkında bile değildir. Bir gurup insan doğanın dokusuna nüfuz ederek her şeyini ona endeksli olarak düşünüp yaşayışa başlarken doğa ötesine ait her şeyleri körelmiş ve ilahi/peygamberi kökenli düşünenleri anlayışta sıkıntı çekiyorlar. Diğer bir grup doğa ötesi ve/veya ilahi/peygamberi kökenli ve merkezli düşünerek doğa kökenlileri anlayışta sıkıntı çekiyorlar. Bilim bilgilerinin öncelikli görevi kopuk düşünce fermuarının dişlerini bir araya getirip insanların birbirlerini doğru anlayışı sağlayıştır.
-Vahşi inanç, dâhilik, mucitlik, milliyetçilik, demokrasi, kapitalizm, şovenizm, siyoşovenizm, siyonizm, komünizm… Vb şeyler; vahşi/doğal doğa yaslarının insan zihninde, insan zihnindeki kabullenişleri-benimseyişleri ve insan genlerini yoğuruşunda/un daha sonra insan bedeninde tecellisi ve etkisinin yaşam döngüsüne yansıyışı ya da ürünü olabilir (Doğal Hidayet). Doğadaki Baskınlıkların İnsanda/larda ve/veya İnsan Zihinlerinde Kabullenişin, Deha, Mucit, Milliyetçilik, Demokrasi, Kapitalizm, Şovenizm, Siyoşovenizm, Siyonizm, Komünizm…Vb Olarak Tecelli Edişi-Ortaya Çıkışı İle Allah (C.C) Kulunun Bâtını (Düşünsel) Kalbine Tecelli Edişi (İlahi Hidayet) Arasında Ne Fark Vardır Sizce?
Özgün, ırki, milleti, dini... Vb amaçları ve hedefleri için insan yetiştirmek ve/veya yönetici atamakla, tüm insanlığın menfaatleri gereği; bilim bilgini, dahi, mucit, kaşif... Vb insan yetiştirmek ve yönetici atama arasındaki özgünlüğü asrımıza güncelleyin? Hangisi yapılıyor ya da hangisi hangi koşullarda mutlaka yapılmalı? Süper Bilim İnsanlarının, Kaşiflerin, dâhilerin, Mucitlerin... Vb Değerli Beyinlerin Birincil Görevleri Ne Olmalıdır Sizce? Geçmişteki bilim dâhileri, mucitler, kaşifleri … Vb süper insanların olanakları ölçüsünde ya da özgürlükleri ölçüsünde dehalarını; uyguladıkları, kullandıkları, kullanıldıkları ve kendilerini değerlendirişleri; onların hangi yönlerini belirler ya da onların çalışma alanlarını tercihleri neyin ve/veya nelerinin belirtecidirler? Gerçekten insanlık en değerli beyinlerini doğru adreslerde ve konumlarda değerlendirebilmiş mi? Bu durumu 19. Ve 20. YY teknolojik gelişmelerin vardığı insanlık geleceğinin kaos sonuçları çerçevesinde değerlendirişi önemseyiniz. Örneğin, İnternet yeryüzünde insanın sanal, düşünsel, nesnel (yapay ve doğal) ortamlar da iletişiminin inançsal, kültürel, özgün... Vb ahlaki değerleri de aşarak; kral her yerde, herkese, her yaşa ve koşula/lara çıplaktır düsturu ve serbest kurallarıyla; düşünsel, sanal, zihinsel ve nesnel hayat döngülerindeki hemen her şeyini sanal ortam üzerinde herkesin hizmetine sunuşunun hızlanması ve vahşi/doğal mayalanışı önemli bir yer yüzü tecellisi ve olgusudur. Bu bakımdan internetin doğru değerlendirilişi insanlığın geleceğe ve uzaya açılışı bakımından belki de şu an en önemli konudur. İnternetin tecellisi; vahşi/doğal insan ırkları, vahşi/doğal kültür ve vahşi/doğal alfabelerin tecellisi kadar önemlidir. Tanışasınız diye sizi kavimlere ayırdım (insanın yaradılışında çeşitliliği benimseyiş ayeti)(Ayet var). Bunların (tüm alfabelerin ve internetin) zamanında (insanın uzaya açılmadan önce) Âdemi Alfabe, Âdemi Lisan Ve Âdemi Alfabenin oluşturuşu için insani ve peygamber ahlakı çerçevesinde acilen ıslahata gereksinimi vardır.1-Nesnel ve sanal ortamlarda (internet sokaklarında ve ortamlarında) insanların kendi fıtratlarından en yüksek verimi almaları için nasıl ve hangi kriterlere (ölçütlere) göre dolaşacakları önemli bir konudur. 2-Bilgisayarlar, robotlar ve insanlar arasındaki ilişkilerde hangi ahlaki kriterler ve ilişkilerin konmaları gerektiği önemli bir konudur. 3-Cyber İnsan,Yapay İlkel İnsan (Âdem As Öncesi ve Sonrası İnsanımsılar), Doğal İnsan, Gelişmiş Âdemi İnsan, Evrensel Yari Âdemi İnsan , Normal Melez İnsan…. Vb insan tür altı kategorilerinin nesnel ve zihinsel sıfatları doğru konumlandırılıp halife olması nedeniyle kıyamete kadar her ortamda insan olabileceği hesaba katılarak gerekli bazı ahlaki ve toplumsal kurallar gerekçeleriyle ortaya konulması önemli bir konudur. İnsanlığın en değerli beyinleri; tüm dinsel, bilimsel, teknolojik veriler ve bilgilerle kendilerini doğru donattıktan ve/veya donatıldıktan sonra; insanlık geleceğine yönelik toplumsal sorunları ve bilimsel gerçekleri bedensel, düşünsel, zihinsel , sanal ve çevresel ortamlarda üzerine uygulaması, çözüm üretmesi ve çözümlerini hayata güncellemesi çok önemlidir. Yani bir peygamberin ayetleri üzerine uygulayışı disiplin, mantıki kurallar ve peygamberi (Rahmani/insancıl/Hz. Muhammed AS’A Peygamberlik (S.A.V) gelmeden önceki 40 yıllık insani ahlakı/Hz. İbrahim dini olan hanîfliğe tâbi olmuş) ahlak dürüstlüğü çerçevesinde yaşayarak hayatına hadis olarak güncellemesi ile ortaya çıkan sonuçları çözümleri; tüm dinsel, bilimsel, teknolojik veriler ve bilgileri üzerlerine uygulayışları belki daha liyakatlidir. A-Nesnel ortamlardan (doğal ve yapay çevremizden) B-Sanal ortamlardan (İnternetten, bilgisayarlardan, görsel işitsel medya araçlarından) ve C-Düşünsel ortamlardan (düşünsel dünyamızdan) ürettiğimiz ve üretilen bilgilerden; fert ve toplumların zihinsel havuzları (dünyası) ve beyinleri; sürekli ve aşırı uyarıcı bilgi bombardımanına tabi tutulmaktadır. Zihinsel ve beyinsel havuzun evrimsel ve değişime uyum açısından bunlara tepkisi çok önemlidir. Var olan bu üç ortam bazı insanların iradelerini körelterek ya da bazı sanal, nesnel ve düşünsel tiryakilikler geliştirerek veya değişik şekillerde fert ve toplum bazında irdelerini zayıflatmaktadır. Bu ortamlara karşı zihinsel ve düşünsel bağışıklık sistemleri gelişkin olmayan fert ve toplumların dumura uğrama olasılığı çok yüksek gözükmektedir. Bu nedenledir ki kaşiflerin, mucitlerin,dâhilerin, bilim insanlarının, alimlerin, eğitimcilerin ve bilge insanların öncelikli olarak; bu üç ortama yani ifrat, tefrit, aşırı ortamlarına girerek ya da haşır olarak gerekli verilerini ya da materyallerini toplayarak; peygamberin ayetleri üzerine ve hayatına uygulayış yöntem ve ahlaki kurallar ve disiplinleri çerçevesinde samimi hayata uygulanabilir çözümler; üretmek , icat etmek ve keşif etmek zorundalar. Ürettikleri çözüm tiplerini ve çeşitlerini hayatlarına uyguladıktan sonra çözümler; istendik şekilde ve tüm koşullarda çalışıyorsa, uygulayışa ve eğitime geçiş önerilir. Bu verilere ve uygulayışlara dayalı ürettikleri ya da keşif ettikleri veya icat ettikleri çözümlerini eğitimin hizmetine sunarak öncelikle zayıf iraderi, istendik iradeleri geliştirici zihinsel bağışıklık sitemlerin geliştirmek ve bu tip ortamların; ifrat, tefrit, aşkınlıklarına ve aşırılıklarına; baskın ve istendik peygamberi (Rahmani/insancıl/Hz. Muhammed AS’A Peygamberlik (S.A.V) gelmeden önceki 40 yıllık insani ahlakı/Hz. İbrahim dini olan hanîfliğe tâbi olmuş) ahlak çerçevesin de çözümler üretmek, alışık tepkiler (refleksler) geliştirmek ve zayıf iradeleri geliştirici diyetler-zihinsel bağışıklık sistemleri güçlendirici uygulayışlar geliştirmeleri gerekir. Önerilen çözüm; istisnai durumlar ve özel haller hariç; toplumsal olarak internet ve medya yayınlarını herkese her zaman yasaklayış doğru değildir. Yapısal olarak (Fıtratı); zayıf, muhafazakâr, orta halli, sosyal; fert ve aile yapılarına uygun ve uyumlu olarak internet bilgilerini gerektiği kadar ve liyakatli serbest bırakışın bazı çözümleri mümkündür. İnternet virüsleri ve internet haşereleri (böcekler, bitleri, çaresiz hastalıklar/ Truva atları) …Vb önleyici programları mantık kurgusuyla yasak/anti/istenmeyen;site, sayfa, linkleri yerel bilgisayar güvenlik sistemlerine ihbar edici ve önleyici programları geliştirmek önemlidir. Belli merkezlerin bu istenmedik siteleri, sayfaları ve/veya iç linklerinin özgün özelliklerini ihbar edici sürekli güncellenen programları hazırlayış faaliyetlerinde bulunması ya da devletin bu tip sürekli güncellenen site programlarını cüzi ücretler ve/veya bedava toplumun hizmetine sunuşu çok önemlidir. İnternet yayın çıkış havuzlarında ve girdaplarında zararlı görülen tüm bilgileri,toplumun hepsine engellemek genellikle yanlıştır. Kısmen ve özel hallerde doğru olabilir. Bu bilgilere ulaşımı tamamen engelleyiş; toplumun zihinsel, düşünsel evrimleşmesi (değişime uyumu) ve zihinsel bağışıklık sisteminin geliştirmesine darbedir. Değişmek istemeyeni Allah (C.C) değiştirmezmiş (Rad, 13/11). Yasaklardaki amaç; aşırı değişime/lere karşı (inançsal, kültürel, insani… Vb ifrat, tefrit, aşkın… Vb şeyler) zayıf iradeli fert ve toplumları korumak, onların istendik değer yargılarını ve düşünsel bağışıklık sistemlerini, özgün irdelerini baskın dirençli, hale getirmektir. Yoksa bu aşırılıklara ilgi duymayan ya da kuvvetli inançsal imanları ve insani iradeleri gereği liyakatli değişime müsait insanların hayvanlardan daha aşağılık değer yargıları… Vb bir günah işleyiş bedelinde ifrat ve tefridi her şeyi zihninde doğru konumlandırış konusunda ilim yaprak çözümler üretmek açısından önemlidir. Bu durum şuna benzer, sıradan bir hastalık çıktı diye tüm toplumu karantinaya alamazsınız en zayıflara koruma amaçlı aşı geliştirmek belki daha acildir. Ancak ebola virüsü gibi çaresiz hastalıklar konusunda radikal karar ve karantinalar uygulayabilirsiniz. Bu zihinsel bağışıklık sistemlerini eğitimle geliştirmek içinde benzerdir. Ölü dozda verir ve çözüm üretirsiniz kişi o bilgiyi zihninde doğru adrese kodlarsa sorun çıkmaz yaksa zihinsel dengesizlik ve istenmedik tiryakilikler geliştirebilir. Örneği internette çıplak insanlar ve cinsellikleri görenler; insanın kâinatın en şerefliden en şerefsiz mahlûkatlarından daha aşkın oluşunun yaradılış ve halifeliği gereği kâinatı kuşatışıyla ilişkisel düşünerek, bunu tüm hayvanların çıplaklarıyla aşkın ve ilişkisel düşünüp kabullenirse o zaman, düşünsel, zihinsel ve toplumsal olarak sorun kısmen hal olmuştur. Yeryüzü Doğal insanları ve/veya insansıların dağa, taşa, doğaya bilime, ilime…Vb bir sürü şeye tapışı onun doğal imanının tecellisinden beri vardır, Âdem AS'LA kemale erdirilmişti. Tüm doğal insanlar ve bu günkü onların devamı olanlar Hz. İbrahim AS'IN Ay'a, Güneş'e, Doğaya,… Vb doğal tapışının ve doğal imanın yani ontogenik (özgün-ferdi hayat döngüsü) doğal döngünün Allah (C.C) tarafından ıslahatla kendine yönelişinin insanın filogenetik iman edişi çok benzerdir. İnsan iblisin (Azazil-İbn-İ menazilin) Ahlak işletim sistemini ve eylemlerini hayata uyguladıkları zaman şeytana benzemiş ya da uymuş olurlar. Şeytan Müslüman'a musallat ancak her türlü yani tüm insanlığın ve/veye tüm insanların düşmanı yaratıktır sebebi de kendisinden halifeliğin alınıp insana verilişidir. Demirkuş 2011 Kısaca insanları; evcil hayvanlarına, evcil robotlarına, istendik animasyonlarına… Vb kendisini (insanı) kuvvetli uyaranlara ve çevresindeki yaratıklara aşırı zaman ayırarak yeni çevresel tiryakilikler geliştirişi kendi türüne zaman ayırmasına vakti kalmayacaktır. İlginç ve çekici olan; insanın nesnel ve düşünsel duyuları ve duygularının sanal, düşünsel ve nesnel (doğal ve yapay) ortamlardan aşırı uyarılarak; insan zihin havuzu ve beynini yoğun bilgi bombardımanına tabii tutuluşudur. Örneğin,bir insanın erotik duygularını uyaran görsel ve işitseller yalnız doğal (insani ve hayvani uyarıcılar) değil internet ve teknolojinin gelişimiyle, artık buna ilave olarak yapay (ör erotik eşyalar, erotik robotlar) , sanal (erotik animasyonlar), düşünsel hayli ve rüyeti erotik uyaranlar;insanın sosyal ve düşünsel döngüsüne ilave olarak bedensel (özellikle beyinsel, hormonsal ve fizyolojik olarak) ve zihinsel (özellikle zihinsel havuzu genişlemeye zorlamaktadır) evrimleşmeye ve/veya evrimleştirmeye zorlamakta ve yönlendirmektedir. Gerçekten zamanında alternatif önlemler alınmazsa yenilikçi, değişime, tabulara meyilli insan kesimini (paftası) bu doğal, sanal ve yapay uyarıcılardan etkilenerek geri dönüşümsüz ve istenmedik bir siber insan çizgisine ve yoluna girebilir. Belki de 19. ve 20. YY teknolojisinin yuttuğu teknolojik insan (yarı siber insan);ilkel, doğal, hercai, asri, evrensel ve gelişmiş insan çizgilerinde (evrimsel açılımlarından) ayrılmaya başlayabilir. Bu mantık kurgusundan hareketle insanların sanal ve nesnel teknolojilerden etkilenişinden zarar görmemeleri ve/veya istendik peygamberi uyum sağlayışları için bilim bilginlerine, eğitimcilere, bilim insanlarına, dehalarına, kaşiflerine ve mucitlerine çok sorumluluk, görev ve iş düşmektedir. İnsanların bu sıradan ve sıra dışılıklara karşı istendik uyumlar için ; kişilikleri ve hayat döngüleri içinde kendini (nefsini), fıtratını, değer yargılarını ve çevresini doğru tanıyacak şekilde eğitilmelidirler. İnsanlar aldıkları bu eğitimin sonucunda peygamberi (Rahmani/insancıl/Hz. Muhammed AS’A Peygamberlik (S.A.V) gelmeden önceki 40 yıllık insani ahlakı/Hz. İbrahim dini olan hanîfliğe tâbi olmuş) ahlak çerçevesin de dinamik yaşamlarında; doğru adreslerde, konumlarda… Vb bulunuşu alışık tepki haline (inandırmak, İman ettirmek ve refleks haline) getirişi başarmaları gerekir. -insanların kendilerini (fıtratlarını, iradelerinin sınırlarını, +,-, 0 …vb sıfatlarını), çevrelerini doğru tanıyışın gerekliliğine inandırdıktan sonra, onların çevrelerinden zarar görmemeleri ve daha yararlı adreslerde, konumlarda, tepkilerde, davranışlarda … Vb bulunuşu alışık tepki haline getirişlerini geliştirici yönde uygulamalı öğretim, öğrenim ve eğitim sistemleri geliştirmek ve uygulayış önemlidir.

İNSAN KİMDİR?
Kadın ve erkeler her birimiz birer fert ama yarımşar insanız. Ancak karşı cinsle bir insanız.
Örneğin Yeryüzünde 7 Milyar kişi ya da fert yaşar. Ancak 3.5 milyar insan vardır. Sanki kâinatsız insan toplumsal açıdan imamsız cemaate ve mekânsal açıdan ifadesi eksik bir mekâna benzer..
1-Kâinatın En Şerefli ve Tersi Olan Yaratığı Hangisidir?
2-İnsan Kimdir?
3-Radikal ve Rahmani Müslüman Kimdir?
4-Türk Kimdir?
5-Laz Kimdir?... Vb
6-Her Müslüman, Türk, Laz… Vb Bir İnsandır, Ama Her İnsan Bir Müslüman, Laz veya Türk Olmayabilir?
7-Herkese Sadece Radikal ve/veya Rahmani; İslam'i ve/veya Müslüman Değer Yargılarıyla Bakmak Ne Anlama Gelir?
8-Herkese Sadece Türk Değer Yargılarıyla Bakmak Ne Anlama Gelir?
10-Herkese Sadece Laz Değer Yargılarıyla Bakmak Ne Anlama Gelir?
11-Herkese İnsani Değer Yargılarıyla Bakmak Eğitimde Çok Önemlimidir?
12-Sanki Kavimler Ve Ümmetler İnsan Çözmecesinin (Pazılının) Dinamik Parçaları Fertlerde Ait Olduğu Parçanın Dinamik Dokuları Gibidirler. Sizi Kavimlere Ayırdık Ki Tanışasınız Diye (Ayet var).
13-Doğadaki Baskınlıkların İnsanda/Larda Ve /Veya İnsan Zihinlerinde Kabullenişin, Deha, Mucit, Milliyetçilik, Demokrasi, Kapitalizm, Şovenizm, Siyoşovenizm, Siyonizm, Komünizm…Vb Olarak Tecelli Edişi-Ortaya Çıkışı İle Allah (C.C)'HUN Kulunun Kabine Tecelli Ediş Arasında Ne Fark Vardır Sizce?.

0- Zayıf, Güçlü ve Cahil de Olsa İnsanın Belirgin İki Özelliği; Genellikle Samimi Olarak Müslüman'a ve İnanç Ehline Hoş Görülü ve İnsanların Sırtında Parazit Geçinmeyi-Sömürmeyi Ret Edişi, Onu Şeytan ve İblisten Ayırır. Olaki insan halife oluşu gereği, bazı özellikleri ve davranışlarıyla zaman zaman şeytanlardan daha aşağılık, bazı özellikleri ve davranışlarıyla zaman zaman meleklerden daha ulvi davranan insansı bedene sahip yaratıktır.
1-İnsanı Hiçbir Sapık Ve Hiçbir Kâmil Yaratık Aşamayacaktır.
2-En kâmil Ve En Sapık Yaratık İnsan Olacaktır.
3-Her İnsan; Mükemmel Bir Müslüman veya Her Şeyi İle Şeytan Değildir Ve Şeytan İnsanın İnkişafı İçinde Boğulacaktır.
4-Şeytanın Tüm Aşkın Arzularının İcraatı İnsan ve Cinler Tarafından Gerçekleştirecektir.
5-Her İnsan Her Şeyi Bilemez. Sanki İnsanda Her Şeyi Met Et Fethet Sonra Mat Et Güdüsü Vardır. Değilse ya da Olmadıysa Önce Okşa-Okşa Sonra Yokuşa-Yokuşa En Sonunda Mat Fikri Yatar. Belki de İnsan Allah (C.C)'HUNDAN Emin!!!
6-İstisnalar Hariç, Hiçbir İnsan Mükemmel Değildir.
7-Bazı İnsanlar Ömür Boyu Cahil (Çocuksu) veya Rahmani Ya da Şeytani Âlim, Bazıları Şeytandan Daha Aşkın, Bazıları Melekler Kadar Şerefli, Bazıları Bilmeden Büyük Bir Gaflet İçinde Olacaktır. İnsanı ve İnsanlığı Hiçbir Kavim Ele Geçirmez. İnsanın Cahil, Âlim, Aşkın ve Kuşatıcı Oluşu Şeytanı ve İblisi Çileden Çıkarır.
8-Bu Durum İnsanın Halife Olarak Diğer Yaratıklara Kenetlenişi ve Onları Çok Yönlü Kuşatışının Gereği Olabilir.
9-Bu Bakımdan İnsanlar Şeytanlarla Karıştırılmamalıdır.
10-İnsanların Özgün, Genel, Aşkın, İnce … Vb Özellikleri Doğru Bilinmeli ve İnsani Aşkınlıklarının Yaradılış Amacının Gereği Olarak Kabullenilmelidir.
11-İnsan Bugün Doğa İle Mücadele Ediyor ve Doğa Cahilidir. Şeytanın ve İblisin Hakikatinin de Cahilidir. Bir Gün Bu Cehaletini Çözüp Şeytanla- İblisi Suçüstü Ederse-Yakalarsa Ya Da Fark Ederse-Anlarsa Onunla Mücadele Etmeye Başlayınca, Peygamber Ahlakının Gerekliliğine İnanışta Müslüman'ı Razı Eder. O Zaman Bilimsel Olarak Peygamber Ahlakının Gereği İspatlanmış Olur. Yamuk Ahlaklı Ya Da İblisi-Şeytanı Fert ve Kavimlerini Derhal Etkisiz Hale Getirir.
Öngörüleri Doğrumudur? Neden?
Acaba Allah (C.C) Neden Herkesi Müslüman Olarak Yaratmamıştır? Eğer siz hiç günah işlemeseydiniz, Allah Teâlâ Hazretleri sizi helâk eder ve yerinize, günah işleyecek, fakat tevbeleri sebebiyle mağfiret edeceği kimseler yaratırdı (Hadis Var).
1-İnternet/Bilgi İletişim Örgüsü/Kümesi-Ağının Bedenini Neler Oluşturur?
2-İnternet/Bilgi İletişim Örgüsü/Kümesi-Ağının İletişimini Neler Sağlar?
3-İnsana En Çok Benzeyen Araçlar Nelerdir?
4-İnternet/Bilgi İletişim Örgüsü/Kümesi-Ağı İnsanın Bedensel ve Hayat Döngüsünde Nelerine Karşılıktır (Tekabül Eder)?
5-İnternet/Bilgi İletişim Örgüsü/Kümesi-Ağı; İnsanlığın Nesnel ve Düşünsel Dünyasındaki Hayat Döngülerini Bilgisunar/Bilgişlersunar, Bilgi işlerler ve/veya Bilgisayarların Nesnel Bedenleri Aracılığı İle Sanal Ortama Aktarılan Bilgileri Paylaşıma Sunan İletişimi Ağıdır.
6- Bilgisayarlar, Bilgi işlerler veya Bilgisunar/Bilgişlersunarlar İlerde İnsana Benzeyen CyberRobo Şeklinde İnsanlaşacağı Beklenir.
Öngörüleri Doğrumudur? Neden?
7-İnternet/Bilgi İletişim Örgüsü/Kümesi-Ağının Kara Deliklerinin Özellikleri Nelerdir?
8- İnsanların Hayat Döngüsündeki Ferdi Tercihlerine Dayalı Olarak Kişilikleri Tevhit Edildiğinde Ya da Gruplandırıldığında; İnsanlığın Özgün Kişiliklerinden Örülü;Düşünsel, Nesnel, Zihinsel, Sanal …Vb Bedeni kâinattaki Tüm Yaratıkları İçeren Bir Fert Olarak Gözükür. Önermesi Doğrumu?
9- Hangi Koşullarda İnsanı Yaratıklara, Hangi Koşullarda Yaratıkları İnsana Benzetmek Daha Doğrudur?
10- Hangi Koşullarda İnsanı Yaratıklarda, Hangi Koşullarda Yaratıkları İnsanda Okumak Ya Da Anlamaya Çalışmak Doğrudur?
İp ucu; İnsanların Hayvanların Seviyesinin; Üstünde, Altında ve Hizasındaki Konumlarını Düşünün!
Çiçekler İnsanların Gülüşüne Ya Da Bir Bayana Çiçekler Senin Gülüşünü Ve Giyinişini Taklit Eder/Çiçekler Sana Benzer Demekle, Çiçek Gibisin Demek Arasındaki Özgünlüğün Farkındalığını Kavrayın!
- kâinatı ve Tüm Yaratıkları Mı İnsanda Okumak Daha Doğru Yoksa Tam Tersi kâinattaki Parçalardan/Yaratıklardan Mı İnsanları Okumak Ve Anlamak Daha Doğrudur?
-Hiçbir Yaratığın Üstlenmekte Acele Etmediği Halifeliği İnsan Allah (C.C) Halifeliği İlk Teklifte Kabullenmiştir.
-Bu Cazip Teklifle Tüm Yaratıkların Üstüne Atlamıştır.
-İnsanın Halife Oluşu, Çok Yönlü kâinata Dalışı Ve Kuşatışı İle İlişkilendirin. Acaba Allah (C.C) Neden Herkesi Müslüman Olarak Yaratmamıştır? Eğer siz hiç günah işlemeseydiniz, Allah Teâlâ Hazretleri sizi helâk eder ve yerinize, günah işleyecek, fakat tevbeleri sebebiyle mağfiret edeceği kimseler yaratırdı (Hadis Var).
-Kralın Nereleri Kime Göre Ne Kadar Çıplak Olmalı?
-400 Yıl Matbaanın İslam'iyet'teki Bekaret Kemeri,
-100 Yıldır Evrimin Bekaret Kemeri,
-Şimdide İnternet Ulusal Ve Ulararası İletişimin Bekaret Kemeri Oluşturma Denemeleri Ve Malzemeleri Aranıyor.Zayıflarımızı Koruyalım Derken; Güçlenmesi ve Gerekli Olanları Öldürmeyelim. Bekaret Kemerinin Gerekçeleri Akılcı ve Bilimsel Olmalı. .
-Bu Durumlar; Cehaletten Mi, İhanetten Mi, Zaruretten Mi Yoksa Sadakatten Mi? Bilinmesi Gerekli Mi? Hesabı Kime Ve Kimlere Sorulmalıdır? Önermeleri Sizce Doğru Mu? Neden?


İNSAN ŞİİRİM
-İnsan tanıdım, hayvanları aşkın hatta böcek, kurt, fare… Vb hemen her şeyi yer hatta insan kanı içer.
-İnsan tanıdım, elektrik çarpmaz.
-İnsan tanıdım, dövülmekten, dövmekten ve kahrolmaktan hoşlanır.
-İnsan tanıdım, leoparlaşmak ister.
-İnsan tanıdım, tek bedende erdişi.
-İnsan tanıdım, bedeni dişi özü erkek ya da bedeni erkek özü dişi.
-Kanı tüm sevgileri taşır, kalbi tüm sevda (aşk) hücrelerinden örülü ve yüreği sadece liyakatli sevda (aşk) için atar ki, fahişe değil, kahpe değil bunlara hayat insanı derlermiş.
-İnsan tanıdım, aşka, sevgiye, paraya, dünya malına, gururuna, ceddine, ırkına tapar ve onlara muhtaç, köle veya kul.
-İnsan tanıdım, ruhban, ateist, materyalist, dahi, mucit, kaşif, âlim ... Vb otistik ve tek düze kişiliğe sahip.
-Tüm yaratıkların özgünlüklerini, düşünsel-nesnel insani bedenlerin hünerinde ve kalbinde tanıdım.
-Işığın zifiri karanlığı aydınlatışının hünerini, göz bebeklerin siyahında okudum.
-Mavinin, siyahın, beyazın, kahvenin, elanın, yeşilin hatta ışığın tüm tonlarını ve her şeyin teslimiyetini, gözlerinde okudum.
-Sana ulaşan her şeyin, sendeki ilahi/peygamberi teslimiyete razı gibi bir duruşun var senin.
-Sanki tüm yaratıkların her şeyini; simânda, davranışlarında, ifadelerinde, bakışlarında doğru okumak ve tanımak için varsın sen.
-Sorguluyorsun geçici gerçekleri. İlk gerçekler nereliydi? Son gerçekler nereli olacak?
-Tüm sonsuzları, tüm boyutları, tüm yaratıkları ve her şeyi sanki taparak uyutmuşun sen.
-Sanki maksatlı olarak; çok cahil, çok âlim, çok zalim ve tam tersi mükemmel yaratılırmışsın sen.
-Parmaklarında, dudaklarında, dişlerinde, burnunda, gözlerinde, kaşlarında, kulaklarında, alın çizgilerinde, nesnel kalbinde ... hatta tüm simetrilerinde ilahi/peygamberi isminin yaratılmış mührü görünüyor, şeytan değil insansın sen.
-İfrat ve tefrit aşkınlarınla şeytani ve rahmani her şeyi kuşatmışsın sen.
-Sanki her yaratığın her şeyini sende okumak, sende öğrenmek, sende anlamak ve sende çözmek için yaratılmışsın sen.
-Çiçeklerin bal özü sevgi havuzunu, tozlaştırıcılar aşkın örgüsünü taklit ediyor gibiler.
-Tüm yaratıklar senin aşkınlıklarını, tüm çiçekler giyimini ve gülümsemelerini taklit ediyor gibiler.
-Kanında tüm sevgileri taşıyan, yüreği tüm sevda (aşk) hücreleriyle örülü bedenden bir köşk ister gibisin.
-Sanki şeytanları, iblisi, deccalı ve tüm istendik-istenmedik sapkınları razı etmek için kasti yaratılmış bir tuzak gibisin sen.
-Anladım; şeytanları, iblisi, deccalı ve tüm yaratıkları toplamışsın aşkın geminde.
-Kimsin sen? Tanımak istiyorum seni! Belki de tanıyorum!
-Dost dost diye nicesine sarıldın senin sadık dostun peygamberindir.
-Rabbim diye diye nicesine secde etmişsin, yaratan Rabbin Rahman Allah (C.C) dır.
-Ateşin ilahlığını Zerdüştlerinde, Güneşin ilahlığını Yezitlerinde, doğanın ilahlığını bilim insanlarında, Putların ilahlığını Putperestlerinde, ilahsızlığın gizli ilahlığını Ateistlerinde okudum ve tanıdım.
-İlahlaşmak isteyen hilkat garibesi yaratıkları sende okudum ve sende tanıdım.
-Bir bedenin delikanlı, diğeri kız!
-Bir kanadın geçmiş, diğeri gelecek!
-Küçük kıyametinden Rabbime uçuyorsun.
-Dilerim ki; Rabbim ebedi teskereni temiz verir eline.
-İstendik dualarım seninle: sabırsız, cahil, vahşi, evcil, âlim, zalim, aşkın, güzel, sihirli... yaratık insan.
-Amin.  Prof. Dr. Nasip DEMİRKUŞ 2011


İnternette İnsanların: Ferdi, Toplumsal ve Ahlaki Sorunlarıyla İlgili Çözüm ve Öneriler;
1-İnternet/Bilgi İletişim Örgüsü/Kümesi-Ağı ve toplum adı altında dersler verilmelidir.
2-İnternet/Bilgi İletişim Örgüsü/Kümesi-Ağı Anabilim Dalları, Bölümleri, Enstitüleri... Vb liyakatli birim ve/veya kurumlar kurulmalıdır.
3-Var olan filtreleyicilere (antikorlara), internet sayfa tarayıcıları/gezginlerinin (Internet Explorer,Comodo Dragon Internet Browser, Google Chrome,Maxthon, Firefox Portable, GreenBrowser, SlimBrowser, Safari... Vb) istenmedikleri iç filtreleme seçenek ayarları karmaşık olup; pratik, kullanışlı ve yeterli değildir. Buna ilave olarak; devlet, hayır sever kurumlar ve fertler tarafından sürekli güncellenebilen bedava; anti/aşkın/ifrat/tefrit/karşı/istenmedik; site, sayfa ve linklere ait programlar geliştirilmelidir.
Bu programlar çeşitli aile tipleri(muhafazakâr, orta halli, çok sosyal…Vb) , resmi kurumlar…Vb istemlerin göre ayarlanabilmelidir. Bundaki maksat aşırı değişimlere karşı zayıf iradeli fert,, kurum (Ör. çocuklar ve zayıf iradeli yetişkinlerin çalıştığı kurumlar) ve toplumların zihinsel, düşünsel ve toplumsal bağışıklık sitemlerini güçlendirene dek onları korumaktır. Her şey herkese yasaklanmamalıdır. Bu zihinsel, düşünsel, toplumsal değişime istendik, baskın bilge fert ve toplumların gelişimine ya da evrimleşmesine darbe olur.
4-Eğitim sistemlerinde istenmedik ya da aşırı sitelerin istenmedik ve/veya aşırı görülen hizmetleri önceden izlenerek var olan konumları zihinde insanın ve hayvanların aşkınlıkları ile doğru ilişkilendirmek önemlidir. Zihinde doğru ilişkilendirilen istenmedik ve aşkın her çeşit bilgi ölü ve/veya yarı ölü dozda öğrencilere sunularak zihinsel bağışıklık sistemlerin geliştirilmelidir. Örneğin, Kan içmek isteyen insanlar Leopar olmak isteyen çıplak yaşayan derviş ya da böcek, fare yiyen insanlara doğru empati/eşduyum duyuş (duygudaşlık) için insanı tanımlayış ve hayvanlara benzeyişin aşkınlığını fert ve toplumların; kültürel, inançsal, özgün, bilimsel ... Vb diğer değer yargılarıyla ilişkisel verilmelidir. İnsanın kâinatın en şerefliden en şerefsiz mahlûkatlarından daha aşkın oluşunun yaradılış ve halifeliği gereği kâinatı kuşatışıyla ilişkisel düşünerek, bunu tüm hayvanların çıplaklarıyla aşkın ve ilişkisel düşünüp kabullenirse-kabulleniyorsa ve/veya zihninde doğru ve liyakatli anlamlandırırsa o zaman, düşünsel, zihinsel ve toplumsal olarak sorun kısmen hal olmuştur.
5-
İlginç ve çekici olan; insanın nesnel ve düşünsel duyuları ve duygularının sanal, düşünsel ve nesnel (doğal ve yapay) ortamlardan aşırı uyarılarak; insan zihin havuzu ve beynini yoğun bilgi bombardımanına tabii tutuluşudur. Örneğin,bir insanın erotik duygularını uyaran görsel ve işitseller yalnız doğal (insani ve hayvani uyarıcılar) değil internet ve teknolojinin gelişimiyle, artık buna ilave olarak yapay (ör erotik eşyalar, erotik robotlar) , sanal (erotik animasyonlar), düşünsel hayli ve rüyeti erotik uyaranlar;insanın sosyal ve düşünsel döngüsüne ilave olarak bedensel (özellikle beyinsel, hormonsal ve fizyolojik olarak) ve zihinsel (özellikle zihinsel havuzu genişlemeye zorlamaktadır) evrimleşmeye ve/veya evrimleştirmeye zorlamakta ve yönlendirmektedir. Gerçekten zamanında alternatif önlemler alınmazsa yenilikçi, değişime, tabulara meyilli insan kesimini (paftası) bu doğal, sanal ve yapay uyarıcılardan etkilenerek geri dönüşümsüz ve istenmedik bir siber insan çizgisine ve yoluna girebilir. Belki de 19. ve 20. YY teknolojisinin yuttuğu teknolojik insan (yarı siber insan);ilkel, doğal, hercai, asri, evrensel ve gelişmiş insan çizgilerinde (evrimsel açılımlarından) ayrılmaya başlayabilir. Bu mantık kurgusundan hareketle insanların sanal ve nesnel teknolojilerden etkilenişinden zarar görmemeleri ve/veya istendik peygamberi uyum sağlayışları için bilim bilginlerine, eğitimcilere, bilim insanlarına, dehalarına, kaşiflerine ve mucitlerine çok sorumluluk, görev ve iş düşmektedir. İnsanların bu sıradan ve sıra dışılıklara karşı istendik uyumlar için ; kişilikleri ve hayat döngüleri içinde kendini (nefsini), fıtratını, değer yargılarını ve çevresini doğru tanıyacak şekilde eğitilmelidirler.
5-İnsanlar aldıkları bu eğitimin sonucunda peygamberi (Rahmani/insancıl/Hz. Muhammed AS’A Peygamberlik (S.A.V) gelmeden önceki 40 yıllık insani ahlakı/Hz. İbrahim dini olan hanîfliğe tâbi olmuş) ahlak çerçevesin de dinamik yaşamlarında; doğru adreslerde, konumlarda… Vb bulunuşu alışık tepki haline (inandırmak, İman ettirmek ve refleks haline) getirişi başarmaları gerekir. -insanların kendilerini (fıtratlarını, iradelerinin sınırlarını, +,-, 0 …vb sıfatlarını), çevrelerini doğru tanıyışın gerekliliğine inandırdıktan sonra, onların çevrelerinden zarar görmemeleri ve daha yararlı adreslerde, konumlarda, tepkilerde, davranışlarda … Vb bulunuşu alışık tepki haline getirişlerini geliştirici yönde uygulamalı öğretim, öğrenim ve eğitim sistemleri geliştirmek ve uygulayış önemlidir.


  
BİLGİSAYAR DESTEKLİ (MATEMATİK) EĞİTİMİ NE DEMEKTİR?
-Herhangi bir sahada öğretim, öğrenim ve eğitim yapılırken bilgisayarın tüm özgün-genel özelliklerini ve özgünlüklerini marifetlerini-hünerlerini kullanarak öğretim, öğrenim ve eğitim yapmaktır. Örneğin bir dersi anlatırken Powerpoint sunusunu kullanarak anlatmak ayrı bir anlam taşır.
-Matematik de integral, fonksiyonlar, trigonometri, geometri,çeşitli doğal veya yapay yaratıkların şekilleri, özellikleri, özgünlükleri… Vb bilgisayar destekli olarak daha iyi anlaşılabilir.
-Yani bir noktada matematik konularını hayatla ilişkilendirici görsel, işitsel olarak ya da hem görsel hem işitsel(video)olarak hazırlamak kısmen mümkündür.
-Deneyimlerimizle biliriz ki genel olarak; matematikçiler doğadaki nesnel, sanal, düşünsel  ve dijital(hesabi) ortamlardaki bütün yaratıkları, olayları, olguları, süreçleri, zamanlar… Vb arasındaki ilişkileri rakamsal ve sembolsel denklemlerle bağıntılarla izah etmeye çalışan insanlardır.
-Onun için matematikçilerin düşünsel dünyası daha geniştir.
-Bizim bilgisayar destekli eğitim vermemiz için; matematik bilimini, matematikçileri, bilgisayarı, nesnel, sanal ve yarı sanal eğitim mutfağındaki araçları doğru tanımamız doğru empati/eşduyum duymamız yetmez. -Aynı zamanda bahsedilen kavramlar arasındaki ilişkileri de doğru eşleştirmemiz gerekir. 
-Neden istisna hariç çoğu şeyin bir matematiği varda,  matematiğin nesnel, nitel, görsel, işitsel, ilişkisel, batini-zahiri-düşünsel-nesnel, sanal  doğalara ait uygulamada somut çok az şeyi var?
-Sorusunun yanıtı çok doğru ve anlamlı verilmelidir.
-Ancak bilimdeki bu gün var olan ve hâkim nicel matematik; semboller, kurallar, prensiplerin, mantık sistemleri, kabulleniş tahammülleri… Vb liyakatsiz farzları nedeniyle matematikteki bilgisayar destekli eğitim yapmak gerçekten zordur.
      
   Neden Matematik Bugüne Kadar İstenen Seviyede; Nesnel, Nitel, Eylemsel, İlişkisel ve Nicel Matematik Olarak Gelişmedi? Bu Konuda Ne Yapabiliriz?
   Nesnel, Nitel ve Eylemsel Matematik İstenen Seviyeye Neden Gelemedi?
1-Asrımızın en büyük gereksinimlerinden biri de matematiğin şimdiye kadar ki matematik sembolleri, harfleri, kavramları, kuralları, farzları ve kıstasları liyakatli aşmamasıdır.
2-Uygulamalı matematik sadece bazı eğitim, teknoloji alanlarında, yüksek matematik, istatistik ve geometride kullanılmaktadır.
3-Matematiğin sembollerini, kurallarını, prensiplerini, mantık sistemlerini, kabulleniş tahammüllerini.. Vb yeniden nitel, somut, nesnel, iletişimsel… Vb şekil de bilgisayar destekli diriltmeldir.
4-Güncel hayattan geçmişe, batini-zahiri-düşünsel-nesnel, sanal doğalara ait gerçekleri matematiksel mantık ve bağıntılarla diriltip yeni matematiksel prensipler ve kurallar geliştirmesi gerekir.
5-O zaman çoğu şeyin bir matematiği varsa matematiğinde çok şeyi olmalıdır. Düşünce mantığı, kurmacası ve/veya çözmecesi liyakatli yerini bulur.
6-Yakın gelecekte matematiğin on rakam ve uygulamadaki sembollerinin ilişkilerinin ötesinde daha fazla sayıda sembol, rakam ve kavramla matematiği hayata güncelleyen hayatla ilişkilendiren kısmen bugünkü modern matematikteki kümeler vb. uygulamalar daha çok aşama kaydedecektir.
7-Ortalıktaki bu bilgi yayıntısını bilgisayar destekli matematikle disipline etmenin zamanı gelmiştir.
8-uluslararası seviyede bilgi iletişim seviyesinde matematik rakamlarından rakamdizini(barkot) var olan alfabelerden çok önemlidir.
9-Kümeleri anlatırken;
A-Evrensel Küme, B-Boş Küme, C-Serbest Küme, D-Koşullu Küme, E-Yarı Koşullu Küme, E-İlişkisel Küme, F-Doğal Küme, G-Yarı Doğal Küme, H-Sanal Küme, İ-Nicel Küme, J-Düşünsel Küme, K-Nitel Küme, L-Hayali Kümeler … Vb kümelerin tanım grupları, melezleri ve varyasyon gerçek kümelerin; hayattaki uygulamalarıyla eşleştirilerek-örtüştürülerek matematiksel tanım ve denklemsel ifadeleriyle eğitimde hizmete sunmak çok büyük önem taşır. Kümelerin doğadaki karşılıkları matematiğe kazandırılması çok anlam ifade etmelidir.
10-Kümeleri, matematik kavramları;canlı, cansız, araform, sanal, nesnel, düşünsel, dijital(hesabi) cinsellik, yükleri… Vb küme üzerinde sembollerle belirtilmesi çok önemlidir.
Belki de bundan sonra bir matematikçinin makro- mikro kozmolojiyi ve fen bilgisini en azından lise seviyesinde dirimsel olarak çok iyi bilmesi gerekir.Yaratıkları ve enerji hallerini de bilmelidir.böylece bilgisayar destekli matematik geliştirebilir.Bu amaçla matematiği mekanize etmek,görselleştirmek lazımdır.
11-Var olan matematik potansiyelini yeniden kümelerden diriltilen nitel, nesnel, eylemsel matematikle ilişkilendirmek veya içine konumlandırmak daha mantıklı gözükmektedir.
12-Öğrencilerin sanal dünyasındaki matematik bağıntıları ve denklem yığınlarını görsel,işitsel … Vb nesnel, nitel ve eylemsel âlemdeki realitelerle renklendirip anlamlandırıp doğru eşleştirip bu mantıkla öğretim, öğrenim ve eğitimini biçimlendirirsek o zaman bilgisayar destekli eğitime geçeriz.
13-Nicel matematiğin devasa sayıdaki nicel denklem, kural, bağıntı, çıkarsama yığını nesnel,nitel ve eylemsel matematikle doğrudan ilişkilendirmek zor gözükmektedir.
14-Bizim yapabileceğimiz önemli şeylerden biri de faktöriyel olarak matematik kavramlarını olabildiğince somutlaştırmaktır. Aslında en büyük sorun bütün bilim dalları(dilleri)arasında matematik iletişimini deşifre edemiyor olmamız ve matematik dilinin kullanamıyor olmamızdır.
15-Mutlak değerin nesnel matematikteki yeri çok önemlidir.
16-Matematiği bütün bilimler arasında rakamdizini (barkot) iletişim dili olarak kullanabiliriz. 2.basamağa geçtiğimiz zaman bütün diller vahşidir.matematik dili biraz ıslah olmuştur. Matematik tamamen doğal bir iletişim dili değildir. Diğer kültür dilleri vahşidir.bizim bunları matematikte kullanarak ıslah etmemiz gerekmektedir.
17-Her atom, atom altı parçacığın, atom altı özgün enerji hallerinin ve atom üstü yaratıkların gerçek birere hayat hikâyesi yani evrimsel süreci (ontogenisi ve filogenisi) vardır. İstisnalar hariç hiçbir şeyin ötekine eşit olamayacağı (en azından farklı mekanları işgal ettikleri), ayni şeyin bir salise önceki durumu ile bir salise sonraki durumu farklı zaman- kâinat konumu nedeniyle tam eşit ve aynı değildir. Ancak benzerlik oranların bahsedilebilir. Bu mantık kurgusundan hareketle, Evrim bilimi olay, olgu, yaratık… Vb çoğu şeyin hayat hikâyesini ilişkilendirici anlatırken bilim dalları arasındaki otistik iletişimsizlik nedeniyle doğa bilimine (tüm pozitif bilim dallarını içeren bilim) evrim ve matematik bilimi ilişkisel tevhit edici hizmet vermemektedir. Ancak bilim dalları arasında matematiksel iletişime dayalı öğretim, öğrenim ve eğitime geçildiğinde öğrencilerin tüm öğrendiği bilgileri diriltici etki edecektir.

NESNEL, NİTEL VE EYLEMSEL MATEMATİK PEKİŞTİREÇLERİ

A-Matematikçi konuları orta öğretimde anlatırken, fizik, kimya, biyoloji, astronomi, jeoloji… Vb tüm bilim dallarıyla ilişkilendirici işlemesi son derece büyük önem taşımaktadır. -Bilim dallarının ortak payda bilimi olan matematik ola ki bilimin ta kendisi olup öğrencilerin tüm bilim dallarındaki bilgilerini ilişkilendirmede en az evrim biliminden daha etkileşimli olup bilim dalları arasında ilişkilendirici ve nefes alıcı iletişimin belki de yegâne yoludur.
B-Lisede bilim dalları dersleri verilirken tüm bilim dallarına ait dersleri tevhit edici, ilişkilendirici ve hayata güncelleyici nitelikte hiçbir şey verilememektedir. Bunun En önemli, nedeni matematik dersleri verilirken her konunun ilgili olduğu bilim dalıyla ilişkilendirilerek öğretilmesi ve hayatla güncellenişi büyük önem taşır. Var olan sistem bilim dalları arasında otistik ya da ilişkisiz, özelleşmiş, iletişimsiz olarak verilmektedir.
Ör.Besin piramidi ile popülasyon ve küme kavramlarını ilişkilendirerek. Küme sistemlerinin zorunlu ve gerekliliği ve yaratıklarının gerekçesi, öğretilerek işlenmelidir.
Örneğin,evrensel küme hangisi olmalı ya da kümeler sınıflandırma kuralı nasıl olmalıdır? Canlı, kümesi, bitki kümesi, hayvan kümesi, sistem kümesi, alt kümler, koşullu kümeler, serbest kümler, yarı koşullu kümeler, doğal kümler, yapay kümeler, yarı doğal kümeler,soyut kümler, somut, kümler, nesnel, kümler, yarı soyut kümeleri, düşünsel, hayali kümler… Vb kavramları liyakatli örneklerle pekiştirilerek verilmelidir.
Ör.biyolojik eylem, olay, olgu ve süreçleri matematiksel kural, denklem, prensiplere dayalı ifade ederek matematik öğretimi sürdürmek pekiştirenleri ve ilişkilendirme açısından çok büyük önem taşır.
Ör.doğal kümeleri güneş sistemi, atom sistemleri, bileşik tipleri… Vb ilişkilendirici matematiksel bağıntı, kural, prensip, mantık sistemleri geliştirmek olası ve gereklidir.
Ya da herhangi bir meteor kümesinin, partikül kümesinin;galaksi, yıldız sistemi veya elementin atom sistemi ile ilişkilendirmek bağıntı geliştirmek gerekir.
C-(a+b)² şeklindeki binom açılımını nitel matematikte görsel olarak kullanabiliriz.
-Binom açılımı için beyaz renkli bezelye ile kırmızı renkli bezelyeyi çaprazladığımız zaman p² kadar kırmızı q² kadar beyaz rengi 2pq kadar da pembe renkli fert meydana gelir. Bunu matematikte gerçek resimleri kullanarak animasyonla gösterebiliriz.
-Binom açılımının gerçek hayattaki karşılığını bir animasyonla karşılaşmış oldu.aynı işlemi makro ve mikro düzeyde görselleştirmeleri de animasyonla olur.
D-p+q=1, Doğadaki En Önemli Matematiksel (Altın) oranların eşleniğini yaşayan canlılardaki popülasyon açılımında matematiksel disipline etmek.
E-Fraktalları ve Fraktal geometrisinin oranlarını üssü sayıları veya tam tersi yani kök içi sayılarını konularını anlatırken yaşayan canlılardaki nesnel eşleniğini yani şekillerini matematiksel disipline etmek.

-Nicel, Nesnel, Eylemsel ve Nitel Matematiksel İlişkilerin Hayata Güncellenişi
-Duyuşsal Matematiğin Hayata Güncellenişi ve Uygulanışına Ait Örnekler

1-Mikroskobik ve makroskobik canlı popülasyonlarının, kommünete(canlı birlikleri) çeşitliliklerinin kümelerle ilişkilendirilmesi.
2-Otların Populasyon Kümesi>Ot Oburlardan Populasyon Kümesi >Et Oburlardan Populasyon Kümesi
3-Besin Piramidi ile ilişkilendirilerek nesnel matematikle kümler konusu işlenebilir. İç içe yayılan türlerin populasyon kümelerinin toplamı en büyük canlı birliği kümesini verir.
4-Beyaz çiçekli bezelye ve kırmızı çiçekli bezelyeler tozlaşınca;sonuçta binom açılımına uygun sayıda çiçek renklerine sahip fertler oluşur. (K+B)2 Tane Birey İlk Tozlaşma Sonrası Oluşur. K2 Tane Kırmızı Çiçekli Birey, B2Tane Beyaz Çiçekli Birey, 2.K.B Tane Pembe Çiçekli Birey Oluşur.Gök Kuşağındaki Renklerin Dağılımı Nitel Matematik Örneğidir.
5-Kimyada ya da kimya matematiğinde ve fizik matematiğindeki redoks denklemeleri Nesnel Elementer ve Moleküler Matematiğe Örneğidir.
6-
Galaksi ve yıldız sistemlerinin matematiksel denklemler ve kümler olarak ele alınması ve ilişkilenmesi.
7-Atom sistemlerinin, elektron bulutları ve partikül altı fizik parçacıklarının küme ve denklemsel matematik olarak derslerde hayatla güncellenerek anlatılması.
8-Doğadaki En Önemli Matematiksel (Altın) oranların ve değişmez matematiksel kuralların nesnel matematik konularıyla güncellenişi.
Ör-Fraktalları ve Fraktal geometrisinin oranlarını üssü sayıları veya tam tersi yani kök içi sayılarını konularını anlatırken yaşayan canlılardaki nesnel eşleniğini yani şekillerini matematiksel disipline etmek.
9-Evrendeki ve asteroit kuşaklardaki; meteorların ve makro parçacıkların matematiksel kümler dersinde anlatılması.
10-Biyolojik, elementsel, moleküler, besin... Vb enerji döngülerinin matematiksel denklemler olarak ifade edilmesi.
11-Döllenme, çiftleşme, kavuşma, birleşme… Vb biyolojik eylemlerin matematiksel işlem olarak dikkate alınarak matematiksel işlem, denklem, prensip, kural… Vb olarak ifade edilmesi. Eylemsel Matematiğe Örnektir.
Döllenme, çiftleşme, kavuşma, birleşme… Vb biyolojik eylemlerin matematiksel işlem olarak dikkate alınarak matematiksel işlem, denklem, prensip, kural… Vb olarak ifade edilmesi. Eylemsel Matematiğe Örnektir


Aslında Matematik Biliminin(Bilim Kümesi) Ortak Payda Kümesinde Bütün Bilim Dallarının Özgünlükleri Liyakatli Düzenlenmelidir.
Yani Hangi Bilim Dalı Matematik Bilim Kümesinin Neresinde (Hangi Konumunda) Olması Gerektiği Gerekçesiyle İlişkilendirilmeli Ve Eğitimde Öyle Verilmelidir.
(Nefsi Düzenleyen Allah (C.C) dur. Ayet var.)
Matematik = Bilim = Bütün bilim dalları
Ortak Payda = Matematik
Pay = Bütün bilim dalları
Paydaki bilim dallarının özgünlükleri matematik biliminin ortak paydasında temsil ediliyor mu?
Çok şeyin bir matematiği var, matematiğin neyi var ? Çer şeyi var mı?
Bugünkü ortak paydada var olan matematik sadece sıfır (eksik sıfır) ve bir rakamının bazı sembollerle birlikte nicel denklem yığını halinde eğitimde verilmektedir. 
Fizik + Kimya + Biyoloji + Felsefe + ……………Tüm Bilim Dallarının Yapay ve Doğal Örüntüsü-Örgüsü/Kümesi-Dokusu 
                                    Matematik Bilimi Ortak Paydası        
Yani bütün bilim dalları matematikteki aslan paylarını almış, kulak boynuzu geçmiş. Matematik bu bilim dallarındaki hissesinin özgünlüğünü içine güncelleyememiştir.
Hiçbir bilim dalı matematiğin havuzunu aşamaz. Matematik te hiçbir bilim dalının içine sıkıştırılamaz.
Bir populasyona ait izdüşüm alanı ve toplam alanı en büyük olan en büyük kümedir.
Toplumsal Matematik                  
Felsefi Matematik                              
Nesnelleri temsil eden soyut evernsel kümeler;cins, familya...sınıf, âlem ... Vb oluşturmak olasıdır. Somut küme;tür ve tür alti populasyonlardır.                    
Eğer hiçbir küme diğerlerini kuşatmıyorsa, canlı kümesi, ot kümesi, ya da benzeri bir kümeden bahsedilir. Kümeleri evrenselleştiririz.
Yaşam kümesi, bir hayvanın avlanma alanı yaşam kümesidir.


Hemen Her Şeyin Bir  Matematiği Varsa Neden Matematiğin (bilimin) Çok veya Her Şeyi Yok?

-Bilimdeki bilim ve bilim dallarının sınırları, özgünlükleri, geçişkenleri, değişkenleri, ortak paydaları… Vb ne kadar liyakatli tanınırsa o kadar doğadan ve yaratıklardan liyakatli-doğru yararlanılır, öğretilir ve hayata uygulanılır.
-Bu açıdan matematiği ve diğer tüm bilim dalları ilişkisini-konumunu doğru tanımak çok önemlidir.
-Aslında doğada doğal, sanal, düşünsel, ara form varyasyon alanlarda canlı, cansız.. Vb her yaratıkta hemen her şeyde bir matematiksel ilişki ve bağıntılar örgüsü-dokusu vardır.
-21.YY'DA bizim yapmamız  gereken şey bu doğa ve ötesindeki somut, doğal, yapay, sanal ve düşünsel matematiksel örgü vahşetinde-doğallığında insanlara anlaşılabilir somut, doğal, yapay, sanal ve düşünsel matematiği sadeleştirip ortaya çıkarmaktır.
-Bütün bilim dallarının hepsi matematik havuzunda yer alır.
-Ancak matematiksel mantığa dayalı bir iletişimle var olan doğal-doğal bilimsel ve toplumsal diller arasındaki engelleri-anlamazlıkları-duvarları delerek gerekirse yıkıp bilimsel-toplumsal iletişimde rahat bir nefes aldırabiliriz.
-Onun için 21.YY'IN matematikçileri her alandaki bilim dallarında temel bilgi sahibi olarak tüm olay, olgu, süreç,… Vb yaratıklardaki-her şeydeki nesnel matematiksel bağıntıları-kuralları-prensipleri-kanunları diriltmeyi alışık tepki (refleks) ve alışkanlık haline getirdiği zaman bilgisayarın insana karşı ne kadar zavallı olduğu ortaya çıkar.
-Bu günkü Matematiği;sonsuz, bir ile sıfır arasındaki nicel örgü içine sıkıştıramayız veya bu haliyle bırakamayız.
-Onun için matematiğin bazı kurallarını, süper egolar(istemler)ını değiştirmemiz gerekirse terk etmemiz ya da yıkmamız gerekebilir.
-Doğadaki nesnel,soyut, somut, gerçek birin, sıfırın... Vb karşılığı var olan matematik denklem kuralları ile bugün ki nicel matematik arasında bir doku uyuşmazlığı var.
-Doğadaki var olan gerçek matematik bağıntıların ve kuralların bu günkü nicel matematik kurallarına eşleştirdiğimizde ya da uydurduğumuz zaman tam örtüşmez.
-O zaman gerçeğe en yakın yeni matematik kurallar sistemini oluşturacağız.
-Öyle bir sistem geliştirmeliyiz ki var olan matematik kurallarını doğadaki var olan matematik kuralları içerisinde yerleştirmek, konumlandırmak ve biçimlendirmede sıkıntı çekmememiz gerekir.Matematiğin Bilimsel -Toplumsal İletişimdeki Önemi ve Matematik Eğitimde Pozitif Bilimlere Ait;Olaylardaki, Olgulardaki, Süreçlerdeki, Döngülerdeki, Eylemlerdeki, Yaratıklardaki… Vb Nesnel Matematik Denklemlerin-Bağıntıların Geliştirilmesine-Diriltilmesine Yönelik Bilimsel Çalışmalar Yapılmalıdır.
1(+) + 1(-) =1(0), 1(+), 1(-) Hiçbir göz öteki değildir. Hemen hiç bir şey öteki değildir olamaz bu Allah (C.C) bir yasası ve kuralıdır. Demirkuş 2010 Simetrik benzerlik, ayni kaynağa ait aynı anda ki ve mekanda ki;eylemsel gölge, film, enerji hali görüntü, ışık.. Vb ör. aynı anda aynı kaynağın farklı ayna ve görüntüleyicilerdeki görüntü benzerliği. aynadaki görüntü benzerliğinden bahsedilir. İkiz Gölgeler,Hatta iki göz bebeğimiz bile aynı değildir. X=X değildir  (yaklaşık dırlar)  en azında işgal ettikleri alanlar farklıdır.  Ör. Herkesin parmak izleri farklıdır.Hatta aynı kişinin aynadaki kendi görüntüleri birbirinin aynı değil zira en azından işgal ettikleri alanlar farklıdır. kâinatta  istisnalar hariç  belki de her şey zatına özgüdür. 
-Bir anne ve bir baba evlenir ve bir çocuğu olur.
-İki şey çarpışır ya bir şey oluşur;ya da iki şey çarpışınca iki şey oluşabilir.(ikiz) (Eylemsel Mat.)
-Var olan matematik genel olarak nicel sayılar matematiğidir.
-Yani bugünkü sayısal matematik niceldir.
-Nitel, Nesnel, Eylemsel ve İlişkisel değildir.Uyarlamak lazımdır.
-1x1'in=nitel ve nicel değerleri farklı anlamlar taşır.
-Nicel olarak her bir göz ve x sayısı ve şeyleri aynıdır.
-Nitel, Nesnel, Eylemsel ve İlişkisel olarak gördüğü açı ile kapladığı alan farklıdır.
-1,2,3,4,5,6,…..=nicel matematik kavramları(biyotik)
-Cansız yaratıklardan bahsederken sayısal rakamların üstüne sıfır konur.
-Bunlar abiyotik matematik rakamlarıdır. Matematiğe ilk olarak insan matematiğinden başlamak gerekir;ama bugüne kadar insanlar 21.yy' a kadar matematiği 9 rakamın hapsine koymuşuz.
Bir kişi olarak Pelin(bayan) ve Nasip(Erkek) bir kişi olabilir mi? Pelin'in nitel kümesi ile Nasip'in nitel kümesinin içinde ne vardır? Bunun özelliklerini, içini görmek lazım.Nitel ve nicel matematik arasına küme ve özgünlük kavramlarını getirince güzel bir matematik oluşur. Matematikçi bazen rastgele gözüken çoğu şeyin içine bakar ve onu bir kurallar dizinine sokmayı alışık tepki (refleks) ve alışkanlık haline getirmiş kişidir.




Özel haller hariç, özgün tanımı olan ya da tanımlanabilir; her yaratık, olay, süreç, olgu, ışık hızı, eylem, düşünce… Vb her şeyi bir küme elemanı olarak düşünün!! veya yaratıkların ürettikleri enerji hallerini temsil eden; harf, sembol, kavram, isim, deyim, cümle veya alt birimlerinin bir veya birden çok alt küme, küme veya üst küme ile kâinatlarda (düşünsel, sanal, dijital, nesnel… Vb kâinatları ve içindeki her şeyi) temsil edilirler. Harf, sembol, kavram, isim, deyim, cümle veya alt birimlerinin kendileri de ait oldukları kümenin birer elemanıdırlar. Kısaca özel haller hariç, tanımlanabilir düşünsel, sanal, dijital, nesnel… Vb her şeye bir küme elemanı mantığıyla/gözüyle bakılabilir ve hayata uygulanabilir.


-Tanımlayıcı Küme Tasarımı Model'inde Bir Kümede Bulunması Gereken Önemli Özelliklerin 10 Kuralı
-Tanımlı Kümenin Amaca Uygun Sınırları ve Sınırlılıkları
-Tanımlayıcı Küme Oluşturmada İzlenecek Yollar


I.Küme Kuralı/Küme Başlığı ve Tanımlayıcı Özgünlüğü; Doğal Nesnel, Yapay Nesnel, Yarı Doğal Nesnel, Doğal Sanal, Yapay Sanal, Yarı Doğal Sanal, Kurgusal, Kuramsal, Düşünsel, Zihinsel… Vb Yaratıklara ait küme elamanlarının grubu, özgünlüğü,tanımlayıcı başlığı… Vb doğru verilmelidir.
Ör. Canlı türler, kavramlar, eylemler,  harfler kümesi, semboller kümesi, işaretler, işitseller kümesi, görseller kümesi, tatsallar kümesi, dokunsallar kümesi, kokusallar kümesi, özgün atom altı parçacıklarkümesi, özgün atomları, şekiller kümesi, hayallerkümesi, özgün moleküllerkümesi, her özgün elementin kümesi, her özgün bileşiğin kümesi, kozmik toz bulutsular kümesi, yıldızlar kümesi, gezegenlerkümesi, fosil ışık kümesi, doğal ışık kümesi, güncel ışık kümesi, yapay ışık kümesi,  … Vb özgün tanımı olan her kavramın bir veya birden çok kümesi vardır

II. Küme Kuralı/Kümenin Adresi;Doğal Nesnel, Yapay Nesnel, Yarı Doğal Nesnel, Doğal Sanal, Yapay Sanal, Yarı Doğal Sanal, Kurgusal, Kuramsal, Düşünsel, Zihinsel… Vb Yaratıklara ait küme elamanlarının nokta adresi, mekân ı bilindiği kadarıyla bilimsel ve net belirlenmelidir ya da bilinmelidir. Ör. Doğal GPRS koordinatları, değişmez en az değişir bilimsel, doğal (siyasi değil) yerel adresler... Vb verilir.

III.Küme Kuralı/Kümenin Amaca Uygun Sınırı; Doğal Nesnel, Yapay Nesnel, Yarı Doğal Nesnel, Doğal Sanal, Yapay Sanal, Yarı Doğal Sanal, Kurgusal, Kuramsal, Düşünsel, Zihinsel… Vb Yaratıklara ait küme elamanlarının sınırları belli olmalıdır ya da belli sınırları olmalıdır. Gerekireyse, küme elemanların sınırları yapay, doğal, siyasi… Vb amaca uygun belirlenebilir.  Örneğin, türlerin sınırları yayılış alanlarındaki popülasyonlarıyla temsil edilir.Örneğin, kozmik toz bulutlarının sınırları görünür ve saptanabilir bilimsel verilerle saptanarak temsil edilir.

IV. Küme Kuralı/Kümenin Ait Olduğu Zaman; Doğal Nesnel, Yapay Nesnel, Yarı Doğal Nesnel, Doğal Sanal, Yapay Sanal, Yarı Doğal Sanal, Kurgusal, Kuramsal, Düşünsel, Zihinsel… Vb Yaratıklara ait küme elamanlarının hangi zamana ait olduğu (geçmiş,yaşayan, gelecek ve tüm zamaları net belirtilmeli) bilindiği kadarıyla belirlenmelidir ya da bilinmelidir.

V.Küme Kuralı/Kümenin Eylem Durumu; Doğal Nesnel, Yapay Nesnel, Yarı Doğal Nesnel, Doğal Sanal, Yapay Sanal, Yarı Doğal Sanal, Kurgusal, Kuramsal, Düşünsel, Zihinsel… Vb Yaratıklara ait küme elamanlarının eylemli(dinamik), koşullu-koşulsuz eylemli, eylemsiz, … Vb yaratıkların eylem durumları belirlenmelidir ya da bilinmelidir.

VI. Küme Kuralı/Kümenin Grup Durumu;Kümenin tipi ve grubu belirtilmelidir. Örneğin, Doğal Nesnel, Yapay Nesnel, Yarı Doğal Nesnel, Doğal Sanal, Yapay Sanal, Yarı Doğal Sanal, Kurgusal, Kuramsal, Düşünsel, Zihinsel… Vb şeklinde belirtilmelidir.

VII.Küme Kuralı/Kümenin Dirilik Durumu; Doğal Nesnel, Yapay Nesnel, Yarı Doğal Nesnel, Doğal Sanal, Yapay Sanal, Yarı Doğal Sanal, Kurgusal, Kuramsal, Düşünsel, Zihinsel… Vb Yaratıklara ait küme elamanlarının canlı, cansız-ölü, yarı canlı… Vb yaratık dirilik durumları belirlenmelidir ya da bilinmelidir.  

VIII. Küme Kuralı/Kümenin Yükü; Doğal Nesnel, Yapay Nesnel, Yarı Doğal Nesnel, Doğal Sanal, Yapay Sanal, Yarı Doğal Sanal, Kurgusal, Kuramsal, Düşünsel, Zihinsel… vb Yaratıklara ait küme elamanlarının; varsa pozitif-negatif-nötr veya diğer yüklerin durumları belirlenmelidir ya da bilinmelidir. Küme elemanının(X) sol üst köşesine ;+(pozitif), -(negatif), 0(nötr), +,-(çift yüklü), *(yükü belirsiz yaratıklar)X özgün sembollerle yükü yazılır.
Örneğin, +X (Pozitif yüklü yaratık), -X (Negatif yüklü yaratık), +X- (Çift yüklü yaratık), 0X(Nötr yüklü yaratık), *X (Belirsiz yüklü yaratık),  **X (Diğerler bilinmedik yüklü yaratıklar için) bu semboller kullanılabilir.

IX. Küme Kuralı/Kümenin Cinsiyet Durumu; Doğal Nesnel, Yapay Nesnel, Yarı Doğal Nesnel, Doğal Sanal, Yapay Sanal, Yarı Doğal Sanal, Kurgusal, Kuramsal, Düşünsel, Zihinsel… vb Yaratıklara ait küme elamanlarının; varsa ya da bilinildiği kadarıyla cinsiyetsiz oluşları ve cinsiyet durumları belirlenmelidir veya bilinmelidir.
Küme elemanının/X sağ üst köşesine X+ (pozitif), - (negatif), 0 (nötr), +,-(çift eşeyli, erdişi), * (cinsiyeti belirsiz yaratıklar) özgün sembollerle cisiyeti yazılır.
X+ (Erkek yaratık), X- (Dişi yaratık), +X- (Çift eşeyli ya da erdişi yaratık), X0 (Nötr eşeyli yaratık), X*(Belirsiz Cinsiyetli Canlı ya da Yükü Belirsiz Cansız), X** (Diğer bilinmedik eşeyli yaratıklar);
Örneğin, Cinsiyetsiz küme; üçgen çeşitlerini içeren kümeler.

X. Küme Kuralı/Kümenin Bilimsel Ve Yerel Adları Durumu; Küme elamanı ya da kümenin bilindiği kadarıyla uluslararası bilimsel isimleri ve bilindiği kadarıyla sunulduğu lisandaki yerel adları yazılmalıdır. Ör. Pinus sylvestris L. (Bilimsel adı) Sarıçam (Yerel adı).

XI. Diğer Özgün Veya Özel Durumları; Kümenin yukarıdaki kuralların dışında sunulmaya değer bulunan özgünlük, özellik, özel halı… Vb varsa sunulmalı. Küme elamanlarının veya aynı kümenin farklı alan ve konumlarındaki diğer kümelerin; şekilsel, anlamsal ve ilişkisel benzerlik oranları çok önemlidir. Ör, Japonya'daki, İrandaki, Anadoldaki, Afrika'daki… Vb insan kümleri şekilsel olarak benzer olsa da anlam, ilişkisel ve kültürel olarak kümleri farklıdır. Konuştukları dil, kültür, din… Vb işletim sistemleri anlamsal ve iletişimselliklerinin aksam ve araçları farklıdır. Bu açıdan tüm yaratık kümlerine genel olarak bakılınca, aynı tür kümenin; şekilsel, anlamsal ve ilişkisel benzerlik oranları benzer koşullarda yetişen, küme elemanları ve kümeleri çok benzer farklı koşullarda yetişenler şekilsel, anlamsal ve ilişkisel benzerlik oranları daha azdır.

Tanımlayıcı Küme Tasarımı Modeli'nin Bilime ve Hayata Uygulanış Pekiştireçleri
-Her yaratığın en az bir kümesi vardır. Örneğin Çoban Boşluğu hiç yaratık içermeyen bir mekândır.
-Özgün olarak tarif edilebilen ve sınırları olan her yaratığı bir küme elemanı kabul ederek onun ait olduğu bir üst kümeyi ya da kümeler serisinin sınırlarına kullanım ya da düşünsel amacımıza uygun belirlemek önemlidir.
-Örneğin, gezegeni bir küme elemanı olarak kabul edersek, ait olduğu kümeyi ya da kümeler dizinini; Güneş sistemi kümesi (sistemdeki gezegenler küme elemanlarıdır), Yengeç bulutsusu kümesi, Samanyolu galaksisi kümesi, kâinat kümesi … Vb olarak kabule edebiliriz.
-Örneğin, yıldızı bir küme elemanı olarak kabul edersek, ait olduğu kümeyi ya da kümeler dizinini; Güneş sistemi kümesi (yıldız güneştir), Yengeç bulutsusu kümesi, Samanyolu galaksisi kümesi, kâinat kümesi… Vb olarak kabule edebiliriz.
-Örneğin, bir harfi küme elemanı kabul edersek, ait olduğu kümeyi ya da kümeler dizinini; içinde bulunduğu;hece kümesi, kelime kümesi, deyim kümesi, cümle kümesi, paragraf kümesi, sayfa kümesi. kitaplar kümesi,… dünyadaki tüm kullanım alanları kümesi … Vb olarak kabule edebiliriz.
-Örneğin,bir elementi, molekülü, bileşiği küme elemanı kabul edersek, içinde bulunduğu; sınırları belli her ortamı küme olarak kabul edebiliriz. Yani içinde bulunduğu; bileşiği, bileşikleri, insanı, insanları, kâinatı… Vb yaratığı kümesi kabul edebiliriz.
-Bu mantık kurgusundan hareketle; geçmişteki, gelecekteki ya da yaşayan asırdaki … Vb tüm zamanlardaki;bir karşılığı, pencereyi, denklemi, düşünsel bir yaratığı, geometrik bir şekli… Vb her şeyi bir küme elemanı kabul ederek nesnel matematiği küme kavramıyla ilişkisel hayata uygulanışı olasıdır.
- Bu modelde hiçbir küme elemanı diğeri ile %100 aynı kabul edilmez. Yani X yaklaşık X'E benzer ya da klonudur. Her koşulda biri diğerinin yerine kullanılmaz. Bu aynı kişiye ait göz bebeği, aynı kişiye ait simetrik ayna görüntüleri… Vb hemen her şey ya da yaratıkların özgünlüğü için aynı mantık kurgusu kabul edilir.


Küme Elemanı;
Her yaratık ve kümenin sınır mutlaka en az bir küme elmanıdır.

Tanımlayıcı Küme Tasarım Model'i 10 Kuralına Dayalı Disipline Edilen Bazı Küme Örnek Dersleri

1-Evrendeki Miktarı Sabit Olan Atomlardan (Yaratık Hamurundan); Elementlerin, Yıldızların, Gezegenlerin, Galaksilerin… Vb Tüm Yaratık Kümelerinin Değişiminde ve Oluşumda; Değişmeyen Enerji Hali Sadece Onları Oluşturan Atomlardır.

2- Doğadaki Elementlere Ait Atom ve Atom Altı Parçacıkların Oluşturduğu Kümelerinin Özgünlükleri

3- Bulutsu Çeşitleri ve Bize En Yakın Oryon Bulutsusu Kümesinin Özellikleri

4- Galaksimizdeki Gezegensel Bulutsu Çeşidi Kümeleri ve Helkis (Tanrının Gözü) Bulutsu Kümesinin Özellikleri

5- Galaksimizdeki Yengeç Bulutsusu Kümesinin İç Hayat Dönüleri

6- Bulutsular Kümesi ve Kartal Bulutsusu Kümesinin Özellikleri

7- Uzaydan Gelen Fosil Işık Kümelerinin Analiz Yöntemleri ve Habıl Teleskopu Işık-Renk Paleti Kümelerinin Özellikleri

8- Evrendeki Galaksi, Kara Delik, Ak Delik (Kuasarların) ve Radyo Lopları Kümelerinin İlişkisi ve Kökenleri

9- Evrendeki Galaksi Öncesi ve Sonrası Laymın Alfa Gaz Kümeleri Oluşumu

10- Doğadaki Yıldız ve Gezegen Sistemlerinin Oluşturduğu Galaksi Kümelerinin Özgünlükleri

11- 5 Milyar Yıl Sonra Devleşen Güneşin Batıdan Doğması Doğudan Batmasıyla, Yakıcı Işık Kümeleriyle Dünyada Kıyamet Yaşanacak

12- Evrendeki Kozmik Ağ Kümesi, Galaksi Üst Kümeleri, Galaksi Kümeleri, Devasa Boşluk Kümelerinin İlişkisi ve Kökeni

13- YYÜ Zeve Yerleşkesi'nde İncelenen Bitki ve Bina Kümelerinin Özgünlükleri

14- Güney Afrika Kalahari Çölü Okavanga Nehri Çevresindeki Equus Burchellii and Grevyi (Güney Afrika Zebrası) Kümesi

15- Güney Afrika Kalahari Çölü Makadigadi Gölü Çevresindeki Fringilla coelebs (Güney Afrika İspinozu) Kümesi

16- Güney Afrika Kalahari Çölü Makadigadi Gölündeki Phoenicopterus roseus (Güney Afrika Filamingosu) Kümesi

17- Sanal;Geometrik Şekillerin, Yörüngelerin, Fütürist (Gelecekçi) Şekillerin ve Robotların Animasyon Kümeleri

18- Renk Kümelerinin Bir Aradaki Özellikleri, Doğa Ve Yapay Yaşamdaki Özgünlükleri

19- Doğal Ve Yapay Işık Kümeleri Kaynaklarının Özgünlükleri ve Özellikleri

Soyut, Doğal,Nicel, Nitel, Nesnel (Somut,), Eylemsel ve İlişkisel Matematik Ne Demektir? Bilgisayar Destekli Oluşuyla Ne ve Nasıl Bir ilişkisi Vardır?
-Yakarıdaki kavramlarını tanımlayarak uygulamalı matematikte birer örnekle  hayata güncelleyin.

1-Rakamları Nicel, Nitel, Nesnel ve Eylemsel İlişkisel Olarak Hayatta Güncelleyerek Veya Bilgisayar Kullanarak En Güzel Şekilde Nasıl Öğretmeliyiz?
anti sıfır veya  içi dolu sıfır sembolü, denge-doyum sembolü(anti sıfır ve sıfır arası-arasıfır),  0,1,……..9, aslının ortası veya yarısı anlamında orta-yarımı ifade sembolü hangi doğal ve sanal nesnelerle eşleştirip uygulamalı  öğretmemiz  gerektiğine gerekçesiyle karar verme aşamasına gelmiş bulunmaktayız.
Aslında nicel matematikte asıl olan karşılığı;yokluk-yalan olan 0 ve 1 dir. Diğer 2-9 kada 1 sayısnın katları ve klonu, klon kombinezonlarıdır. Nicel matematiği nesnel-nitel matematik havuzuna tahliye etmenin bir  gerçeği burada yatar.
1 ve sıfırın… Vb sembolleri doğru-nesnel tanımlayarak nesnel matematikteki anlam ve karşılıklarını doğru eşleştirirsek; anti sıfır, ara sıfır, 1 ve boş sıfır, ara sıfır, yarımlık konumu sembollerin nicel, nesnel-nitel matematikteki karşılıklarının mantığını en az bu günkü geliştirilen  00(sıfır), 01(bir), 10(ara sıfır), 11(anti sıfıra), 00/2,11/2,01/2,10/2(Düz yarım), 2/00, 2/11, 2/01, 2/10 (ters yarımlar)… Vb kuantum ve ötesi bilgisayar gerçeği matematik aracılığı ile insanca kuşatılıp ıslah edilmesi ve geliştirilmesi büyük önem taşıyacak gelecekte.

Yani bizce matematiğin sembollerini bilgisayar alt yapı sembolleri mantığını ötesine taşırsak o zaman bilgisayar destekli matematik eğitimini yapmamız daha liyakatli anlam taşır.
Tek; muz mu ?, Elma mı? kâinat mı?, İkinin bir, üçün iki eksiği mi dememiz gerekir? 

2-21. YY'DA Çarpım Tablolarını Nicel, Nitel, İlişkisel veya Eylemsel Olarak Hayatta İlişkisel Güncelleyerek Bilgisayar Destekli Matematiği En Güzel Şekilde Nasıl Öğretmeliyiz?
1*1  1*2  1*3 somut, doğal, sanal ve düşünsel karşılıkları ne verilmeli ya da doğada bu yapay mantık çarpım tablosundan daha verimli ve mantıklı çarpım tablosu ortaya çıkarmak olasıdır.
Normal1 anne*1baba evlendi =, ikiz, üçüz…sekizler oldu. Normal erkek  bir insanın damat spermi1+ Normal bayanın gelin yumurtasını1- dölledi= ikiz, üçüz…sekizler oldu.  Normal 1+erkek at 1- dişi atla çiftleşti 1- = dişi tay,  1+ eşek 1- at çiftleşmesi=1- dişi katır. 1- katır ve1+ katır…herhangi bir hem cinsle çiftleşmenin,  çarpışmanın, çiftleşmenin kavuşmanın, ortadan ikiye, 4 e.. Vb bölünmenin… Vb doğal döngülerin, olayların, süreçlerin.. Vb matematiksel disiplin karşılıkları kategorize edilip kurallara,prensiplere  ve yasalara bağlandıktan sonra derslere de verilmelidir.
Doğada 1 işlem-eylem… Vb karşılığı 1 her zaman 1 değildir? Hangi koşullarda, işlem ve eylemlerde 1 … hangi koşullarda sonsuz ya da sıfırdır. Doğadaki karşılıkları mutlaka saptanıp disipline edilmelidir.
Yanı işlem;2, 3, …..9, anti sıfır, ara sıfır-denge sıfırı, yarımlık … Vb sayıların hepsi için karşılıkları araştırılıp, eşleştirilip matematiksel karşılıkları belirlenerek sadeleştirilmelidir. Sonra bilgisayar destekli eğitimle ders olarak verilmelidir.

3-Nicel, Nitel, Eylemsel ve Nesnel Matematikle Yaratıklar Nasıl İfade Edilmeli?
A-Cansızların Matematiksel İfadesi; +1 (Pozitif Yüklü Cansız), -1 (Negatif Yüklü Cansız), 01(Nötr Yüklü Cansız), 1 (Belirsiz Yüklü Cansız), *1 (Diğerler Cansızlar için),
B-Canlıların Matematiksel İfadesi; 1+ (Erkek Canlı),  1- (Dişi canlı),   10 (Nötr eşeyli canlı), 1 (Cansız yaratıklar),
1 (Belirsiz Cinsiyetli Canlı ya da Yükü Belirsiz Cansız; Ör.Cinsiyetsiz küme;üçgen çeşitlerini içeren kümeler. ), 1* (Diğerler Canlılar için),
C-Ara Form ve Geleceğin Yaratıklarının Matematiksel İfadesi; -1- (negatifleri arası teklik),  +1+(pozitif arası teklik),  -1+(yarı pozitif   negatif arası teklik),    010(nötr arası teklik),
1 Erkekle ile 1 Dişi Çiftleşme 1+x1- =1…, 2…, 3… ….yavru
Somatik10 Hücrenin 2'ye Bölünmesi; 10/2=10+10 veya 2 0 Tane Somatik Hücre Oluşur.
Döllenmiş 1… Zigot(1+ veya 1-...) Hücrenin 2'ye Bölünmesi; 1/2= 2… Yavru Hücre Oluşur. Şekillenme bitince cinsiyet belirlenir.Yani bir insanın somatik hücrelerX0 eşey hücrleri X+ ve X- şeklinde gösterilir.
İki Farklı Eşeyli Gamet Hücrenin Kavuşması 1+x1- =1… Zigot Oluşur
2 Atom Partikülü Çarpıştı; +1x…-1,01=……+, - ya da 0X Tane Parçacık Oluştu
Biyotik ve abiyotik, yarı biyotik … Vb yaratıklara ait; süreçlerin, olayların yaşam döngülerinin, beslenme döngülerinin, üreme döngülerinin … Vb döngülerin, matematiksel sembollerle sıra dışı biyomatematik denklem veya bağıntıları olarak ifade edilerek eğitimde ve iletişimde uygulanması veya kullanılması önemi matematikçiler tarafından kavranıp nicel matematiğe doğru nitel matematik diriltilirse o zaman hiçbir bilgisayar veya robotun neden insanla mukayese edilmemsi gerektiğinin önemi sezgilerimize nüfuz eder.
1 nicel matematik sayısı,
1 ile 1 ‘n
çarpması eylemi-işlemi
1 ile 1 ‘n
çiftleşmesi eylemi-işlemi
1 ile 1 ‘n
kavuşması eylemi-işlemi
1 ile 1 ‘n
yapışması eylemi-işlemi
1 ile 1 ‘n
birleşmesi eylemi-işlemi
1 ile 1 ‘n
karışması eylemi-işlemi
1 ile 1 ‘n
bir araya gelmesi eylemi-işlemi
1 ile 1 ‘n ….. eylemine-işlemine göre nitel-nesnel-sanal hayattaki sonuçlar-karşılıkları değişkendir. 0,1,2....Sonsuz sayıların tümü, grupları ve her biri için bu işlemleri düşünün.
Önemli not;Nicel matematik semboller, denklemler, eylemler, nesnel ve doğal eylemlerle oldukça dikkatli ve mükemmel eşleştirilmelidir. Bunu için en az saha uzmanı bir matematikçi ve sahasında uzman bir fenci (fizik, kimya, biyoloji, jeoloji… Vb uzamanı) ile bir arada çalışmalıdır.

Örnek Biyomatematiksel Eylemin Tanımı;
A-n sayıda sperm, 1 sayıda yumurtayı döllemek için yarışır Şeytani ve Doğal/Vahşi/Cahili ya da Hayvani ReKâbet
B-Çiftleşmeye hazır bir dişi köpek (kancık) n sayıda Erkek köpeğe koku salmış köpekler çiftleşme için reKâbette
C-Döllenme (eylem) sonucu n=|0,1, 2,...n| arası yavru

4-Doğada Var Olan Doğal Matematiksel Kurallarla Ve Bağıntıları Matematik Konularına dâhil Ederek Derslere Koymak Ve Bilgisayar Kullanarak En Güzel Şekilde Nasıl Öğretmeliyiz?
Ör. En Önemli Matematiksel (Altın) kural.

5-Nesnel Matematik Kurallara Dayalı Olarak Hangi Matematiksel Geometrik Şekilleri Hangi Doğal Karşılıklarıyla Anlatmamız-Eşleştirmemiz Gerektiği Konusunda Bilgisayarları Kullanarak Bu Konudaki Bilgilerimiz Tevhit Ve Disipline Etmeliyiz?

6-Hangi Matematiksel Bağıntıları Hangi Doğal Karşılıklarıyla Anlatmamız-Eşleştirmemiz Gerektiği Konusunda Bilgisayarları Kullanarak Bu Konudaki Bilgilerimiz Tevhit Ve Disipline Etmeliyiz?

7-21 YY'IN Matematiğini Nesnel Yaratıklar, Doğal Bağıntıları Matematiksel Olarak İfade Etmede Bilgisayarı Kullanarak Veya Bilgisayar Destekli Somut Uygulamalı Matematiği Yaratmamız Yakın Gözükmektedir.
-Belki de sıfır sayısı, sabite sayısı, sonsuz sayısı, geçişken sayı, değişken sayı, özgün/lük sayısı, denge sayısı, simetrik sayısı, asimetrik sayısı, yarım sayısı, ve ilk Mekansal Küme Sınırını İfade Eden İlk Sıfır ( İlk küme/küme sınırı-mekân -sıfır/Ola ki ilk uzay)=00, gerçek, gerçek eşitlik, yaklaşık eşitlik/yaklaşık benzerlik, kavram yanılgısı, sabite, kanun/yasa, nokta/ilk nokta, doğru, doğayı genişleten/iten/şişiren enerji (karanlık enerji; kâinatın % 68 nü oluşturur), kütle çekimi ( Karanlık madde; Allah, gökleri gördüğünüz herhangi bir direk olmadan yükselten, sonra Arş’a kurulan, güneşi ve ayı buyruğu altına alandır. (Rad/2) kâinatın % 27 sini oluşturur ve kütle çekiminden sorumlu madde olarak bilinir. Bizim algıladığımız kâinatın sadece %4'üdür.), hız, ilim, bilim, varlık, zaman, yaratık, mekân , küme, küme elemanı, matematik(Evrensel,doğal, düşünsel, hesabi... Vb matematikler), Doğal, Yapay, Sanal ve Öklid Geometrileri, ilksiz, sonsuz, ebediyet… Vb kavramların yeniden tanımlanıp matematiğe doğru konumlandırılarak yerleştirilmesi gerekir.
-Belki de; zihinlerdeki nicel-nitel matematik ile doğadaki nesnel matematiğin konumları ve ifade edilişleri doğal ve evrensel matematik alfabesiyle ya da yapı taşlarıyla bilimdeki yerini henüz almamış gözüküyor. Ola ki bu durum; var olan yapay matematik alfabesinin; sadece yapay, eksik, tanımsız ve bazı matematiksel doğal kavramların tanımlarının eksik oluşu ya da bazı doğal rakam ve tanımların matematikte yer almayışından kaynaklanıyor olabilir.
-Düşünsel, zihinsel, sanal, nesnel, muhakemesel, eylemsel… Vb "Doğal ve Evrensel Matematik" tabanlı düşünceler ya da tüm matematik çeşitleri (nesnel, doğal, yapay, yarı doğal, nitel, nicel, eylemsel, ilişkisel...Vb "Doğal ve Evrensel Matematik" alt çeşitleri) arasındaki iletişim fermuar dişlerini ilişkisel kapatmak için en büyük eksik ola ki matematiksel doğal alfabenin ya da yapı taşlarını oluşturan rakam ve matematiksel kavramların yeterince keşif edilip ve/veya doğru konumlandırılmayışından ve/veya kavram yanılgılarından kaynaklanmaktadır (ileri gelmektedir). Ör. sıfır ve sonsuz sayılarına ilaveten küme kavramı sınır ve ilişkileri; eksik ve/veya tanımsız oluşları nedeniyle kavram yanılgısına neden olmaktadırlar. Bu gün hala yeterince doğal ve net olarak tanımlanıp nesnelleştirilemedikleri diğer normal sayıların dört işlem kurallarına tam uymamaktadırlar.
-Sıfır sayısı, sonsuz sayısı, geçişken, değişken, özgün, denge sayısı, simetrik sayısı, asimetrik sayısı, yarım sayısı ve ilk küme/küme sınırı-mekân -sıfır örtüşümü, gerçek eşitlik, yaklaşık eşitlik/benzerlik, nokta, doğayı genişleyen/şişiren çekim (karanlık enerji; kâinatın % 68 nü oluşturur), özel-genel kütle çekimleri (Karanlık madde; Allah, gökleri gördüğünüz herhangi bir direk olmadan yükselten, sonra Arş’a kurulan, güneşi ve ayı buyruğu altına alandır. (Rad/2) kâinatın % 27 sini oluşturur ve bizim görsel algıladığımız nesnel evren ise kâinatın sadece % 5 ini oluşturur) Çekim=10, zaman =01, Yaratık (Özgünlük/Özgün Kişilik)= 11, mekansal küme sınırını ifade eden sıfır ( küme/küme sınırı-mekân -sıfır)=00, hız, ilim, bilim, ebediyet... Vb kavramlarının matematikte liyakatli konumlandırılışıyla: matematiğin insani hayat döngülerindeki; nesnel, sanal, zihinsel ve düşünsel doğa ile liyakatli kenetlenişi ya da bütünleşik uygulanışıyla tüm bilim dallarını bünyesinde tevhit eden ve/veya ilişkilendiren miğfer bilim olarak yer alacaktır.
-Belki de bahsedilen kavramların doğru ve liyakatli tanımlarının ve/veya konumlarının eksikliklerinden dolayı matematik bilimi; bilim içinde ve zihinlerde hala nicel odaklı oluştan kendini kurtaramamış ve hak ettiği ya da olması gereken konuma oturmamıştır.

Sıfır, Bir, Sonsuz, Ebediyet ve Diğer Sayıların; Anlamı, Tanımı, Özellikleri ve Özgünlükleri Nelerdir? NİCEL (SAYISAL) MATEMATİĞİN GERÇEK SAYILARININ EKSİĞİ VAR MI?
I-Sıfır 0;Nicel Matematikte Genel Olarak Tek Başına Karşılığı Hiçbir Şey-Boş Olan Sıfır Aslında Gerçek Anlamda Boş Mekana ve Boş Kümeye Karşılık Gelir.
-Nicel Matematikte Genel Olarak Tek Başına Karşılığı Hiçbir Şey-Boş Olan Sıfır Aslında Gerçek Anlamda Boş Mekâna ve Boş Kümeye Karşılık Gelir. Örneğin,+3-3=0 Bu uygulamada yaklaşık şu anlam geliyor işlemin sonucu her şey bitti ve karşılığı yok ve hiçtir.
-Bu işlemi birde şöyle yapalım; +3 bir mekân Ya da küme elemanıdır. Bu mekân ın içinde + 3 ü çıkardığınızda karşılığında geçmişteki +3 elamanının boş bir kümesi veya mekân ı mantığı daha yapıcı ve somut sonuçtur. Bu mantıktan hareketle sonsuz, ilksiz, diğer devirli, sanal…vb tüm sayıları bir küme içinde veya mekân içinde düşünürsek o zaman küme elemanının sınırı ve adresi tanımlı ise içindeki tüm sayılarda tanımlı kabul edilebilir. Ör.Yer küresinde sonsuz tane atom ve atom altı parçacık vardır önermesini tanımlayalım. Yer küresindeki bu sonsuz sayıdaki parçacıkların hepsi yer küresi küme sınır içinde tanımlı sonsuz kabul edilebilir. Aynı sonsuz parçacıklar kâinatın ilk aşılmaz (özel haller hariç hiçbir kâinat kökenli yaratığın aşamayacağı ilk mekân ya da İsrafil sıfırı) kümesi ya da mekân ında tanımlı sonsuzudur. Aynı sonsuz parçacıkları yer küresinden büyük her kümenin tanımlı elemanı kabul ederek amacımıza uygun tanımlı küme sınırları ya da mekanları içinde matematikte ve bilimsel uygulamalarda kullanabiliriz.
-Statik (en az değişken), zıt (Antagonisttik Liyakatli sinerji ile karıştırılmamalıdır. Liyakatli sinerji: Kuvvetler ayrılığının şer-i ve hukuki oluşun liyakatli birlikteliğidir. Antagonisttik nefsi/hayvanidir, Liyakatli sinerji Rahmanidir. ) denge sıfırı, bütünleşik (sinerjitik) denge sıfır, dinamik sıfır, özgün sıfır (parmak izi), bilim sıfırı, ilim sıfırı, yaratık sıfırı, varlık sıfırı..Vb sıfır kavramların geliştirerek sıfırı uygulayışta daha verimli kılmamız olasıdır. Bu günkü matematikte bu kavramın tanımı ve konumu eksiktir. Ör. yeryüzündeki özgün ve/veya tüm; atom ya da kum tanesi mekanları vardır. Bunların tümü yer küresi kümesi sınırları içindedir dendiği zaman; küme, mekân sıfırı ve mekân kavramları farklı seviyelerde aynı amacı tanımlayıcı bir konuma geçer veya hizmet verir. Ancak matematikte kullanılan sıfırların (mekanların) tanımı bilinmediği zaman tanım bilgisi eksik sıfır kavramıyla özdeşleştirilmelidir. Karşılığı hiçbir şey sıfırı eksik ve sakat sıfırdır. Enerjisiz, çekim ve yaratıksız hiçbir yer ve konum düşünülemez bu saçmalıktır. Bu nedenle +a ile –a nın toplamı sıfırdır. Ancak bu sıfır; içinde yaratık bulundurmayan mekansal içi boş bir küme sınırını ifade eder ya da temsil eder. Örneğin var olan nicel sıfır bir sayısının sağında kendini on olarak ifade ederken ve solunda hiçbir anlam ifade edemiyor, anlamsız kalıyor, farklı anlam taşıyabiliyor. Bir ve klonu olan rakamların (1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9) dört işlem ve oransal kurlardan alınan sonuçlar hep aynıdır. Ancak dört işlem ve oransal kurlara, sıfır ve sonsuz sayıları kullanıldığı zaman hemen her şey anlamsız ve tanımsızlaşıyor.
-Çözüm için, Mekansal Küme Sınırını İfade Eden Sıfır (mekân =sıfır=küme sınırı/kapsamı=00) (uygulayışta kısmen örtüşük kavramlar);sıfırın nicel. düşünsel ve nesnellikle bütünleştirerek uygulayışa koymamız gerekir.
-İlk Mekansal Küme Sınırını İfade Eden İlk Sıfır ( İlk küme/küme sınırı-mekân -sıfır/Ola ki ilk uzay)=00; tüm sonsuzlar, geçmiş, gelecek, yaratık, tefekkür (özel haller hariç) …Vb hiçbir olay, olgu, süreç, eylem, yaratıklar, zaman, sonsuzlar, hızlar… Vb
hiçbir şeyi, İlk Mekansal Küme Sınırını Sıfırını (ilk mekân ı-ilk küme sınırını-ilk sıfır) ve İlk Zamanı aşamayacaktır. İstisna hariç her şey ilk mekân -ilk küme-ilk sıfır (İsrafil sıfırı) ve ilk zaman içindedir. Her şey en az bir ve/veya birden çok mekân içindedir.
-Belki de çok az sayıdaki istisnalar ve özel haller hariç:
a-Her şey en azından yaşamsal olarak mutlaka bir mekân ın içinde matematiksel olarak bir küme sınırı içinde rakamsal olarak bir mekân sıfırı içindedir.
b-Düşünsel, nesnel, zihinsel, sanal, nesnel, eylemsel…vb tabanlı her şey ; yaşamsal döngülerde (yaşamsal matematikteki) ilk mekân ın içinde, matematiksel olarak ilk küme sınırı içinde matematiksel alfabe olarak ilk sıfırın içinde yer alır Ya da bunları aşamazlar.
Bu mantıksal kurgudan hareketle olabildiğince en azında doğadaki her şeyin; yaşamsal matematikteki (yaşamsal döngüdeki) karşılığı, kümesel matematikteki karşılığı ve matematiksel alfabedeki (rakam, sayı ya da matematiksel kavramlardaki) karşılıkları liyakatli ve doğru konumlandırılırsa tüm matematik çeşitleri (nesnel, doğal, yapay, yarı doğal, nitel, nicel, eylemsel, ilişkisel...Vb "Doğal ve Evrensel Matematik" alt çeşitleri) arasındaki fermuarların ilişkisel dişleri doğru örtüşür.



A-
0+ -0-+0  İlim/Soyut/Cebrail Sıfırı;Tüm yaratıkların yaratılmadan önce(yaratılmış-yaratılan-yaratılacak) Allah (C.C) ilimdeki (ilmen) toplam karşılığı ya da dengi. En Büyük Soyut İlimsel Küme/Cebrail'in Kümesi.Yaratılmış yaratıklarda ilk gözünü açan yaratık Cebrail AS'DIR ve Allah (C.C) Emirlerini peygamberlere ulaştıran melektir(Ayet ve hadis vardır)

B-
+0+ Bilim/Nesnellik/Somut/İsrafil Sıfırı;Yaratılmış-yaratılan-yaratılacak tüm kâinatlardaki yaratıkların yaratıldıktan veya hayat bulduktan sonraki toplam karşılığı ya da toplam enerji halleri ve yaratık olarak dengi.Antisıfır(karşılığı yaratılmış ve yaratılacak çok şey olan sıfır. Genel kütle çekimine dayalı yasalarla ilgilidir.  En Büyük Somut (madde+anti madde... Vb tüm yaratıklar) Evrensel Küme/israfil'in Kümesi.    Yaradılış Gerçeğinde Bilimin ve Sıfırların Liyakatli Konumlandırılması 

12345


C-
000 Dinamik Denge/Eylemsel/Mikail Sıfırı;Genel Göreceli Kuramı, makro ve mikro kozmolojideki, tüm kâinatlardaki özgün veya toplam enerji halleri ve yaratıklar arasındaki dinamik denge durumunun karşılığı ya da dengi "Dinamik Denge sıfırı(karşılığı bilinen özgün-geçişken ve tüm çoğu şeyin dinamik dengede olduğu Denge Sıfırı". Bilimsel olaraktan kâinatın hem genişlemekte hem de gittikçe hızlandığı kabul edilmektedir. Göğü halagenişletmekteyiz/Zariyat 51. Sure 47. Ayet. var.En Büyük Dinamik Evrensel Küme/Mikail'in Kümesi.

D-
?0? Statik Denge/Değişmezlik (En Az Değişen/Değişken) /Secde Sıfırı;Makro ve mikro kozmolojideki ve diğer tüm kâinatlardaki özgün veya toplam enerji halleri ve yaratıklar arasındaki dinamik denge durumunun karşılığı ya da dengi.Statik Denge (En Az Değişken) sıfırı.Karşılığı bilinen özgün-geçişken ve tüm çoğu şeyin statik dengede olduğu denge sıfırı. En Büyük Değişmez (Sabit/En Az Değişen Ya da Hiç Değişmezler) Evrensel Küme/Secde Kümesi.Batılı bilim bilginlerinin (bilim insanlarının!?) kâinattaki boşlukları doldurduğunu halen içeriğini bilemediği ve karanlık enerji; kâinatın % 68 nü oluşturur dediğine karşılık olan secde sıfırdır. Allah (C.C) Ebedi Secdeye Kapanan Melekler Vardır. 13/RA'D Suresi 2. Âyet Meâli: Görmekte olduğunuz semaları (gök katlarını) direksiz olarak yükselten Allah'tır. Sonra arşa istiva etti. Ve Güneş'i ve Ay'ı emri altına aldı. Hepsi belirlenmiş bir süreye kadar akıp gider. İşleri düzenleyip idare eder. Âyetleri ayrı ayrı açıklar ki; böylece Rabbinize mülâki olmaya (ölmeden evvel ruhunuzu Allah'a ulaştırmaya) yakîn hasıl edersiniz. Ola ki Bilinmeyen karanlık enerji; kâinatın % 68 nü oluşturur, Karanlık ve Anti Maddelere Karşılık Statik Sıfır.

E-
*0Özgün; Karşılığı Nesnel, Sanal, dijital(hesabi), Düşünsel… Vb tüm kâinatlarda aynı değil de sınırlı koşullarda, konumlarda var olan veya geçerli olan sıfırın halleridir.Karşılığı yalan, yanlış, doğru, sınırlı, … Vb olan sıfırlar). Ör.Özel Göreceli Kuramı, genel, özel-özgün kütle ve elektromanyetik çekimlerle ilgili sıfırlar. En Küçükten En Büyüğe Kadarki Çeşitli Özgün Küme/ler.

F-
0  Nicel Sıfır (Bugün Kullanılan Şaşı Sıfır);Bugünkü matematikte kullanılan sıfırın karşılığıdır. Bu sıfırı bir özelliği dengeli olmayışı yani;Ör.1 sayısının sağ ve solunda kazandığı anlamların farklı oluşu ve nesnel alanlara uygulanışındaki yetersizliğidir.

G-
Diğer Sıfırlar; Örneğin, Yapısal/Fıtrat Sıfırlar, mekân -Küme Sıfırı, Ebedi Sıfır (Ebedi Hayat Bahşedilmiş Yaratıkların mekân //ları Kümesi/leri), Mutlak Sıfır (Bu Sıfır Ezeli ve Ebedi İlmin İçinde ve Bu Hayatın Kontrolündeki veya Mutlak Değerleri İçindeki Ebediyete Aday Yaratıkların Geçici Toplam mekân ı/ları Kümesi/leri. )

II-Bir-1:
Nicel Matematikte Genel Olarak Karşılığı Tek ve Tam Öteki Olmayan Sayı…………9 (1'in Benzer Ve Farklı-Özgün 9 Klonunun Toplamı),
-Nesnel, Düşünsel, Dijital (Hesabi), Nitel ve Eylemsel... Vb Matematikte Küme Olarak Düşünüldüğünde Uzayda
Yaratıktır.

III-İlave Sayılar;
A-Geçişken sayı;her çeşit denklem, konum ve sistemlerdeki tüm geçişken sayıların parmak izini/özgünlüğünü taşıyan sayıdır.
B-Değişken sayı;her çeşit denklem, konum ve sistemlerdeki tüm değişken sayıların parmak izini/özgünlüğünü taşıyan sayıdır.
C-Özgün/lük sayısı; her çeşit denklem ve sistemlerdeki tüm özgünlüklerin parmak izini/özgünlüğünü taşıyan sayıdır.
D-Denge sayısı;düşünsel, sanal, hayali ve nesnel denklem ve sistemleri dengeleyen sayıları temsil eden sayıdır.
E-Simetrik sayısı;her konumda, sistemde ve denklemde simetrik özellik gösteren tüm sayıları temsil eder.
F-Asimetrik sayısı;her konumda asimetrik özellik gösteren tüm sayıları temsil eder.
G-Yarım sayısı;yarımı ifade eden sayıların tümünü temsil eder.
Herhangi bir şeyin, iki şeyin… Vb çoğu şeyin yarısını temsil eden sayı.
H-Diğer sayılar; Görsel, algısal, yaratıksal farklı enerji seviyelerinde En Önemli Matematiksel (Altın) kurallar beklenir. Örneğin Nicel – Nitel-Yarı Nicel… Vb; Serbest, Ardışık ve/veya Oransal Kuralların kombinezonları, +1, -1 veya ± dengesiz (titrek) 1, +0, -0 veya ±0 dengesiz(titrek) sıfır, +?(artı sonsuz),-?(eksi sonsuz) veya ± ? sonsuz dengesiz(titrek) sonsuz doğada olması beklenir.
-Matematiksel Alfabe; bugünkü matematiksel, rakamlar, semboller matematikte kullanılan noktalama ve diğer işaretler… Vb den oluşur. Bu günkü matematikte; bir ve klonları/katları (2,3,4,5,6,7,8,9,… Vb) olan rakamlar arasındaki dört işlem ve ötesi kuralları temel olarak dikkate alınmaktadır. Örneğin, birin tüm klonlarına ait sayılar (1,2,3,4,5,6,7,8,9,… Vb); a.b, a/b. b/a, a/b, a+b, a-b, b-a… Vb kurallara ve dört işlem kurallarına genellikle aynı tepkiyi gösterirken, bu kuralların içine sıfır ve sonsuz rakamları (yani a ve/veya b yerine sıfır ya da sonsuz yazıldığını zaman) girdiği zaman her şey alt üst oluyor ya da kural çalışmıyor ve anlamsızlıklar ve/veya istenmedik sonuçlar ortaya çıkıyor.


IV.
Sonsuz;
Her sonsuz mutlaka ölüme mahkûm bir küme ya da kefen denen geçici bir zaman, mekân ve hız içindedir. Nesnel, sanal ve insani olanaklara dayalı hesaplanamaz boyutlara varabilen sonuçlara ulaşan kavramdır.
-Sonsuz; geçmişteki sonsuz, gelecekteki sonsuz, yaşayan sonsuz, eksi sonsuz, artı sonsuz, devirli sonsuz, devirsiz sonsuz, nesnel sonsuz, sanal sonsuz, ,düşünsel sonsuz, hayali sonsuz … Vb sonsuzlardan bahsedilebilir. Bu günkü matematikte bu kavramın tanımı ve konumu eksiktir. Yukarıda matematikteki kurallar konusunda sıfır için anlatın hemen her soru ve istenmedik sorun-çözümsüzlükler sonsuz içinde geçerlidir. Hiçbir sonsuz mekân ı aşamaz ve tüm sonsuzlar ölüme mahkûmdur. Çıkarsamasından hareketle. Bir sonsuzun sınırları tanımlıysa bu sonsuzun matematikteki uygulanışı daha verimli olur. Ör. yeryüzünde sonsuz sayıda atom ya da kum tanesi vardır. Ancak bunların tümü yer küresi kümesi sınırları içindedir dendiği zaman bu sonsuz kavramı tanımlayıcı bir konuma geçer. Ancak matematikte kullanılan sonsuz ve sıfırları (mekanların) tanımı bilinmediği zaman tanım bilgisi eksik sonsuz ve sıfır kavramıyla özdeşleştirilmelidir. Her sonsuz mutlaka en az tanımlı bir mekân =küme=sıfır içindedir.
-Belki de sonsuz kavramını azcık kavramak için; tüm yaratılmış-yaratılan ve yaratılacak yaratıkların toplam geçici ömürleri boyunca; düşünsel, nesnel, sanal, dijital(hesabi) … Vb tüm faaliyetlerinin ve tersinin bir biriyle çarpımının, toplamının… Vb tüm işlemlerinin hesabı olarak düşünebiliriz. Sonuçta her sonsuz ölüme mahkûm çok büyük ve çeşitli ilişkiler mantığının-hesabının yaratıklarca kolayca ölçülemez sanal, nesnel, düşünsel, dijital(hesabi).. Vb veya tümünün devasa yığınıdır.
-Genellikle hesapla, çalışmakla, uğraşla… Vb sunucuna ulaşılamayan her şeye biz sonsuz deriz.
-Sonsuz başıboş bir kavram değil hatta her başıboş gözüken şeylerde mutlak bir sınır içindedir.
-Her sonsuzun tükendiği bir sınır vardır. Her sonsuz mutlaka bir küme içindedir. Örneğin yer yüzünde ya da kâinatta sonsuz tane yaratık var ama hepsi yer küresi ya da kâinatın kümesi içindedir.
-Her sonsuzun öldüğü bir hudut vardır.
-İstisnalar hariç her tüm sonsuzlar mutlak değerler içinde birer yaratıktırlar.
-Bu devasa kavramın; hesaplanmasına, ulaşılmasına ve kontrolüne ulaşılmayan veya yetişilmeyen yaratık, olay, olgu, süreç, zaman, hesap… Vb her şeye sonsuz kavramını yakıştırırız.
-Döngüsel sonsuz(ekolojik döngüler), mikroskobik (hücresel, fiziksel parçacıklar, elektron, plazma boncukları, ışık demeti... Vb döngüler ve küçülmeler), makroskobik (Ör. yıldız-gezegen döngüleri, kâinatın genişleme boyutları ve büyümeleri) ve devasa matematiksel hesaplar, sonuçlar ve döngüler ( kâinattaki nötrino sayısı ve Pi sayısı)
-Enerjisel, matematiksel, sanal, yarı sanal, boyutsal, nesnel, döngüsel, ilmi, bilimsel, yarı nesnel, hayatsal ... Vb devasalığı, boyutları hesaplanamayan sonsuzlardır. 1, 2, 3,4,5
.*0+-Sonsuz-+0*.  Çeşitli Sonsuzlar;
Aynalarda Sonsuz Görüntü 1s
Elmas Sonsuz Değil 1s
Evren Gerçekten Sonsuz mu? 1s
Evrenimizin Geleceği (Sonsuzluk Takvimi)  2s
Matematiğin Şaşırtan Yüzü Sonsuz Sayıda Direnç3s
Matematik Sonsuz 4s
Sonlu ve Sonsuz Sayılar 3s
Sonsuz Sevgilerle 2s
Sonsuz(a) Sevgilerle 2 s
Sonsuzluk 5s
-Nesnel, Düşünsel, Dijital (Hesabi), Nitel ve Eylemsel... Vb Matematikte Küme Olarak Düşünüldüğünde; yaratıklarca aşılmaz, hesaplanamaz devasallıktaki düşünsel, nesnel, sanal, dijital(hesabi).. Vb tüm yaratıkların-eylemlerin... kümesi veya alt kümelerine denk sayıdır.

V-Ebediyet ve Sonsuz Kavramları İlişkisi; Ola ki hızın sonsuzu aştığı (sonsuz hızın oldüğü), geçici mekânın ebedileşmeye yaklaştığı ve geçici zamanın sıfıra değdiği nokta ebediyettir (ölümsüz hayat). Ebedi hızla sonsuz hız arasındaki çizgi ölümdür. Ya da mekân ın sonsuzu aştığı yani ebediyete yaklaştığı nokta hız sonsuzu aşmış ebediyete yaklaşmış ve geçici zamanın sıfıra değdiği-noktada ebediyet (ebedi zaman) başlar. Bekası yaratıklarca sınırlanamayan, hesaplanamayan ve bilimsellikte yeterince doğru algılanamayan "Ölümsüz Hayat" anlamıyla örtüşen kavramdır. Ola ki bilimsel olarak Hızın sonsuzu aştığı, zamanın sıfıra yaklaştığı tüm boyutların hız tutkalıyla kaynaştığı bir kavramdır Ebediyet. Ebedi hızla sonsuz hız arasındaki çizgi ölümdür.
Allah (C.C) "Baki" Sıfatı himayesinde devasa sonsuzları ve hemen her şeyi (tüm yaratıkları ve ürünlerini) barındıran "Ebedi Hayat-Ölümsüzlük Bahşedilen Her Şey" anlamında kavramdır.
-Bazı yaratıklar Allah (C.C) himayesi ve gücü sayesinde ebedileşecekler. Hep var olan ebedi bir hayata kavuşacaklar. Allah (C.C) gücü her şeye yeter(ayet).
-Tüm varlıklar, Allah '(C.C)'HUN ilmi içindedir. Allah (C.C) hayat verirse ilmindeki o varlık, yaratık (yaşayan varlık) olarak hayat bulur. Değilse ilmin içinde varlık olarak hayat verilmeyi bekler. Geçici (Bilimsel-Sonsuz) ve Ebedi gerçeklerin (Hakikatlerin) metriksileri arasında (Berzahında) bulunuş insan için bir sihir gibidir. İnsan birisindeyken onu gerçek diğerini gerçekdışı sihir sanır.
-Tüm hayat bulmuş sonsuzlar ebediyetin metriksini aşamazlar.
İpucu; ebediyet ile sonsuz kavramının ayrıcalığını ve anlam farkındalığını pekiştirmeye çalışın. Her sonsuzun akıbeti ölümle sonlanır, ebediyet ölümsüzlüktür. Hız Tutkalı Sonsuzu Aşıp Ebedi Hıza Yaklaşırken, Zaman Sıfıra Yaklaşır ve İçinde Geçtiği Ya da İçerdiği Tüm Sonsuzların Kümeside Ölüm Sınırından Ebediyete Çimlenişe Başlar. Ebedi hızla sonsuz hız arasındaki çizgi ölümdür. Yani ebediyete Yaklaşır.
-Sonsuzdan büyük bir değer; en azında ebedi boyuttaki hayatın ilk basamağına-sınırına ulaşmış değer kabul edilmelidir. Ebediyet tüm boyutların ölümsüzlüğü demektir.
-Ebediyet; kâinatta bilinen ve bilinecek birim veya tüm boyutların(zaman, mekân , yaratık, hız, eylem, sonsuzluk,… Vb) kaynaşık olarak; ölümsüz hayat bulmuş veya ölümsüz ilimdeki yaratılmaya hazır konumunda bekleyen kesintisiz ve kalıcı varlığını ifade eder.
-Nesnel, Düşünsel, Dijital (Hesabi), Nitel ve Eylemsel... Vb Matematikte Küme Olarak Düşünüldüğünde; Allah (C.C) rızasından nasiplenmiş yaratık veya yaratıkların ölümsüz ebedi hayatının kümesini veya kümelerini ifade eden yaratık-mekân -zaman-hayatla ebedi kaynaşmış kavramdır.

Ebediyet; her şeyin ölümsüzlüğünü ifade eder. Ebediyet kavramı henüz matematiğe girmemiştir. Ebediyet hariç tüm geçici boyutlar ve geçici her şey ölümlü yaratık olarak kabul edilir. Ölümlü olan her şeyin ve/veya yaşadığımız kâinattaki her şeyin ebedi hayattaki yaratıklarının ilmen ve/veya fiilen ebedi hızın yavaşlatılmasıyla parçalanan ebedi boyutların geçici ve ölümlü-sonlu boyutlara inişinin yani yaratılışının ürünüdürler. Ömürlerinin sonlanmasıyla ya ilmen ya da fiilen ebedi yaratık olarak ebedileşecekler.

-Zaman=01;ebedi hayatın yaratıklara ve her şeye bütünleşik geçici ölümlü ömür sayacı boyutudur.
-Yaratık=Özgünlük=Özgün Kişilik=11; Bel ki de matematikte bir ve klonları olan sayıları; yaratık (Her yaratık zatina özgüdür anacak çok benzer yaratıklar vardır. Eşit ve aynı yaratık yoktur. özgünlük=özgün kişilik) küme elemanı =11 kavramlarıyla ile bütünleştirerek uygulayışa koymamız gerekir.
-Çekim=10; kâinatın ilk oluşumundan itibaren ilk mekân , ilk zamanı ve içindekileri genişleten ya da ortamı şişirerek yaratıkları bir birbirinden uzaklaştıran karanlık enerji; kâinatın % 68 nü oluşturur çekimi vardır. karanlık enerji; kâinatın % 68 nü oluştururnin tersine kâinatın ilk yaradılışından beri karanlık enerji; kâinatın % 68 nü oluştururnin tersine yaratıkların üzerinde özel ve genel kütle çekimi gücünü yaratan Karanlık madde; Allah, gökleri gördüğünüz herhangi bir direk olmadan yükselten, sonra Arş’a kurulan, güneşi ve ayı buyruğu altına alandır. (Rad/2) kâinatın % 27 sini oluşturur ve bizim görsel algıladığımız nesnel evren ise kâinatın sadece % 5 ini oluşturur veçekimidir.
-karanlık enerji; kâinatın % 68 nü oluşturur; ilk noktadan itibaren doğayı genişleyen/şişiren çekim gücü.1, 2, 3, 4
-Karanlık madde; Allah, gökleri gördüğünüz herhangi bir direk olmadan yükselten, sonra Arş’a kurulan, güneşi ve ayı buyruğu altına alandır. (Rad/2) doğadaki özel-genel kütle çekimlerini yaqratan maddedir. 1, 2, 3, 4, 5
-Hız; sonlu ve sonsuz hız, yaradılışta ya da kâinatın oluşumunda ebedi hızın yavaşlatılıp parçalatılmasıyla oluşan zaman, mekân , yaratık…. Vb geçici boyutların yani tüm yaratıkların arasını birleştirici ya da kaynaştırma özelliğine sahip ölümlü ve sonlu hızdır. Ebedi hızla sonsuz hız arasındaki çizgi ölümdür. Ebedi hıza ulaşan tüm boyutlar kaynaşır ve ebedileşir.,
-Gerçek eşitlik; istisnalar hariç çok özel heler de belki vardır.
-Yaklaşık eşitlik/yaklaşık benzerlik;X=X olamaz yaklaşık X tir çünkü en azından işgal ettikleri alanlar faklıdır. Aynı kişini iki düz aynadaki aynı görüntüleri kaynak itibarıyla aynı olsa da görüntülerin farklı aynalarda konumlanmıştır hatta farklı kaynaktan gelen benzer görüntüler örtüşse bile örtüşen görüntü örtüşen küme kavramlarıyla özdeşleştirilmelidir.
-İlk nokta;düşünsel, sanal, hayali, doğa ötesi ve nesnel nokta tanımlarını örtüştükleri ortak nokta tanımını taşıyan gerçek noktadır. İlk kanalık enerjinin ilk mekân =ilk küme=ilk sıfır ve ilk zamanı oluşturduğu ilk noktadır.
-Ola ki; Filogenetik olarak; İlk olarak karanlık enerji; kâinatın % 68 nü oluşturur yani çekim gücü vardı. Sonra ilk ölümlü kâinat ve ölümlü yaratıklar yaratılmadan önce yani hiçbir şeyden önce belki de ilk mekân =ilk sıfır=ilk küme sınırı ilk zamanla bitişik olarak ilk düşünsel , sanal ve nesnel noktadan yaratıldığı andan itibaren sonsuzdan daha büyük hızla şişerek-genişleyerek hala karanlık enerji; kâinatın % 68 nü oluştururnin kontrolünde genişleyişe devam etmektedir. İlk mekân = ilk küme=ilk sıfır ilk (kısmen örtüşük) ve ilk zaman ilk karanlık enerji; kâinatın % 68 nü oluşturur kümesi kontrolündedir. Müteakiben bu ilk mekân ve ilk zaman içinde kâinatın diğer geçici (ölümlü) boyutları ve geçici (ölümlü) yaratık hamuru/hamurları (atom altı kozmik alfabe hamuru) yaratıldı. Akabinde bu atom ve atom altı kozmik alfabe hamurundan diğer tüm geçici yaratıklar yaratıldı ve hala aynı hamurdan; atom , atom altı ve atom üstü özgünlüklere sahip yeni- özgün yaratıklar hala yaratılmaktadır.
-Filo genetik olarak özel haller hariç (insan ve diğer akıllı yaratıkların bazı düşünsel ve nesnel enerji halleri) ilk zamanı ve ilk mekân =ilk küme= ilk sıfır sonradan yaratılan varlıklarca hiçbir zaman aşılmazdır ve tüm yaratıklar bu ilk mekân =İlk küme=ilk sıfırın ve ilk zaman (yaklaşık 13.8 Milyar yıllık) kümesi içindedir.
-Filo genetik evrim sırasına göre ; karanlık enerji; kâinatın % 68-73 nü oluşturur vardı, akabinde, ilk mekân =ilk küme=ilk sıfır ve ilk zaman bitişik olarak yaratıldı yani yaklaşık 13.8 Milyar yıllık ilk başlangıç zaman ve ilk mekân .

Bunu müteakiben kâinattaki 4 temel kuvvetin büyüklük sırası (Güçlü Nükleer Kuvvet> Elektromanyetizma>Zayıf Nükleer Kuvvet> ve Kütle Çekimi Kuvveti) diğer yaratıkların hamurunun kozmik alfabesi yaratılmıştır.

TEMEL KUVVETLER BÜYÜKLÜK SIRALAMASINA DİKKAT


1-Güçlü Nükleer Kuvvet Kütle Çekim Kuvvetinden On Üzeri 38 Kat Şiddetlidir
2-Elektromanyetik Kuvvet Kütle Çekim Kuvvetinden On Üzeri 36 Kat Şiddetlidir
3-Zayıf Nükleer Kuvvet Kütle Çekim Kuvvetinden On Üzeri 32 Kat Şiddetlidir
4-Kütle Çekimi Kuvveti

ŞİDDET SIRASI:
Yeğin(güçlü Nük.)>Elektromanyetik>Zayıf Nük.>Kütle Çekim


Doğada, hala doğa ötesine doğru evrimsel süreçleri yönlendiren 6 Temel Olgu ve Süreç (Evrimi Yönlendiren Temel Olgular ve Süreçleri)
1-Gittikçe hızlanan,
2-Gittikçe genişleyen,
3-Gittikçe soğuyan,
4-Gittikçe karanlığa gömülen
5-Gittikçe çekim güçleri alanları değişime uğrayarak (değişerek),
6-Gittikçe yoğunluğu azalarak değişen ve evrimleşen bir kâinat sözkonusudur.

- Bilimsellikle doğadaki tüm özgün enerji halleri, eylemler, yaratıklar, yaratıklar arasındaki ilişkiler ve bağlantıların mantık sistemlerini; öğretim öğrenim ve eğitimle insanlarımıza lise seviyesi bitimine kadar liyakatli öğretmek zorundayız.

Kabul Edilebilirlikler;
1-
Uzayda hiç bir mekân -zaman; yaratıksız, hiç bir yaratık ve enerji hali; mekân -zamansız düşünülemez. Demirkuş 2010
2-Mekân ve boş çekim alanı da birer yaratıktır. Ola ki uzayda nesnel, nitel, eylemsel... Vb matematik uygulamalarında sıfırlar, birler ve sonsuzlar bağımsız düşünülemez.Demirkuş 2010
3-Evrenin ilk yaradılışın da;en az bir birim; mekân -zaman, çekim, eylem, yaratık... Vb boyutlar bir arada içeren birim boyut örgüsü düşünülmeli.mekân -zamanda hiçbir yaratık olmazsa bile mekân -zamanın kendisi yaratık kabul edilir. Boş çekim alanı da yaratık kabul edilir.
4-
A- kâinatın gittikçe hızlanarak genişleyen ortamı mekân ıdır ( kâinatın sıfırı).
B-Elementleri oluşturan; atom ve altı kozmik parçacıklar ve enerji halleri yaratık hamurunu (geçici evrenin taşıyıcı görünen ve görünmeyen yapboz hamurunu) oluştururlar ve tüm yaratıklar bu yapboz hamurundan şekillenirler( kâinatın biri).
C-Çekim-İtim ve Denge güçleri yaratıkların yapboz hamurunun parçalanış ve yeniden kaynaşımlarının şekillenişini yoğuran ve dengede tutan dinamik eylem kudretidir.
D- kâinat mekân ın sürekli hızlanarak genişleme gücü yaratık yapboz hamuruna ait oluşumların gittikçe birbirinden uzaklaşmasını ve ortam koşullarının değişimini-mekân ın şeklini yönlendiren kudretidir.
E-Yapboz hamurundan yaratılan-oluşturulan nesnel, yarı nesnel... Vb değişik enerji hallerindeki yaratıkların yaydıkları hayat enerjisi özgünlükleri ve şekillerinde ki (
Termal, Kızıl Ötesi, Düşünsel ve Değişimsel-nesnel hayat enerjisi... Vb) bu yaratık hamurunun ürünlerinin hasılatıdır.
5-Ola ki;ebedi bir zerrenin (bir birim ebedi hayat zerresi) ebedi hayatından geçici hayata, bir an da;en az bir birim(ebedi sıfır ve birin ilimden ebedi yoğun hızdan yavaşlatılıp sökülmesi- geçici mekân ın açılması-ebedi zerre hayatın geçici hayata-ebedi yoğun hızdan-ışık hızının alt sınırlarına mekanize edilmesi); mekân , zaman, değişen ortam koşulu, eylem, yaratık, çekim… Vb ne sökülmesi ile oluşturulan geçici kâinatın taşıyıcı yapboz hamuru birimleri ile işe ilk sistemler ve yaratıklar yaratılmaya başlandı ve sürekli genişleyen ve hızlanan mekân ın içindeki ortam değişimleri nedeniyle yeni şekillenmelere-oluşumlara ilave olarak içine ebedi boyuttan-hayattan geçici boyutlara-hayata ( kâinata doğru) enerji ve güç verilerek geçici hayatın geleceğine devam edilmektedir. Tüm yaşanmış ve yaşanacak sonuçlardan üretilen-yayılan hayat enerji halleri(
Termal, Kızıl Ötesi, Düşünsel ve Değişimsel-nesnel hayat enerjisi) ve geçici kâinatın taşıyıcı yapboz hamuru kısaca evrendeki çoğu şeyinbüyük kıyametle yıkılarak-eriyerek yeniden tüm birimleri yani tüm zamanlar, mekanlar, çekimler, özgün yaratıkların ürettiği ve yaydıkları hayat enerji hallerii(Termal, Kızıl Ötesi, Düşünsel ve Değişimsel-nesnel hayat enerjisi)… Vb çok şey kaynaşarak ebedi yoğun hıza ve hayata dönecekler. Demirkuş 2010
6-Sanki evren bize şunu ifade ediyor; ben ebedi bir zerrenin bir anda parçalara ayrılmış;mekân ,zaman, değişen ortam koşulu, eylem, yaratık, hayat, çekim… Vb taşıyıcı yapboz hamurunun birimlerinden yaratılmış geçici ifadesini temsil eden kozmik bir sistemim ve büyük kıyametle geçici kâinatın (kozmik ağ sisteminin) taşıyıcı yapboz hamuru, mekân ı, zamanı, hayatı ve her şeyimi parçalayarak-eriterek öleceğim. Sonra ömür döngümde ürettiğim-yaydığım hayat enerjisi hasılatımla (özgün bazı hayat enerji halleriyle) diriltilip ait olduğum orijinde tekrar ebedileşeceğim. Demirkuş 2010

21.YY'DA NİCEL, NİTEL, EYLEMSEL VE NESNEL MATEMATİK KOMBİNEZONLARA VEYA GEÇİŞLERİNE DAYALI ÖĞRETİM VE ÖRNEK UYGULAMALAR;

I-Matematiksel; Çizgi, Açı, Şekil, Sembol… Vb Dokümanların Doğadaki Karşılıklarını Eşleştir Mantığı Nedir?
Doğal Geometrileri (Özgün Doğal Şekil ve/veya Özgün Doğal Sıfır/Doğal Bedensel Kılıf); Doğadaki tüm doğal yaratıkların, dinamik değişen, çok değişken (Ör. Amip) az değişen (Ör. Kabuksular) doğal bedensel yapıları matematiksel açıdan doğal ve/veya özgün geometrik şekil ve/veya özgün sıfırları kabul edilebilir.

Yapay Geometrileri, (Özgün Yapay Şekil ve/veya Özgün Yapay Sıfır/Yapay Bedensel Kılıf);
Doğadaki tüm yapay yaratıkların, dinamik değişen, çok değişken (Ör. şişirilen plastik balon) az değişen (Ör. katı oyuncak parçaları) yapay bedensel yapıları matematiksel açıdan yapay ve/veya özgün geometrik şekil ve/veya özgün yapay sıfırları kabul edilebilir.

Sanal Geometrileri; Sanal Geometrileri, (Özgün Sanal Şekil ve/veya Özgün Sanal Sıfır/Sanal Bedensel Kılıf); Doğadaki tüm sanal yaratıkların, dinamik değişen, çok değişken (Ör. Şişirilen plastik balonun; çizim, resim, bilgisayar ortamındaki görüntüleri veya animasyonları) ve/veya az değişen (ör. Bilgisayara ortamında değişmez boyutlardaki her türlü yaratığın görüntüleri) sanal bedensel yapıları matematiksel açıdan sanal ve/veya özgün geometrik şekil ve/veya özgün sanal sıfırları kabul edilebilir.


Öklid Geometrileri;
Öklid kuralları çerçevesindeki tüm geometrik şekil ve kurallar bütünüdür.

Doğal, Yapay, Sanal ve Öklid Geometrileri; doğadaki tüm yaratıkların sanal, nesnel, düşünsel… Vb bedensel şekillerinin matematikteki karşılığı Doğal, Yapay, Sanal ve Öklid Geometrileridir. Tüm yaratıklara bu mantık ve düşünsellikle bakılıp matematiksel işlemlerle icabet edildiği zaman matematik daha da somutlaşıyor.
Doğal, Yapay, Sanal ve Öklid Geometrileri Uygulayışı ve Etkinliği;
Açıları Nesnelleştirilmesi; Etrafımıza açısal bir mantıkla göz atıp gözlemlerimizi not edelim. Nesnel açı ve çizgisel açı kavramı nedir ve aralarında ne fark vardır? İnternette arama yapın.
Çemberi Nesnelleştirilmesi; Etrafımıza çembersel bir mantıkla göz atıp gözlemlerimizi not edelim. Nesnel çember ve çizgisel çember kavramı nedir ve aralarında ne fark vardır? İnternette arama yapın.
Dairenin Nesnelleştirilmesi; Etrafımıza dairesel bir mantıkla göz atıp gözlemlerimizi not edelim. Nesnel daire ve çizgisel daire kavramı nedir ve aralarında ne fark vardır? İnternette arama yapın.
Silindirin Nesnelleştirilmesi; Etrafımıza silindirik bir mantıkla göz atıp gözlemlerimizi not edelim. Nesnel silindir ve çizgisel silindir kavramı nedir ve aralarında ne fark vardır? İnternette arama yapın.

Kısa Pekiçtreçler;
A-Doğal, Yapay, Sanal ve Öklid Geometrileri Pekiştireci ve Güncelleyişi;
-Bir anda yaşadığınız çevrede gördüklerinizi; matematikte öğrendiğiniz, bildiğiniz şekiller ve şekil varyasyonlarıyla eşleştirerek düşünmeye(çizgi, açı, kübik, küre, prizmalar, kenarı tırtıklı daire, eğri silindir, bombeli prizma, kenarı eğri açı, kıvrık silindir, tırtıklı ve bombeli daire … Vb varyasyonları) ve çevreyi anlamaya çalışın. Her şeye;görsel, işitsel, dokunsal, kokusal, tatsal… Vb geometrik şekil varyasyonları, geçişleri mantığı algısıyla bakın, gözlemleyin ve düşünün!!!
- Bir anda yaşadığınız çevrede gördüklerinizi; matematikte öğrendiğiniz, bildiğiniz şekiller ve şekil varyasyonlarıyla eşleştirerek düşünmeye(çizgi açı, kübik, küre, prizmalar… Vb varyasyonları) ve çevreyi anlamaya çalışın.
B-Nitel Matematik Pekiştireci ve Güncelleyişi;
-Bir anda yaşadığınız çevrede gördüğünüz Çok şeyin renklerine, renk varyasyonuna, renk çeşitliliğine, renk dağılımına bakın. Her şeye;görsel, işitsel, dokunsal, kokusal, tatsal… Vb renk mantığı algısıyla nitel bakın, gözlemleyin ve düşünün!!!
- Örneğin, X tane kırmızı ve Y tane beyaz renkli bezelyelerin döllenmesi sonucu ortaya çıkan yavruların çiçek renkleri dağılımına göre sayıları; X² tane beyaz çiçekli, 2X.Y tane pembe renkli ve Y² tane kırmızı çiçeklidir. Tıklayın
C-Eylemsel Matematik Pekiştireci ve Güncelleyişi;
Örneğin, Bir yumurtanın çok sayıda sperm tarafından ablukaya alınıp bir tanesiyle döllenip yavru meydana gelmesine kadarki döllenme ve üreme olayı döngüsünün matematiksel denklem ve önermeler olarak ifade edilmesi. Tıklayın
D-İlişkisel Matematik Pekiştireci ve Güncelleyişi;

-Simdi çevrenize;geometrik şekil varyasyon geçişleri, renkler, oransal, eylemsel dinamik olaylara bir arada; görsel, işitsel, dokunsal, kokusal, tatsal… Vb ilişkisel mantığı algısıyla bakın, gözlemleyin ve düşünün!!!
.
.

X-Nicel Matematik Pekiştireci ve Güncellenişi (Güncellemesi);
-Bir anda yaşadığınız çevrede gördüğünüz çok şeye;görsel, işitsel, dokunsal, kokusal, tatsal… Vb oransal ve nicel mantığı algısıyla bakın, gözlemleyin ve düşünün!!!
.
.
.
.
.

Çıkarsayış;
Belki de, çevrenize şimdiye kadar genellikle içgüdüsel ve rastgele bakıyordunuz-gözlemliyordunuz. Bazen de gereksiniminiz oranındı kasti bakıyordunuz.
Matematiksel Gözlem Yöntemi; Simdi;çevrenize matematiksel küme (nitel küme, nesnel küme, eylemsel küme, ilişkisel küme ve nicel küme) mantığı, algısıyla baktınız ve gözlemlediniz. Demirkuş 2010
Ör.binalar kümesi, evler kümesi, şehir içi yollar kümesi, insanlar kümesi, ağaçlar kümesi, elektrik direkleri kümesi… Vb

-Tüm Geometrik Şekiller ve Çizgiler İçin Bu Mantığı Düşünsel Ve Uygulamalı Yapınız.
- İnternette Uygun İsimlerle Arama Yaparak Düşünsel Ve Uygulamalı Verilerinizi Bulun Ve Ödevler Hazırlayınız.

-Nesnel, Işınsal, Nicel, Çizgisel-Düzlemsel, Nitel, Açı-Geometrik Şekil Mantığı ve Uygulayışı/Tatbiki/Uygulaması Nedir? Örneklendiriniz.
-Açıları, Geometrik Şekilleri; Nesnelleştir, Işınsallaştır, Nicelleştir, Çizgiselleştir-Düzlemselleştir ve Nitelleştir Mantığı Ne Anlama Gelir?
-Kümeleri nesnel, sanal, nitel, dijital(hesabi) ve nicel olarak ifade edilmesi ve denkliklerini eşleştirilmesi.
-Matematikteki geometrik şekillerin ve matematikteki envanterin doğadaki karşılıklarını bulmak ve eşleştirmek son derece önemlidir.
Örneğin, prizma şekillerini soğan kabuğunda mikroskopta görmek mümkündür.Böylece matematikteki bütün geometrik şekillerin doğadaki net karşılıklarını bulmak hatta yeni geometrik şekiller keşfetmek olasıdır.
-Geometrik şekiller anlatırken onun görsel varyasyonlarını da gösterir.
-Matematik dersi verilirken hiçbir şey bilinmiyorsa bile en azından geometri derslerinde geometrik şekiller anlatılırken internetteki arama motorlarında ya da doğa bilimcilerle istişare ederek/edilerek o geometrik şeklin doğada hangi yaratıklarla eşleştiğini saptayarak göstermek çok önemlidir.
İnternete arama motoruna  diatoma, algler veya pollen yazılınca birçok geometrik şekil, ya da kar tanesi kristalleri, veya  ayın dairesel ve yay şekillerini örnek verebiliriz.
Ör.-Açıları anlatırken konuyu hayata somut güncellemek için bir anda sınıfta herkesin sınıftaki nesnel yaratıkların ve duvarların çevresindeki-kesişim yerlerindeki açıları, düzgün ve eğimli geometrik şekilleri bulmaya çalışmaları istenir.
-Bu mantıktan hareketle geometrik düzgün ve düzgün olmayan prizma, piramit, silindir, kesik koni… Vb şekilleri, binalar, evler, şehir içi yollar, saat(açı-çember-daire) çevre yolları, viyadükler, köprüler, gök kuşağı(nitel matematik) meyveler ve mendel genetik açılımları (nesnel ve nitel-nicel matematik), uzay cisimleri, eylemleri… Vb matematiksel ilişkilendir mantığını kurmaları istenir. Yani bu nesnel yaratıklara, eylemler üzerindeki açılar, geometrik şekilleri, hareketleri, oranları… Vb görme alışık tepki (refleks)lerini geliştirmek, nitel, eylemsel ve nesnel matematiğin hayattaki diri karşılıklarını öğrenci zihninde ilişkisel diriltmek.
Önce basit;nesnesel, nitelle ve eylemsel. Matematik yaratık, eylem ve nitelikler verilir sonra zihinsel bağışıklık sisteminin alışık tepki (refleks)leri uygulamalarla geliştirilir.
-Yukarda bahsedilen envanteri internette arayıp;açıları, geometrik düzgün ve düzgün olamayan şekilleri internette indirmeleri.
-Sınıfta bu konular işlenmeden önce öğrencilerin zihinsel alt yapılarını beyin fırtınası ile iştahlandırıp bu konuda önceden hazırlanmış bir slayt gösterisinden sonra konulara girilebilir.

3
Polenler (Çiçek Tozları)Algler (Su Yosunları)   


1
Diatome-Algler (Su Yosunları)

     
II-Matematikte En Önemli(Altın);Sayılar, Rakamlar, Oranlar ve Kurallar Nelerdir?
1-En Önemli Matematiksel (Altın) Nicel Sayılar ve Kurallar ;
A- Pi sayısı, Avagadro Sayısı, Plank sabiti
… Vb bilim dallarındaki sabitelerden örnekler.
B-Serbest, Ardışık ve Oransal Sayısal Kurallar; Fibonacci Sayıları: 0, 1, 1, 2, 3, 5, 8, 13, 21, 34, 55, 89, 144, 233, 377, 610, 987, 1597, 2584,
C-Diğer Önemli Sayılar ve Kurallar;Görsel, algısal, yaratıksal farklı enerji seviyelerinde En Önemli Matematiksel (Altın) kurallar beklenir. Örneğin Nicel – Nitel-Yarı Nicel… Vb; Serbest, Ardışık ve/veya Oransal Kuralların kombinezonları, +1, -1 veya ± dengesiz (titrek) 1, +0, -0 veya ±0 dengesiz(titrek) sıfır, +?(artı sonsuz),-?(eksi sonsuz) veya ± ? sonsuz dengesiz(titrek), dengeli ve mutlak sonsuz doğada olması beklenir.
2-En Önemli Matematiksel (Altın) Rakamlar;Ör. 0,1, ± ve Nötr Sonsuzlar. Dengeli, Dengesiz, Ebedi, Mutlak ve Titrek Sıfırlar!!!.
3-En Önemli Matematiksel (Altın) Nesnel Oranlar;İnsanda bazı vücut organlarının bir birine oranı. İnsanda, kafanın bedene, bazı yüz hatlarını kafaya oranı.DNA(Çekirdek asitlerin) büklümlerinde önemli matematiksel (Altın) oranlar vardır,
4-En Önemli Matematiksel (Altın) Nensel Kurallar; bitkileri de yaprak dizilişlerindeki kurallar, virüslerin şekilsel yapılarındaki önemli matematiksel (Altın) kurallar, bazı kabuklu hayvanların kabuk büklümlerinde önemli matematiksel (Altın) kurallar. Spiral galaksi büklümlerindeki önemli matematiksel (Altın) kurallar vardır.

4
Spiral Galaksiler       Spiral Kabuklular   Kabuklu


Okuma Parçası;

-Matematik dersleri sadece rakamlar, semboller ve geometrik çizgiler üzerinde işlenmemeli ve yerini nesnel matematik envanterlere bırakılmalıdır.
-Matematikte en az anlatılan En Önemli Matematiksel (Altın) oranlar vardır.
-Yani değişmez oranlar değişmez kurallar ve değişmez rakamlar vardır. Bunların doğadaki karşılığı tespit edilip derste anlatılması gerekir.
Ör1; En Önemli Matematiksel (Altın) oranda bir insanın kafasının bedenine sabit bir oranı vardır.
Ör2; Bazı bitkilerde yapraklar karşılıklı çıktığı zaman gövdeden yukarıya doğru ya da aynı noktadan üçten fazla yaprak çıkar. Ya da gövdeden yukarıya doğru her yaprak bir öncekiyle belirli bir derecede açı yaparak çıkar.
Ör,Bazı bitkilerde her boğumda üç tane yaprak çıkar veya bazı bitkilerde 5 yaprak her boğumdan çıkar. zakkum örneği verilebilir.
-Bunlar, En Önemli Matematiksel (Altın) oran, En Önemli Matematiksel (Altın) kurallar ve En Önemli Matematiksel (Altın) sayılar matematiğin diğer bilimlerle kenetlenmesidir. Yani matematik bütün bilim dallarının dinamik orkestra şefi gibidir. Yani bu anlattığımız En Önemli Matematiksel (Altın) oranlar,En Önemli Matematiksel (Altın) kuralların örneği çoktur.
Avagadro sayısı gibi değişmez oranlarda En Önemli Matematiksel (Altın) orana dâhil edilir. Avogadro sayısı veya Avogadro sabiti, bir elementin bir molündeki atom sayısı ya da bir bileşiğin bir molundeki molekül sayısıdır. 1 mol yani 12 gr Karbon12 elementindeki atom sayısı deneysel olarak hesaplanarak 6.02214199x1023 [1] bulunmuştur. O zaman biz En Önemli Matematiksel (Altın) kurallarla matematiği bütün dallarda diriltmiş oluruz.
İslamda bazı Alimlere göre gerçekte var olan Allah (C.C) diğerleri yaratıklar göreceli vardır, Allah'tan başka çok şey izafidir.

Bir popülâsyonun fertleri türün birer elemanı olarak ne anlam taşıyorsa her atom da ait olduğu elementin evrensel kümesi (evrendeki toplam kümesi) için aynı anlamı taşır.

- Kümeler ve Bazı Paradokslar Konusunda Temel Bilgi İçin Tıklayınız.

III-Matematiksel, Kültürel, Biyolojik, Kimyasal... Vb Alfabelerin Temsil Ettiği Şeyler Matematiksel Kümelerle İfade Edilebilir mi?

1-Periyodik cetveldeki elementlerin ve her elemente ait atomların kâinattaki toplam kümeleri.
Ör, kâinattın; %74'ü hidrojen elementi kümesi….%24 helyum elementi kümesi… kalan elementler %2 kümesidir.
Tüm elementler süper novaların oluşumları sırasında imal edilirler. Süpernovalarla da elementeler farklılaşırlar.
Periyodik cetveldeki her elementin kâinattaki toplam veya parçalı olarak kâinattaki kümelerini düşünün.
2-Biyolojik alfabedeki harflerin kümeleri
A-Proteinleri oluşturan biyolojik yapıtaşına ait alfabenin harfleri; aminoasitlerdir.
B-Çekirdek asitleri(nükleik asitleri) oluşturan biyolojik yapıtaşı alfabenin harfleri; bazlar(5 temel baz) ve şekerlerdir(2 özel şeker).
Biyoloji alfabedeki her bir molekülün (amino asitleri, nükleik asit bazları ve şekerlerini) doğadaki toplam ve parçalı kümelerini düşünün.
3-Matematikteki rakamların her birinin kâinattaki, düşünsel, hayali ve bilgisayar sanal ortamındaki toplam;nicel, nitel ve nesnel kümelerini düşünün.
4-Yer küresindeki tüm dillerde kullanılan alfabelerin her harfi için; kâinattaki, düşünsel, hayali ve bilgisayar sanal ortamındaki toplam;nicel, nitel ve nesnel kümelerini düşünün.

Yaratıkların Kümelendirilmesi veya Yaratıkların Küme Olarak İfade Edilmesi Neden Önemlidir?
Fosil (Geçmiş), Gelecek ! (yüksek hıza bağlı yakalanabilecek gelecek ışık kümesi),Yapay, Doğal, Canlı, Cansız, Diri, Yıldız, Lamba, Karanlık!!!,Lazer… Vb Işık Kümesi ya da Renk Kümesi Kavramlarını Tanımlayınız. İstemine yanıtlar algıda değişmezlik, doğru anlam yükle ve doğru anlamlandır emir kipleriyle doğru ötüştürücü öğretim, öğrenim ve eğitim sistemiyle veriliyorsa küme kavramıyla ilgili doğru şeyler düşünüyoruz ve yaparız anlamı yerine yerleşir.

I- Yaradılış Öncesi Yaratılacak Yaratıkların İlimdeki Varlık Kümesi;Yaratıklar yaratılmadan önce Allah (C.C)'HUN ilmindeki karşılığı olan
İlim Sıfırı Kümesi.
II-Yaradılış Sonrası Tüm Yaratıkların Evrensel Kozmik Ağ ve Yaşamış-Yaşayan-Yaşayacak Yaratık Kümesi
;Yaratıklar yaratıldıktan sonra bilimdeki karşılığı olan Nesnel+Boşluk+Diğer/Soyut+Somut+Dinamik Sıfırlar Kümesi.
Yaratıklar âlemi Kümesi, Canlılar âlemi Kümesi, Taksonomik Kategori Kümeleri, Tür ve Tür Alti Kategorilere Ait Kümeler. Cansızlar âlemi Kümesi, Element/ler Kümesi, Atomlar Kümesi, Isı (Güneş, Evrensel... Vb Isı) Kümesi/leri, Işık(lazer, Ay, Güneş… Vb ışığı) Kümesi/leri, Bize küme kategorileri hakkında bilgi vermektedir.
A-Cansız Yaratıklar Kümesi;Kendine benzer fertler veremeyen kendinden önceki yaratıkların değişime uğramış halleridir.Fiziksel ve kimyasal açıdan yaratıkların kümelendirilmesi. Genellikle çekimsel-döngüsel sistem kümeleridirler.
1-Makro Kozmolojik Sistem Kümeleri; Atom üstü sistem kümeleridir. Koşullu, serbest ya da yarı koşullu makroskobik sistem kümeleridir.Gezegenler, galaksi kümeleri… Vb  
Kozmik Ağ Kümesi ve Evrensel Alt Kümeler Örgüsü/Kümesi
ve Canlı-Cansız Kümeler İçin Tıklayın
2-Mikro Kozmolojik Sistem Kümeleri;Element ve atom seviyesindeki koşullu sistem kümeleridir.
3-Partikül Altı Kozmolojik Sistem Kümeleri;Atom altı parçacıklara ait koşullu veya serbest sistem kümeleridir.
B-Aradaki (Yarı Canlı-Cansız Yaratıklar Kümesi; Tohum, Spor, Bazı Kistler, Virüs, Nano Yarı Canlılar… Vb tıklayın
C-Canlı Yaratıklar Kümesi;
Enerji tüketerek yaşayan ve kendine benzer fertler üreten yaratıklar


1-Yaşayan Yaratıklar Kümesi/leri;
Yaşayan tüm yaratıkların ölüme kadarki yaşayan diri hayat kümesi/leri.
2-Yaşamış Yaratıkların Tamamlanmış Hayat Kümesi/leri;Ölmüş yaratıkların ölene kadar ki bedenen ve zihnen yayadıkları hayat enerji döngülerinini(Termal, Kızıl Ötesi, Düşünsel ve Değişimsel-nesnel hayat enerjisi) tamamlanmış, yaşayan ve yaşayacak hayat kümesi/leri toplamı.
3-Düşünsel, Tefekkür, Hayal Edilenlerin ve Ölüm Sonrası Yaratıkların Hayat Kümesi/leri;Yaratıkların düşünsel âleminde ürettikleri hayat enerjisii(Termal, Kızıl Ötesi, Düşünsel ve Değişimsel-nesnel hayat enerjisi) kümesi/leridir.
D-Diğer Yaratıklar Kümesi;
Isı Enerji Kümesi, Işık Enerji Kümesi, Değişik Enerji Hallerindeki Yaratıkların kâinata Yayılan Hayat Enerji Halleri Kümesii(Termal, Kızıl Ötesi, Düşünsel ve Değişimsel-nesnel hayat enerjisi).

                           

 

                                          

     Özel Notlar; -Atom altı parçacıkların; kütlesel, hacimsel, yörüngesel ve alansal küme kavramları ne demek
Periyodik cetveldeki tüm elementlere ait atomların sistem kümeleri.
İzotopların kümelerine ve eşit kümelerin özgünlükleri, denkliklerin ve benzerliklerin örtüşümlerine dikkat.
Bileşik ve karışımların atom seviyesindeki ilişkisel, serbest veya koşullu kümeleri.
-H2O'NUN bağına ait elektronların, kütlesel, hacimsel ve yörüngesel-alansal küme kavramları ne demek?
-Dünya- Ay- Güneş sistemindeki gezegenlerin ve uydularının sistem kümeleri;kütlesel, hacimsel ve yörüngesel, alansal küme kavramları ne demek?
Gezegen-uydu kümesi.meteor asteroit kuşağı çevresel kümesi!!
Meteor, uydu, gezegen, yıldızların; hacimsel, yörünge ve alansal alt kümesi
Meteor, kuyruklu yıldız, gezegen; seviyesindeki ilişkisel, serbest veya koşullu kümler.
Boş küme düşünülemez her kümede mutlaka yaratık, her hangi bir enerji hali ya da her ikisi ile doldurur.
Kozmik en geniş üst küme;nesnel kozmik ağ kümesi +boşluk kümesi+diğer kümeler
Galaksi kümeleri
Galaksi üstü tera cisimler ve boşluklar üst kümeleri
1 küme mi?
1 ev mi?
1 kuş mu?
1 elma mı?... Vb
belki de çok örneklilik ilkesi uygulanmalı.
Alansal, kütlesel, hacimsel... Vb denkliklerin geçerlilik sahaları.
Matematik eğitiminde–öğretiminde Biyolojik materyal kullanılmasına yönelik bilimsel bir çalışma.
Matematik Öğretiminde Biyolojik Materyalin Doğru Kullanılması Ve Eğitimde Matematik Biliminin İletişiminde Kullanılması.
Matematiğin Bilimsel ve Toplumsal İletişimdeki Önemi Ve İlk Öğretimin Matematik Eğitiminde Biyolojik (Döngülerin, Süreçleri, Olayları Ve Eylemleri Ait) Materyalin Kullanılmasına Yönelik Bilimsel Bir Çalışma
Biyoloji ve matematik kitapları eşleştiriniz, En Önemli Matematiksel (Altın) kural ve oranları çıkarın.
Hangi mat dersi hangi biyolojik-kimya-fizik-jeoloji-astronomi-astrobiyoloji… Vb pozitif bilim konuları.

Okuma Parçası
-Büyük patlama kuramının adının yanlış konduğu hemen tüm bilim çevrelerince kabul görmektedir.
-Başlangıçta hava mekân hiçbir şey yok ki patlama olsun. Belki de gerçek adı büyük patlamama kuramı olarak değişmelidir.
-Evrensel hamuru oluşturan atom altı parçacıkları, fotonlar ve diğer özgün-özel enerji birimleri hallerinin örgüsüne ve matematiksel kümelere dayalı filogeni ve inkişafına bakıldığında nesnel evrenin devasallığını oluşturan çözmece parçalarının (özgün enerji birimi kümelerinin) bazıları eksik, yanlış ya da yetersiz gözükmektedir.
-Var olan büyük patlama kuramının tanımı ve özgünlüğü Belki de ilk süpernova/lara ait tanımı ifade ediyor.
-İlk süpernova ve öncesine ait hiçbir şeyi temsil etmiyor.
-Tanım Enerji kendiliğinden var olmaz ya da vardan görünmez ya da değişik hallere dönüşebilir.
-Kavramsal olarak eksik deyişiyle enerji vardan yok yoktan var edilemez. Peki nerden geldi bu patlamalı kâinat?
-Büyük patlamama öncesi
- kâinattaki artı değer enerji hangi yolu ve yolları takip ediyor.
-Büyük kıyamet( kâinatın ölümü) sonrası enerji halleriyle ilgili hiçbir bilgi verilmemektedir.
-Dolayısıyla nesnel kâinat öncesi ve sonrasına ait enerji döngülerinin dönüşümü hakkında hiçbir bilimsel bilgi verilmemektedir. Bu nedenlere yanıt olması amacıyla aşağıdaki bilgi dokusu “Büyük Patlamamam Kuramı” olarak sunulmuştur. Kuşkusuz bilimsel deneyler ve verilerle desteklenmedikçe teori olarak kalacaktır.

  I-Büyük Patlama kuramı'nın adı ters;başta patlama falan yoktu.Belki de adı "Büyük Patlamama !!! " kuramı olarak ilerde yer alacak!!
 II-Bu kuram enerji yoktan var edilemez yasasının (Enerjinin korunumu yasasının) 1. kısmına karşı eksik gözükmektedir.
III-Enerji vardan yok yoktan var edilemez yasasının 2. kısmını takipte eksik ve yetersiz.
IV-Ayni zamanda var olan bütün enerjinin nereye gidip döngüsünü tamamlandığı konusunda eksik bir kuramdır.
 V-Büyük Patlamamayı!!! destekleyen evrenin ve iç döngülerinin evrim bilimi boyutlarıyla ilgili enerji döngülerini izah ediliş bilgileri;dağınık, kesikli, eksik ve yetersizdir.

                                                

            
formul

- Evrendeki Işık hızından daha hızlı düşünen beynimizde, bazı canlı-cansız sistemlerde ya da düşünsel, hayali, sanal, trans, rüyeti, termal, kızıl ötesi kâinatlarda yukarıdaki denklemlerin bazılarının karşılıkları:"Çok ve Parçalanmış Boyutlu Nesnel kâinat İçin";Kabaca Kısmi; Madde, Hız ve Enerji Bağıntısında (E=M.C2) bulunması olasıdır!!!
-Düşüncede ışık hızı aşılınca, kâinat aşılır.
-Dinamik düşünme esnasında beyinde oluşan sonsuz hızın yönleri kaosu ilişkisinde beyninizle zihinsel havuz içindeki kâinat ötesinde erimiş düşünsel enerjiyle düşünmeye başlarsınız.
-Boyutlarda sonsuzdan büyük bir değer; en azında ebedi boyutlardaki hayatın ilk basamağının sınırına yaklaşılmış değer kabul edilmelidir.
-Sonsuzdan büyük değerdeki tümleşik boyutlar; ölümsüzlüğün sınırında demektir.

1-mekân (0-0) (Enerji, ortam, yaratıkları... Vb içinde barındıran konum =mekân Sıfırı=0=mekân Kümesi
2-Yaratık(1-1) (mekân ın içindeki kişilik kazanmış enerji halleri)=1 ve klonları
3-Ortam(1-1) (Bir yaratığın yaşaması için mutlak gerekli yaratıktır)=1 ve klonları
4-Ham Enerji (Yaratığa dönüşmemiş ya da kişiliği enerjiye erimiş ortam,mekân ,eylem, eylemsizlik,yaratık/lar... Vb hali)=Ham Enerji Sıfırı=0=Ham enerji Kümesi
5-Enerji Halleri;Potansiyel, Kinetik... Vb Enerji Halı Sıfırı=0=Ham enerji Halı Kümesi
6-Eylem(;0-1!?) (Hareket-Hız)=Dinamik Sıfır=0=Eylem Kümesi
7-Eylemsiz-Statiklik (hareketsiz enerji, yaratık, çekim… Vb her şey) = Secde Sıfırı 0=Statik Küme
8-zaman (1-0!?);kesikli--geçici ölümlü ebediyet parçası boyutu. mekân , Yaratık, Eylem, Zaman... Vb birim boyut örgüsü olarak boyutlar yapışıktır. Zaman Baki (Ezeli ve Ebedi… olan) Allah (C.C)'HUN yaratıklara geleceğe doğru ya da yönde verdiği geçici hayatın birimsel ifadesidir. Zaman yaratığın/ların geri dönüşümsüz hal değiştirişine kadarki çevreyi etkilediği ve ondan etkilendiği ve/veya ürettiği hayat ölçeği denebilir. Yaratıklar ebedi yaşantıya katılışla (ebedi hıza ulaşan yaşantı ve/veya hayatlarıyla) zamanı ölçülemeyecek derecede asgariye ya da minimuma indirgeyecektir. Kaç nefes almış ve vermişseniz, bu nefes ve kalp atışlarıyla kaç birim görüntü ve veya/ve ne kadar hayat çevrenize enjekte edip ve/veya enjekte almış ve üreterek yaymışsanız… toplamı geçici hayat sıfatınızı uzunluk ölçüsüdür. Ola ki; Kâinatın hızlandığı dış kabuğunda sonsuz hızdan ebedi hiza doğru bir hızda ortam mevcuttur. Bu ebedi hıza yaklaşan Kâinattaki nesnel, düşünsel, sanal..vb enerji halleri olaylar olgular zamanın erimesi nedeniyle sonsuz ve ebedi arası bir mekanda Kâinattaki tüm yaratıksal buharlaşan hayatsal enerji birikmektedir. Bu mantıktan hareketle tüm yaratıkların hayat sıfatlarının uzunlukların doğum-ölüm ya da ortaya çıkış ve geri dönüşümsüz hal değiştiriş arasındaki toplam hayat kümesi o yaratığın ömürsel uzunluğu ve/veya eylemsel yaşantı kümesidir.
-Belki de istisna/lar hariç! zamansız hiçbir şey düşünülemez.
.
.
... Vb

Çıkarsayış; E=M.C2 mekân ı eksik bir doğal formül kurgusudur. Gittikçe genişleyerek; hızlanan, soğuyan, yaşlanan bir kâinatın değişim reçetesi ne yanıt olabilecek temel denklemi ne olabilir? Ya da var olan temel denklemine neler ilave edilebilir? Kâinatın mekân içinde genişleyerek hızlanışına (en düşük hızdan sonsuza oradan ebedi hıza yöneliş/zamanı sıfıra yaklaştır) ve soğuyuşa (1039 0C… den başlayan ilk kâinat zerresi sıcaklığı -273 0C noktasına yönelişte tüm yaratıkların entropisi aynı değerdedir) doğru ilerleyen ömrünün sembolsel denklemi ne olabilir? mekân =0 C=en düşük hızdan ışık sonsuz ve ebedi hızlanışa yöneliş denklemi önemlidir. E=M.C2 de Nokta ile sonsuz boyut ve boyotsuzluğun arsındaki ilişkinin olmayışı (bunlar arasında ilişki kurulum denklemleri) önemlidir. Allah (C.C)'HUN kürsüsü yerleri, gökleri kuşatmış ve kürsüsünün azametinde arşın titrediğine dair ayet ve hadisler vardır. Ola ki atom altı parçacıklar (Sicim kuramı'yla ilgili atom altı parçacıklar alfabesi) alfabesi Esma-i Hüsnan'ın (Allah (C.C)'HUN Kuran-ı Kerim'de Geçen 99 Sıfatı ve İsimleri) ya da kelamındaki ismi azamin (Allah (C.C)'HUN) farklı ilahı (Allah (C.C)) İsim-Sıfatlar ve/veya farklı Esma-i hünsadaki sıfatların farklı/çeşitli zikirullah frekansı ve zikrullahi rezonansının sonucu olarak Sicim kuramı'nda bahs edilen farklı atom altı parçacıklar alfabesi tecelli etmiş olabilir. Ola ki zikrullah ta fenafillaha geçenler ve dans ederek müzikle kendinden geçenler Sicim kuramı'nda bahsedilen bu atom altı parçacıklar alfabesi enerji seviyesine zihinsel hayat enerjisi/leri ulaştığı için duyguları ve hissedişleri aşan zevkten ya da fenafillahtan kendini şişleyecek, ateş üstünde yürüyecek… Vb kadar akılsızlaşıyor, bilinçsizleşiyor, şahlanıyor ya da mazoşistler gibi pervasızlaşıyorlar.

A;0-0=Kavram Olarak Karşılığı Mekandır.Özgün mekân Sıfırı=Özgün mekân Kümesi
B;1-1=Kavram Olarak Karşılığı Ortam ve Yaratıktır. Özgün Ortam ve Yaratık Sıfırı=Özgün Ortam-Yaratık Kümesi
C;0-1!?=Kavram Olarak Karşılığı Eylem ve Hızdır. Özgün Eylem ve Hız Sıfırı=Özgün Eylem ve Hız Kümesi.
Özel Not;Ola ki;yaratık hızlandıkça içinde yüzdüğü boyutlarla/rı kaynaşır/kaynaştırır. Belki de ebedi hızda(ölümsüzlük hızında) tüm boyutlar kaynaşık ve ölümsüzdür!!
D;1-0!?=Kavram Olarak Karşılığı Hayat Döngüsünde Geçen-Yaşanan Faktöriyel Hayatın Ölçü Birimi-Anı ya da kesikli--geçici ölümlü ebediyet parçası boyutu Zamandır(Tüm Geçici Boyutlara Faktöriyel Özel Bir Yaratıktır). Özgün Zaman/lar Sıfırı/ları=Özgün Zaman/lar Kümesi
A, B, C ve D deki karşılıklı bağlı ve ilişkisel sayıları her konumda birbiriyle ilişkili madde/nesnel/zahiri âlem ve batini/anti madde âlemindeki temsilcileri olarak düşünün.
Ör.0 (Nesnel/Zahiri âlem Sıfırı=mekân ı=Kümesi) - 0 (Anti Madde/Batini âlem Sıfırı=mekân ı=Kümesi) olarak düşünün.
Özel Bütünleşik Hal Döngüsü;0-0=0, 1-1=1, 0-1=0/1, 1-0=1/0, eşitliğin sol tarafındaki değerler zahiri ve batini kâinata ait değerler. Eşitliğin sağ tarafındaki değerler;sol taraftaki değerlerin yaratılmadan önceki bir anda olmuş bitmiş tüm olasılıklara ait senaryoların ölümsüz(ebedi) boyuttaki yaratılmış karşılığını temsil eder.
Nesnel (Zahiri) kâinatta Ola ki;
-Mekansız, zamansız yaratık düşünülemez,
-Yaratıksız mekân düşünmek olasıdır.
-Ortamsız mekân düşünmek olasıdır.
-Ortamsız yaratık düşünülemez
-Yaratıksız ortam düşünmek olasıdır.
-Zamansız, mekân , yaratık ve eylem düşünülemez.
-Belki de istisna/lar hariç! zamansız hiçbir şey düşünülemez.
-Eylemsiz, mekân ve yaratık olasıdır. Demirkuş 2010
Erimiş;Düşünsel, Hayali, Sanal, Trans, Rüyeti, Termal... Vb Enerji Halleri Pekiştireçi;
Özel Not; Çok ve Parçalanmış Boyutlu kâinat İçin;Kabaca Kısmi Madde, Hız ve Enerji Bağıntısı;E=M.C2 Nesnel kâinatın;mekân , eylem ve zaman bağıntısı, Düşünsel, Hayali, Sanal, Trans, Rüyeti, Termal kâinatların;mekân , eylem ve zaman enerjisinin durum ve konumlarının özgünlüklerini açıklamakta yetersiz ve eksiktir.
Ör.Düşünsel ortamda mantık yürütme... Vb ile üretilen ve kullanılan düşünsel enerji boyutları kaynaşık özgün erimiş enerji denir. Düşünsel enerjideki yaratık, olay, olgu, süreç… Vb özgünlükleri en az özgün nesnel enerji hallerinin ilişkisi kadar sağlıklı ve verimlidir. Belki daha verimli! Düşünsel enerji halleri daha hızlı yol alır.
Örneğin,
Aynı kişi aynı eylemi (ör. kendi düğününü) sonuna kadar dikkatli izlesin. Düğünün her anını otomatik dijital, termal ve kızıl ötesi fotoğraf makinesiyle her anın karelerini en hızlı alsın. Tüm düğünü en yüksek kalitede video ve termal, kızıl ötesi kameralarla... Vb kayıt etsin.
1-Düğünün her anını; dikkatli izlerken beynine nesnel belleği kayıt yapar. (Beyinsel Kayıt)
2-Düğünün her anını; zihinsel havuzuna diğer alt yapı bilgileriyle ilişkisel kayıt yapar.(Zihinsel Kayıt).
3-Düğünün her anında; çektiği fotoğraf ve video görüntülerini bilgisayara kayıt etsin.(Hesabi+Sanal Kayıt)
4-Düğünün her anını;net bir şekil de hatırlasın ve düşünsün.(Düşünsel Kayıt)
5-Düğünün her anını;net bir şekilde hayal etsin.(Hayali Kayıt)
6-Düğünün her anını;rüyasında net görsün.(Rüyeti Kayıt)
7-Düğünün her anını;trans halinde hem hayal etsin ve hem de düşünsün.(Trans Kayıt)
8-Düğünün her anında;çektiği termal, kızıl ötesi, fotoğraf ve termal, kızıl ötesi video görüntüleri bilgisayara kayıt etsin.(Termal Kayıt)
9-Düğünün her anı;termal, kızıl ötesi,, görsel, hesabi, düşünsel serbest,... Vb yukarıdaki tümünden fazla çeşitte özgün enerji hallerinde olarak kâinata yayılır ve kayıt edilir. ( kâinatsal Kayıt).Ör.Bu düğünü kaç kişi izledi ve kayda geçti... Vb, Kuramsal olarak hiç kimse izlemese bile kâinata çok çeşitli hallerde yaydığı enerji çeşitleri nedeniyle kayıt edilir.
.
.
.
vb. düğünün her anını;beyinsel, zihinsel, düşünsel, hayali, trans hali, sanal, dijital/hesabi… Vb diğer olaylarla ilişkisel düşünsün ve kayıt etsin.
1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9… Vb
Her maddedeki mekân , ortam-yaratık, eylem-hız, zaman özgünlükleri hakkında neler söylenebilir?
A-Her maddedeki; mekân , ortam-yaratık, eylem-hız, zaman kavramların özgünlüklerini tanımlayın
B- mekân , ortam-yaratık, eylem-hız, zaman açısından tüm maddedeki benzerlik ve ortak paydaları tanımlayınız.
C- mekân , ortam-yaratık, eylem-hız, zaman açısından tüm maddedeki özgünlüklerin sınırlarını sınıflayınız ve tanımlayınız.
D- mekân , ortam-yaratık, eylem-hız, zaman açısından tüm maddedeki geçişkenlerin sınırlarını sınıflayınız ve tanımlayınız.
E-mekân , ortam-yaratık, eylem-hız, zaman açısından tüm maddedeki diğer özellikleri, belirteçleri, özgünlükleri… Vb sınıflayınız ve tanımlayınız.

Ola ki;
-Geçici hayattan ebediyete intikalde bazı insanların hayata başlamasından ölümüne kadarki yaydığı özgün enerjinin tüm zamanlar-mekanlar-eylemleri… Vb tüm hayat boyutları birleşik-kaynaşık bir döngü olarak bütünleşir.

Sonuç;
A- Kâinatın devasa nesnel boyutunu sonsuz, bedeninizi de bu boyutun içinde ihmal edilebilir bir zerre olarak düşünün.
B- Hesabi ve düşünsel kalbinizin büyülüğü içindede; kâinatın devasallığını ihmal edilebilir bir zerre olarak düşünün.Allah (C.C)’N Ezeli, Ebedi ve Baki Olan Hay CC’HU Hayat sıfatı yanında da, Bâtını Kalbin Büyüklüğü, geçici ve hiç ya da yok sayılabilecek kadar küçüktür.
C- A ve B şıkkını bir arada bir an düşünün bu durum ve an; size ışık hızından daha hızlı düşünen beyniniz ve düşünsel havuzdaki sanal/düşünsel araçlarınız (akıl, zekâ, mantık sistemi, muhakeme, ruh, sanal nefis… Vb) hakkında kısa, net ve özlü bir fikir verir.
Ola ki hızın sonsuzu aştığı (sonsuz hızın oldüğü), geçici mekânın ebedileşmeye yaklaştığı ve geçici zamanın sıfıra değdiği nokta ebediyettir (ölümsüz hayat). Ebedi hızla sonsuz hız arasındaki çizgi ölümdür. Ya da mekân ın sonsuzu aştığı yani ebediyete yaklaştığı nokta hız sonsuzu aşmış ebediyete yaklaşmış ve geçici zamanın sıfıra değdiği-noktada ebediyet (ebedi zaman) başlar. Ebediyet; Bekası yaratıklarca sınırlanamayan, hesaplanamayan ve bilimsellikte yeterince doğru algılanamayan "Ölümsüz Hayat" anlamıyla örtüşen kavramdır.

VI-Büyük Patlama kuramında evrenin dış sınırı hakkında net ve tutarlı bilgi verilmemiştir!
VII-Büyük Patlama kuramında evrenin genişlemesini ve hızlanmasını kontrol eden güçlerin denge döngüsü bilgileri;yok, dağınık, kesikli, eksik ve yetersizdir.

Ebediyet, İlim, Bilim, Varlık, Süreklilik, Boyutluluk ve Yaratık İlişkisinin Doğadaki Gelişimi ve Varlık Enerjisi Olarak Tersinir Başlangıca (Orijine) Dönüşün Aşamaları;

-Ola ki evren ilk yaratıldığında simetrik Bâtıni(Anti Nesnel) ve Zahiri (Nesnel) olarak iç içe ancak farklı enerji hallerinin kontrolünde iki evren.
-Ola ki evrenin ilk yaradılışı ve dış kabuğunun değme noktalarında değişik hallerde devasa özel ağır su halı benzeri? kontrolünde arşın perdesi/katmanı vardır. Evren ancak bu özel ağır su halı kontrolünde arşı perdesi basıncı ve kontrolünde genişlemektedir.
-Ola ki Bugünkü göünen ve görünmeyen nesnel evrenin hamurunu oluşturan; atom altı parçacıklar, yarı nesnel-yarı ışıksal, yarı ısısal… Vb evren hamurunun parçaları belli oranlarda bir arada hızlanırsa boyutları kaynaşmaya meyilli evrenimizi aşan boyutsuzluğun lapalarına ulaşılabilir. Kısaca bir kısım enerjinin görünmez ya da boyutsuzlaşmaya kayması beklenir. Ancak bu enerji sürekliliğe-sonlu sonsuzluğa ya da boyutsuzluğa yanı başlangıca kaymıştır.
-Evrenin hamurunu oluşturan özel enerji halleri(atom altı parçacıklar, yarı nesnel-yarı ışıksal, yarı ısısal, Karanlık madde; Allah, gökleri gördüğünüz herhangi bir direk olmadan yükselten, sonra Arş’a kurulan, güneşi ve ayı buyruğu altına alandır. (Rad/2) kâinatın % 27 sini oluşturur ve bizim görsel algıladığımız nesnel evren ise kâinatın sadece % 5 ini oluşturur ve alt birimleri … Vb evren hamurunun parçaları) birimlerinin her biri evrenin yapısal ve anlamsal doğal alfabesi ya da parçası (evrensel çözmecenin/pazılın parçası) gibidir.
-Her parçanın kâinattaki toplam kümeleri matematiksel olarak bir arada düşünüldüğü zaman her özel enerji hali kümesi nesnel kâinat(zahiri) çözmecesinin(pazılının) bir parçasıdır. -Nesnel ve dinamik kâinat bu çözmece parçalarından ibaret içi boyutlu ve şekilli dışı boyutsuz bir bedensel bütündür.
-Filogenetik açıdan birim enerji hallerinin (birim parçaların) başlangıcı ilim (orijini) varlık, boyutsuzluk, süreklilik ve yaratık-boyutluluk aşamalarının tedrici gelişiminin sonucudur. -Yaratıkların dönüşü de yaklaşık (ebediyete ebedi yaratık ya da varlık konumuna dönüş ki bu ilk bileşenlerine ayrılma anlamına gelir) aynı filogenetik döngüyü tersine takıp eder.
-Ola ki özel ağır su halı kontrolünde kuşatılmış Bâtını ve zahiri kâinatlar boyutsuz varlık ve ilimle kuşatılmış olarak geleceğe ömrünü tamamlayıp belki de yeniden aynı döngü devreye girecektir ya da geçmişte defalarca tekrar etmiştir.
-Sonuçta bu döngünün hâsılatı bazı varlıklar ebedi yaratık olarak sonuçlanmış hayat bulacaklardır.
-Artık yeniden oluşacak bu döngüye katılmayacaktır. Belki de kâinatta hiçbir şey tamamen aynı olarak tekrar etmez yöntem olarak aynı görünürse de yeni, özgün, farklı; varlık ve yaratıklardır hiçbir zaman önceki değildir.
-Ola ki doğada ki hayatın çeşitli enerji halleriyle; hızlanarak-buharlaşarak sonsuz hızlara, sürekliliğe ve başlangıçtaki ebediyete kavuşması ya da batini evrene enerji enjekte etme döngüsü süreklidir ve dinamiktir.


-Bilim Tarihi Açısında Düşünce âleminde Aklımızla, Kişiliğimizle ve zekâmızla Doğru Yürümek Olası mı?


-Bilim Tarihi Açısında Geçmişte Geleceğe Düşünce âleminden Nesnel Alime Doğru Hangi Taşlara Basarak veya Nirengi Noktalarına Dayalı Yürümek Gerekir?

-Geleceği, Günümüzü, Geçmişi Doğru Gören ve Doğru Kodlayarak Örtüştüren;Düşünce, Mantık, Öğretim, Öğrenim ve Eğitim Sistemleri Nasıl Geliştirilmeli?


-Peygamberi (Rahmani/İnsancıl), Doğal, Tarihi (Geçmişi), Ati (Geleceği) Ve Asrı (Yaşayan) Düşünsel İşletim Sistemlerini Bir Arada İlişkisel Kullanarak Yaşantımıza Hayırlı, Liyakatli Ve Doğru Güncelleyerek, Kendimizi Her Şeye Ve Her Şeyi De İç Dünyamıza, Kalbimize, Zihnimize, Düşüncemize Peygamberi (Rahmani/İnsancıl) Konumlandırışını Ve Uygulayışını İnsanlara Hangi Mantık, Eğitim ve Düşünce Sistemleriyle Nasıl Verilmelidir?

-Bulunduğumuz Boyuttan Gelecek ve Geçmişe Hangi Mantık, Düşünce ve Eğitim Sistemleriyle Gerçekçi ve Doğru Ulaşabiliriz?


-Bilimsel Değişmezlik ve Süreklilik Mantığının Düşünsel Uygulanışı (Bilimsel Değişmezlik ve Süreklilik Kavramlarıyla Düşünsel-Zihinsel Yol Alış);


1-Bilimdeki sürekliliklere, değişmez veya en az değişen yaratık, süreç, eylem, olgu, olay… Vb dayalı ilişkisel düşünerek düşünsel yoğunlaşarak düşüncede yol almak.
Ör,güneş dünya var olalı beri hep doğudan görünür ve yükselir batıda inerek görünmez olur.
Her geceyi bir gündüz takip eder ve kutuplardaki 6 aylık gündüz durumu.
Dünyanın yörüngesi ve şekli hep en az değişendir.
2-Bu mantıktan hareketle kâinattaki tüm hidrojen atomlarına dayalı olarak ilişkisel (sekronize) düşünerek kâinatın ilk yaratıldığı konumuna ulaşa bilirsiniz.Yani yaradılışın hemen akabinde yaratılan en eski ya da ilk hidrojen atomları hala vardır. Ancak oksijen ve demir atomları çok sonradan oluşmuş ve ortaya çıkmıştır.
3-Bilimsel verilere dayalı bu nesnel ve sanal düşünsel mantığı İslam'i farz, sünnet ve düşünsel verilerle doğru-kesin eşleştirerek ve ilişkiselleştirerek iç ve dış dünyamızı peygamber ahlakıyla yaşam döngümüzle ilişkisel içselleştirmemiz ve dışsallaştırmamız gerekir. Bununla peygamber ahlaklı insanların feyzine ulaşmak olasıdır.
4-Kişiliğimizi ve bilincimizi bu doğal ve peygamber ahlakı işletim sistemleriyle ilişkisel donatarak geçmişten geleceğe doğru ve gerçekçi düşünebilen, gerekirse; ruhu ile, aklıyla, nefsi ile, kişiliğiyle, bedeniyle, zekâsıyla ilişkisel düşünüp zaman boyutlarına yoğunlaşabilen ya da beyninin, hafızasının sınırlarını aşabilen her sanal ve nesnel aracıyla nesnel organıyla çevresiyle bütünleşerek doğru empati/eşduyum duyan insan tipi olmayı başarırsak düşünebilen çoğu bilgisayarlar-hayvanlar ve yaratıklar insanlara hayran kalır.
Ör. Peygamberler ve alimler böyle insanlardır.
İnsanlık fert ve toplum bazında bu doğal bilim işletim sistemi öğretimi ve eğitimine ilave olarak peygamber ahlakı işletim sistemi ile donatılıp hayata hazırlanmadıkça ürettikleri ve tüm yaşam döngüsüyle doğaya ve çevresine öldürürcü ve zarar veren bir yaratık olmaktan kendini kurtaramayacaktır.
İnsanlar bedensel ve teknolojik olarak henüz güneş ışığını bitkilerin etkili kullanacağı kadar evrimleşmemişlerdir.
Ancak insanlar peygamber ahlakı ile yaşam döngülerini ve stillerini( şekillerini sürdürürlerse doğanın bereketli hudutları içinde hemen tüm nesnel ve sanal yaratıklardan hayırlı ve verimli olabilirler. Peygamber ahlakı kurallarıyla donatılmış insanlar evrimin ve gelecekteki değişimin afatından da emin olurlar.

Çıkarsayış;
-Kimya Bilimi;evrendeki;atom, atom altı parçacıklardan ve diğer nesnel ve yarı nesnel özgün enerji hallerinden oluşan ve algılanabilir yaratıkların yaradılış hamurunun ürünlerinin yapısını inceleyen bilim dalıdır.
-Kimyada karanlık enerji; kâinatın % 68 nü oluşturur uygunışının ilk mekân ı ve sonrası 0 (mekân partikül yörünge kabuğu) ve 1(yaratık parçacıklar) iç içe hidrojen atomları parçacıklar kabul edilebilir. Yani her partikül bir yaratık proton bir mekân ın (yörünge kabuğu)  içindedir. Bu sade evrensel kümeden  kâinattaki tüm alt kümeleri kapsayan en büyük “Evrensel Görünen ve Görünmeyen Kozmik Ağ Kümeleri” devasallığını düşünün. Hemen hemen tüm algılanabilir kümelerin dokusunun hamuru atom ve atom altı parçacıklar oluşturmuştur.
-Atom ve atom üstü algılanabilir;yani ilk hidrojen atomundan kâinatın son yıkılışının bir an öncesine kadara ki devasa kozmik ağ kümesi... Vb hemen hemen tüm yaratıklar; atom altı parçacıklar ve enerji hallerinin ürünüdürler.
-Doğal ve yapay serbest ve rutin dinamikleri nedir? Örneklendirin.

Kâinatı; Küme Elamanı, Nicel, Bilimsel, Kurgusal, Yapısal, Düşünsel, İlişkisel, Kümesel ve Peygamberi (Rahmani/İnsancıl) Keşif Ediş Çeşitleri

1- kâinattaki/ kâinatlardaki her yaratık, olay, süreç, olgu, ışık hızı, eylem, düşünce… Vb her şeyi bir küme elemanı olarak düşün!! Sonra seçtiğin küme elamanına bir üst olacağı ( o elmanı kapsayan/içeren) kümenin sınırlarını amacına uygun belirle ve gittikçe daha geniş kümeler doğru düşünmeye başla. Şimdi kâinatın ilk yaratıldığı anda hemen genişleyen mekân ın (tüm özgün mekanları mekân sıfırı/0-0 kabul edin) hala gittikçe hızlanıp genişlediğini ve mekân ın içinde müteakiben yaratılan ve oluşan (tüm yaratıkları bir ve birin klonları/1-1 kabul edin ve eylem-hız-dinamik olayları 0-1, zamanı da 1-0 kabul edin);yaratık, olay, süreç, olgu, ışık hızı, eylem, düşünce… Vb hiç birinin kıyamete kadar mekân ın genişleme hızına ulamayacağını (Göğü halagenişletmekteyiz/Zariyat 51. Sure 47. Ayet.) düşünerek kâinattaki/ kâinatlardaki her şeyi küme elamanı mantığıyla düşünerek kâinatı/ kâinatları uygulamalı küme mantığı ve tanımlayıcı küme tasarımı matematikçileri gibi keşfet (Küme Elamanı Mantığı ve Tanımlayıcı Küme Tasarımı İle kâinatları Keşif)

2-Nicel matematik sembollerle ve matematik kurallarla doğayı zihnine ve iç dünyana konumlandır. Matematiksel sembollerle ve matematiksel kurallarla doğayı zihnine ve iç dünyana konumlandır.
Nicel-Nitel, Nesnel, Eylemsel, Uygulamalı; Matematik denklemlere ve kurallara dayalı bir bütünlük çözmecesi (pazılı) olarak doğayı iç dünyamıza ve zihnimize doğru konumlandırarak doğayı nicel matematikçiler ve teorik fizikçiler gibi keşfet. Doğayı düşünsel, uygulamalı, nesnel, nitel ve nicel matematik denklemler ve kurallar mantık ifadeleriyle iç dünyamıza konumlandırmak. (Evreni Nicel Matematiksel Sembollerle Keşif).
-Her problemin; nesnel, nicel, nitel ve eylem örnek olayla anlaşılır kılmanın özgünlüklerinin ve ortak paydalarının sınırlarını belirmeyi izah ediniz.

3-Evreni Astronomi mantığıyla, ışık, renk vb mantıkla düşünerek keşiftir.(Evreni Nesnel, Nitel ve Düşünsel Matematiksel
Keşif)

4-Doğadaki kurallar, kanunlar ve kavramsal tanımların ilişkisel; kurgularına, denklemlerine ve kurallarına dayalı bir bütünlük çözmecesi (pazılı) olarak her şeyi iç dünyana ve zihnine doğru konumlandırarak ya da doğayı felsefeciler gibi keşfet (Evreni Tanımsal Kesif).

5-Kâinattaki Atom ve atom altı zayıf çekim gücü ile atom üstü kuvvetli çekim güçleri ne demektir?
-Evrenin; atom, atom altı, atom üstü yaratıkların ve evrensel boşluklardan oluşan dokusunu düşün.
-Doğadaki atom, atom altı parçacıklar ve özel enerji hallerinin (evrenin hamurunun) şekilsel yapılarına ve işlevlerine dayalı ilişkisel denklemler ve kurallara dayalı bir bütünlük çözmecesi (pazılı) olarak doğayı iç dünyana ve zihnine doğru konumlandırarak kimyacılar ve astronomlar gibi keşfet (Evreni Yapısal Keşif).
Yorum;İlimde Varlıklar âleminde yer küresi ve kâinattaki tüm yaratıkların potansiyel enerjisine ve özgünlüklerini özünde bulunduran ve her şeyin yapışık olduğu (Yer ve gök yapışıktı biz onların arasını açtık/Enbiya 21. Sure 30. Ayet/ Fusslet 41. Ayet 11. Ayet); ilk matematik nokta, ilk zerre, ilk sıfır, ilk küme, ilk mekân ın bulunduğu ilk koordinatlarda ve ilk boyutlarda belki de boyutsuzluklar da ya da sonsuz boyutlar da veya hepsinin ortak paydası boyutlar da (1032-39 derecede erimiş haldeki kâinatın her şeyini içeren nokta, kâinatsız ilk uzaysal mekana ve oluşan ilk kâinata /yaradılışın ilk saliseden kısa sürede ol emrine icabetine verdiği tepki anı ve oluşum hali) Karanlık enerji ( kâinatın mekân ını genişleten enerji) harekete geçti ve karanlık madde (yaratıkları kümelendirici bir arada tutan ve tutkal görevi gören enerji) tepki olarak otaya çıktı. 2 gücün (karanlık enerji ve karanlık maddenin) dengesi 5–6 milyar yıl dengede gitti (kâinatı; genişleten karanlık enerji ve kâinattaki yaratıkların kütlesini bir arada tutan karanlık madde enerjisi) ve akabinde genişletici enerji gücü (karanlık enerji) hâkimiyeti aldı ve kâinatı genişleyiş gücü bir arada tutuş gücünü aştı. kâinatı 6 (her gün yaklaşık bir milyar yıla intisap emektedir.) günde yaratık ve göğü Hala göğü genişletmekteyiz/Zariyat 51. Sure 47. Ayet. Bu arada ebedi hız (zamanın sıfıra yaklaştığı hal) sonsuz hıza, sonsuz hızlarda ışık hızına… Vb gittikçe durma noktasına yaklaşan hızlarda hareket eden yaratıklar yaratıldı) .
            Bir anda var olan kâinatın en düşük hızlarıyla ışık hızına ondan sonsuz hızlara ve ebedi hızlara doğru yol alırken diğer taraftan -273 dereceden 1032-39 dereceye doğru ısınarak eriyerek küçüldüğünü düşünelim! Bu şu anlamı taşır; kâinat başlangıçtan bu güne dek unziplendiğinin (kodlanarak açıldığı ve genişlediği koşullarının) tam tersine, başa doğru yani gelişinin tam tersine uyumlu ziplenerek küçülüp erimeye başladığının kurgulayışıdır. O zaman yer ve gökler yaratılmadan sıfır yaşındayken; karanlık enerji ve karanlık madde tarafından zıt yönden çekilmeye başlandı ve 380 yıl bu zıt yönlü kuvvetlerin etkisi arasında bugünkü kâinatın bebeklik hali ortaya çıktı 380 yıl sonra kozmik patlamalar başladı. Bu günkü evren hala bu iki güç arasındaki yaklaşık % 5 lik evrendir. Karanlık enerji; kâinatın % 68 nü oluşturur. Karanlık madde; Allah, gökleri gördüğünüz herhangi bir direk olmadan yükselten, sonra Arş’a kurulan, güneşi ve ayı buyruğu altına alandır. (Rad/2) kâinatın % 27 sini oluşturur ve kütle çekiminden sorumlu madde olarak bilinir. Bizim algıladığımız Kâinat tüm kâinatın sadece %4'üdür. Yer Gök yapışıktı ikisinin arasın biz açtık (Ayet var). Göğü Yer Gök yapışıktı ikisinin arasını biz açtık/Enbiya 21. Sure 30. Ayet, Fussilet 41. Sure 11 Ayet. Göğü Hala göğü genişletmekteyiz/Zariyat 51. Sure 47. Ayet. Her şey aslen Allah (C.C)’HU zerre nurundan kökenlenmiştir ya da yaratılmıştır. Yani tek kökenlidir. Evrimde tüm yaratıkların aslen tek kökenden kökenlendiğini savunur. Her ikisinde de canlıların hayatı suda başlar. Arşı suyun üstündeyken hanginizin daha güzel amel işlediğini denemek için Kâinatı yarattı. Canlıları sudan çift çift yaratmıştır Ayetleri vardır.


6-
kâinatı; canlı, cansız ve yarı canlı sistemlerin alt ünitelerinin örgüsünden oluştuğunu ya da bu örgülere dayalı bir bütünlük çözmecesi (pazılı) olarak iç dünyana ve zihnine doğru konumlandırarak doğayı biyologlar gibi keşfet (Evreni Sistemsel Keşif)

7-1, 2, 3, 4... Vb kâinatı tüm keşif ve analiz yollarından hangisi/leri size uygunsa onu veya onların hepsini bilimselliğin kefeninde-çetelesinde (metriksinde) ya da bilimsel disiplin ve mantık çerçevesinde bir  arada ilişkisel-düşünsel olarak Allah (C.C) rahmani alimler gibi tefekkür ediniz(Evreni İlişkisel Keşif).
İp ucu;Ölümsüzlükten sonlu sonsuzlara dirilişi (ölümlü hayata dirilişi) ve sonlu sonsuzlardan ölümsüzlüğe(başlangıca) geçişi ve dirilişi (ölümsüzlüğe dirilişi ya da başlangıca dönüşü) bir arada düşünerek, ölümsüzlük kümesi ya da ölümsüzlük hayatı kümesi veya ebediyet zihninizde ne anlam uyandırıyor?


6-1,2,3,4,5 teki tüm bilgileri dikkate alarak evreni mikroskobik ve devasa makroskobik kümelerle kaşif etmek. Ör,Makroskobik kâinatı, Karanlık maddeden oluşan kozmik ağ kümesi, galaksi üst kümeleri, galaksi kümeleri, galaksi alt kümeleri, devasa boşluk kümeleri, devasa gaz kabarcıkları kümeleri ör;Laymın alfa kabarcıkları kümesi, karanlık enerji; kâinatın % 68 nü oluşturur kümesi, devasa çekim kümeleri şeklinde düşünmek ve tefekkür etmek. Ör,mikroskobik olarak tüm atom altı parçacık kümeleri (tüm, proton, nötron, elektron… Vb kümeleri), atomlardaki tüm boşluk kümeleri, çekirdek kümeleri, yörünge kümeleri, tek tek kâinattaki her elementin toplam kümeleri oranı… Vb (Evreni Kümesel Keşif )


8-Evreni İlahi Ya Da Peygamberi (Rahmani/İnsancıl) Keşif;
Allah (C.C)
-Önce Hz. Muhammed AS'IN Kalbini (batini ve zahiri) sıkıştırıyor sonra batini kalbin içini temizliyor Kuran-ı Kerimi (Tüm Ayetleri) Nur Olarak Yükler.
-Sonra Cebaril AS'LA (İlim meleği) Bazen toplumsal olayların ve süreçlerin oluşum seyrine bağlı ve bazen de olaylardan bağımsız olarak ayetleri Hz. Muhammed AS'A indirmiş ve HZ. Peygamber AS Ashab-ı Kirama yazdırtmıştır.
-İndirilen ayetlerin topluma ve hayata uygulayan HZ.Peygamber AS Ashab-ı Kiramla ve bazen halkla İstişare ederek ayetlerin hayata uygulanış ve etkilerinin sonuçlarını hadis olarak kayıt etmiştir.
-Tüm Ayetlerin yeryüzündeki uygulanış ve pekiştireçlerden sonra Allah (C.C) tarafından Miraca davet edilerek (çıkarak) Tüm Ayetlerin tarihi, asri ve atideki uygulanışları konusunda görülmesi, izlenmesi ve yaşanması gereken her şeyi ya da hepsini dünya hayatındaki duyuşsal algılanışlardan daha güçlü olan kalp gözüyle görüp kalbine kayıt etmiştir. Sonra Yeryüzüne inmiştir.
Özet;
-Kalbini temizleyip Kuran-ı Kerimi (Tüm Ayetleri) Nur Olarak Yükler.
-Yüklenen Kuran bilgileri zaman süreci içinde Cebarail AS tarafından zaman ve koşullar oluştukça ayetler HZ. Muhammed AS'A indirilmiş ve Ashab-ı Kirama yazdırılmıştır.
-Ayetler Öncelikle HZ. Peygamber ve Ashab-ı Kiram tarafından hayata uygulanmış ve peygamberce hadisler yazdırılmıştır yani hadisler ayetlerin geldiği koşullara peygamberce uygulanış meyveleridir.
-Miraca davet edile HZ. Peygamber ayetlerin tarihi, asri ve ati uygulanışını kalp gözüyle yaşayarak öğrenmiş, yaşamı ve dünya hayatına dönmüştür.

Çok Yönlü Keşiflerden Çıkarsamalar ve Varılan Yargılar;Var olan bilgileri kâinatın bir bütünlük çözmecesi (pazılı) içerisinde;matematikçiler-teorik fizikçiler gibi denklemsel mantığa, felsefeciler gibi tanımsal mantığa, kimyacılar-astronomlar gibi yapısal mantığa, biyologlar gibi canlı-cansız sistemler… Vb mantığına dayalı düşünsel havuzda, bir arada değerlendirdiğimizde büyük patlama kuramının konumu, kâinatın yaradılışı ya da oluşumu esnasındaki ilk en küçük süper novacık/lar(en küçük süper nova/lar) ve ilk süper novalarla örtüşür.

Sonuç Olarak;
-Ola ki;
- kâinat ve Geçici Hayattaki Her Şey;ebediyetin ve ölümsüzlüğün mutlak değerleri içinde ya da kuşatmasında…yoğun ebedi hız kökün deki kâinatın hamurundan yani görünen ve görünmeyen atom, atom altı parçacıklar ve enerji hallerinden oluşumlar. Görünen ve görünmeyen atom altı ve üstü oluşumların yaydıkları hayat enerjisi, düşünsel enerji, termal, kızıl ötesi, sanal, dijital(hesabi) … Vb yaydığı enerji hallerinin evrensel döngü içine dönmesi, ebediyete buharlanışı önemlidir.
-Yaradılış anının her şeyi ilk saniyenin içine konmamış çükü kâinat hala genişlemekte ve hızlanmaktadır.Göğü halagenişletmekteyiz/Zariyat 51. Sure 47. Ayet. Hala genişleyen ortamın ölümsüz hayattan ölümlü ve geçici kâinatın genişlemesi ve hızlanması için her an ölümsüz hayattan enerji verilmektedir.
-Yaradılışla;zerre nurdan ve ebediyetten geçici hayata doğru çoğu şeyin yaradılışı ve çoğu şeyin hasılatı çok büyük önem ve anlam taşır.
-Belki de kâinatta gerçekten nesnel olarak net tam ve sürekli pürüzsüz;doğal küre, doğal daire, doğal çember… Vb az veya olamayacağını gör. Ya da doğal;daire, küre, çember olsa da geçicidir ve uzun ömürlü değildir. O zaman pi sayısı doğal olamayan yapay önemli bir sayıdır.

- Öğrenciye aldığı her dersi ve öğrendiği her bilgi biriminin ya da bilgi kümesinin her aşamasını: Rahmani, insancıl, peygamberi, doğru, meleği, kötü, yanlış, eksik, vahşi/doğal, şeytani, iblisi, doğal insani(hüsranı) ve cahili (çocuksu) ahlakla hayata güncellenişinin ilişkiselliğine dayalı; kullanılışına veya uygulanışına karşı tepkilerin sonuçların bir arada gerekçeleriyle uygulamalı “Tefekkür Dersi” ve “İnsan, âlemler ve Evrenlerin İlişkisi Dersi” verilmelidir. Ya da lise 4. yılda her dersin Rahmani, Hayvani/Cahili ve Şeytani/deccalı hayata güncellenişinin ilişkiselliği üzerine yani Kâbe'nin ahlakı geçmişi ile; Nemrut'un taştan harabeleri, Firavun'un taştan harabeleri uğruna yaptıkları, Çin ve Atilla'i, Cengiz Han'ın…Vb yıkımlarının, zulümlerini Vahşilikleri ve 19.YY-20.YY teknolojinin cahili ahlakla kullanışın küresel, toplumsal ve evrensel sonuçları uygulanabilir ve tartışılabilir "Tefekkür Dersleri" verilmedir. Öğrencilere;Rahmani, insancıl, peygamberi, doğru, meleği, kötü, yanlış, eksik, vahşi/doğal, şeytani, iblisi, doğal insani(hüsranı) ve cahili (çocuksu) ahlak kavramların ne anlam taşıdıklarını ve yaşam döngüsündeki gerçekte uygulanmış ve uygulanan örneklerle özgünlüklerini ve ilişkiselliklerini öğrettikten sonra öğrenilen her şeyin bu ahlakı özgünlüklerin her birsi ya da kümesine dayalı uygulanışların yaratıklara getiri ve götürülerinin sonuçları somut örneklerle kavratılıp Rahmani ve peygamberi uygulanışın gerekliliğine iman ettirilerek alışık tepki (refleks) ve alışkanlık haline getirilmelidir.
Örneğin, bulunduğunuz mekândaki her şeyin;
1-Sadece renklerine bakarak anlamlandırın, gruplandırın… Vb özgünlüklerini ve ortak paydalarını ilişkilendirin ve vardığınız sonuçları not ediniz.(Renk Bilim)
2-Sadece yapay geometrik şekillere benzeterek anlamlandırın, gruplandırın… Vb özgünlüklerini ve ortak paydalarını ilişkilendirin ve vardığınız sonuçları not ediniz. (Yapay Geometrik Bilim)
3-Sadece doğadaki özgün doğal şekillerini anlamlandırın, gruplandırın… Vb özgünlüklerini ve ortak paydalarını ilişkilendirin ve vardığınız sonuçları not ediniz. (Yaratık Biçim Bilimi, Doğal, Yapay, Sanal ve Öklid Geometrileri Bilimi/Nesnel Matematik)
4-Sadece ne işe yaradıkları (işlevleri) açısından anlamlandırın, gruplandırın… Vb özgünlüklerini ve ortak paydalarını ilişkilendirin ve vardığınız sonuçları not ediniz.(İşlev Bilim)
5-Hepsini oluşturan element ve atom altı parçacıkları bakımından anlamlandırın, gruplandırın… Vb özgünlüklerini ve ortak paydalarını ilişkilendirin ve vardığınız sonuçları not ediniz. Ya da elementsel ortak paydalarını bulmak için hepsini dış ortama kapalı gerçek ya da sanal mekanda yakın sonuçları karşılaştırın. (Kimya)
6-Davranışları, eylemleri ve eylemsizlikleri bakımından(eylemli yaratıklar) anlamlandırın, gruplandırın… Vb özgünlüklerini ve ortak paydalarını ilişkilendirin ve vardığınız sonuçları not ediniz.(Psikoloji)
7- Her yaratığı (özgünlüğü) bir yaratık (11) (Ör. Bir harfi, bir bilgi birimini, bir elementi, bir atom altı parçacığı, hayvan, bitki, galaksi, kâinat, hayal… Vb) küme elemanı kabul ediniz. O yaratığın yani küme elemanının yaşadığı ve ömrünce ulaşıp geri döndüğü/dolandığı veya kısmi sabit durduğu mekân ın kabuğunu ve her yerini (00) kümenin sınırı kabul edin. Şimdi tüm bilgi birimleri, hayalleri, harfleri düşünülen şeyleri, yaratık, eylem… Vb birim/birimlerini ve özgünlüklerine “küme elamanı” ve mutlak bir “küme sınırı” (mekân ı) içinde düşünerek tüme varıma gidin. İstisnai durumlar hariç; her küme ve küme elemanı mutlaka bir üst kümenin alt elemanıdır. Örneğin kampustaki nesnel bir ağaç kampustaki tüm ağaçların bir küme elemanı iken, tüm kâinattaki ağaçlarının da nesnel bir küme elemanıdır. Bir hidrojen atomu ait olduğu su molekülünün küme elemanı, içinde bulunduğu bir su damlasının küme elamanı… kâinatın % 74 hidrojen atomlarından oluşmuş ki kâinatın hidrojen kümesinin bir elemanı olarak kabul edilebilir. (Nesnel Küme Matematiği)
.
.
.
.
… Vb bu mantığı;bilgi birimine, bilgi birimlerine, sistemler alt bilim dallarına, bilim dalı yapı taşlarına uygulayarak o bilgi birimi, kümesi, konusu, dersi, bilim dalı… Vb hakkında ki “Tefekkür Dersi” ve “İnsan, âlemler ve Evrenlerin İlişkisi Dersi” ni işleyin.

Doğa ve ötesindeki tüm bilgileri doğal işletim sistemi olarak insanlara yükleyerek geçmişteki, yaşanan ve gelecekteki asırlara ait; değişmez, değişken ve diğer bilgileri hayatına doğru güncelleyerek kendini namuslu (namuslu, dürüst, vicdanlı... Vb Rahmani ve/veya şeytani insanlarla; namuslu, dürüst, vicdanlı... Vb kara cahil , kasti cahil ve/veya çocuksu cahil insanlar karıştırılmamalıdır) ve akıllıca konumlandırmasını ispatlayarak ve inandırarak alışık tepki (refleks) ve alışkanlık haline getirmek. Yani cebine, nefsine, ceddine, keyfine … Vb önceliğine göre değil tüm insanlığın liyakatine yakışır konumlandırmayı (Allah (C.C) rızası Bunu başarmanın ön koşulu; mesabesinde konumlandırmayı) alışık tepki (refleks) ve alışkanlık haline getirtmek. -Kendisini ve çevresini doğru tanımak, -Kendisini çevresine ve çevresini de zihnine doğru, namuslu (namuslu, dürüst, vicdanlı... Vb Rahmani ve/veya şeytani insanlarla; namuslu, dürüst, vicdanlı... Vb kara cahil , kasti cahil ve/veya çocuksu cahil insanlar karıştırılmamalıdır), dürüst ve liyakatli konumlandırması gerekir.
-Geçmişin (tarihin), geleceğin ve asrın arasındaki değişmez benzerliklerin geçit taşlarına basarak değişkenleri ve değişenleri analiz ederek geçmişten geleceğe olan her şeyi asrımıza ve yaşam döngülerimize peygamberi (Rahmani/insancıl/Hz. Muhammed AS’A Peygamberlik (S.A.V) gelmeden önceki 40 yıllık insani ahlakı/Hz. İbrahim dini olan hanîfliğe tâbi olmuş) ahlaklı güncelleyerek ve uygulayarak yaşamak olasıdır.
-Bu mantığı yürüterek değişimi kabullenerek kendilerini asrına/asırlara güncellemeyen ve/veya güncelleyemeyen yaratıklar ya da değişmek istemeyenler (değişmek istemeyeni Allah (C.C) değiştirmezmiş/Rad, 13/11) asrın ve geçmişin bodrumunda geleceğe doğru değişenlerin yığını altında tarla olup gitmeye, zihinsel, düşünsel ya da sanal olarak fosilleşmeye mecburdur.
-Geçmiş geleceğin bodrum katında, asır orta katındadır, geleceğe yöneldikçe geçmiş ve asırlar fosilleşir. Demirkuş. 2010


Pekiştireç;
A-Bilim tarihinin geçmişine ve geleceğine doğru düşünsel-mantıksal-nesnel ve ilişkisel âlemleri; matematiksel sembollerden kurulu denklemlerle yol alıp keşfetmek, kuşatıp anlamaya çalışmak ne demektir?
B-Bilim tarihinin geçmişine ve geleceğine doğru düşünsel-mantıksal-nesnel ve ilişkisel âlemleri; bilimsel olarak değişmez ya da en az değişen veya ortak payda; yaratık, olay, olgu, süreç… Vb üzerine kurulu ilişkisel kavramlara dayalı denklem ve sembollerle yol alıp keşfetmek, kuşatıp anlamaya çalışmak ne demektir?
A ve B şıkkını bir arada düşünün.
C-Düşünsel ve nesnel âlemde;kavramsal düşünme mantık sistemine dayalı-kurulu denklemlerle, matematiksel mantık sistemine dayalı sembollerle kurulu denklemlerle yol alma-düşünme, geçmişi, geleceği günümüzle ilişkilendirme arasında ne fark vardır?

Bilim Tarhinin Evrimsel (Değişim) Süreçleri ve Tanımları;
Bilim Tarihinin Temel ve Önemli Süreçleri;

1-Bilim Tarihinin Değişmez Süreçleri (sabiteler, en az evrimleşen, en az değişen her yaratık, olay olgu, süreç... Vb); Bilimin evrimsel süreci içerisinde var olan ve değişmeyen çok şey kast edilmektedir. Ör.geleceğe doğru değişmez bir kural bilim ve ilim havuzuna sürekli yeni bilgiler katılır.En azından insan için böyledir. Ör. Öğrenmek kavramı insan için değişmez bir kavramdır.

2- Bilim Tarihinin Değişken Süreçleri; Bilimin evrimsel süreci içerisinde bilimle ilgili değişken her şey/ler kast edilmektedir. Ör.tarihin her döneminde bilim kavimleri farklı etkilemiştir.Bilimin kavimleri farklı etkileyişi değişkenlik gösterir. Bilimin her kavimi/leri değişken etkileyişi önem taşır. Öğrendiklerimiz ve öğrettiklerimizin oranı değişkendir.

3-Bilim Tarihinin Değişen Süreçleri; Bilimde evrimsel süreç içerisinde bilimden dolayı değişen her şey/ler kast edilmektedir. Ör.tarihin her döneminde kavimler bilimden etkilenerek değişmişlerdir. Kavimlerin biliminden etkilenip değişmeleri önem taşır. Ya da bilimin her kavimi/leri değişik etkileyerek değişime uğratması önem taşır.

4-Bilim Tarihinin Geçişken Süreçleri; Bilimin evrimsel süreci içerisinde bilimle ilgili geçişken her şey/ler kast edilmektedir. Bilimin kuralları ya da farzları din ve rejimle zaman zaman tarihte karşı karşıya gelebilir. Ör. nüfuz ve yetki sahibi bazı radikal din cahillerinin ve kasti din münafıklarının evrim ve matbaaya itirazları geçişken bir durumdur sonra uyum sağlanıp dengeye oturur. Dinden değil radikal cahillerden ve münafıklardan kaynaklandığına dikkat edilmeli.

5-Bilim Tarihindeki Uyumsal Süreçleri; Bilimin evrimsel süreci içerisinde bilimden etkilenerek meydana gelen uyumlarla ilgili her şey/ler kast edilmektedir.Örneğin, Rönesans'tan bugüne gelişen bilimin önemine tüm kavimler inanıp kabullenişleri nedeniyle bazı dini ve yapısal (fıtratı), inançsal, kültürel, kişisel, özel, özgün ... Vb değer yargılarıyla değişimi kabullenerek bilimin getirdiklerine uyum sağlamaya çalışıyorlar.

6-Bilim Tarihindeki Ortak Payda Süreçleri; Bilimin evrimsel süreci içerisinde bilimden etkilenmeyen, meydana gelen uyumlarla ilgili her şey/ler kast edilmektedir.
Örneğin:canlıların evrimine bağlı olarak genlerindeki dizilim ve değişim oranlarına bağlı olarak uyum sağlayan fertlerin ortaya çıkması genler açısından değişkenlik, fertler açısından uyum söz konusudur. Tüm canlı yaratıkların gen havuzunun varlığı ortak paydayı temsil eder.


7-Bilim Tarihindeki Özgünlük Süreçleri;
Bilim Tarihinin tarihi süreçte mekana, zamana, topluma… Vb bağlı;değişmezleri (sabiteler, en az evrimleşen, en az değişen her yaratık, olay olgu, süreç... Vb), değişkenleri, geçişkenleri, uyumları, ortak payda ilişkilerindeki özgünlüklerdir.

8-Bilim Tarihindeki Kavramsal ve Tanımsal Süreçleri;Bilim Tarihinin tarihi süreçteki; mekanları, zamanları, toplumları… Vb, değişmezleri (sabiteler, en az evrimleşen, en az değişen her yaratık, olay olgu, süreç... Vb) değişkenleri, geçişkenleri, uyumları, ortak payda ilişkileri ve özgünlüklerin sınırlarını belirleyen algıda değişmezlik seviyesindeki net kavramları ve tanımlar kümesidir.

Sonuç;Geçmişin (tarihin), geleceğin ve asrın arasındaki değişmez benzerliklerin geçit taşlarına basarak değişkenleri ve değişenleri analiz ederek geçmişten geleceğe olan her şeyi asrımıza ve yaşam döngülerimize peygamberi (Rahmani/insancıl/Hz. Muhammed AS’A Peygamberlik (S.A.V) gelmeden önceki 40 yıllık insani ahlakı/Hz. İbrahim dini olan hanîfliğe tâbi olmuş) ahlaklı güncelleyerek ve uygulayarak yaşamak olasıdır.
-Bu mantığı yürüterek değişimi kabullenerek kendilerini asrına/asırlara güncellemeyen ve/veya güncelleyemeyen yaratıklar ya da değişmek istemeyenler (değişmek istemeyeni Allah (C.C) değiştirmezmiş/Rad, 13/11) asrın ve geçmişin bodrumunda geleceğe doğru değişenlerin yığını altında tarla olup gitmeye, zihinsel, düşünsel ya da sanal olarak fosilleşmeye mecburdur.
- Geçmiş geleceğin bodrum katında, asır orta katındadır, geleceğe yöneldikçe geçmiş ve asırlar fosilleşir. Demirkuş. 2010



Arş Allah (C.C)'HUN Kürsünün altında Allah (C.C)'HUN Azametinden dolayı titrer. (Hadis var).
Bu korku ve titreyişi ola ki Sicim kuramı'nda ki alfabe harflerinin titreyişi ile ilişkilidirilebilir.
Bu korku filtresinden yaratıkların istenmedik hiçbir enerji hali aşamaz görünüyor. Ola ki Allah (C.C) razı olacağı enerji halleri bu filtreden geçer diğerleri korkudan erir ve/veya cüceleşerek kâinatın içinde kalır.Ona (Allah (C.C)) kötülükler, istenmedikler  ve istemediği hiçbir şey ulaşamaz (ayet vardır).
Ola ki Sicim kuramı'nın plank uzunlukları (10−35 mm civarı) , nötrino yağışının arşın Allah (C.C)'HUN kürsüsü önünde titreyişinin ürünüdürler. Ola ki Allah (C.C)'HUN kelam sıfatındaki isimlerinin yazılışı, simetrileri ve şeddeleri zikir edilişi Sicim kuramı alfabe harflerinin farklı frekanslarda ve rezonanslarda Allah (C.C)'Yİ farklı/çeşitli şekillerde zikir edişin titreyişyle ilişkilidir. Sanki bu atom altı seviyede kâinat Allah (C.C)'HUN İsmi azamin ya da diğer sıfat ve isimlerinin farklı şekillerde zikir edişi (titreyişi ve rezonansı) ürününün sonucu gibidir. Bu durum ve konumlar Sicim kuramı'yla ilişkisi düşünülebilir (bana göre).
Çıkarsayış; E=M.C2 mekân ı eksik bir doğal formül kurgusudur. Gittikçe genişleyerek; hızlanan, soğuyan, yaşlanan bir kâinatın değişim reçetesi ne yanıt olabilecek temel denklemi ne olabilir? Ya da var olan temel denklemine neler ilave edilebilir? Kâinatın mekân içinde genişleyerek hızlanışına (en düşük hızdan sonsuza oradan ebedi hıza yöneliş/zamanı sıfıra yaklaştır) ve soğuyuşa (1039 0C… den başlayan ilk kâinat zerresi sıcaklığı -273 0C noktasına yönelişte tüm yaratıkların entropisi aynı değerdedir) doğru ilerleyen ömrünün sembolsel denklemi ne olabilir? mekân =0 C=en düşük hızdan ışık sonsuz ve ebedi hızlanışa yöneliş denklemi önemlidir. E=M.C2 de Nokta ile sonsuz boyut ve boyotsuzluğun arsındaki ilişkinin olmayışı (bunlar arasında ilişki kurulum denklemleri) önemlidir. Allah (C.C)'HUN kürsüsü yerleri, gökleri kuşatmış ve kürsüsünün azametinde arşın titrediğine dair ayet ve hadisler vardır. Ola ki atom altı parçacıklar (Sicim kuramı'yla ilgili atom altı parçacıklar alfabesi) alfabesi Esma-i Hüsnan'ın (Allah (C.C)'HUN Kuran-ı Kerim'de Geçen 99 Sıfatı ve İsimleri) ya da kelamındaki ismi azamin (Allah (C.C)'HUN) farklı ilahı (Allah (C.C)) İsim-Sıfatlar ve/veya farklı Esma-i hünsadaki sıfatların farklı/çeşitli zikirullah frekansı ve zikrullahi rezonansının sonucu olarak Sicim kuramı'nda bahs edilen farklı atom altı parçacıklar alfabesi tecelli etmiş olabilir. Ola ki zikrullah ta fenafillaha geçenler ve dans ederek müzikle kendinden geçenler Sicim kuramı'nda bahsedilen bu atom altı parçacıklar alfabesi enerji seviyesine zihinsel hayat enerjisi/leri ulaştığı için duyguları ve hissedişleri aşan zevkten ya da fenafillahtan kendini şişleyecek, ateş üstünde yürüyecek… Vb kadar akılsızlaşıyor, bilinçsizleşiyor, şahlanıyor ya da mazoşistler gibi pervasızlaşıyorlar.

            Sicim Kuramı, fiziğin temel modellerinden birisidir. Yapı taşı olarak Standart modelde kullanılan boyutsuz noktalar yerine, tek boyutlu uzanıma sahip sicimler kullanılmaktadır(ki bu sicimlerin diğer teorilerde -M-Kuramı gibi- aslında tek boyutlu değil iki boyutlu da olabileceği gösterilmiştir). Bu temel yaklaşım farklılığı, parçacıkları noktalar olarak tasvir eden modellerde karşılaşılan bazı problemlerden sakınılmasını sağlamaktadır.
Kuramdaki temel fikir, gerçekliğin esas bileşenlerinin rezonans frekanslarında titreşen ve Planck uzunluğunda olan (10−35 mm civarı) sicimler olduğudur. Sicim denilen yapı taşlarını gözlemlememiz neredeyse imkânsız olduğu ve dolayısıyla bu teori yakın zamanlarda test edilemeyeceği için, şu an fizikçilerin en çok tartıştıkları konulardan biri de, bu kuramın, fiziksel bir kuram mı yoksa yalnızca felsefi bir teori mi olduğudur.
Atomun temel yapıtaşları olan proton ve elektron aslında kendisini oluşturan alt parçacıklardan oluşmaktadırlar. Bu parçacıklar, hızlandırıcı ve çarpıştırıcı labaratuarlarda yapılan deneylerle bulunmuşlardır; fakat, "bu parçacıkların altında hangi parçacıklar bulunmaktadır" ve "bunların yapı taşı nedir" sorularına cevap verilememektedir. İşte bu parçacıkları birbirinden farklı kılan sicim teorisine göre, 6 farklı boyut içeren ve değişik titreşimleriyle sicimsi parçacıklardır. Bu sicimler bir frekansta titreşip protonu, başka bir frekansta titreşip elektronu oluştururlar. Sicimler farklı titreşimlerde bulunarak farklı temel parçacıkları oluşturur. bu nedenle bildiğimizden fazla boyut kavramı ortaya çıkmıştır.
http://tena4.vub.ac.be/beyondstringtheory/index2.html
http://tr.wikipedia.org/wiki/Sicim_kuram%C4%B1   
Kâinatın ilk yaratığı ola ki mekânı, ilk sıfırı, ilk süpernovacıkları… ilk büyük patlamanın (ilk çığlıkların) belki de patlamaların gerçekleştiği mekân ( K Noktası) , ilk genişleyiş ve ilk büyük kıyametle çevreye ve doğayı aşan enerji çeşitlerinin biriktiği katmanlardan tekrar doğal döngüye dönüşünü biliş çok önemlidir.
            Büyük kıyametle kâinat öldükten sonra çevresine yaydığı enerji döngüsünün hayat döngüsüne girişi ve izleyeceği yol hakkında bilim henüz genç ve cahil bir şey diyememektedir. Yaratıkların doğaya ve doğa ötesine yaydığı hayat enerjisi (termal kızıl ötesi, işitsel, düşünsel, görsel… Vb) çeşitlerinin katıldığı ve tekrar başa döndüğü döngü hakkında bilim henüz genç ve cahildir. Örneğin, Nesnel enerji döngüsünü biliyoruz ama düşünsel ve/veya termal enerji döngüsünü/lerini … Vb hepsini tam bilmiyoruz.
            Yorum;İlimde Varlıklar âleminde yer küresi ve kâinattaki tüm yaratıkların potansiyel enerjisine ve özgünlüklerini özünde bulunduran ve her şeyin yapışık olduğu (Yer ve gök yapışıktı biz onların arasını açtık/Enbiya 21. Sure 30. Ayet/ Fusslet 41. Ayet 11. Ayet); ilk matematik nokta, ilk zerre, ilk sıfır, ilk küme, ilk mekân ın bulunduğu ilk koordinatlarda ve ilk boyutlarda belki de boyutsuzluklar da ya da sonsuz boyutlar da veya hepsinin ortak paydası boyutlar da (1032-39 derecede erimiş haldeki kâinatın her şeyini içeren nokta, kâinatsız ilk uzaysal mekana ve oluşan ilk kâinata /yaradılışın ilk saliseden kısa sürede ol emrine icabetine verdiği tepki anı ve oluşum hali) Karanlık enerji ( kâinatın mekân ını genişleten enerji) harekete geçti ve karanlık madde (yaratıkları kümelendirici bir arada tutan ve tutkal görevi gören enerji) tepki olarak otaya çıktı. 2 gücün (karanlık enerji ve karanlık maddenin) dengesi 5–6 milyar yıl dengede gitti (kâinatı; genişleten karanlık enerji ve kâinattaki yaratıkların kütlesini bir arada tutan karanlık madde enerjisi) ve akabinde genişletici enerji gücü (karanlık enerji) hâkimiyeti aldı ve kâinatı genişleyiş gücü bir arada tutuş gücünü aştı. kâinatı 6 (her gün yaklaşık bir milyar yıla intisap emektedir.) günde yaratık ve göğü Hala göğü genişletmekteyiz/Zariyat 51. Sure 47. Ayet. Bu arada ebedi hız (zamanın sıfıra yaklaştığı hal) sonsuz hıza, sonsuz hızlarda ışık hızına… Vb gittikçe durma noktasına yaklaşan hızlarda hareket eden yaratıklar yaratıldı) .
            Bir anda var olan kâinatın en düşük hızlarıyla ışık hızına ondan sonsuz hızlara ve ebedi hızlara doğru yol alırken diğer taraftan -273 dereceden 1032-39 dereceye doğru ısınarak eriyerek küçüldüğünü düşünelim! Bu şu anlamı taşır; kâinat başlangıçtan bu güne dek unziplendiğinin (kodlanarak açıldığı ve genişlediği koşullarının) tam tersine, başa doğru yani gelişinin tam tersine uyumlu ziplenerek küçülüp erimeye başladığının kurgulayışıdır. O zaman yer ve gökler yaratılmadan sıfır yaşındayken; karanlık enerji ve karanlık madde tarafından zıt yönden çekilmeye başlandı ve 380 yıl bu zıt yönlü kuvvetlerin etkisi arasında bugünkü kâinatın bebeklik hali ortaya çıktı 380 yıl sonra kozmik patlamalar başladı. Bu günkü evren hala bu iki güç arasındaki yaklaşık % 5 lik evrendir. Karanlık enerji; kâinatın % 68 nü oluşturur. Karanlık madde; Allah, gökleri gördüğünüz herhangi bir direk olmadan yükselten, sonra Arş’a kurulan, güneşi ve ayı buyruğu altına alandır. (Rad/2) kâinatın % 27 sini oluşturur ve kütle çekiminden sorumlu madde olarak bilinir. Bizim algıladığımız Kâinat tüm kâinatın sadece %4'üdür. Yer Gök yapışıktı ikisinin arasın biz açtık (Ayet var). Göğü Yer Gök yapışıktı ikisinin arasını biz açtık/Enbiya 21. Sure 30. Ayet, Fussilet 41. Sure 11 Ayet. Göğü Hala göğü genişletmekteyiz/Zariyat 51. Sure 47. Ayet. Her şey aslen Allah (C.C)’HU zerre nurundan kökenlenmiştir ya da yaratılmıştır. Yani tek kökenlidir. Evrimde tüm yaratıkların aslen tek kökenden kökenlendiğini savunur. Her ikisinde de canlıların hayatı suda başlar. Arşı suyun üstündeyken hanginizin daha güzel amel işlediğini denemek için Kâinatı yarattı. Canlıları sudan çift çift yaratmıştır Ayetleri vardır.
            Ola ki insan beyninin yaydığı düşünsel ve tefekkür enerjisi, bedensel termal enerji…vb enerjiler 1032-39 dereceden daha düşük derecelere  yaklaşsa bile eritmiş olmalıydı. Bu ısınışın insan beynine yansıyışı insanın beynini yağ kazanında haşlanmış gibi his etmiş olmalıydı!  O zaman insanın düşünsel enerjisi ve daha hızlı yayılan enerjileri bu yüksek ısılara (1032-39 derece) karşı koruyan ya da uzak tutan bir güç ve kalkan enerji ve mekân ı olması gerekir. İnsan düşüncesini, hafızasını, kalbini ve yaydığı hayat enerjiyi koruyan hafıza meleklerine ait hadis vardır. Hatta kâinatı ve yaydığı enerjiyi taşıyan İsrafil AS adlı meleğe ait hadis vardır.



İzlenen Filmler
Evrendeki Karanlık Madde ve karanlık enerji; kâinatın % 68 nü oluşturur Nedir? ( Gücü ve Kümesi ve Karanlık Madde Kümeleri)
Evrenin Devasa Bileşenleri (Kara Delikler, Ak Delikler/Kusarlar, Süpernovalar, Gezgenler, Yıldızlar.. Vb) (Evrendeki;Galaksiler,Gök Bulutsusular/Nebulalar, Kara Delikler, Ak Delikler/Kuasarlar, Süpernovalar, Gezegenler ve Yıldızlar Kümesi)
Nebulalar(Gök Bulutsusu); Ne Bir Yıldız, Ne Bir Gezegen, Nede Bir Ay Ya da Asteroidler, Gizemli Gaz Bulutlarıdırlar.(Gök Bulutsusu/Nebula Kümeleri)
Evrendeki En büyük Cisimler(Yapılar), Nesnel Üst Kümler ve Üst Boşluklar dan Oluşan Evrensel(Kozmik) Ağ Kümesi (Evrendeki En Büyük Kozmik Kümeleri)
Evrende Atomdan Kozmik Ağ Kümesine Kadarki Atomsal Örgü ve Nano Teknoloji İlişkisi (Evrende ki En Küçükten En Büyük Kozmik Kümelere Doğru Yapısal Doku Kümeleri)
Saman Yolu Galaksimizin Gezegen, Uydu, Neubula ve Kara Delikten Şehirleri (Saman Yolu Galaksisi Kümesindeki Neubula, Yıldız, Gezegen, Uydu ve Karadelik Alt Sistem Kümeleri)

Büyük Patlamama Nedir? 3'
Yaradılışın 1 Saniye Öncesinde Madde (Zahiri kâinat) ve Anti Maddenin Oluşumu (Batini kâinatın Oluşum Çizgileri) (Atom Altı Kozmik Sistem Kümelerinden;Atom ve Atom Üstü Kozmik Üst Ağ Kümesine Kadarki Evrensel Kümelerin Oluşumunun Bilimsel Hikayesi)
Büyük Patlama Kuramına Nasıl Ulaşıldığının; Mikroskobik ve Makroskobik Bilimsel Öyküsü.
90' (Cansız Yaratık Kümelerinin Bilim Tarihinin Başlangıcı)
Evrenimiz Nasıl Oluştu İçindeki Farklılaşmaların Orijinleri ve Farklılaşma Mantığı ( Evrenimizdeki Toz Bulutu Kümeleri (Nebula Kümeleri) Ne Analma Geliyor? Cansız Yaratık Kümelerinin Bilim Tarihinin Başlangıcı)

Evren Nasıl Ölecek (Evrensel Kümelerin Yıkılış Mantığı)
Evrenin Ölümü İle İlgili Teorilerin Bilimsellikle Örtüşümleri (Evrensel Kümelerin Yıkılış Mantığı)
Evrendeki Kozmik Çarpışmalar (Evrendeki Kozmik Kümelerin Dinamik Etkileşimleri ve Bir Birine Etkileri)

Güneşin Çalışma Sistemi ve Dünyadaki İklimlere ve Çevre Koşullarına Etkileri (Güneş Sistem Kümesinin Çalışma Mantığı)
Güneş Sistemimiz Nasıl Oluştu ve Çalışma Sitemi Mantığı (Güneş Sistem Kümesinin Çalışma Mantığı)
Güneş sisteminin En Dış Gezegenleri. Gezegen Olmanın Minimum Kıstasları Nelerdir. Güneş sisteminin İşleyiş Mantığı (Güneş Sistemindeki Cisimlere Ait Kümelerin İlişkisel Mantığı)
Jüpiter'in Özellikleri ve Hayat Döngüsü (Jüpiter Gezegeni ve Uydu Kümelerinin İlişkisel Hikayesi)
Küresel Isınmanın Doğal Bilimsel 3 Nedeni (Kozmik Alan ve Çekim Kümelerinin Özellikleri)
Uzayın Gizemi;Güneş Sistemimizde ki Gezegenlerde ve Uydularındaki Yeryüzü Şekilleri, İklimleri ve Atmosferlerine Dayalı Olası Yaşam Hangisinde Ne Oranda Olabilir?(Kozmik Alan ve Çekim Kümelerinin Özellikleri)
Dünya'nın Anlık, Günlük, Aylık, Yıllık, Asırlık ve Milenyumluk İklimsel Mevsimleri (Yer Küresinde Yaratık ve Alan Kümelerinin Sınırlarının Değişimi ve Yok Oluşu veya Yeni Kümelerin Ortaya Çıkışı)

Astrobiyolojik Kanıtlara Göre Dünyadan Başka Uzayda Olası ve Değişik Yaşam Şekillerinin Olabileceği Yerler Var Mı (Uzayda Canlı Kümeleri Nasıl Ortaya Çıktı)
Yaşam Kuyruklu Yıldızlarla Nasıl Uzaya ve Dünyaya Ulaştı(Uzayda Canlı Kümeleri Nasıl Ortaya Çıkt)
Yaşamın Ortaya Çıkışı, Biyomühendislikte Yaşamın Elementlerden Sentezinin Taklidi ve Yeni Şeyler Sentezlemeye Başlatmak (Canlı Yaratık Kümelerinde Bilim Tarihinin Başlangıcı)
İlk Organizmaların Hangi Koşullarda Oluştuğu ve Evrimleştiğini (Hayatın Kökeni )Kanıtlamak Üzere Yapılan Deneyler) 90' (Canlı Yaratık Kümelerinin Yerküresindeki Bilim Tarihinin Başlangıcı)
Kalahari Çölünün Hayvan kümeleri ve Yaşam İlişkileri (Canlı Yaratık Kümelerine Örnekler)
Canlılarda Sürü Oluşturma Mantığı. Sürülerde; Saldırı, Korunma, Avantaj ve Dezavantajlar (Canlıların Yoğun Küme Oluşturma ve Sürü Kümeleri Şeklinde Yaşama Mantığı ve Amacı Ne Anlama Gelir?)
Sürülerde Toplu Yaşama Şekilleri 90' (Canlıların Yoğun Küme Oluşturma ve Sürü Kümeleri Şeklinde Yaşama Mantığı ve Amacı Ne Anlama Gelir?)

Genetik Ve Mitokondrilerdeki Verilere Dayalı Olarak Afrika'dan Tüm Dünyaya Açılan İnsanlığın Soy Ağacı Hayat Hikayesi 90' (İnsan Kümesindeki Irk Alt Kümesi Özgünlükleri)
Genetik Ve Mitokondrilerdeki Verilere Dayalı Fertlerin İnsanlık Soy Ağacındaki Olası Çizgilerinin Belirlenmesi 90' (İnsan Kümesindeki Irk Alt Kümesi Özgünlükleri)
Afrika Masaideki İnsan ve Vahşi Hayvanların Yaşam Döngüsü (Afrika Yapay ve Doğal Alan Kümeleri)
Deniz Anaları İstilasının Nedenleri (Sualtı Canlı Kümeleri)
Deniz Dibindeki Canlı ve Cansız Hayat Döngülerindeki Faaliyetlerin İlişkileri (Deniz Dibi Canlı Kümelerinin Çevreyle İlişkileri)
Yaşayan Cennetler Deniz Dibi Harikaları (Deniz Dibi İç İçe Canlı Kümelerinin Çeşitleri Biriyle ve Çevreyle İlişkileri)
Camdan Okyanus Monterey Koyunda Dünyanın En Muhteşem Akvaryumu (Yapay Su Altı Ekosistem Canlı Kümeleri)

Amazon Nehri Boyunca Öldürmeye Programlı Hayvanlar (Nehir İçi Canlı Kümelerin Birbiriyle ve Çevreyle İlişkileri)
Amazon Nehri Boyunca Yaşayan Yerlilerin Nehirle İlişkisi ve Önemi (Nehir İçi Canlı Kümelerin Birbiriyle ve Çevreyle İlişkileri)

Serengeti'de (Afrika) Besinsel Döngü (Ot Kümeleri, Otcullar/Ot Oburlar, Etcillere Ait Yaşam Kümeleri İç içe ilişkileri)

Vahşi Rusya Kamçatka Volkanları, Gayzerleri, Sıcak Termal Sular Dolu Bir Yarım Adada En Büyük Ayılar (Deniz Yüzeyi Canlı Kümelerinin Çeşitleri Biriyle ve Çevreyle İlişkileri) Vahşi Rusya Kamçatka

Yellow Stone; Bizonları, Kurtları, Çakalları, Ayıları ile Geyiklerinin Hayat Döngüleri (Karada İç İçe Canlı Kümelerinin Çeşitlerinin Birbiriyle ve Çevreyle İlişkileri)

Okyanuslardan Uzaya Evrende Yaşam ve Büyük Patlama Öncesi Hayat

Okyanus Dibindeki Özgün Canlı Çeşitleri, Yaşam Döngüleri ve Yer Şekilleri Oluşumunun Bilimsel Hayat Hikayesi 90' (Okyanus Dibi Canlı Kümelerin Çevreyle ve Birbiriyle İlişkileri)

Öldürmeye Programlanmış Okyanus Biyomundaki Canlıların Hayat Döngüsü (Okyanus Dibi İç İçe Canlı Kümelerinin Çeşitlerinin Birbiriyle ve Çevreyle İlişkileri)
Serengeti'de Çitaların Doğal Hayat Döngüleri (İki Çita Ailesinin Farklı Yaşam Alanı Kümesi)
Somonlar Kurtlar ve Ayılar Birlikte (Etciller Kümesi)

Öldürmeye Programlanmış Okyanus Biyomundaki Canlıların Hayat Döngüsü (Kutuplarda İç İçe Canlı Kümelerinin Çeşitlerinin Birbiriyle ve Çevreyle İlişkileri)
İnsan Vücudundaki İnanılamaz Mükemmel Sistemler (İnsan Vücundaki Mükemmel Sistem ve Alan Kümeleri).

Öldürmeye Programlanmış Böceklerde Hayat Döngüleri ve Avlanma Yöntemleri (Böceklerde İç İçe Canlı Kümelerinin Çeşitlerinin Birbiriyle ve Çevreyle İlişkileri)

Kar Leoparlarının Yaşam Yerleri ve Hayat Döngüleri
(Kar Leoparının Yaşam Alanı Kümesi Ne Anlama Gelir?)

Frasier Adası Ekosistemi Canlıları (Fraiser Adasında Yaşam Alanı Kümesi Ne Anlama Gelir?)

Yarasalar Yoksa Bu Özel Mağarada Hayat ve Ekolojik Döngü Yok Olur Gerçeği (Bazı Canlı Yaşam Kümelerinin Birbiriyle Bağlantıları)

Hayvanlarla İnsanların Yaşam Alanlarının Kesiştiği Yerleşim Beldelerinde İnsan ve Hayvan İlişkilerindeki Dengelerin Oluşumu (Hayvan ve İnsan Doğal ve Yapay Yaşam Alan Kümeleri Kesişince Ne Olur?)

İnsan ve Hayvanların Yaşam ve Avlanma Alanlarını Çakıştığı Yerlerdeki Facialar(Hayvan-İnsan Doğal ve Yapay Yaşam Alan Kümeleri Kesişince Ne Olur?)

Afrika Masaideki İnsan ve Vahşi Hayvanların Yaşam Döngüsü (Hayvan-İnsan Doğal ve Yapay Yaşam Alan Kümeleri Kesişince Ne Olur?)